İran Gözlemleri – 3

Herhangi Bir Konu Açmak İçin Küçük Ama Yazılası Gözlemler

@ Ramazan ayında ve temmuz sıcağında gitmeyin. Ama bizim gibi gidecek başka bir vaktiniz olmazsa şimdiden kolay gelsin. Burda halkın çoğu oruç tutmasa da restoranlar iftar vaktine kadar kapalı olmak zorunda. Yemek bulabileceğiniz yegane yerler oteller. Ya da bir markete girip sandviç malzemesi alıp gizlice bir yerlerde yemek. Gizlice diyorum çünkü ramazan ayı boyunca sokakta yemek yemek de yasak. Hatta ahlak polisleri elinizde su şisesi görünce sizi uyarabilirler.

@ İran’da insanlar Ahmedinejat’ı hiç sevmiyor. Geldiğinden beri ekonomiyi ve uluslararası ilişkileri kötüleştirmekten başka birşey yapmadığına dair öyle söylemler duyduk ki. Mesela 1USD, 10.000 Riyal civarındaymış bir zamanlar. Şimdi ise tam üç kat artmış ve 30.000 riyal ediyor.

Ayrıca benzin içinde aynı şey geçerli. İlk zamanlar bir İranlı iran yapımı arabasına aylık 120litre benzinini 1000 IRR’den alabiliyorken şimdi bir iranlı iran arabasına ayda 60 litre benzini 4000IRR’ye alabiliyor. Biz yabancılar, yabancı arabaya sahip olanlar ve aylık kotasını dolduran sürücüler ise şimdi 7000IRR’den alırken, bu önceden 1000IRR’ymiş. Tabi litresi 0.1$’dan 0.25$’a çıkması bizde kıçımızla güleceğimiz bir olgu olması konusunda denilecek birşey yok.

@ 2009 seçimlerinde İran’da yaşananları biz belki yeterince medyada duymadık, ama orda bir katliam yaşanmış. Halkın Ahmedinejat’a güveni yokken nasıl bu kadar yüksek oy aldığına dair sorguları onları sokağa düşürmüş, ve daha sonra kendini hükümeti ve ayetullahı korumaya adamış devrim muhafızlarının yoğun baskısı ve gücü ile bu hareketi bastırılmış. Ölen onlarca kişi konuşulmamakta tabi. Sokağa çıkamayan insanlar akşam saat dokuzda pencereden ya da çatıdan karanlık bir yerde “allahu ekber” diye bağırarak eylem yapmış. Bir nevi tencere-tava protestosu.

@ Ülkede kaçak içki bulunabileceği gibi ev yapımı bira, şarap, vodka istenildiğinde ve soruşturulduğunda kolayca bulunabilmekte. Evlerde ot yetiştiren hatta ticaretini yapan insanlar da var. İçkiler sadece ev partilerinde değil tam caddenin ortasındaki bir parkta bile içilebiliyor. nasıl mı? hemen anlatayım. biz Shiraz’da kaldığımız aile ile caddenin hemen yanındaki yeşillikte akşam yemeği pikniğimizi yapıyor, çekirdek çitleyip. Nargile içiyorduk. Akrabalar da olduğundan kalabalık bir grubuz, genç, yaşlı, çocuk.. Konuşurken tabi ki laf döndü dolaştı alkole geldi. Aradan 10 dakika geçti ve su şişesinin içinde alkol geldi. Biz de içmeye başladık, tabi çok sıcaktı, buz da yok. Hiç de normal şartlarda içilmeyen bu 55%’lik alkol oranına sahip vodka şehrin ortasında öylece içildi. Tabi bunda bir aile içinde olmamızın çok büyük etkisi var, yani orda sadece gençler olsa dikkat çekebilirdi ama aile bir nevi olayı kurtarıyordu.

