İskandinav Fiyordları

Uzun zamandır gitmek istediğim halde bir türlü gerçekleştiremediğim İskandinav Fiyortlar turuna sonunda 3 Temmuz günü THY uçağı ile hareket ettik. 10 gün sürecek olan turun başlangıç noktası olan Kopenhag ‘a 3,5 saatlik keyifli bir uçuştan sonra vardık.

Grubumuz güzel tur rehberimiz bilgili ve oldukça neşeli bir kişiydi . Danimarka’nın başkenti Kopenhag kanallarla bölünmüş Baltık Denizi havasının 4 mevsim etkisini gösterdiği küçük ama aydınlık ,oldukça temiz ve düzenli nefis bir müze ,müzik,eğlence ve bira şehri. Yemyeşil güzel parkları , nefis güzellikteki liman evleri bir çok yerde rastlayacağınız caz grupları,müzik grupları ,neşeli müzisyenleri insanların biralarını alıp bir kaldırım bir tabure veya bir oturma yeri bularak tempo tutuğu nefis müzik ziyafetleri ile eğlenceli bir şehir.

Kopenhag köklü bir geleneğe sahip ziyaret edenlere mutlaka bir şeyler sunabilen ender kentlerden biri .Gerçektende bir kültür ,yeme içme Müzler şehri. Danimarkalılar oldukça güler yüzlü ,neşeli ve her fırsatta bira içerek ellerindeki kocaman bira bardaklarını kaldırıp SKAAL diyerek meydanlarda ve genelde kanal çevresinde vakit geçirmekteler.

Çok sayıda ticari ve turistik geminin uğramadan geçmediği bu eğlenceli ve hareketli şehir yetiştirdiği ünlülerle de haklı olarak gurur duymaktadır. Hepimiz zevke dinlediği Kibritçi Kız öyküsü Hans Christian Andersen, (Andersen den Masallar) Filozof Soren Kierkegardi Kompozitör Carl Nielsen Kentin simgesi Andersen ‘nin meşhur öyküsü Küçük Deniz kızı heykeli Langelinie parkının deniz kıyısında ufak bir kayanın üzerine oturmuş denizi seyreden heykel 1913 yılında heykeltıraş Edward Eriksen tarafından yontulmuş olup kentin ünlü Carlsberg birahane leri nin sahibi tarafından kent halkına hediye olarak yapılmıştır. Fakat bizim deyimizle bahtsız deniz kızının önce orijinal olan kafası koparılmış daha sonra yeni bir kafa yapılmış oda çalınmış olup daha sonra bularak tekrar yerine yerleştirilmiştir. Etrafı o kadar kalabalık ki resim çekmek isteyenlerle öyle dolu ki herhalde canlı olsa beni rahat bırakın diye isyan ederdi.

Kopenhag kolay gezilebilen her yerin yürüme mesafesinde olduğu bir şehir. Bisikletle gezmek oldukça yaygın turistler bile bisiklet kiralayıp gezebiliyor. Trafiğe kapalı alış veriş caddelerinde çeşitli hediyelik eşyalar kentin simgesi olan Küçük deniz kızı heykelleri gibi değişik objelerin satıldığı hediyelik eşya dükkanları, kristal, mücevher ,çeşitli örtüler,porselenler bol bol yeme içme yerleri ,pub lar ,barlar ,dondurmacıları bulunduğu lezzetleri tatma imkanı oldukça fazla.

Şehrin meydanında bulunan bir bina üzerine konulmuş olan dev termometre gerçektende günü sıcaklığı gösteren ilginç bir yapı. Şehrin gezi yerlerinden ulusal müzede Viking dönemi parçalarını Bir başka dikkat çeken yapıda borsa binasıdır binanın tepesinde birbirine dolanmış dört ejderha kuyruğu yer almakta ve bu bina şehrin her yerinden neredeyse görülmektedir. Bir başka gezinti yeri ise kanallar nefis manzaların , liman evlerinin Black Diamond birbirinden güzel yapıların görülebileceği tekne gezisi gerçekten insanı büyüleyecek güzellikte olup büyük keyif alınabilecek bir bir tur olmaktadır. IV .Chirtian ‘ın atlı heykelinin olduğu bölgede görülmeye değer .

