Japonya = Nikko = Japonya


































Nikko kasabası trenle Tokyo’nun 2.5 saat kuzeydoğusunda sırtını dağlara dayamış mütevazi ve  şirin bir yer.  Nikko, bazılarının tarihi 1200 sene öncesine dayanan renkli tapınakları ile biliniyor (Kasaba şu ana kadar  son depremden hiç zarar görmemiş durumda. Umarım böyle kalır).

Kasaba mütevazi ama, tarih sözkonusu olduğunda hiç mütevazi değil. Öyle ki turizm broşürlerinde Japonya = Nikko yazıyor.















Nikko’yu görmeden önce bu slogan abartılı gelebilir ama görünce iş başka.

Eski binaların ve tapınakların yapısı, ince işçiliği insanı cidden etkiliyor. Şehrin tapınaklarının olduğu kuey bölgesi bir vadinin bitişinde. Bölgede kısa bir yürüyüş hem göze heme ruha hitap ediyor, doyuruyor hem de her an yeni şeyler öğreniyorsunuz. Bina duvarlarında tanıdık figürlere bile denk gelebilirsiniz: mesela duymayan, konuşmayan ve görmeyen üç maynunun Japonya kaynaklı olduğunu Nikko’da öğreniyorum.

 Ülkenin diğer bölgelerindeki yapılar gösterişten ve çok renklilikten kaçınırken Nikko’dakiler sanki bu eksikliği dengelemek istercesine capcanlı ve çok gösterişli.


Nikko’da yapıları seveceksiniz çünkü farklı ve canlılar.


































Üstelik bölgenin güzel doğası da siz tapınakları gezerken

sizi cezbetmeye devam edecek.




































Yolunuz Tokyo’ya düşerse ne yapın ne edin Nikko’ya da düşürün.

Nikko’ya nasıl gidilir?

Tokyo’nun Shinjuku ve Asakusa istasyonlarından Nikko’ya doğrudan tren kalkıyor. 2.5 saatte gideni 1320 Yen.

Nerede Kalınır?

Nikko merkezde iki tane hostel var. Ucuzunun geceliği 3000 Yen ( 37 dolar kadar),  merkezden biraz uzaktaki (10 dakika yürüyüş) otellerde ise 5000 Yen’e oda bulmak olası.



Ne yenir?

Acıkınca mutlaka Hippari Dako restoranını deneyin, piliç ızgarası çok leziz ve hesaplı. Nikko milli parkı girişine 200 metre mesafede solda olan  Hippari Dako lokantasında sadece 3 masa, sahibi olan tonton yaşlı bir teyze, yemek hazırlanırken okumak için dört duvar + 1 tavan dolusu lokantayı öven  not ve hepsinden önemlisi



lezizzzzz yemekler var. Afiyet olsun!

3 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Japonya deyince içimiz yanıyor…Ne kadar güzel bir yer,doğa nefis,tapınaklar ondan nefis !Tapınaklardaki ahşap işçiliği ve renkler göz alıcı..Depremin bu bölgeye dokunmamış olması şans tabii.Teşekkürler büyük Gezgin !

  • edda dedi ki:

    fotoğraflar ve yazınız çok güzel, ellerinize emeğinize sağlık…

  • incialp dedi ki:

    Hippari Dako lokantasını bizim Avanos’taki Chez Galip in yerine benzettim. orada da her gelen bayan saçından bir tutam kesip bir notla beraber mağaranın duvarına asmış. bütün duvarlar doluydu böyle notlar ve saç tutamlarıyla doluydu hatırlıyorum…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*