İmkansızlıklar ülkesi İran

İMKÂNSIZLIKLAR ÜLKESİ İRAN

Bu harika coğrafyada bir ayımızı otostop çekerek geçirdik, çoğu kişinin ön yargılarıyla birlikte gittiği bu eşsiz ülke herkes gibi bizi de şaşırtmayı başardı. Muazzam insanlar, çok güzel kültürler, harika yerler gördük. Hakkını asla ödeyemeyeceğimiz dostlar edindik. Dünyanın neresine gidersek gidelim İran bizim için hep zirvede kalacağına eminiz diyebiliriz. İlk iki gün “bu nasıl ülke lan böyle, bir ay nasıl geçecek burada!” dediğimiz ama şimdi “bir bahane olsa da tekrar gitsek” dediğimiz ülkedir İran. Yıllardır otostop çekiyor olsanız da İran’da düşündüğünüz kadar kolay olmayabilir. Sanki ilk defa otostopla tanışıyor hissini yaşayabilirsiniz. Neden mi? Çünkü İran’da Otostop kültürü diye bir şey yok otostop kelimesi lütaglarında ne Farsça, ne Türkçe, ne de İngilizce olarak yok. Herkes otobüs olarak algılıyor ve terminale götürmeye çalışıyor. Otostop çektiğin tüm araçlar duruyor neredeyse ama otostopu bildiklerinden dolayı değil. Taksi olarak duruyorlar ilk 10 dakikanı otostopu anlatmaya çalışarak geçiriyorsun. Param yok diyorsun, free taksi diyorsun, piyade (yürüyerek) diyorsun, bir şekilde aracına bineceğim ama parasız diyebilmek için uğraş dur. He bir de Türk tribi çekiyorsun “hiç mi paran yok?” sorusuyla. Sonuç çoğu zaman tatlıya bağlanıyor ama. Zaten bu sürece en fazla üç gün içerisinde alışıyorsun. Yolda kalmak gibi bir durum söz konusu kesinlikle değil. Gecenin bir yarısı en tenha yerde otostop çeksen dahi araçlar duruyor. E tabi en başa sarıp durumu açıklamaya çalışıyorsun. İşte en zor tarafı da bu olsa gerek. İran’da otostopun en kolay yanıysa her şehrin girişinde gişeler bulunuyor, buralarda da askerler(serbaz) ve polisler araçları durdurarak kontrol yapıyor. İşte bu asker ve polislerden yardım istemek işinizi oldukça rahatlatıyor. Durumu anlatıyorsunuz, nereye gideceğinizi söylüyorsunuz ve size o tarafa giden bir araç durdurup yolcu ediyor. İran’da Otostop kültürünü bilmeseler de bilenlerden daha çok layıkıyla yerine getiriyorlar. Şunu da her zaman söylüyoruz ki otostop tek bir yerde dahi yapılsa, herkesin hikâyesi bambaşka olabilir. Biz o gün orada güzel ya da kötü şeyler yaşamış olabiliriz ama siz bambaşka şeylerle karşılaşabilirsiniz. Bu yüzden şurada şu olur, burada bu olur gibi fikirlerden ziyade, kişisel görüşlerimizi sunmaya çalışıyoruz hep. Bu yazımızda da bunları dile getirmeye çalıştık, naçizane bir ay boyunca karşılaştıklarımızı, öğrendiklerimizi not almaya çalıştık.
