Jacaranda,Fiesta,SEVİLLA / ENDÜLÜS

 


SEVİLLA

        


Jacaranda’yı bilir misiniz?


Jacaranda Sevilla’da restoran, otel, emlakçı, müzik topluluğu, bar, şirket  ve daha pek çok şeyin adıdır. Peki ama nedir jacaranda? Buralara Güney  Amerika’dan gelen jacarandanın,oralarda bir de öyküsü   vardır. 

Arjantin’in bir köyünde babasıyla yaşayan menekşe  gözlü, siyah saçlı çok güzel bir kız varmış, adı Pilar. Pilar aşık olmuş Mbrete’ye. Ama baba bu aşkı istememiş. Onlar da kaçmışlar. Nehir boyunda bir yerlerde kendilerine bir kulübe yapıp saklanmışlar. Birgün, kıskanç baba  Pilar’la sevgilisini   bulmuş . İkisini de öldürmüş, bedenlerini  toprağın üstünde kanlar içinde bırakmış . Ertesi gün tekrar geldiğinde  onları bıraktığı yerde,  kızının gözleri gibi mavi mor  çiçeklerle dolu bir ağaç varmış.


Jacaranda mimosifolia, Pilar’ın gözleri gibi mavi mor çiçekli, on metreye kadar büyüyen bir ağaç. Sevilla’da bu ağaç bazı caddelerin kenarlarında, meydanların etrafında yoğun olarak var. Şehre müthiş bir güzellik katarken dökülen çiçeklere bastığınızda ayağınız hafifçe yere yapışıyor.

             


Sevilla’lı çingene güzeli Carmen’in öyküsü de, kaderlerine bakılırsa Pilar’a benzer.  Hangi Carmen’i hatırlarsanız  hatırlayın  ki, benim gözümde hep Carlos Saura’nın filmindeki sahnelerle canlanırlar, aşk ve kıskançlık ona da ölümü tattıracaktır. Birine baba elinden, birine
kıskanç aşık elinden.


Bir zamanlar Amerika kıtasındaki sömürge topraklarından getirilen tütün yapraklarının sarıldığı, Sevilla’nın Carmen’lerinin  çalıştığı sigara fabrikası günümüzde Sevilla Üniversitesi. Şimdiki kral Carlos’un dedesi, kraliyet döneminin son İspanya Kralı XIII.Alphonso’nun, 1929 yılında
düzenlediği Amerika Kıtası  Fuarı’nda kalburüstü konuklarını ağırlamak için yaptırdığı görkemli otel de burada ve hala Sevilla’nın en şık ve gösterişli otellerinden.

      
       Hotel Alphonso


Kralın, kaybettiği eski sömürgelerini  bir araya getirmek gibi bir düşünceyle  düzenlediği 1929’daki fuarda, her ülke özgün uygarlık konseptlerine göre fuar pavyonları inşa etmiş. Bu binalar da günümüzde elçilik binasından, sanat merkezine çeşitli amaçlarla kullanılıyor. Bu yapıların en görkemlisi İspanya’yı temsilen yapılmışolan Plaza de Espana .

Meydanı çevreleyen yarım ay şeklindeki yapının alt cephelerinde geleneksel Sevilla çinileriyle İspanya’nın tüm bölgeleri resmedilmiş. Her iki taraftaki yüksek kuleler ise Kraliçe İsabel ve Kral Ferdinand’ı temsil ediyor.  

     
      Plaza de la Espana

Kristof Kolomb, ki İspanyollar ona Colon diyorlar, Amerika’ya doğru yol almadan izin ve destek için  Kraliçe İsabel’le görüştüğü Sevilla’daki Alcazar saray komleksinin girişinde de jacarandalarla karşılaşırsınız. Sarayla Sevilla Katedrali karşı karşıyadır. Katedral, araplar zamanı aynı yerde bulunan caminin yerine yapılmış, ünlü kulesi Giralda ise  içine çan kulesini alacak şekilde genişletilen  caminin minaresidir.

      

      
       Sevilla Katedrali ve La Giralda


Guadalqivir  nehrinin limanını  koruma amaçlı olarak yine araplar zamanında yapılan Beyaz Kule tarafındaki El Arenal ve Santa Cruz bölgeleri Sevilla’nın kalbinin attığı yerlerdir. İspanya’nın en eskilerinden olan Plaza de Toros de Maestranza(arena), Teatro de la Maestranza (Tiyatro, opera ve dans gösterileri için), Beyaz Kule (Denizcilik Müzesi) El Arenal Bölgesinde yerlerini alır.

