İlk Defa Paris’e Gidecekler İçin Kısa Rehber

İlk defa yurtdışına çıkacağım ve yer olarak da Paris’i seçtim,
Yeşil pasaportum / vizem var, uçak biletimi de aldım. Bundan sonra neler yapmam
gerekir. 2-3 gün kalmayı düşünüyorum, Fransızlar pek de İngilizce konuşmaz diye
duydum, nasıl iletişim kurarım, nasıl verimli gezerim diyorsanız bu yazı size
pratik bilgiler vermek amacıyla yazılmıştır. Yok ben lisans düzeyinde zaten
Paris gezginiyim, artık işin doktora kısmı ile ilgileniyorum diyenlerdenseniz,
o zaman sevgili dostum Arkutbay’ın Paris yazı dizilerini okumalısınız.


Gitmeden bir şeyler okumak iyi olur, hızlı ve güncel
bilgilere, pariste.net sitesinden ulaşabilirsiniz. Site de bilgi çok, ancak
gezmeyi planladığınız yerleri seçip okursanız oldukça yararlı olacağına eminim.


Havalanına indim otelime nasıl gideceğim diye endişelenmeyin,
4 kişi toplam 70 euro vererek özel transfer sağlayabilirsiniz. Hem de sürücüsü
Türkçe konuşan genellikle de üniversite öğrencisi olan arkadaşların
rehberliğinde. Bunun içinde gitmeden parisdolmusu.com sitesinden rezervasyon yaptırmak
yeterli. Bugüne kadar defalarca farklı ülkede transfer hizmetini kullanmış biri
olarak söyleyeyim, bu kadar dakik, temiz ve güleryüzlü hizmeti hiçbir yerde
almadım, umarım bozmazlar.


                                 Trocadero

Otel seçimi tabii ki bütçeye bağlı bir şey, bilinen sitelerden
arayıp seçebilirsiniz. Metroya yakın olmasına dikkat edin, bir de ilk 9
bölgeden birinde olursa iyi olur. Türkçe bilen resepsiyon görevlilerinin olduğu
bir otel ararsanız bana e-posta atabilirsiniz.


Otele yerleştiniz, sıra çevreyi tanımaya geldi. Metro ile
gidemeyeceğiniz yer yok sayılır. Peki bu kadar karışık sistemi 1-2 gün de nasıl
çözeceğim. Elinize metro haritası almanıza bile gerek yok. Akıllı telefonunuza
aşağıda ikonunu gördüğünüz Paris Metro uygulamasını indiriyorsunuz işte bu
kadar. İnternete gerek duymadan çalışan bu uygulama sayesinde artık bir
Paris’li kadar metroyu iyi kullanabilirsiniz. Metroyu ne kadar kullanacağınıza
bağlı olarak tekli bilet ( 1.8 euro), 10 lu bilet ( 14.5 euro) veya günlük
Paris Visit bilet ( 1 günlük 12.30 / 3 günlük 20 euro). alabilirsiniz. Metro
girişlerindeki makinalardan kredi kartı ile işlem yapmak mümkün. Metrodan
çıkmadan yapacağınız aktarmalar için ise bilet gerekmediğine dikkatinizi çekmek
isterim.


Ulaşım işini de çözdüğümüze göre gelelim gezilecek yerlere.

Sabahtan ; Trocadero, Eyfel Kulesi , Notre Dame Katedrali’ni
gezip, hem bir şeyler yemek hem de dinlenmek için kendimizi Louvre Müzesinin
altındaki “Le Carrousel du Louvre” e atıyoruz. Birşeyler yiyip, bir iki
mağazaya göz attıktan sonra öğleden sonramızı Louvre Müzesi ziyaretine
ayırıyoruz.

              Notre Dame Katedrali Ön ve Arka Görünüş


Not 1 : Gününüz belli ise sıra beklemekten kurtulmak için
Eyfel Kulesi biletinizi önceden alın ( www.toureiffel.paris
)  . Sen nehrine arkanızı döndüğünüzde
sağ taraftaki camekanlı bölümden önceden almış olduğunuz bilet çıktıları ile
zahmetsizce giriş yapın.