@ Azeri popülasyonu çok fazla ve bunlar kendilerine Azeri değil Türk diyorlar. Ama ülkede şah döneminden beri yürütülen asimilasyon programları sebebiyle kendi dillerini konuşmaları ve çocukların bu dili öğrenmeleri yasaklanmış. Özellikle kuzeye gittikçe fazlalaşan Türklerin popülasyonunun 35milyon olacağını söylüyorlar. Hiç zannetmiyorum ama olur da Güney Azerbaycan şimdiki azerbaycan topraklarıyla birleşirse İran’ın göstermelik olan gücü hiç kalmayacak. Zaten olası bir İsrail ya da Amerika saldırısında ilk ayrılan kısım Güney Azerbaycan olacaktır bence.
( not: okuduğunu bildiğim için sana sesleneyim dedim yarı parçam canım koca’m: biliyorum bana bu konuda katılmıyorsun ama böyle olur muhtemel savaşın sonu)

@ Kadınların motosiklet ve bisiklet kullanmaları yasak. Artçı olabilirsin ama bizzat gidonu tutamazsın.

@ Bu ülkede bağımlı sayısı dünya sıralamasına giriyor. Bunun sebebi olarak yine Ahmedinejat hükümeti gösteriliyor. İran Devrim muhafızları ordusu ya da Sepah, 2009 seçimlerinden sonra insanların düşünme gücünü kaybetmesi amaçlı gençlere yönelik el altından ağır dozlu uyuşturucu haplar (crack ve crystal) dağıtmaya başlamış. Önceleri fahiş fiyatlara ulaşılan bu haplar 2009 seçimlerinde çıkan olaylardan sonra ilaçtan daha kolay bulunur hale gelmiş. Bize bunu anlatan kişi acaip güvendiğimiz biri olması sebebiyle söylediklerine inanıyorum. Söylenenlere göre İran gençliği ve fakir insanlar tam bir uyuşturucu kıskacının altında.

@ Kısa bir vakte kadar kadınların nargile içmesi uygun değilmiş, şimdi herkes içebiliyor.

@ Türkiye’yi ve Türkleri bi ayrı seviyorlar! Sırf milliyetimiz nedeni ile ücretli otoyollardan bir-iki kez ücretsiz geçip, bir kere de radara yakalandığımızda ceza kesilmedi.

@ Radara yakalandığımız için polise rüşvet verdik. 2 humeyni istediler, yani 20.000T o da 7 $ kadar ediyor.

@ Büyük bir bayrak sevdası var ülkede! Her yerde bayrak var! Yetmezmiş gibi geceleri de bayraklarını hatırlatmak istercesine led ışıklarla bayrak renkleri olan beyaz, yeşil, kırmızı aydınlatmalar yapmışlar. Bi takınca kafaya sürekli görüyorsunuz ve sinir bozucu olabiliyor.

@ İran’da İsraile karşı bir sallamamazlık söz konusu. Gerçi iki farklı yorum duyduk; biri çok kısa sürede İsraili alt edebileceklerini iddia eden üniversite öğrencisi genç, diğeri de İran’ın gücü olmadığını ve eski teknolojideki Rus silahlarına sahip olan ordunun sadece söylemde İsrail’e karşı gelebileceğini iddia eden ırkçı bir Türk. Ben ikincisine yakınken daimi sevgilim birinci fikre daha yakın.

@ Yemekler konusunda daha önceden bir yazı yazmıştım. İsteyen bu linkten okuyabilir.

@ İnternet bu ülkede ölmüş!
Nerdeyse işime yarayan tüm sayfalar yasaklı. Açılan sayfalar da 10 dakikada açılabiliyor. Yasak, her zaman kendi isyancısını doğurduğu için isyankarlar az bir ücret karşılığı VPN paketi alıyorlar aylık, böylece facebook’a girebiliyorlar. Hollywood dizilerini de indirebiliyorlar, bilgisayar tüm gün açık kalınca bir bölüm How I Met Your Mother iniyormuş.

@ Ülkede sinema çok, ama sinemalarda Hollywood filmleri bulamazsınız. Korsan DVDcilerden istediğinizi satın alabilirsiniz.

@ İran’da copyright kavramı yok. O yüzden midir bilinmez CD ve kitap çok ucuz.

