İsviçre: Küçük Dev Ülke

                                         

İsviçre Alpleri, gölleri, ormanları… Kısaca resim gibi doğası, sonra kültürel çeşitliliği, farklılıklara saygılı demokratik duruşu, tarafsızlığı ile, ekonomik gelişmişliği, turistik yatırımları ile ve bir de saatleri, çikolataları, bankaları, peynirleri ile ünlü.


 


Bu küçük ülkenin kültürü komşuları tarafında çok etkilendiyse de yıllar boyunca önemli bölgesel farklılıklar gösteren kendine özgü bir kültür oluşmuş. Fransızca konuşulan bölgeler Fransa’ya, Almanca konuşulan bölgeler Almanya’ya ve İtalyanca konuşulan bölgeler de İtalya’ya, ülkelerindeki diğer bölgelerden daha yakın gelebilir. Bu yüzden, İsviçre’deki kuvvetli bölgecilik nedeniyle, homojen bir İsviçre kültüründen söz etmek mümkün değil. Ancak ülkede böyle bir çaba da yok ki resmi olarak kabul edilen dil sayısının dört olması bunun bir kanıtı.


 


Zürih


 


İsviçre’nin en kalabalık şehri, ticaret başkenti ve kozmopolit bir merkez olarak Zürih, İsviçre’ye gelen hemen herkesin ilk durağı olmaktadır.


 


Hauptbahnhof  Tren İstasyonu şehre trenle gelenlerin ilk durağı olmakla yetinmiyor. Yer altı çarşısı, muhteşem Barok mimarisi ile sizi şehre hazırlıyor.  Zürih Gölü etrafında gezip rahatlama, stres atmak için biçilmiş kaftan. Bahnhofstrasse şehrin en ünlü caddesi ve pek çok alışveriş merkezi yer alıyor üzerinde. Neredeyse yarım gününüzü ayırmanız gerek tüm bu dükkanlardan en azından neler olduğunu görebilmek için. Bir geç Barok dönem yapısı olan Opera Binası’nı da es geçmemek lazım.


 


Luzern Kantonu


 


Zürih’in güney batısında yer alan kanton ve merkezi tarihi dokusu ve doğası ile öne çıkıyor.  Kapellbrücke (Şapel Köprüsü) Reuss nehri üzerinde yer alan 203 metre uzunluğunda bir köprü ve şehre gelenlerin ilk ziyaret ettiği yer olmasının tesadüfi olmadığını fark ediyorsunuz gittiğinizde. Wasserturm köprüye 14. yüzyılda eklenen sekizgen, taş bir kule. Uzun yıllar hapishane ve gözlem kulesi olarak kullanılan kulenin artık bir mimari hazine olduğu anlaşılmış ve sadece turistik amaçla kullanılıyor. Das Loewendenkmal / Aslanlı Anıt 1820 yılında, 1792’de Fransız Devrimi taraftarları ile mücadelesinde Fransa’ya yardım için ülkeye gönderilen 750 askerin anısına yapılmış. Haus am Rhyn & Picasso-Müzesi Picasso ya da resimle ile ilgilenmeyenleri bile mimarisi ile cezp edecek bir yapı. 


 


Cenevre


 


Dünyanın en pahalı on şehrinde birinde olduğunuzu unutmamalısınız. İskandinav ülkeleri ile pahalılıkta yarışan bu şehir ve gölü yine de karşı konulamaz bir çekim alanı yaratıyor. Roserie Du Parc La Grange şehrin doğusunda Leman gölü manzaralı bir park. Gül bahçesi mutlaka görülüp gezilmesi gereken bölümü parkın. Jet d’ Eau Cenevre gölünün ortasından gökyüzüne yükselen 140 metrelik suya verilen ad. Bir püskürtme mekanizmasıyla sağlanan bu görüntü şehrin simgesi haline gelmiş neredeyse. Günün belli saatlerinde açık olduğu için dikkat etmek gerekiyor. Brunswick Anıtı Charles II the Duke of Brunswick (1804-73) anısına yapılmış bir mezar-anıt. Oldukça süslü bir mimariye sahip. İngiliz Bahçesi’nde yer alan çiçekli saat de şehre özgü güzelliklerden. Tamamen çiçeklerden oluşmuş bir saat söz konusu olan. İnsan gözlerine inanamıyor.


 


Alpler


 


İsviçre’de üç ana topografik alan bulunuyor: İsviçre Alpleri, İsviçre platosu, ve Jura Dağları. Bu üç bölgeden biri olan Alpler bölgesi turistik açıdan son derece gelişmiş. Bunda İsviçre’nin turizm politikasının etkisi büyük, çünkü dağ başlarına tesis kurmak, yol götürmek oldukça meşakkatli. İnsan ülkenin dağları bile ne denli kalkındırdığını görünce takdir ediyor.  Alpler kayak merkezleri yahut yürüyüş parkurları sebebi ile tercih ediliyor. Tabii ki muhteşem doğasını da es geçmemek gerekiyor bölgenin. Yüksek dağlarla ayrılan birçok vadinin varlığı nedeniyle İsviçre’nin ekosistemi çok hassas ve hemen her vadide kendine özgü ekolojiler oluşmuş durumda. Dağlık bölgelerde bile zengin bir bitki örtüsü bulunuyor bu sebeple.


 


Dikkat Edilmesi Gerekenler


 


*İsviçre’nin nehirleri genellikle yüksek debili ve yüzmeye çalışırken akıntıya kapılıp boğulabilirsiniz.


*Alpler hava koşulları nedeniyle bazı sağlık problemleri yaratabilir. Bu nedenle ne giymenizi, nasıl yiyecek-içecek takviyeleri almanız gerektiğini bilmekte fayda var.


*Kış aylarında neredeyse ülkenin tamamında buzlanma söz konusu. Yürüyüş parkurlarında dikkat edin.


*Özellikle Luzern’de falcılar tam bir para tuzağı. Otel lobilerinde ya da restoranlarda yanınıza gelip dil dökerek falınıza bakmak isteyenlere karşı, eğer fal baktırmak gibi bir güdülenmeniz yoksa sert çıkmakta fayda var.


*İsviçre soğuk olmakla beraber yazları oldukça güneşli bir ülke ve teninizde güneş yanıkları oluşabilir.  


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*