Heraklion-Kandiye,Knossos-Minos Uygarlığı, Girit V.Bölüm

Artık tatil yavaş yavaş bitiyor.Ama biz sonuna kadar gezmeliyiz.Sabah kahvaltıdan sonra Heraklion'a çok yakın  ve çok merak ettiğimiz Antik Çağın Minos uygarlığını göreceğiz.M.Ö 3000'li yıllara dayanan bir uygarlık. Kurulduğu şehrin adı "Knossos" ve ilk kralının adı Minos.Dorların M.Ö 1200 yıllarında Girit'i ele geçirmeleriyle uygarlık sona eriyor. Antik şehir 1878'de keşfedilmiş ama kazılara ancak 25 yıl sonra başlanabilmiş.İngiliz Arthur Evans buradaki kazıları ilk finanse eden kişi.Şehrin en önemli eseri sarayı.Burayı kuran halkın Anadolu'dan ya da Filistin'den geldiği tahmin ediliyor.Yazıyı kullanıyorlar.Mısır ile ilişkileri kuvvetli.

Harabelere geldiğimizde zar zor arabayı park edebilecek bir yer bulduk.Korkunç bir kalabalık var.Ama şunu söyleyebilirim ki sadece bu uygarlığı görebilmek için bile Girit'e gelmeye değer.Bilet alırken az bir fark ödeyerek Heraklion Arkeoloji müzesini gezmek için de bilet alyoruz.Müzeden alırsanız bu ücret çek daha fazla.

Çok harabe gezdim,Antik şehir gördüm ama bu uygarlık tamamen farklı.Herşey fazlasıyla zarif. Epeyce bir eser ortaya çıkarılmış.

Arthur Evans 'ın büstü

Bu saraydan ve Knossos'tan çıkarılan tüm eserler daha sonra gezeceğimiz Heraklion Arkeoloji Müzesinde yer alıyor.

Muhteşem yapılar.Freskler ile süslü saray çok farkedilen bir düzen.

Sarayın taht odası.Kral Minos'un tahtı. 

Siyah ve kırmızı boya kullanılmış.Burayı gezerken çok etkilendim ama esas müze görülmeli.Bu yapıların içinde kullanılan eserler ile şehir bağdaştığında inanılmaz bir uygarlık.Tavanların yüksekliğine bakılırsa kısa boylu insanlarmış.Aslında duvarlardaki kadın figürlerinden Mısırlılara benzediklerini düşündüm.Evlerinde yılan beslerlermiş.

Danseden Rahibeler freski

Deniz kenarına kadar uzanan antik cadde.

Heraklion Arkeoloji Müzesi

Hemen müzeye koşturuyoruz. Çok güzel bir bahçenin içine kurulmuş.Heraklion merkezinde.Bu müze için ne kadar zaman ayırsanız az.Muhteşem bir yer.Knasos'tan çıkartılmış eserler daha yeni yapılmışcasına duruyorlar.

Yüzler.

Aslan başlı Ryton

Phaistos Diski . Üzerindeki hiyeroglife benzer ve 45 karekterden oluşan yazılar halen çözümlenememiş.Burada bulunan en değerli parça.

Boğa bu uygarlığın simgesi.

Çoğunlukla dinsel törenlerde kullanılan çift yüzlü baltalar.

Telin üstünde bir akrobat .

Banyo küveti şeklinde süslü boyanmış lahitler.

Ierapetra'nın bronzdan Romalı heykeli (M.Ö I.yüzyıl )

Yılanlı tanrıçalar. Bu heykelcik bu şehrin simgesi.Her yerde bu heykelcikten satın alabilirsiniz.

 

Leylaklı Prens Freski. 

Ölülerin kemiklerinin konulduğu ev şeklinde kutu.

Bir Minos ev maketi.

Minos halkı heykelcikleri.

Sanki çok da insanlara benzemiyorlar.O kadar güzel eser var ki hepsini yazıma koymak istiyorum ama mümkün değil.Müzenin çıkışında hareketli bir panoda Minos uygarlığının tarihini anlatan bir sunum var. Bugün Heraklion'u gezeceğiz.Biraz oturup soluklandıktan sonra düştük yollara.

Venedik Loggia (Soylular Kulübü) Kapısında Yunanlı arkeolog Josef Katzidakis'in bronzdan plakası var.Burası da Francesco Morosini tarafından yapılmış.

Venedik Bazilikası Agios Marcos. Şimdi konser salonu olarak kullanılıyormuş.

Morosini Çeşmesi.(Aslanlı Çeşme-1628) Venedikli köklü bir aile tarafından yaptırılmış.

Venedik pencereleri göze çarpıyor.

Kale Kule duvarlarında arslan figurleri oldukça güzel.

 Yunan yazar Nikos Kazancakis bu güzel şehirde doğmuş. 

Venedik Kale Kulesi : ( 16.yy) 

Heraklion güzel bir şehir.Sakin derli toplu. Buraya tur yapan gemiler de yanaşıyor.

Fotoğraflar yazara aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*