Not 2 : Sanat Tarihçisi değilseniz ve de fazla zamanınız yoksa
Louvre Müzesi gezisi için : “cokgezencocuk.blogspot.com.tr/2014/12/90-dakikada-louvre-muzesi-ziyareti.html”
sayfasının çıktısını yanınıza almayı unutmayın.

Not 3 : Notre Dame Katedral’inin hem ön, hem de arka tarafını
mutlaka görün. Victor Hugo, ölümsüz eserini yıktırılmak üzere olan katedrale
ilgi çekmek için yazmış, amacına da ulaşmış ve katedrali yok edilmekten
kurtarmış.  



Paolo Veronese’nin Kana’nın Düğünü Tablosu

Ve bu tabloda Kanuni Sultan Süleyman’da resmedilmiş




İkinci günün sabahında Sen Nehrinde tekne gezisi yapabilir ve
ressamlar tepesi olarak anılan Montemartre’ye 
funiküler ile çıkıp, küçük gezi otobüsü ile Moulin Rouge un oraya
inebilirsiniz. Montemartreye çıkmışken Salvadore Dali’nin eserlerinin
sergilendiği Müze yi de gezebilirsiniz.

       



Öğleden sonranızı Şanzelize ( Champs Elysees) ve Zafer Takı
(Arc de Triomphe) gezisine ayırabilirsiniz.




Vakit kalırsa ve de ilginizi çekerse, “Pere Lachaise ve
Montparnasse Mezarlıkları” gezmek de ilginç bir deneyim olabilir.

Ana hatları gördükten sonra sıra da arka sokaklarda kaybolmak var, bu
da size kalmış…


6 yorum

  • arkutbay dedi ki:

    Sevgili merakles , yoğun ve yorucu bir günün ardından beni güldürdün , teşekkür ederim . Dostum , işin doktor kısmı doğru da hep söylüyorum ben basit ama biraz fazla meraklı bir turistim . Emekliliğimde çenem düşünce milletin beynini patlatmak için anı ve bilgi biriktiriyorum 🙂 Anlattıkların çok önemli bilgiler , bir köşeye kayıtlı duracaklar bende de . Ellerine sağlık .

  • NEŞE dedi ki:

    Her zaman olduğu gibi çok önemli nokta atışlar yine bu yazıda…Neler gerekli ise hepsine değinilmiş,çok iyi edilmiş…Teşekkürler Merakles Doktorum..En hoşu da Türk transfer şirketi..2 kişi için pahalı tabii..

  • Midgard dedi ki:

    Paris benim bir nevi ilk denebilecek yurtdışı seyahatlerimden birisiydi. Nedense Louvre´dan daha çok, Musee D´orsay´dan etkilenmiştim. Louvre´a belki de akşam gidip, hızlı gezmemizin etkisi vardır bunda. Kahvaltıda bir pastanede yediğim sandviçin tadını hala unutamıyorum. Çok bir hevesim yok Paris´e tekrar gitmeye dair gerçi, ama bir gün gidip daha bir hakkını vererek gezeceğimi zannediyorum. Teşekkürler. 🙂

  • merakles dedi ki:

    Sevgili Dostlar , değerli katkılarınız için hepinize teşekkür ederim, selamlar ve sevgilerimle…

  • biocihan dedi ki:

    Sevgili merakles; Paris e gitmeden Paris i yaşayacağım bi yazıyla karşılacağımı ummuyordum açıkçası. Bu metni okuduktan sonra daha da heyecanlı bekler oldum gitmek için sayılı günlerimi. Bilgiler için emeğine sağlık.
    Bikaç ekstra bilgi için nasıl ulaşmamız mümkün sana acaba?

  • merakles dedi ki:

    Sevgili besthser özelden mesaj attım size

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*