KAHİRE-Gizemli Şehir

Kaldığımız otelden otobüslere binerek, Kahire’ye doğru yola çıkıyoruz. Öncelikle tüm tatil köylerinden ve otellerden gelen otobüsler bir meydanda toplanıyor ve polis koruması eşliğinde aynı anda konvoy olarak yola çıkıyoruz. Bu tedbirlerin can güvenliğimiz açısından alındığını, sadece onların uygun gördükleri yerlerde mola verileceğini söylüyorlar bize. Görevli bu açıklamaları yaparken, benim gözüm dikiz aynasında sallanıp duran Horus’un Gözü’ne takılıyor.


 


Mısır Mitolojisi’nde geçen öyküye göre, babası Osiris’i öldüren Seth’den öç almak isteyen Horus’un gözü, kavga sırasında aynı zamanda amcası olan karanlıklar ve kötülükler tanrısı Seth tarafından parçalanır. Bilimlerin ve tıbbın kurucusu olan Toth parçaları toplar ve gözü eski haline getirir. Daha sonra Horus’un bu gözünü simgeleyen hiyeroglif resim, uzak görüşlülüğün, beden dokunulmazlığının ve sonsuz doğurganlığın simgesi olarak nazardan korunması gereken gereçlerin üzerine çizilmeye başlanır.


 


Onlara göre Horos’un uğurundan, bana göre Allah’ın hikmetinden sağ selamet varıyoruz Kahire’ye. Trafik berbat. Trafik ışığı diye bir şey yok. Herkes kafasına göre gidiyor. Bazen de gidemiyorJ Gidemediğini kaportaları yamulmuş arabaların çokluğundan anlamak mümkün. Siyah beyaz taksilerin hepsi döküntü durumda. Çarpık kentleşme,çarpık araçlar, çarpık temizlik anlayışı içinde varıyoruz Kahire Müzesi’ne. Kahire Müzesi’nin temeli Abbas Hilmi tarafından 1897 yılında atılmış. Müzede aralarında 5000 yaşında olan 100,000 den fazla eser sergilenmekte.


 





 


Rehberimizde bir telaş, bir telaş…Hadi,çabuk,hemen,acele,hızlı…Müzede yer alan eserlerin şöyle bir tadına bakıyoruz ama sindirmek mümkün olmuyor.


 


 


 


Eski Mısır’da ten rengi çok önemli. Heykellere bakıldığında sadece erkek heykellerinin ten renginin koyu olduğunu görürüz. Rengin koyuluğu, o kişinin çalışkanlığını gösterir. Ne kadar koyu ten rengi olursa, güneşin altında o kadar çalışmış demektir.

Kahire Müzesi’nde sergilenen en önemli kolleksiyonlardan biri de ünlü Tutankhamun Hazinesidir. Mısır’ı 10 yıl yönetmiş olan Tutankhamun aslında çok önemli bir firavun değildi. Ünü daha çok mezarı korunarak çıkarılan tek Firavun olmasından kaynaklanıyor.


 




Müzeden çıkarak piramitlere doğru yol alıyoruz. Zamanımız kısıtlı olduğu için Büyük Piramit yerine Mikerinos’un gezilmesine karar veriliyor. Piramidin içine fotoğraf makinesi ve kamera ile girmek yasak.Tek sıra halinde eğilerek uzun ve dar bir koridordan aşağıya doğru inmeye başlıyoruz. Son derece bunaltıcı bir durum. Girişte bir uyarı yok ama kesinlikle kalp, tansiyon ve astım hastaları için uygun bir yer değil.. Zaten herhangi bir sıkıntı olması durumunda, geriye dönebilmeniz için önce sizin arkanızdan gelen onlarca insanın dışarı çıkması gerekiyor. Bunaldım geri döneyim türü bir şansınız yok. Koridorun sonuna kadar eğilerek yürüdükten sonra mezar odalarına varıyoruz ve nihayet normal konuma geçiyoruz. Mezar odalarında ne var? Hiçbir şey yok. Bunaldığınızla kalıp, geri dönüyorsunuz.


  


Burada yer alan Sfenks firavun Harfe tarafından yaptırılmış. Burnu kısmen kayıp, sakal ise tamamen yok olmuştur.



 


 


Bundan sonraki durağımız Halil Han (El Halili Çarşısı)…Kahire’nin en eski eserlerinden biri olan bu çarşı,aslında bizim  Kapalı Çarşı’nın bir benzeri.İçinde satılan ince cam süs eşyaları gerçekten güzel. Mısır’da pazarlık etmek şart. Sıkıcı olan, bu pazarlıklarla kaybedilen zaman. Bu nedenle en iyisi az alış veriş, bol gezi J




Bence Mısır mutlaka görülmeli. Avrupa’da dolaşmak gibi keyifli değil, temiz değil, güvenli değil ama çok farklı bir kültür. İnsanı hayrete düşüren ve gizemli…


 

8 yorum

  • Binrota dedi ki:

    binrotaya hoşgeldin ibrac.ne güzel bir şans ki hediye kitap kampanyasının bitmesine bir gün kala geldin, ve binrota.com’dan hediye kitabını istemen için hala vaktin var.kahire gezini bizlerle paylaştığın için teşekkürler.

  • MIYU dedi ki:

    çok yalın ve samimi bir anlatım olmuş. Bu arada aramıza hoşgeldiniz 🙂
    Ellerinize sağlık

  • rome_o dedi ki:

    Mısır seyahatlerinin dönüşünde ilk anlatılan hep trafik ve pis ortamlar malesef.
    Kahireye gitmedim ama gezi planlarımın içerisinde .ilk yazınmış hoş geldin siteye

  • abt_smyrna dedi ki:

    Mısır hakkında fikir verdi. Teşekkürler.

  • Patricia dedi ki:

    .tutankhamun ne de küçük değil mi.ama yazıda da büyültülmüş iyi olmuş.gerek bazen bu gibi şöyleler^^

  • maliho dedi ki:

    Arap ülkelerine pek gitmeyi düşünmüyorum (ırak ve Cezayir’e gittim, bana yetti), yazılı ve görsel basından takip etmek bana daha cazip geliyor. Siz gidip te görenlerdensiniz, gördüklerinizi bizimle paylaşmanız bu bakımdan benim çok işime geliyor. 🙂
    Not: Halep belki gideceğim bir şehir, bunuda gerçekleştirirsem sadece meze ve yemekleri için olacağını biliyorum.

  • necatiekm dedi ki:

    Önümüzdeki kış sonu gideceğim Mısır’a ait ön bilgileri yazınızdan aldım. Tesekkurler

  • NEŞE dedi ki:

    “Erkeklerde koyu renk ten ,çalışkanlığı işaret ediyor” bilgisi Mısır la ilgili bir başka ipucunu hatırlattı..Erkeklerin alnının tam ortasında bir iz var ,bu iz ne kadar koyu renk olursa şahıs o kadar dindar,yani alnını secdeye o kadar çok koymuş vaziyetinde..Dindarlık ölçenlere duyurulur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*