FARSÇA’DA ÖĞRENDİKLERİMİZ
Sayılar: 1: Yek, 2: Dü, 3: Se, 4: Çar, 5: Penç, 6: Şeş, 7: Heft, 8: Heşt, 9: Nüh, 10: Deh ·
Günler: Cumartesi: Şenbe, Pazar: Yekşenbe, Pazartesi: Duşanbe, Salı: Şişenbe, Çarşamba: Çeharşenbe, Perşembe: Pençşenbe, Cuma: Cuma
Sık Kullanacağınız Farsça Kelimeler: Merhaba: Selam, Nasılsın: Cheturi, İyi: Khub, Tahran’a gidiyorum: Men Bikham Beram Tahran, Teşekkür ederim: Mersi, Allaha emanet: Khoda Hafez, Afedersiniz: Bebakhsheed, Günaydın: Sabh Bekhayr, İyi Akşamlar: Asr Bekhayr, Ne kadar: Çendi, Eline Sağlık: Dest-e Shoma Dert Ne Kon, Aman Allahım: Vay Khoda, Gel: Bia, Git: Boro, Güzel: Khoş Gele, Param yok: Pul Nedarem, Hiç mi yok?: Heç Nederi? İndirim: Tahkvif, Ucuz: Erzan, Evet: Ari, Hayır: Beli, Tamam: Başi, Deniz: Derya, Erkek: Aghka (ağa), Kadın: Hkanım, Memnun oldum: Khoşhal Shodem, İnsan(Kişi): Nefer, Yürüme: Piyade
İRAN’DA NOT ALDIKLARIMIZ
· İlk olarak bilinmesi gereken şu ki ülkenin 99’u muazzam insanlarla dolu.
· Ülkeye âşık olabilirsiniz. İlk ayak bastığınız an ile ülkeden çıkış yaptığınız anı sorgulamanızı tavsiye deriz.
· İran’a gitmeden önce yanınızda bulundurmanız gereken üç şeyi unutmayın. Türk bayrağı, Çay kaşığı ve İbrahim Tatlıses.
· Genel olarak Türk profillerine çok yakınlar. Sarışın kimse yok, bir tane gördük çok şaşırdık hemen yanına gidip konuştuk o da Makedon göçmeni çıktı.
· Bir ay boyunca evrensel otostop işareti ile otostop çektik. Son hafta bu işaretin kötü anlama geldiğini yapmamamız gerektiğini söyleseler de bir sıkıntı yaşamadık.
· Para birimleri Riyal’dir ama Tümen kullanılıyor. Yani hali hazırdaki Riyal’in üzerindeki sıfırlardan birini görmezden geliyorsunuz oldu size Tümen.
· Ülkede etnik olarak; Azeriler, Farslar, Türkmenler, Araplar, Kürtler, Beluciler yaşamaktadırlar. Azerilerin kendilerine hiç Azeri’yiz dediklerini duymadık. Biz de Türk’üz ve dilimiz Türkçe diyorlar. Azeri Türkçesi demek hoşlarına gitmiyor.
· İran’a girmeden önce paranızı Dolar’a dönüştürmenizi tavsiye ederiz. Paranızın tamamını Tümen’e dönüştürmenize gerek yok bunu bittikçe ‘Sarrafi’ lerden yapabilirsiniz. Az biraz doları Tümen’e çevirdiğinizde elinize çok fazla para geçtiğini göreceksiniz, bir anda kendinizi zengin sanabilirsiniz. En azından biz öyle sanmıştık. Ülkede ATM yok, var ama kendi bankalarına kadar. Visa ve Master Card geçmiyor. Sonradan kimse size para da gönderemeyeceğinden bunu dikkate alarak gidiniz. Gerçi ambargonun kalkması ileriki zamanlarda ülkede çoğu şeyi değiştirebilir, siz işinizi garantiye alın.
· Dil konusunda sorun yaşamayacağınızın garantisini verebiliriz. Tahran’a kadar herkes Türkçe (Azeri Türkçesi) biliyor. Tahran’ın da yarısı neredeyse Türkçe biliyor. Ülkenin neresinde olursanız olun Türkçe anlaşabileceğiniz birileri mutlaka çıkıyor. Zaten Farsça kökenli bir dilimiz olduğundan Farsçanın bazı kelimelerini yakalayıp karşı tarafın ne demek istediğini anlayabiliyorsunuz. İngilizce oldukça yaygın olmadığından zaman zaman beden dilinize de ihtiyacınız olacaktır.