      
       Toros de la Maestranza

   
       


Santa Cruz Bölgesinde Katedral ve Alcazar’ın arkasındaki beyaz badanalı evlerin oluşturduğu dar sokaklar şehrin eski Yahudi mahallesi olan Barrio de Santa Cruz’dur.
 
Ayuntamiento (Belediye Binası) bu bölgenin onaltıncı yüzyıldan kalan şık binalarındandır. Aralarında Kristof Colomb, Cortes ve Cervantes’in de el yazmalarının bulunduğu seksenaltı milyon sayfa el yazması ile sekiz bin haritanın saklandığı Archivo de İndias (Yerli Arşivi) da Santa Cruz’da yerini alır.

    
     Santa Cruz Yahudi Mahallesi


Mayıs ayının başları tüm Endülüs’te olduğu gibi Sevilla’da fiestalarla hareketli bir zaman. Sabahın çok erken saatlerinden itibaren, klasik giysileri ile kiliseleri dolduran ya da yürüyen bir korteje rastlamak mümkün.

 
  
 
   

Flamenko dans kulüpleri de Sevilla’nın karakteristiklerinden. Bu kulüplere internetle rezervasyon yaptırılabiliyor. Tablao El Arenal ve El Palacio Andaluz flamenkoya doyacağınız en ünlülerinden.
 
    
     Tablao El Arenal’den

15 yorum

  • mcatullus dedi ki:

    Jacaranda bizim Mersin taraflarında da var; çiçek açtıkları zaman gerçekten çok güzeldirler. Ama öykülerini bilmiyordum, sayenizde öğrenmiş oldum. Teşekkür ederim.

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    bu güzel fotolar ve anlatım için teşekkürler sevgili tütü.

  • enise dedi ki:

    Sevgili Tülay’cım bigilendirici yazı ve fotoğraflar için teşekkür ederim.Bende yazı dizimde Sevilla’ya geldim .Umarım senin gibi başarı ile anlatırım…

  • Honeyseller dedi ki:

    Mavi gözlü pilar ,çingene güzeli carmen,flamenko,fiesta,matador ve Sevgili Tütü’den ispanya tüten bir yazı.Çok teşekürler soyadaş..

  • ZİKO dedi ki:

    Çok güzel fotoğraflar ve herzamanki gibi akıcı bir yazı.İspanyolların çılgınlıklarda uzak festivalleri de varmış demekki.Teşekkürler..

  • justinian dedi ki:

    Eline sağlık Tütü. Sayende Santa Cruz, Plaza de toros, Plaza de Espana, Sevilla katedrali ve seyrine doyum olmayan Flamenko gösterilerini yad ettim. Bu güzel şehri gezerken çok eğlenmiştim. Özellikle Flamenko gösterisini izlerken nasıl da kanımın kaynadığını hatırlıyorum da… Sevilla Ole!

  • abidindemir dedi ki:

    Hem resimler hemde yazınız çok renkli olmuş.Biribirlerini tamamlamışlar. Elinize sağlık.

  • mctumer dedi ki:

    her zamanki gibi keyifli bir anlatım ve güzel fotoğraflar. elinize sağlık tülay hanım.

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Nefis bir hikaye ile başlayan nefis bir Sevilla yazısı… Endülüs masalı bitti mi yoksa?

  • asust dedi ki:

    Çok sıcak anlatım ve masalsı bir yazı…Teşekürler sevgili Tülay Hanım.

  • Alinda dedi ki:

    Her zamanki gibi güzel yazı ve güzel fotoğraflar. Ellerinize sağlık.

  • oymakas dedi ki:

    Sevilla’yı biz de çok sevmiştik. Eşimin cüzdanının çalınmasına rağmen. Siz de çok güzel özetlemişsiniz şehri.

  • gulcinsozer dedi ki:

    Sadece gezdiğiniz yerleri anlatmakla kalmayıp, bizi tarihiylr ve mitleriyle de bilgilendirdiğiniz için teşekkürlerimi sunarım. Aklınıza, gözünüze, elinize sağlık.

  • BÜLTER dedi ki:

    bir gün endülüs yapabilirsek bu yazılar çok faydalı olacak.güzel resimler güzel yazı.

  • ayşegül- dedi ki:

    Endülüs gezimizin mihmandarı kesinlikle siz olacaksınız. Hepsini attım zulaya. Teşekkürler valla zahmet oldu size de :))

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*