İRAN VE DÜNYANIN YARISI ESFAHAN(İSFAHAN)

İzmir-Kayseri ve Kayseriden de 13 saatlik Doğubeyazıt yolculuğuyla İran gezimi başlattığımda yine tek başıma gezeceğimi sanıyordum. Ancak fotoğraflardan da gördüğünüz gibi hemen Japon arkadaşlarla birlik olup tüm ücretleri üstün pazarlık gücümüzle yarıya indirerek 2 haftalık çok  eğlenceli ve bir o kadar da heyecanlı bir seyahat gerçekleştirmiş oldum.


 


Sınır kapısında aynı yöne gittiğim Japon arkadaşımla önce Maku’ya ordan da 3 saatlik bir araba yolculuğundan sonra Tebriz’e ulaştık.Taksi ücreti 15000 Tümendi ve taksiyi 5 kişi paylaştığımız için kişibaşı 3000 tümene gitmiş olduk.Bu para 2002 yılında 4$’a denk geliyordu.  2 haftalık gezim süresince yeme-içme,konaklama ve ulaşım masrafım 120$ civarında oldu. Kredi kartı ve bankamatik kartlar geçerli değildi o yıllar. O yüzden cebimdeki para kadar gezdim diyebilirim.  


 


Sabahları hemen hemen her yerde sandviç yapan büfeler bulabilirsiniz. Benim favorim nohutlu olanlardı. Akşam ki mönü de çoğu zaman Çello kebap denilen bizim Adana kebabına çok benzer bir yemektir. Genellikle yanına üzerinde safran olan pilav, çorba ve salata ile servis ediliyor. Bu yemeğin fiyatı 2-3 $ arasındaydı. Yaklaşık 1 hafta Çello kebap yedikten sonra İsfahan’da Pizza yemek keyifli olmuştuJ


 
  
 


Antik çağda Medlerle başlayan hükümdarlıklar 7.yy’da Araplar, 11.yy’da Selçuklular ve 1387 yılında da Timurun istilasıyla sürmüştür.


Ancak İsfahan kentinin altın çağı 1598’de İran şahı I.Abbasın İsfahanı başkent yapması ile başlar.


 


Bu kısa İsfahan tarihinden sonra size öncelikli önerim kesinlikle Amin Maalouf’un Semerkant kitabını okuduktan hemen sonra gitmeniz olacak. Ömer Hayyamı, Hasan Sabbahı ve İranı çok daha iyi kavrayacağınızı sanıyorum.



 


İsfahan’da gidilecek ilk yer tabii ki İmam meydanı. Akşam üstü meydan neredeyse tamamıyla doluyor.





 


Şehri kısmen bölen 33 köprü görülmesi gereken ikinci yer. Ayakkabılarınızı çıkarıp sudan yürümek oldukça keyiflidir.



 





Pamuk ve tütün üretimi bölgenin başlıca geçim kaynaklarındandır. Tabii ki üstün el işçiliği ile üretilen metal ve dokuma ustalığı da en ilgi çekici belki de en önemli geçim kaynağıdır.


 



Pamuk, ipek ve yünlü dokumalar dünyaca ünlüdür. İran halısı için Fransa’dan kalkıp gelmiş bir çifte şahit olabilirsiniz ki ben oldum. Halı almasanız veya alamasanız bile(taşıma açısından) muhakak kök boyası ile yaptıkları galemgaş denilen baskı örtülerden almalısınız.


 
El işçiliği ile sedef tahta üzerine yapılmış pers askerlerinin olduğu satranç takımı da iyi bir seçim olabilir. Çini işlemeciliği de üst düzeyde. Dükkanlarının arkasında üretip önünde satıyorlar. 
 

Ve tabii ki nargile!!  İran’da nargile istediğinizde yanına muhakkak çay gelir


 


İran’da belki de en çok canınızı sıkabilecek olan şey taksicilerin maalesef düzenbaz olmaları. Başta anlaştığınız ücret siz inerken bi anda değişiklik gösterebiliyor. O yüzden kesin tavrınızı koymanız çok önemli. Taksici haricindeki tüm İran halkı, esnafı da dahil olmak üzere gerçekten çok konukseverdi. 

Dikkat etmeniz gereken veya tahammül etmeniz gereken tek şey taksicilerdir. Onun dışında gayet emniyetli olduğunu düşünüyorum. Herkese keyifli seyahatler

8 yorum

  • Kedim dedi ki:

    Nargile istemem çay isterim, ipek istemem pamuklu olsun derim, bana kebap değil; nohut getirin derim. İran la ilgili harika bir kisa yazı.Tesekkur ederim.

  • nimsev dedi ki:

    Resimler ve anlatım cok güzel… tesekkurlerr….

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    harika, özellikle semerkant’ı okuyun ve burayı görün demeniz çok hoş, böyle yönlendirmeler çok güzel oluyor, sevgiler…

  • BÜLTER dedi ki:

    ben bu yazıyı ve resimleri çok beğendim. iranla ilgili merakım tatmin oldu. gezi için asla tercih etmeyeceğim yerler arasına aldım. iranı beğenmedim ama yazınız için teşekkür ederim.

  • tandem dedi ki:

    Taksiciler hakkında dediğiniz doğru örneğin taksiye binerken pazarlık ettiniz ve iki kişi bindiniz inerken parayı vermek istediğinizde o ücretin bir kişi için olduğunu söylüyorlar ve uzun münakaşalar sonunda kabul ediyorlar tabii siz bu arada ilk seferinde kazı yiyorsunuz.İsfehan’ a nisan ayında giden arkadaşım siesopol köprüsünün altındaki nargile kahvelerinin kapandığını söylemişti.Güneş batarken çay eşliğinde nargilenin keyfine diyecek olmuyordu.

  • OyaÖzgen dedi ki:

    Hiç görmediğim bir yeri o kadar canlı aktarmışsınız ki,o yolculuğu yaşamış gibi oldum.Tebrikler!

  • mstbilge dedi ki:

    Güzel yorumlarınız için teşekkürler. Sevgili Bülter; Tabii ki İran seyahati daha çok kültür turizmi açısından değerlendirilebilinir. Benim gezilerdeki esas amacım da mekanlardan ziyade değişik kültürel bakış açıları yakalamak. Bu gaye ile gittiğiniz vakit hayat felsefenize yeni boyutlar katacak ve İran seyahati derin anlamlar kazanacaktır. Ancak eşinizle ve küçük çocukla seyahat edecekseniz listenizin sonlarında olması muhakkak zira hiçbir şey konforlu değil 🙂

  • noanda dedi ki:

    güzel bir tasvir ve güzel yorumlar.. arkadaşlar iranı gezmek isteyen var ise ben thranda ikamet eden burda çalışan briyim.. yardımcı olmaya çalışırım… ozannoanda@hotmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*