· Ülkenin yarıdan fazlası Türk ve Türkiye hayranı. Türk olduğunuzu söylediğinizde göreceğiniz muamele sizi oldukça şaşırtacağından hiç şüpheniz olmasın. · Öncelikle öğrenmeniz gereken Farsça sayılardır 10’a kadar öğrenmeniz yeterli zaten. Sonrasında her şeyin fiyatını sormadan çözebilirsiniz.
· Instagram’ı çok sevmekle birlikte aktif şekilde kullanıyorlar çünkü yasak değil. En azından şimdilik. Facebook ve Twitter yasak. Sosyal medyalara girmek için gitmeden önce VPN uygulaması edinmeniz lazım. Biz HotSpot uygulamasını kullandık. Ülkede herhangi birinden de isteyebilirsiniz, bluetoothdan size uygulamayı gönderebilirler.
· Genelde Telegram uygulamasını kullanıyorlar. Whatsapp’ın benzer versiyonu. Herkes numaranızı isteyecektir iletişim kurmak için telegram kurmalısınız.
· Ülkede internet çok sağlıklı değil, büyük oteller ve belli başlı işletmeler haricinde wi-fi sıkıntılı.
· İran’da kullanabileceğiniz en güzel operatör; İRANCELL 4G var diye görünüyor ama biz hiç şahit olamadık. Hareket halinde kötü ama sabitken büyük şehirlerde iyi çekiyor.
· Otobüslerin fiyatları çok komik olabiliyor. 700 km’lik bir mesafeyi 30 bin ya da 25 bin Tümen’e götürebiliyorlar. Türk parasıyla 20 – 25TL gibi. Biz bir kere binmiş bulunduk. Uzun zamandır Türkiye’de otobüse binmiyoruz ama emin olun fiyatına göre oldukça fazla konforlu. Mola yerine gelince inmeyi unutmayın, herkes mola bitimine kadar otobüsten inmek zorundaymış.
· İran’da çay kutsal gibi bir şey. Çay taşımayanı dövüyorlar sanki. Her araçta, her bisiklette, her evde, her dükkânda muhakkak çay var. Hatta ücretsiz çay çeşmeleri bile var. 7/24 çaysız kalmayacağınız garanti. Bizimki gibi değil tabi çayları, çok daha açık içiyorlar mecbur alışıyorsun bir süre sonra. Şekeri kıtlama olarak kullanıyorlar, bir de nebat denen şekerleri var, cam şekerler gibi çayın içine bırakıyorsun. Çayı şekerli içenler için özellikle söylüyoruz kesinlikle yanınızda çay kaşığı bulundurun. Biz çok aradık.
· İran eyaletlere ayrılmış bir ülkedir, bir eyalette bazı şeyler serbestken, bazı eyaletlerde yasaktır. Mesela nargile Tahran’da yasakken Tebriz’de serbest gibi.
· Ülkenin birçok duvarında grafittiler ve harika resimler görebilirsiniz. Aynı zamanda Ruhullah Humeyni ve Ali Hameney’in sert bakışlı resimlerinden kaçışınız mümkün değil.
· Çadır kurmak, çadırda kalmak çok popüler park ve bahçelerde çadır görmeniz çok olası.
· Erkeklerin şort giyinmesi yasakmış, kadınların açık gezememesi gibi. Bize çıkarttırdılar ama ev ortamında herkes çok rahat şekilde takılabilir.
· Çoğu yerde namus bekçileri var. Uygunsuz giyinen ve davranan kişiler uyarılıyor.
· Kadınlar ve erkekler genellikle el sıkışmazlar. Turist olarak karşılandığınız için bu durum bazen değişebiliyor.
· Her evde Türk kanalları büyük hayranlıkla izlenmekte. Bizim bilmediğimiz bir sürü Türk dizisi biliyorlar. Karagül, Muhteşem Yüzyıl ve Ezel dizilerini ezbere biliyorlar. Hatta Türk dizileri sayesinde, Türklerin sürekli olarak eşlerini aldattıklarını düşünüyorlar.
