İstanbul’un küçük kardeşi

Yugoslavya…İlkokul yıllarımdı,Tito ismi telaffuzu kolay olduğundan mıdır,kulağa sempatik geldiğinden midir bilmiyorum,o yıllardan aklımda kalan belki de ilk isim.Stalin’e yolladığı söylenenen mesaj da hep gülümsetmiştir beni;

stop sending people to kill me. we’ve already captured five of them, one of them with a bomb and another with a rifle (…) if you don’t stop sending killers, i’ll send one to moscow, and i won’t have to send a second.
—josip broz tito
kısaca stalin’e diyor ki :

sürekli suikastçı göndermeyi bırak. 5’ini de zaten yakaladık. biri bombalıydı diğeri tüfekli… eğer katillerini göndermeyi kesmezsen ben de moskova’ya bir tane gönderiririm bir ikinciyi de göndermem.
—josip broz tito
Artık Yugoslavya’nın yerinde kavak yelleri değilse bile yeni cumhuriyetler esiyor.İste ben bunlardan birine eski yogoslavyanın en öz devamına 4 günlük küçük bir yolculuk yapma fırsatı buldum.
Belgrad…Beyaz şehir…

Kanuni’nin Osmanlının başkenti yapmak istediği ile ilgili yazılı metinler olsa da bana çok inandırıcı gelmiyor.Ama bu belgrad’ın özel bir şehir olduğu gerçeğini değiştirmiyor benim için.
Tarihi uzmanlarına bırakıp Belgrad’ı gezmeye başlamalı artık.Daha önce yazan kendingezcilerin belirtiği gibi Pegasus direk ve uygun ücretli uçuyor belgrad’a.Ben Antalyadan dan bir charter ile gidip istanbul aktarmalı pegasus ile döndüm.Oldukça hesaplı bir yolculuk oldu.
Havaalanında pasaport kontrolü sorunsuzdu.Vize istemeyen bir ülke.Ancak dönüş günü dönecegim pegasustan inenleri pasaport polisi körük çıkışında karşıladı ve yaklaşık 20 kişiyi pasaportlarını alarak beraberinde götürdü.Büyük ihtimalle bazı sorulardan sonra da sorunsuz ülkeye sokmuştur.
Havaalanından indikten sonra para bozdurmanızda yarar var.Otomatlardan bozdurmayın,çıkıştaki döviz bürosundan da yetecek kadar bozdurun.komisyon alıyor ki şehirde bu yok.1 euro yaklaşık 114 sırp dinarı.şehire taksiyle gidecekseniz 1500-2000 dinar civarında ödersiniz.Tarifeye dikkat edin gece tarifesi yani 2 ya da 3 olmasın(bu bilgiyi daha önce veren sevgili Artkubay Ahmet hocama da tekrar teşekkürler:))otobüs 150 dinar ve otelinizin yerine göre taksi mi otobüs mü siz karar verin bence.
Kalacağımız otel booking.com da yorumlara bakarak bulduğum ve çok memnun kaldığımız srbija garni.Eski şehirde ve yürüme mesafesi olarak planladığımız her yere yakın.3 gece için kahvaltı dahil 240 euro ödedik.Temiz  ve güzel bir oteldi.Personeli iyi niyetli ve kahvaltısı bence yeterli ve lezzetliydi.
Otele geçtikten sonra küçük bir şehir keşfi  için dışarı çıktım.Çıktım diyorum çünkü beraber kalacağımız arkadaşım akşam thy ile geleceğinden ilk turları yalnız atmak durumundaydım.Laf aramızda ben yalnız gezmeyi de çok seviyorum:)
Otele çok yakın(yaklaşık 250 mt)uzaklıkta şehrin İstiklal caddesi Mihailova var.Her an kalabalık caddede,tarihi binaların arasından,mağazalara gözucu ile bakarak devam ediyorum.Cafeler çok şirin ve bir o kadar da uygun.Leziz bir cafe latte 170 dinar,içilmeli:)
Caddenin bittiği yerde kalemegdan.Girişte hediyelik eşya satan birkaç küçük tezgahtan sonra yeşil bir alan.Romantizm hat safada.Genç, yaşlı çiftler kumrular durumunda:)biraz ilerledikten sonra Pomendik heykeli,Damat Ali paşa türbesi,tank ve toplarla ziyaret edilesi açık silah müzesi.Park gerçekten çok büyük ve zaman alıcı…
Kalemegdanın önünden 2 numaralı tramvaya binin Ring yaparak dolaşıyor ki ilerleyen günlerde hedeflerimize ulaşmak için çok kullandık.Toplu taşıma ücretsiz ya da pratikte ücretsiz hale getirimiş:)
Kalemegdan da yeniden Mihailova caddesine döndükten sonra cumhuriyet meydanına dogru devam ettim.Bu arada birinci tekil şahıs saatlerim bitti ve dostumun da gelmesiyle turum turumuz haline dönüştü:)Devam ediyoruz.Gün içinde de gezilebilecek ama akşam bir başka güzel olan Skardarlija ya gidiyoruz.Nevizadeye benzeten dostlarım haklılar.Yemek için kaptan hoca isimli(fotoğraflarda var) şirin bir mekana oturuyoruz.
Balkanların meşhur köftesi Cevapcici ve leziz bir beef steak söylüyoruz.Cevapcici nin içeriğinin %70 sığır %30 domuz olduğu söyleniyor.Şarap ile beraber 2 kişi yaklaşık 18-20 euro veriyoruz.Müzik müesseseden:))
Caddenin devamında sola dönünce Strahinjica Bana başlıyor.Nam-ı diğer ve asıl bilinen adıyla Silikon vadisi.Restaurantlar,barlar…bağdat caddesinin küçük versiyonu…
Bu günlük bu kadar yeter diyor ve otele dönüyoruz.Saat 01:00 gibi ve Mihaliova caddesi yine canlı…
2.gün …Sabah güzel bir kahvaltıdan sonra hedefte Tesla müzesi var.Tesla müzesini başlı başına tek yazı konusu yapan bir arkadaşımızın yazısı dururken benim burada ekleyecek bir şeyler bulmam abesle iştigal olacagından efendice bu konuyu hızlıca geçiyorum.Tek ekleyeceğim böylesine önemli bir vatandaşlarının müzesini özellikle gençlerin hiç bilmemesi ki bu müze evlerinin inanın abartmıyorum 3 bina ilerisinde olmasına rağmen…Müzeden çıkıyor,otobüse binip Zemun bölgesine hareket ediyoruz.Küçük bir Latin Amerika havası var burada,özellikle de yapılarında.Nehrin kenarında yemek için Yine Ahmet hocamın tavsiyesine uyup Milogra restauranta oturuyoruz.Et iyi pişsin lütfen dediğim de garson ;zaten siz pişireceksiniz deyince afallıyorum,malum ortam mangal için pek uygun değil:)
Neyse 1,400 gram  et çiğ olarak geliyor.Bu arada beklerken yediğimiz kalamarlara şekil olarak alışık olmasak da çok lezzetli ve az yağlı…

