hindistan/chenna kesava tapınağında çıplak ayaklı bir türk

20 ocak 2008


manglore’dan-bilur’a…


goa dan sonra hindistan ın güney yolu üzerinde belirlediğim ilk tapınak ziyaretlerim için manglore treni ile yolculuk ettim…
trende tanıştığım hintli gençle beraber kısa bir tuk-tuk yolculuğu ile otele geldik.uzun tren yolculuklarından sonra bu ülkede ilk kez bir otele yerleşecek ve yatakta uyuyacaktım.


odam 250 rs(6 $) lık fiyatı ile çok kötü sayılmayacak derecede iyi…duş ve tuvaleti oda içinde.ayrıca sıcak suyu da var… otele daha sonra geri almak üzere ayrıca 2.5 $ depozito ödedim…(bu ülkenin otellerinde daima aynı uygulama ile karşılaşacağım…)


dün geceki gençlerden biri adının hint dilinde “dev” anlamına geldiğini söyleyen TRAT, 17-18 yaşlarında boylu ve iri yapılı biriydi…karanlıkta benden başka trenden inen bir turist göremediğim bu sokaklarda yanımda olmasından cesaret duyduğumu söylemeliyim.ertesi sabah bir arkadaşıyla beraber kaldığım otele kadar tekrar gelip beni bilur a yolcu edecekti…hintli gençlerin ısrarla sunmak istedikleri bu lutfu geri çeviremezdim…
çünkü bunu gençliğimde turistlere saf yürekle daima gösterdiğim yardımseverliğin karşılığında, yıllar sonra tanrının bana geri çevirdiği  ödül olarak düşünüyordum…
 


                                     *   *   *    
 sabah kettel ile hazırladığım kahvemi yudumlayarak, ince bir kahvaltı yaptım.üzerine de dünden kalan yarım kg kadar pembe renkli parmak muzlarımı atıştırdım…daha sonra trat  arkadaşıyla gelip beni bilur a a gidecek otobüs terminaline kadar uğurladı.

necdet şen, hindistan hakkındaki kitabında “hoplaya, zıplaya..!” diye anlatıyor otobüs yolculuklarını…işte tam öyle!…175 km yolu hoplaya zıplaya katediyoruz…mekanik kollu kapılarıyla istanbul un o eski halk otobüslerini anımsıyorum…sanki 70 li yıllar ve fener-balat otobüsündeyiz…arada kapı açıldığında ortalık toz-duman oluyor…akciğerlerimiz deniz anası ritminde… yanımda taşıdığım maskeyi takmıyorum…doğrusu takamıyorum… bu iyi kalpli fakir yol arkadaşlarımdan ayrıcalıklı olmak içime sinmiyor…zira onların beni hiçbir zaman soyutlamadıkları ortamlarına tozlu topraklı bile olsa saygı göstermek zorundayım.
   yolculuğun yarılandığı anda otobüs motorunun yerinden fırlayacakmışçasına bağırarak tımandığı bir tepenin düzlüğünde mola veriyoruz…yolda önümüze çıkan maymunlar burada bize iyice yaklaşabiliyorlar…o da ne ağaçların içi maymun kaynıyor.aşağıya inen hintlilerin pek çoğu kadın erkek demeden sağa-sola seyirterek doğal ortamda tuvaletlerini yapıyorlar…kimileri ise mola yerindeki çeşmeden su içip kaplarını doldururken, bir kısım hindular yol kenarındaki (bizim türbelere benzeyen) mabed e girip yüce şiva ile iletişime geçiyorlar…şu anda kendimi sanal bir kurgu dünyasında hissediyorum…


arkamdaki koltuklarda oturan biri erkek diğeri bayan iki genç italyan var…pencereden çiçeklerle bezenmiş bir tepsi içinde kırmızı boya uzatılıyor.yanımdaki hintlinin iki kaşımın arasına kırmızı boya sürmesine müsade ediyorum…italyan turistler de alınlarına tikka yapıyorlar ve tepsiye bozuk para bırakıyoruz…


   kuzey hindistan halkının , güneylilere biraz yüksekten baktığı bilinir.kuzeyde müslümanların ve budistlerin etkileri ile renklilik fazla görünse de, güneydeki tarihi objeler fiziki bakımdan daha sağlıklı görünüyor… açıkçası bu bölgedeki hindu tapınaklarının, müslümanların “put kırma” eylemlerinden kurtulmuş olduğunu söylemeliyim…bu eylemlerden sağ kurtulan en önemli eser, 17.5 mt lik çıplak “gommatesvara heykeli”…bugün içinde bilur da inip hoysala tapınaklarından “chenna kesava tapınağı” nı gördükten sonra merkezi konumdaki hassan a gitmeyi başarabilirsem, yarın bu çıplak heykeli görmek için daha fazla zamanım olacak…