Kraliyet sarayına kadar yürüyüp bir köprü ile ulaşılan halen Danimarka Kraliçesinin resmi ikametgahı olan Amalienburg sarayınıda görmeden dönmemek gerekir. Akşam 20:00 de açılan Tivoli bahçeleri şehrin yeme içme gezinti ve eğlence parkıdır. Burası oldukça büyük bir çok restourant , eğlence parkı gezinti yolları , ilginç heyecanlı oyun aletleri ,hızlı trenler ,korku tünelleri, oldukça yükseğe çıkarıp oradan insanların çığlık çığlığa bağırarak düştüğü asansör denilen heyecanlı aleti,kamikazeler ,uçan salıncaklar ve değişik şans oyunları ile 1 metre boyunda çikolata ,gofret kazanma şansı olan eğlence parkı ve gecenin sonunda saat 24 sularında başlayan harika yarım saatlik havai fişek gösterisini seyretmek oldukça keyifli. İki günümüzü dolu dolu olarak geçirdiğimiz Kopenhag’dan Malmö’ye doğru yola çıktık.

Kopenhag’dan yola çıktığımızda uzun bir yol gideceğimizi sanmıştık ama yarım saat içinde kendimizi Malmö’de bulduk. Nasıl mı? Batlık Denizi üzerine kurulmuş olan 8 km.uzunluğundaki köprüden geçerek Malmö ye varıyoruz. Muhteşem  Oresund köprüsü  2 katlı olarak inşa edilmiş alt katı raylı sistem tren gidiyor üst katı ise araçlar için yapılmış tünel ile birlikte toplam 16km yol alıyorsunuz.Aşağıda ise sürekli olarak Batlık Denizini görerek gidiyorsunuz. Ve birazdan kendinizi Malmö de buluyorsunuz. Malmö küçük şirin kalabalık cıvıl cıvıl insanların olduğu temiz düzenli bakımlı bir kent. Trafiğe kapalı yürüyüş yolu garın hemen karşı sokağında burada alış veriş mağazalrı ve hediyelik eşya satıcıları her yerde olduğu gibi yerini almış. Yolun tam ortasında Meşhur Lejonet eczanesi yer almakta hemen önünde de kentin simgesi gibi olan tahta heykeller yer almaktadır.Meydanda halkın kullanması için inşa edilmiş dev bir  buz pisti bulunmakta .Para birimi Kron kullanılmakta kesinlikle Euro almıyorlar bu bütün İskandinav ülkelerinde böyle ama ülkeyi terk ederken paranızı çevirme şansına sahipsiniz bütün İskandinav ülkeleri oldukça pahalı her şeyin fiyatı abartılı. Malmö de kanallar şehri turistler için burada kanalda tekne turları yapılmakta görsellikse mükemmel .Daha sonra Turning Törso binasını görmeye  gittiğinizde şaşırmamlısınız burasıda Dubaide bulunan meşhur Burj  El Arap yedi yıldızlı oteli anımsatan bir yapı. Şehir müzesi ise etrafı sularla çevrili eski bir şato bir dönem hapishane olarakta kullanılmış.Sizlere aklımda kaldığı kadar şehri anlatmaya çalıştım buradan sonraki rotamız Göteburg.


Güzel bir yolculuktan sdonra güzel göteburg a ancak akşamüzeri vardık çok kısa süren bir panoromik şehir turu yaptık. Göteburg İsveç in kuzey denizine bakan kıyısında Kattegat körfezi kıyısında kurulmuş Gulf Stream akıntısı olduğundan iklim oldukça yağılı ve ılıman olduğu ama yağmurun çok fazla yağdığını ve insanların yağmurlu havadan bıktığını öğrendik. Zaten biraz güneş görseler hemen mayolarını giyip parklarda güneşlenmeye başlıyorlar. İskandinav yanın en büyük limanı buradadır. En büyük geçim kaynağı uluslar arası ticaret .dünyanın en büyük otomotiv firması Volvo  ve  Ericsson da bu şehrin dev kuruluşlarıdır. Yeme içme açısından deniz ürünleri tabiki   bol miktarda tüketilmektedir . ama çok ciddi bir gözlem İskandinavlarda bizde olduğu gibi lezzetli balık yapılmamakta .Canım Türkiyem her zaman lezzette önde geliyor diye düşünüyorum. Bir dip not düşmek istiyorum daha önceleri Türkiye ye direkt uçuşlar yokmuş fakat Hazıran ayından itibaren Tyh uçuşlarına başlamış buda orda yaşayan Türk ler için çok sevindirici olmuş. İlginç bir gözlem daha söylemek istiyorum buraya yerleşmiş olan Türk lerin bir çoğuda Konya dan gelmiş. Bu Stockholm da da aynı.


