İstanbul´un Fener Ve Balat Semtleri

İstanbul'un Fener ve Balat Semtleri

Fener, Şehr-i İstanbul'un en eski ve köklü tarihe sahip bölümlerinden biridir. Osmanlı dönemi İstanbul'unda (Dersaadet veya Konstantiniyye) Bizans İmparatorluğu döneminden kalan köklü Rum aileler bu semtte yaşardı.

Osmanlı Padişahı Sultan Mehmet, Konstantinopolis'in alınmasından sonra çok akıllıca bir hamle ile istanbul'un Rum Ortodoks halkını şehre geri davet etmiş; yayınladığı fermanla onların canını, malını koruyacağını ilan etmiştir. Şehrin bin yıllık Bizans ahalisinin, Yeniden yapılanan kentin ekonomisi, ticareti ve sanatına fayda sağlayacağını bilen Fatih, Rum halkının Fener'e yerleşmesine ön ayak olmuştur.

Osmanlı'nın 1453'ten itibaren yüzyıllarca Fener'de yaşayan Rum tebaası, Osmanlı Sarayı'nda genellikle tercüman  olarak görev almış ve hatta bazı balkan eyaletlerine voyvoda olarak atanmışlardır. Dimitri Kantemir bunların en önemlilerinden biridir.

Fener Semti’ndeki Rum Ortodoks Patrikhanesi ve içindeki Aya Yorgi kilisesi, Rum Erkek Lisesi de bu semtte görülebilecek tarihi yerler arasındadır. Aya Yorgi (St. George) Kilisesi, muhteşem altın rengi işlemeli altarı ile, görülmeye değer bir şaheserdir. Şehrin pek de merkezi olmayan bir yerinde kaldığı için, Fener'i fotoğraf çekmek amacıyla ziyaret eden gruplar bile bu güzel kiliseyi gözden kaçırabiliyor.

Kırmızı Lise'nin hemen yanında bulunan, Moğolların Meryemi Kilisesi, İstanbul'da camiye dönüştürülmeden günümüze kadar kilise işlevini sürdüren en eski Bizans yapısı olarak bilinir. Bu küçük kilisenin, asla camiye çevrilmeyeceğine dair bir ferman yayınlanmıştır. Fatih Sultan Mehmet’in tuğrası ile 15.Yy’da yayınlanmış bu ferman, günümüzde kilisenin duvarında asılı durmaktadır.

Balat ise Osmanlı döneminde Musevi Cemaatinin ağırlıkta ikamet ettiği bir bölgeydi. Rum halkın yaşadığı komşu semt Fener ile birlikte dikkate değer bir tarihi güzelliği ve mimari, kültürel mirası vardır.

Bu semtlerin esas yerleşimcileri olan Rum ve Musevi yurttaşların Suriçi’ni terk etmesi ve Beşiktaş, Beyoğlu, Şişli, Boğaz Kıyıları, Adalar gibi kentin daha yeni yerleşim bölgelerine taşınması ile Balat ve Fener kozmopolit yapısını yitirmiştir. Bunda Osmanlı'nın son döneminde atölye ve fabrikaların bu bölgeye taşınmasının da payı büyüktür. Bölge hızla sanayileşmeye başlamış ve dokusu zarar görmüştür.

Sanayileşme ve yol çalışmaları ile tarihi dokusundan çok şey yitiren Balat Semti, bunlara rağmen günümüzde halen çok ilgi çekici bir tarihi semttir.

Tarihi İstanbul Yarımada'sının gizli hazineleri olan Fener ve Balat semtleri sıklıkla fotoğrafçıların uğrak noktası olur. Kültür turu grupları, fotoğraf atölyesi grupları yoğun bir şekilde bu semtleri ziyaret ederler.

Son on yılda şehirdeki kentsel dönüşüm içerisinde, çokça tarihi ev yenilenmiş ve bir nebze de olsa eski görüntüsüne kavuşmuştur.

Kültürel ve sanatsal gelişim ve yaşam kalitesi anlamında semtlerde bir iade-i itibar söz konusu diyebiliriz. Keyifli kafeteryalar ve lezzetli restoranlar açılmış ve bu güzel semtler yeni görünümleri ile parıldamaya başlamıştır.

Fener Balat Rehberli Geziler

Cibali, Fener, Balat gibi semtler; İstanbul'un saklı mücevherleri gibidir. Son yıllarda fotoğraf kulüplerinin düzenlediği geziler ve seyahat acentelerinin bölgeye turlar ile biraz hareketlenen semtlerde, oldukça şık kafeler, leziz restoranlar ve kültür evleri açılmıştır. Bölgeye yapılacak bir gezi, oldukça keyifli bir gün geçirmenizi sağlayabilir. Fener-Balat bölgesine yapılacak olan günübirlik gezinizde, arkadaş grubunuz veya ailenizle birlikte özel tur rehberi eşliğinde gezme yoluna gidebilirsiniz. 5 ila 10 kişi arasında bir grup toplandığında, rehberlik ücreti kişi başı cüzi rakamlara gelmektedir. Özel tur rehberi ile Cibali-Fener-Balat turu düşünürseniz Serhat Engül ile iletişime geçebilirsiniz. Fener Balat Turu ve Gezilecek Yerler isimli yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Bu yazının olduğu siteden, Serhat Engül ile de irtibata geçebilirsiniz.

 

Serhat Engül

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*