   175 km lik yol 6 saatin sonunda tamamlandı…bilur a vardığımızda küçücük ama kalabalık bir otobüs garı ile karşılaştım…keseva tapınagı garajın yanından geçen caddenin sununda görünüyordu…büyük sırt çantamı vermek için emanetçi aradım…olmayınca polislere yalvardım…pek yanaşmak istemeseler de ikna etmeyi başardım.yolculuğa devam edebilmem için acele etmem gerekiyordu…mecburen bisiklet rikşaya bindim…yol boyunca pedal çeviren zayıf yapılı adamın arkasında ülkenin sömürge yıllarını düşünerek eziklik duyduğumu hatırlıyorum…


tapınak girişlerinde ayakkabınızı emanete veriyorsunuz…sıcak zeminin rahatsızlığını ve hijyeni düşünüyorsanız, yanınızda kısa çorap taşımalısınız.ben çıplak ayakla girmeyi tercih ettim…vucudumun toprakla temas etmesindeki faydayı düşünmem buna etken oldu…


kesava tapınağı neşe saçan vişnu ya ithaf edilmiş…girişteki kule ve içerideki diğer yapıtlar üzerinde şiva nın ve pek çok hindu tanrısının kahramanlık figürleri görünüyor….bunların yanında filler gibi kutsal hayvan heykelcikleri de var…açıkçası detaylara önem veren biri olmadığım için, sadece içerideki insanların maneviyatları ve mistik ortamı hissetmeye, yaşamaya çalışıyorum…bunun yanısıra elele tutuşturulmuş anaokulu öğrencileri görünümündeki batılı turist guruplarını gördükçe özgür gezmenin verdiği haz beni daha da keyiflendiriyor…

ve bu keyifli anımı çektiğim fotoğraf kareleriyle ölümsüzleştirip, bu akşam karanlığa kalmadan varmam gereken yerde beni nelerin beklediğini düşünerek tekrar yolculuğa çıkıyorum…


manglore otobüs terminalinde trat ve ben otobüsçülerle poz veriyoruz…

















kemal şanlı/pinto
burhaniye-ören



 

7 yorum

  • Zeynep dedi ki:

    kesava tapınağını çok merak ettim fotoğraflardan anladığım kadarıyla ilginç bir mimarisi ama birbirinden güzel fotoğraflar ve bilgiler için de ayrıca teşekkürler
    ve 6 saatlik yolculuğa kesinlikle değmiş

  • MIYU dedi ki:

    ilginç seyahatinizin güzel aktarımı için ve tabi ki fotoğraflarınız için çok teşekkürler.

  • rome_o dedi ki:

    hindistan gezinin günlüklerini zevkle takip ediyorum

  • süleyman dedi ki:

    her ne kadar zorlu ve uzun bir otobüs yolculuğu olmasına rağmen güzel bir hindistan yazısı olmuş

  • pinto dedi ki:

    insanı çeken bir gizem var adeta bu tür yolculuklarda…yorulmadan gidiyorsun…teşekkür ederim yorumlarınıza…

  • kitipiyos dedi ki:

    kaşlarınızın arasından fosforlanmak ne menem bir duygudur acep? yazı tarzınızda ilgimi çeken bir durum söz konusu fakat henüz beni fosforladığınız cümle hangisi anlayamadım. diğer yazılarınızı henüz okumadım amma ve lakin onların da bunlardan kalır yanı olduğunu sanmıyorum. bilhassa tam da bu yazınızın devamını okumak isabetli bir karar benim için.

  • NEŞE dedi ki:

    Sizi Türkiyeden çıkıştan beri izlemeye çalışıyorum…Güney Hindistan da genç dostunuzun eşliğinde güzel bir macera olmuş,devamını da okuyacağım..Gezgin ruhunuz övülmeye değer !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*