Ve yola devam dedik ertesi gün ver elini Oslo …Norveç in başkenti dünyanın en pahalı şehri sularla kaplı olduğu halde içme suyu son derece pahalı ve sokaklarda bisikletli gençler su satmaktalar bir küçük şişe su 3 dolar civarında.Norveç görselliği açısından son derece güzel ferah aydınlık ve çok güzel bir ülke  ve tabiki Fiyortlar gibi bol turist çeken bir tabiat olayları var ki görülmesi mutlak olan yerlerden. Oslo şehrinde gezilecek yerler kraliyet sarayı,Frogner parkı, ve en önemlisi Holmenkollen tepesi mutlaka görülmesi gereken  önemli bir bölgesi.


Buranın en önemli yeri ise olimpiyatlarında yapıldığı meşhur atlama rampası tabi yaz mevsimi olduğu için biz bu güzelliği yaşayamadık ama kışa hazırlık olarak bakım yapılmaktaydı. Buradan Volksenkollen bölgesinden Oslo Fiyord unun muhteşem manzarasını seyrine doyum olmuyor. Daha sonra ise Norveç in gerçektende olmazsa olmazı flam dağ treni gezinse başlıyoruz bir saatlik dağa tırmanan trenimizle muhteşem manzalar ve muhteşem şelalelerin süslediği yolumuza  heyecanla başlıyoruz bir çok tünelden geçerek tırmanmaya başlıyoruz ama ne tarafa bakacağımızı nerenin resmini çekeceğimiz şaşırarak yolumuz devam ediyoruz ve Myrdal a varıyoruz aman  allahım böyle bir güzellik böyle gür akan bir şelale görülmüş bir şey değil muhteşem bir görüntü resimlerimde ve albümlerimde bu şelalenin resmi yer almaktadır. Trenimiz burada duruyor ve o çılgın akan gür sesli şelalenin yukarısından çok sakin bir müzik sesi gelmekte kafamız kaldırdığımızda müthiş bir manzara ile karşılaşıyoruz dans eden bir genç kız gerçekten bizleri etkiliyor. Bir saat gidiş bir saat dönüş sonrasında tekrar Flama geliyoruz ve muhteşem  görüntülerden sonra alış veriş yapma ve yemek yeme imkanı buluyoruz burası oldukça kalabalık bir yer oradan Oradan  Bergen e doğru yola çıkıyoruz Bergen e varışımızdan sonra panoromik şehir turun ve Unesco tarafından korumaya alınmış olan Bergen evleri ni geziyoruz. Bu evler gerçekten korunmakta ve özelliği hiç bozulmamış içinde insanlarda eski yaşamlarını canlandırmaktadır. Eşyalar kimileri gerçekten tarihi bazılarıda aslını aynı hazırlanmış. Müthiş keyifli balık pazarını geziyoruz burada taze somun balığını ızgarda pişirip plastik tabak içinde ani bastıran yağmur altında afiyetle yiyoruz. Akşam saatlerinde Floyen tepesineFuniküler ile çıkıp 300 mt. Yükekten muhteşem şehir ve Fiyord manzasını seyrederek günü bütün yorgunluğunu atmış oluyoruz. Ertesi sabah Bergen limanında teknemiz Whitelady ile  yola Osterfyord turuna başlıyoruz .Bergen limanını denizden gördükten sonra dünyanın en dar fiyordlarından Osterfyord unu muhteşem manzarlar eşliğinde karanın suya vuran aksini seyrederek 4 saat geziyoruz. Ertesi gün ise Gudvangen Flam arası tekne turumuzu  2 saat süren Naeroyfyod un muhteşem manzaları eşliğinde dik yüksek fiyordlar şelaleler ve neşeli bir grup olarak arkaşlarımız bu fiyord da  ufak bir çilingir sofrası kurarak bize neşeli vakitler geçirtiyorlar ve bir hayli temiz hava alarak otelimize dönüyoruz.Flam  a geri dönüp otobüsümüzle Lillehammer edoğru yola çıkıyoruz bu yolculuğun en önemli olayı ise 25 km lik tüneli bu tünele girdiğimizde tek yön olarak gidebiliyoruz karşıdan araç gelmemsi gerekiyor uzun bir yolculuktan sonra şehre varıyoruz ama çok yorgun olduğumuz içi çok küçük olan şehri tam olara göremeden sabah yoluma başlıyoruz 590 km lik Stockholm şehrine doğru hareket ediyoruz. Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra şehre varıyoruz Gamla Stan adası,kraliyet sarayı Skepsholmen adası Kunqsrad parkı ve Fjallgatan tepesi görülecek yerler arasında Stockholm İskandinav yarımadasını en güzel şehirlerinden biri İlk olarak Djurgarden adası ile başlıyoruz bir zamanlar İsveç kraliyet ailesinin av mekanı olan ve bünyesinde bir çok müzeyi barındıran dünyaca ünlü Vasa müzesini gezmeye başlıyoruz. 17.yy dan kalan bir savaş gemisi olan Vasa denize indirildikten kısa bir süre sonra batar gemi 1961 yılında battılktan sonra 333 yıl sonra tekrar gün ışığına çıkarılır.Dünyadaki tek örnek olan Vasa aynı zamanda dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi. Gemi gerçek boyutlarında çok iyi korunarak sergilenmektedir.


