İRAN GÖZLEMLERİ – 1

İran’la ilgili nerdeyse bütün yazılar “İran aslında hiç de düşündüğünüz gibi bir yer değil.” diye başlar. Belki de en iyi başlangıçtır bu. Çünkü kafamızda İran denilince canlanan şeriat kokan bir ülkenin sokaklarında yürüyen siyah çarşaflı kadınlar ve sarıklı mollalardır, ve tabi bir de Ahmedinejat. Aslında böyle olmadığını biliriz okuduklarımızdan ama nedense bir türlü değiştiremeyiz bu imgeleri. İşte her zaman olduğu gibi bunu da gezmenin/görmenin gücü değiştirebilir. Şimdi İran denilince benim aklıma ilk gelen şey şu: Dünya Üzerinde Karşılaştığım En Cömert İnsanlar Ülkesi

20 günlük bir gezi bizimkisi. Araba kiralayıp canımızın istediği yerlerde durup kamp kurmak, yemek-içmek, insanlarla tanışmak, belki bir iki dağa çıkıp trekking yapmak. Yolculuk ramazan ayında ve temmuz sıcağında olacak – ama biz bu iki kısıtı da pek kafaya takmadan çıktık yola. Herhangi bir rotamız yok, sadece bildiğimiz şey ilk durağımızın Tahran olduğu.

Yazıya başlamadan önce şunu belirtmeliyim ki, “İran’da nereler gezilir?” sorusuna burda cevap bulamayabilirsiniz. Müze ve şehirlerde gidilecek yerler listesinden çok İran’daki yaşamdan, bir gezgin olarak deneyimlediklerimden, kalabileceğiniz otellerden ve geziye çıkmadan önce bilmenizde faydası olacak bazı ipuçlarından bahsedeceğim. Hali hazırda bir çok blogda nereler gezilir sorusunu bulacağınız bir çok yazı var, eğer aradığınız oysa burda bulamayacağınızı peşinen söyleyim.

THY ile gece uçağına atladık, 3 buçuk saat sürecek yolculuk. Tahmin edeceğiniz üzere uçakta alkol servisi yok, bunun yanında uçakta aşırı kapalı tek bir kadın da yok. Ne zaman ki uçağın tekerleri yere değdi tüm kadınlar çantasındaki örtüyü çıkarıp kafasına, tuniği çıkarıp üstüne giydi. Tabii kapanma olgusu bizdeki gibi işlemiyor- kafana örtüyü ‘öylesine’ atmak yeterli. Saçın görünmesi önemli değil, sırf rejimin gönlü hoş tutulsun diye yapılan bir kandırmacadan ibaret. Uzun bir süre pasaport sırasında bekledik, sabah ezanı okununca hemen o bekletiliş sona erdi ve 30 saniyede mühürlerimizi alıp geçtik. Sabah çok erken ve hava hala karanlıktı. Para bozdursak mı ikilemi yaşarken hiç bozdurmadık ve daha önceden arkadaşımızın bizim için ayarladığı taksiye atlayıp otel turuna çıktık. Havaalanı şehir merkezinden 40km kadar uzakta, taksiler 10-30$ civarı para istiyorlar. (öneri: Azeri taksicilerle pazarlık edin) önceden otel ayarlamamıştık, taksicinin bildiği birkaç otelli dolaştık; 150$ ve 100$ isteyen iki otelden sonra bir arkadaş önerisi üzerine Firouzeh Hotel’e gittik. Oda fiyatı 70.000 Tumen, yani 23-25$ civarı. Hemen yerleştik, zaten saat 5 olmuştu. Bu arada ilginç bir not: İran ile Türkiye saat farkı 1.5 saat! Sebebini bilmiyorum, ama 1.5 saat olması bana çok ilginç gelmişti. Neyse, biraz uyuduktan sonra para bozdurmak için çıktık yola. Gece karanlığında farketmemiştik ama burası tam bir araba/motosiklet lastikçileri cehennemiymiş. “Nasıl bir şehir merkezi?” diye yolları arşınlarken yanyana sıralanmış dövizcilerin mekanını (Meydan-e Ferdowsi) bulduk. İran’da döviz tam bir muamma! Belki de bunun için kısa bir yer açsam yeridir.

İRAN’DA DÖVİZ

Öncelikle bilin ki İran’a gidiyorsanız yanınıza nakit para almaktan başka bir opsiyonunuz yok. Eurocard/ mastercard/visa/american express geçmez bu ülkede – ATMlerden para çekemez, kredi kartıyla alışveriş edemezsiniz. O yüzden yanınıza dolar/euro almanız en mantıklısı. Türk Lirası da alabilirsiniz gibi öneriler duymuştum -sakın böyle birşey yapmayın. Biz amerikan doları ile yola çıktık, o yüzden bundan sonra bahsedeceklerim dolar kuru üzerinden olacak. Ülkede para birimi Riyal (IRR), fakat bol sıfırlı olduğundan halk kolaylık olsun diye bir tane sıfırı çıkarıp Tumen kulllanıyor. 10 riyal = 1 tumen, yani deste hesabı yapmanız gerek, ama kabul etmeliyim ki ilk zamanlar çok kafa karıştırıcı oluyor.