@ Müzik yapmak, albüm yapmak yasak. Bunun için Dubai’ye gidiyorlar.

@ Televizyon kanallarının tamamı devlete ait, ve her açtığımızda sokaklarda göremediğimiz mollaları gördük. Anlamasak da dini birşeylerden bahsedildiği çok açıktı.

@ Türk olduğunuzu duyan herkes sıradan başlıyor saymaya: 1 Hürrem, 2 Ezel, 3 Çınar. (Çınar kim yaaa??)

@ Devlet kanalı dışında yayın olmayan İran’da bazıları TV izlemek için kaçak olarak uydu kanalları izliyor. Misafir geldi bak MTV’yi aç, Kuzey Güney’i aç muhabbeti yaşanmıştır yanımızda. 🙂

@ Farsça kulağa çok güzel gelen bir dil, farsça göze çok hitap eden bir alfabe.

@ Bizdeki gibi bir cami çokluğu yok. Aynı şekilde bizdeki gibi tek tip camileri de yok, çoğunun kubbesi aynı tip olmasına rağmen her caminin minarelerinden, işlemelerine kadar birçok şeyi kendine has. Bizimkilere oranla kat be kat daha estetik. (Komşunun tavuğu misali olabilir, emin olamıyorum.)

@Taksiciler çok ilginç! Elinizi kaldırdığınızda duran her araç taksiciniz olabilir. Taksimetre olmadığından binmeden önce anlaşın. En kısa mesafe ücreti her şehirde farklılık gösteriyor, en pahalısı Tahran. En kısa mesafe 7.000T, eğer 2 bölge değiştirireniz 10.000T diye artarak devam ediyor. Azeri taksiciler en anlaşması kolay insanlar, yılmadan bir azeri bekleyin.

Biz İsfahan’da Haju Köprüsü’nde iken artık çok yorulduğumuz için taksiye binmek istedik, ve önümüzden geçen ilk arabaya el ettik. Durdu tabi, ve hotelin ismini söyledik ve biraz pazarlıkla 4.000T’e anlaştık. Uzuuuuun bir süre arkadaşlarıyla bu hotel nerde, nasıl giderimim konuşmasını yaptıktan 15 dakika sonra otele geldik. Biz parayı uzattık, ineceğiz artık – adam “yok, alamam, olur mu hiç bendensiniz” gibi bir havalara büründü. Biz sadece birbirimize baktık ve gözlerimiz tam tamına şunu söylüyordu: “madem para almayacaksın ne diye pazarlık yapıyorsun, be dangoz” . Tabi biz de “aa, olur mu yaa, al işte” havalarına girip parayı verdik. Pazarlık yapıp da para almayan tek taksiciyi de herhalde bi İran’da görebilirdik!

@ Cay ve baharat.. Bi vazgecilmezdir Iran’da..

Bitmez bu yazı. Bitmez söylenecek sözler hiç. Aklıma gelenler, gözüme takılanlar, paylaşmak istediklerim şimdilik böyle.

Gidilesi, görülesi, tadılası bir yer İran. Bir sonraki destinasyonunuz olmaması için hiç bir sebep yok.

Bu yazi blogumda bulunabilir.
http://worldofmelike.blogspot.com/2013/08/iran-gozlemleri-3.html

3 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Bu son yazı ile adeta İran ın röntgenini çektiniz..Güzel bir final oldu…Teşekkürler..

  • REDGREEN dedi ki:

    Ben de ciddi,ciddi Gitme düşüncesi oluştu.
    inşallah ilk fırsatta giderim.

  • elpida dedi ki:

    Para almak istemeyen taksiciniz Azeri´dir. İranlıların o güzel geleneğini ayaklara düşürüyorlar. Tamam o zaman deyip para vermeden inseydiniz taksiden cıngar çıkarırdı. Öyle ki Azerilerin bu (kibar bir kelime bulmak için biraz bekledim) denyolukları İranlıların alay konusu haline gelmiş bulunmakta.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*