Daha sonra Skansen açık hava müzesini gezmeye başlıyoruz buradada İsveç yaşantısını sergileyen tiyatrocularla resim çektirip yaşamlarını ve kültürlerini görüyoruz  .Burda çeşitli geyikleride görme şansı elde ediyoruz kurulmuş olan meydanda pişirilen geyik etinden bazı arkadaşlarımızın tadına baktığını görüyoruz çeşitli şekerlemelerin ve hediyelik eşyaların satıldığı bölgeden keyifli bir şekilde ayrılıyoruz.


Ertesi sabah bu güzel ve keyifli yolculuğumuzu sonlandırmak üzere havalimanına doğru hareket ediyorua neşeli bir uçuştan sonra yorgun ama güzelliklere doymuş olarak Canım Türkiyem ‘e kavuşuyoruz.
Not : Muhteşem Fiyordlar resimlerni albümlerimde göreebilirsiniz.

8 yorum

  • rome_o dedi ki:

    avrupanın kuzeyini hiç görmedim . nordic ülkelerin kendine göre ilginç bir tarzları var. Kuzey avrupa merak ettiğim bölgelerde biri . keşke biraz fotoğraf olsaydı ..

  • Zeynep dedi ki:

    çok merak ettim açıkçası eğer çektiğiniz fotoğraflarınız varsa paylaşırsanız çok sevinirim.elinize sağlık

  • MIYU dedi ki:

    çok güzel bir gezi olduğu, fotoğraflarınızdan da belli. Henüz daha bir kuzey Avrupa ülkesine gitmek nasip olmadı, ama gidilesi görülesi yerler olduğu belli. Ellerinize sağlık!

  • handep dedi ki:

    bana her daim soğuk ve uzak gelen bu ülkeyi çekici kılan fotoğraflarla süslemişsiniz.. çok da güzel olmuş.. skaal !! 🙂

  • jimini dedi ki:

    36 numaralı fotoğraf İstanbul boğazını anımsattı bana

  • neviny60 dedi ki:

    Okuduğunuz ilgilendiğiniz için teşekkür ederim benim naçizane tavsiyem gezmeyi seviyorsanız ilk sıranız olsuneminim pişman olmayacaksınız .gerçekten görülesi yerler lütfen devamınıda okuyun çok keyifli…

  • vildan dedi ki:

    bayıkdım acıkcası gıtmek ısterdım

  • NEŞE dedi ki:

    Güzel fotolarınızla biz de gezdik kuzeyi ve anıları canlandırdık..Batı Avrupa ülkelerinden iki,orta ve doğu Avrupa ülkelerinden dört kat daha fazla paralar ödeyerek bu sakin ve huzurlu ülkelerde dolaşmak,gerçekten şişkin bir seyahat bütçesi istiyor.Ama değer mi? diye sorulursa,ben de “tabiat o kadar eşsiz ki..Evet ,bir kere için değer” diyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*