Tekrar kurlara dönersek; Karşınıza üç tip kur çıkacaktır:
birincisi merkez bankasının verdiği uluslararası bankacılıkta geçerli olan dönemlik (yıllık/aylık) kur,
ikincisi günlük değişen banka kuru (ama her banka exchange yapmıyor),
ve üçüncüsü ise döviz bürolarındaki günlük dalgalı kur.

(Aslında bir de dördüncü tipi var; sokaktaki adamlar! Eğer kandırılmak istemiyorsanız bunlara bulaşmayın bile. Kur yüksek söyleyip sahte para verme vakaları en çok burda görülmekte. O yüzden bunları bir seçenek olarak bile sunmuyorum. )

Temmuz ayı için durum şöyleydi (2013)
Merkez Bankası Kuru; 1 USD= 12.800IRR = 1.280 T
Bankanın verdiği Kur; 1 USD= 24.000IRR = 2.400 T
Exchange Ofisin verdiği günlük Kur; 1 USD= 32.500IRR – 30.000IRR arası = 3.250 T

Hal böyle olunca en mantıklı çözüm birkaç döviz bürosu bulup fiyat alıp en yüksek fiyattan bozdurmanız olacaktır. Biz gezi boyunca nerdeyse bütün büyük şejhirlerden para bozdurduk, en iyi fiyatı Tahran’dan 32.500’e aldık, 30.000’e kadar düşen yerler var. O yüzden büyük bir miktarı Tahran’da bozdurmak akıllıca gelebilir eğer geniş bir cüzdanınız varsa. 100$ için verilen para bir tomar ettiğinden geniş cüzdan sahipleri birkaç yüz dolar bozdurmaktan çekinmesinler.

Diğer bir ayrıntı: döviz büroları saat 11:00’de kur fiyatını açıklıyor. Bu saatten önce giderseniz ve açık bulabilirseniz ofisi dünkü fiyattan satış yapabilirsiniz, bu belki lehinize belki de aleyhinize olabilecek durum. Artık şansınıza ne gelirse.

Araba Kiralamak

Araba kiralamak çok sıkıntılı bir iş İran’da. Kredi kartı kabul edilmediği için nakit ödemek zorundasınız ve Europcar dışında başka bir kiralama acentası olmadığı için verdikleri fiyata razı olmak zorundasınız. Araba kiralamayı kesinlikle önermiyorum. İran’da araba kullanmak için emniyet kemerini takmak dışında bildiğiniz tüm kuralları unutmanız gerek. Kırmızı ışıkta durmak, şerdinden gitmek, sinyal vermek – bunları bi unutun önce. Motosikletin üzerinde 5 kişilik bir ailenin akşam ışıklarını yakmadan tek yönlü bir yoldan üzerinize gelmesine alışın mesela, ya da üzerinize çıkacakmış gibi süper hızlı giden ve her an devrilecekmiş gibi görünen kamyonlara.

Eğer kendinize güvenmiyorsanız kesinlikle araba kiralamayın: zaten yol üzerinde hiçbirşey olmayan, çok sıkıcı ve dümdüz yollarla karşılaşacaksınız. Ve akşamları bu yollar karanlık olacak! Bir daha gitsem araba kiralamak bir yana dursun, tren ve uçak dışında bir araca binmek istemem. Zaten ülke ve ulaşım çoooook ucuz, araba kiralamak çok pahalıya çıkan bir durum.

Not: Israrla araba kiralamak isteyen olursa bana rahatlıkla mesaj atabilirsiniz, size nasıl kazıklanmadan ve kolayca ne yapmanız gerektiğine dair bir-iki şey söyleyebilirim.

Bir sonraki bölümde “İran’da Kadın Olmak” okuyabilirsiniz. Yemeklerle İlgili yazım “Ramazan’da İran Başkadır” adlı yazı için diğer yazılarıma bakabilirsiniz

2 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    İlgiyle okuyorum…KENDİNGEZ de daha önce okuduğumuz yazılardada dostlar hep otobüs,tren tercih etmişlerdi..Döviz bozdurma konusunda “sokak” tercihi her ülke için son derece tehlikeli…Devamında daha ilginç anılar okuyacağız diye tahmin ediyorum…Teşekkürler..

  • gezmen dedi ki:

    Melike Hanım, geçen yıl 10 gün süreli bir gezi yapmıştık İran’a. İran’a ait gezi yazıları okumak beni heyecanlandırır. Bende Tahran’da Firouzeh Hotel’de kalmıştım, çok sayıda gezginin tercihi burası. İran’da araç kiralayıp gezdiğiniz için cesaretinizden dolayı sizi tebrik ediyorum, bir çok coğrafyada araç kullandım fakat,İran ve Arnavutluk çok farklı. Sokakta döviz bozdurma konusunda biz sorun yaşamadık, belki şanslıydık,1 defa bozdurduk ve kur iyidi.Geziye ilişkin diğer yazılarınızı ve fotoğraflarınızı merakla bekliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*