· Uydu(çanak) anten kullanımı yasak. Uydu anten ev içerisinde kuruluyor. Balkona, pencereye, çatıya asılırsa toplatılıyor ve cezası var. Yabancı kanallar izlemeyin diyor şeriat.
· Kadınlar oldukça ama oldukça fazla makyaj yapıyorlar. O kaşlar, o dudaklar aman Allah’ım. Zaten dünya genelinde kozmetik ürünlerinin en çok kullanıldığı ülkelerden biriymiş İran. Doğal güzelleri de harbiden doğal güzel ama. Ahh o Mozhgan!
· Herkesin neredeyse arabası var çünkü benzin sudan ucuz.
· Otobüslerde haremlik selamlık var. Arka taraf erkeklere, ön taraf kadınlara ayrılmış durumda. Sadece eşler birlikte oturabiliyor o da erkek tarafında.
· Ülkede her araç bir anda taksi olabiliyor. Halkın ekonomik gücü zayıf olduğundan, her insan kendi aracıyla taksicilik yapabiliyor. E tabi benzin de ucuz. Normal taksiler de var tabi.
· Çikolataları çok kalitesiz, Türkiye’den koli koli getiriyorlar ülkeye. Bim çikolatalarına kurban olun.
· Couchsurfing’i aktif ve en güzel şekilde kullanıyorlar. Referans sistemine çok takıldıklarını düşünmüyoruz. Nerede Couch aradıysak anında bulduk. Sizi arabasıyla gelip alabilirler ve şehrin gezilecek neresi varsa gezdirebilirler.
· Aslında ülkede turistleri misafir etmek yasak, turistler otellerde kalmalıdır dense de bunu kimse takmıyor. Ama couchsurfing’de referans olurken evinde kaldım diye yazmamanız da öneriliyor.
· Ülkenin genelinde polisler bir harika. Oldukça yardımsever ve sevecenler. · Birisine sigara ya da ateş uzattığınızda almadan önce işaret parmağıyla elinize küçük bir dokunuş yapabilirler bunu garipsemeyin
· Ali Reza, Amir, Muhammed, Ehsan, Mehdi, Zehra, Fatima, Zeynab, Meriem isimleri oldukça fazla. Bir meydana gidip Amir diye bağırsanız en az 50 kişi dönüp bakabilir.
· Felafel (Nohut Köftesi) harika bir şey ve çok ucuz. Her yerde kolaylıkla bulabilirsiniz. Bizim favori yiyeceğimizdi.
· Genel olarak kebap ve safranlı pilavı sıklıkla görebilirsiniz.
· Taksicilerden olabildiğince uzak durmakta fayda var. Gerçekten çok paragözler, yapışan bırakmıyor.
· Mutlu insan yok gibi ya da bize öyle geldi, bilemiyoruz. Herkes işinde gücünde.
· Selam kelimesi her kapıyı açar.
· Yazd’de Zerdüşt inancına sahip insanlar çok fazla. İran’ın her yerindeki insanların çok iyi olmasına şaşırabilirsiniz. Zerdüştler ise ultra iyi diyebiliriz çünkü Zerdüştlüğün özünde iyilik yatmaktadır. Nerde bir Zerdüşt görürseniz atlayabilirsiniz boynuna.
· Sigara içilmez, çekilir. Çay, su vb. içilir. (Sigara çekersen? Su içersen?)
· İbrahim Tatlıses, Ebru Gündeş, Sibel Can’ı bizden daha çok dinliyorlar. Eminiz Türkiye’de o kadar çok hayranları yoktur.
· Otostop kelimesi lügatlarına hiç girmemiş. Farsça, Türkçe ve İngilizce olarak bilmiyorlar.
· Özel nargile salonları var sadece nargile ve çay içiliyor. Ortam harika.
· Rakıya hayranlar. Yanınıza hediyelik götürürseniz bayılırlar ama dikkat edin yakalanmayın.
· Perşembe ve Cuma günleri hafta tatilleriymiş.
