Haydi Çinçin(4) Işık ve Gökdelenlerin Şehri

      Size biraz da Shanghai hakkında genel bilgi vereyim diye düşündüm. Belki yolu düşen olur, veya yarışmada filan çıkar, biliverirsiniz hemencecik 🙂


      Bu şehir Çin’in tüm şehirlerinden daha büyük ve daha zengin. 1990 ların sonunda çok hızlı bir büyüme sürecine girmiş. Şu anda 3100’den fazla gökdeleni var. (evet yanlış okumadınız üçbinyüz!) 17 Milyonluk nufusuyla Çin’in en kalabalık şehri. (digerleri de pek az değiller gerçi) Başta ‘Hanlar’ olmak üzere 56 tane etnik gurup bir arada yaşıyor Çin’de.

Kızıl Devrimden önce yabancı servet avcılarının ve köşeyi dönme peşinde olanların uğrak yeriymiş burası. Hatta ismi halen ‘’birini kandırarak zorla bir şey yaptırmak’’ anlamına geliyor İngilizce’de. (to shanghai) 6000 km2’lik yüzölçümü ile dünyanın en pahalı 6. şehri şu anda.

                             

      Bu parlak ışıklar altındaki Şangay’lılar ise aynı zamanda ülkenin en benmerkezci insanlarıymış. Sadece kendilerine özgü bir Çince’yle konuşur, gelişmişlikte Hong Kong’u yakalamak üzere, Pekin’den de birkaç bir ışık yılı ileride olduklarını düşünüyorlarmış. (pek te haksız sayılmazlar bence) 1949 da komünistler İngiliz, Fransız ve diğer sömürgeci devletlerin elinden Shanghai’yı ‘kurtarıp’ şehri suç örgütlerinden temizlemiş.
     Fabrikalar kamulaştırılmış ve tüm Çin’de olduğu gibi burada da son on yılda baş döndüren bir gelişme rüzgarı başlamış. Devlet öyle hamlelerle o kadar hızla geliştiriyor ki ülkeyi özel sektör ve halk bu gelişimi yakalayamıyor. Ne kadar içinde bulunsalar da bazı mantık ve genetik problemlerden dolayı biraz safça gibiler. Pratik çözümler üretemiyorlar mesela. (Gerçi o bizim milletimize mahsus:))
    Taksicilerin tamamı ve halkın pek çoğu bir kelime İngilizce bilmediği gibi. Latin harflerini hiç tanımıyor. Sanırım okullarda yalnızca üniversitede İngilizce ögretiliyor. Dil tamamen tonlamaya dayandığından Airport dediğinizde aval aval bakıyorlar. Harita okuma ise sıfır maşallah…

                             

     Bütün bu ışıklı gökdelenlerin, devasa yapıların arasında bir bölge var ki görmeden Shanghai’ye geldim diyemezsiniz. Pudong Bölgesi. Yani nehrin karşı tarafı. Hani şu Tv kulesinin ve dünyanın en yüksek gökdelenlerinin olduğu bölge. Gerçekten de bu şehrin yeni yüzü. Lüks gökdelen siteler, Jin Mao Tower, Bütük Okyanus Akvaryumu, Dünya Finans Merkezi Kulesi ve daha yüzlercesi… Etrafa kıskançlıkla bakmamak mümkün değil.

                       

                                                        

         Hemen karşı yakasına da Bund diyorlar. Burasıda sömürge zamanında yapılmış olan devasa oymalı taş binalar ve önemli şirketlerin genel müdürlükleriyle dolu. HSBC (Hong Kong Shanghai Bank) Genel Müdürlüğü ilk 1923 te burada kurulmuş mesela. Bir zamanlar bu bölgeye Çinlilerin ve köpeklerin girmesi yasakmış.. (eee keser döner sap döner, gün gelir hesap döner)


                         

        Bütün algılama kıtlıklarına, acemiliklerine karşın genelde yabancılara oldukça nazik ve kibar olmaya çalışıyorlar ama… Gerçi pazarlık sırasında ne yapıp edip sizi kazıklasalar da sokaktaki insan biraz ürkek ama nazik. (bu konuda Fransız’ların kabalıklarına kimse yetişemez zaten)

          

     Size Shanghai Expo 2010 ve Yuyuan bölgesi hakkında bir sonraki yazımda bahsedeceğim. Onlar başlı başına bir yazı konusu çünkü Anlatmak istediğim o kadar çok şey var ki burası hakkında, yeterli vakit ve internet bulabilmek ümidiyle…
                       

8 yorum

  • umutaktas dedi ki:

    ingilizce bilmedikelrini ve bundan dolayı turistlerin yaşadıkları sorunları başka yazılarda da okumustum.diğer bölgelerle ilgili yazınızı da bekliyoruz.

  • mertakinci dedi ki:

    shanghai gitmeyi düşünenler için güzel bilgiler teşekkürler

  • NEŞE dedi ki:

    Anlama ve kavramada süper hızımıza bence kimse yetişemez,leb demeden leblebi misali…Yazınızın sonunda bile olsa birkaç foto bekliyor ve devamını da merak ediyorum..Teşekkürler…

  • pnrbulut dedi ki:

    Sayın Admin Bu yazı ve bundan önceki yazılar asla böyle paragrafsız ve resimsiz sıkıcı düz yazılar değildi ama sizin sitenize aktarırkan harhangi bir paragraf atlama, resim ekleme seçenegi çıkmadığı için böyle oldu (üst menüde, alt satırda ve en sağda yer alan ikon diye birşey yok!) Bu konuda birşeyler yaparsanız yada birşeyler söylerseniz çok memnun olacağım…

  • pnrbulut dedi ki:

    Bu yazının bu hali dah iyi sanırım:))
    Teşekkürler Firefox, teşekkürler admin,ve çok teşekkürler ban canı yürekten destek olan harika öğretmenim Neşe Hanım, bundan sonra çok daha sık buluşacağız:)))

  • Zeynep dedi ki:

    kesinlikle bu yazının bu hali süper olmuş…artık diğer güzel yazılarınızı ve fotoğraflarınızı merakla bekliyoruz.

  • Freebird dedi ki:

    çin’i merak ettim dersem yalan olur ama sizin de anlattığınıza göre kesinlikle görülmesi gereken bir yer bu güzel yazı ve fotoğraflar için teşekkürler

  • NEŞE dedi ki:

    Ohhhh Pınar hele şükür,bu iş oldu,yazı renklendi,haydi hemen devamını ve yeni yazılarını bekliyorum…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*