Sıcak bir taş geliyor önce.Dilimlenmiş etler bunun üzerine seriliyor ve sonunda enfessssss bir lezzet.Yaklaşık 1.5 kilo et,kalamar,soslar,bira ve su  toplam 45 lira ödüyoruz.Nehir manzarası müesseseden yine:)
Merkezimize dönüyoruz:)Mihailovada içilen güzel kahvelerden sonra sırada grand casino ziyareti var:)İlk defa geldiğimiz için pasaportlarımız alınarak kart veriliyor.Rulet ve tek kollu canavarlar var içerde.Dostum çok istemişti gelmeyi. Las vegas,kıbrıs casinolarından sonra bunu beğenmedi ama biraz adrenalin yaşamak iyi geldi:)
Çıkışta gece saat 1 gibi nehir kenarında ki teknelerdeki eğlencelere bakalım dedik.Birinde daha çok 17-18 yaş grubu gençlerin dj partisi vardı.Giriş şaka gibi 2 kişi 200 dinar:)biraz müzik dinleyip klasik rock yapılan başka bir tekneye giriyoruz.Bunun girisi 2 kişi 500 dinar.Yani toplam 2 yer için 6 euro ödüyoruz:))
Artık otele dönüyoruz.Güzel bir gündü…
.gün….pazar günü…güzel bir kahvaltıdan sonra kalemeydandan taş meydana kadar güzel bir yürüyüş..soluklanmalar kafelerde…tomalarda yenilen güzel pizzalar…2 numaralı tranvayla durup inip tekrar binip plansızca gezmeler zamanı:))Akşam arkadaşımı yolcu edip birinci tekil şahısa döndükten:) sonra ilk günkü 3 güzel caddeye veda turlarına başladım.Salsa partisi buldum mihailova yı kesen sokakların birinde.geceyi bitirmek için ideal :)ardından otele dönüş…dönerken mihailova da son bir kahve keyfi…ve otel….
4.gün …pztesi….sabah kahvaltı ve otele veda….72 numaralı otobüsle havaalanına yolculuk.Taksi ucuz ama otobüs zamanınız varsa  şehrin diğer yerlerinini de gösterdiği için cazip…

ceca’nın söylediği dino merlin’in yazdığı gibi;
jednom sam probala pred tvoje usne od cemera
i ko ce ovo ludilo da otjera( bir kez seni kalbimden silmeyi denedim ama bütün baharlar senin kokunu taşıyor.)

.ümit ederim Belgrad yazılarına ek olarak faydası olacak bir yazı olmuştur…sevgi ve saygılarımla:)

2 yorum

  • arkutbay dedi ki:

    Hoş şehir Belgrad , anlattıkça da güzelleşiyor . Milagro’yu beğendiğinize çok sevindim dostum . Kalamarlar ise bizde hep fabrikasyon olduğundan aynı tat-aynı görüntü . Hayatlarında taze kalamar görmemiş insanların bizden daha lezzetli iş çıkarmalarını kabul edemiyorum . Galiçya usulü ahtapotu da çok güzel yapıyorlar , bir sonraki sefere öneririm 🙂 Sevgiler …

  • cenk07 dedi ki:

    Yaziniz bizim icin cok iyi rehber oldu tipki emek ve zaman harcayan diger dostlar gibi.Corbada bir tutam tat olabildiysek ne mutlu:)ahtapot tavsiyesi de aklimda hocam…

arkutbay için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*