· 10bin Tümen’e 2 kişi doyabilirsin ama bir magnet alamayabilirsiniz. Çünkü turistik, hediyelik şeyler daha paha ediyor. Magnet’i de pek bilmiyorlar örnek olarak elinizde bir tane bulundurabilirsiniz.
· Yemekleri baharatlı, eğer yemek seçiyorsanız aç kalabilirsiniz. Felafel hayat kurtarır.
· Müzeler kendi halkına 2 bin Tümen iken turiste 15 bin Tümen. Fark uçuk o yüzden uyanık olun birine Fars bileti aldırın ve ses etmeden giriniz. Sarışınsanız hiç şansınız yok direkt anlıyorlar. Ülkede bir tane sarışın yok çünkü.
· Her yer led tabelalı normal dükkân tabelası görmeniz pek mümkün değil.
· Motor taksiler var. Gerçekten çok havalı. Daha seri ve daha hızlı ulaşım.
· Tahran’da maske takan insanlar görebilirsiniz. Egzoz gazından rahatsız oldukları için.
· Metro ve otobüslere binerken görevlilerden rica edebilirsiniz, sizi ücretsiz geçiş sağlayabilirler.
· Mom bisküvileri oldukça meşhur ve bir o kadar da lezzetli. Bir de cheetos’a benzer bir cipsleri var kocaman ve çok ucuz en güzel cipsleri o bizce.
· İran İslam Cumhuriyeti’nin katı kuralları var ama çoğu insan İslam’ın gerektirdiği şeyleri yapmıyor.
· En zengin şehirleri: Tahran, Tebriz, Esfahan ve Şiraz
· Öğle ile ikindi namazları ve akşam ile yatsı namazları birlikte kılındığından dolayı, ezan günde 3 vakit okunuyor.
· Cuma namazları her bölgede tek bir camide kılınıyor ve bu camiinin adı genelde “Cuma Camiisi” oluyor. Eğer Cuma namazına gitmek isterseniz soracağınız ilk şey “Cuma Camii” ya da “Cuma Mescidi” olsun.
· Genelde yaşlılar çarşaflı, gençleri ise şal takıyor.
· Anlam veremediğimiz şekilde kadınların bisiklet sürmesi yasak.
· Şeriatın birçok kurallarına anlam vermek mümkün değil. Sorgulamak da yasak.
· Evleri genelde 2 + 1 ve Amerikan mutfak şeklinde.
· Hapşırınca ve duş sonrası “afiyet” deniyor.
· Rudbar’da zeytin, Lahican’da cookie ve Rasht’da çörek (koloocheh) çok meşhur. Cookie’ler bir harika dostum.
· Zanjan’ın bıçakları çok meşhur ilgilenenler bakabilirler.
· İran’da hamur işi ve kebabı en güzel Türkler yapıyor. Bunu herkes dile getiriyor zaten.
· Şehit fotoğraflarını, tüm şehirlerde her köşe başında görmek mümkün. İstisnasız her insanın gözüne sokuluyor.
· Muhabbet etmeyi aşırı seviyorlar. 40 yıllık dost samimiyetine yarım saatte ulaşabiliyorlar.
· Kadın şoför oranı oldukça fazla.
· Kaldığımız hiçbir yerde yatak görmedik. Yer yatağı ve döşek var.
· Belli bir saatten sonra evli olanlar hariç kız erkek gezmek yasak.
· Giderseniz bize de haber verin, tekrar gitmek için bahanemiz olur belki.
· Buraya kadar geldiyseniz eğer canı gönülden bir teşekkürü hak ettiniz demektir.
· TEŞEKKÜRLER EFENDİM. "Nonstop Otostop"
Dip Not: 1 ay boyunca birbirimizden desteğimizi hiç esirgemediğimiz İran’ı hakkını vererek gezdiğimiz, yol adamı “Doğasıya Gezgin” Ali ULUCAN ve sonrasında bize katılan Melis KARAÇAM’a ayrı ayrı teşekkür ederim. İran sizinle güzeldi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*