GÜNEY’İN ŞİRİN İLÇELERİNDEN AYDINCIK

               


            GÜNEY’İN ŞİRİN İLÇELERİNDEN AYDINCIK


            Romanlarda ve filmlerde küçük kıyı kasabaları vardır hani, çoğunda balıkçılık yapılır, yeşilliktir, betonlaşma henüz uğramamıştır, Anadolu’ya özgü evleri vardır, gürültüsüz patırtısız bir memleket köşesidir. Küçük bir yerdir ama büyük aşklar yaşanır hep. Bir mevsim değil, onlarca yıl belki de bir ömür süren aşklardır o aşklar. O yerin toprağına taşına kazınır ve destanlaşır gider ağızdan ağıza, dilden dile. İşte öyle bir yer Aydıncık da.

              



           
Mersin’den Antalya’ya doğru giderseniz, Silifke ile Anamur’un arasında ilerlerken çamların arasından kıvrılarak bir düzlüğe iniverirsiniz hemen. Camdan yapılmış, çatılı, tek katlı eve benzeyen bir sürü şeylerle karşılaşırsınız sağda solda. İlk kez görüyorsanız bunların bir konut olduğunu sanırsınız önce. Ama değildir, seradır bunlar. İçinde domates, salatalık ve patlıcan yetiştirilir. Biraz ilerilere doğru gidince muz seraları da var ama Aydıncık’ta henüz muz adet değil. Sebzeciliktir burdaki halkın büyük çoğunluğunun işi. Ayrıca, göçer Sarıkeçili Yörükleri’nin kışlak yeri Aydıncık. O bölgede kışlatıyorlar hayvanlarını.



             

           
Aydıncık, Mersin’in yeni ilçelerinden biri olup bir kıyı yerleşim yeridir; doğal olarak balıkçılık ilçe halkının en önemli uğraşıyarından biri olması gerekir ama ben öyle görmedim. Birkaç küçük tekne varsa da az sayıda; balıkçılığın yeterince geliştiği söylenemez. Olması gereken kadar yararlanılamıyor denizden.


             

           
Burası, Anadolu’nun en güney noktalarından biri aynı zamanda. Havanın fazla sisli olmadığı zamanlarda Kıbrıs’ın dağlarını açık gözle görebilirsiniz. Atlayıverseniz yüzerek varılacakmış gibi gelir insana. Ya da seslenseniz, sesiniz duyulacak sanırsınız. Aydıncık’a o kadar yakın Kıbrıs.



              

           
Aydıncık’ın tarihi çok eski. Geçmişi ta Romalılar’a dayanır. Selçuk Üniversitesi’nden bir ekip kazı yapıyor orda. Kazı ekibinden bana verilen bilgiye göre, Roma ve Erken Bizans dömenimdenmiş burdaki kalıntılar. Eski adı Kelenderis’miş. 

             
   
   Görülebilecek olanların başında liman, limanın hemen yanındaki Agora ve olası bir kilisenin tabanındaki mozaikler. O taban mozaikleri çok ilginç.

             

      Liman ve çevresinin eski hali hem resim, hem de harita şeklinde betimlenmiş bu mozaiklerde. En önemli tarafı da mozaiklerin günümüze kadar hasar görmeden kalmış olması.

             

Tabi geşmişi günümüze taşıyan değer biçilemeyecek bir belge. O çağdan bu çağa bir iletişim aracı. Mozaikler Bizanslılar’dan kalmaymış.



              

           
İlçeye varır varmaz ilk uğrayacağınız yer büyük bir olasılıkla liman olur. Orada oturup, yüzen ördekleri seyrederek bir yorgunluk çayı içersiniz önce. Aç iseniz ordaki lokantalardan birine girip günlük çıkmış balıklardan yeme şansınız da var. Zamanınız bolsa bir tekne kiralayıp adalara ve kıyı mağaralarına gezmeye gidebilirsiniz. Ama aşağı yukarı bir gününüzü alır bu tekne gezintisi.



             
         
           
Tarih meraklısıysanıs yeni açılmış olan agora ve öteki kalıntıları görmeniz mümkün. Telin dışından tabi. Çünkü kazı yerine girmek henüz yasak. Kazı yeri bekçisini bulursanız mozayiği yakından görebilirsiniz. Doğal olarak resim çekmek isteyeceksinizdir. Bunun için epeyce geniş açılı bir fotoğraf makinesine ihtiyacınız olacak.



             

           
Limandan sonra, biraz beride ve üst taraftaki Dörtayak Mezarı görmeniz mümkün. Mezar, İ.S. 2. Yüzyıldan kalma olup bir Roma kalıntısıdır.



             

           
Ve Aydıncık’a varılıp da denize girilmeden olmaz. Siz istemeseniz de deniz sizi çağırır zaten. O pırıl pırıl, cam gibi suları görünce kendinizi tutamazsınız, atlayıverirsiniz o güzelim maviliğin içine.

             
               
   
            
Aydıncık’ın her tarafında denize girilir ama akla gelen en önemli iki yeri size sayayım. Birincisi ilçenin doğu tarafındaki İnce Kum. Orda, kime sorsanız önce İnce Kum’u önerir size. İnce Kum’un sığ bir denizi vardır ve bir hayli ilerlediğiniz halde sizi yutmaz. Kumu ise oldukça ince ve tozsuzdur, kesinlikle bedeninize yapışmaz. 

            

Çevre ise çam ağaçları ile kaplıdır. Her çamın dibinde piknik masaları bulunur yüzme aralarında oturup dinlenebilmeniz için. Zaten Aydıncık halkı piknik yeri olarak da kullanıyor burayı. Ayrıca çamların arasındaki büfelerden yiyecek ve içecek temin etmeniz mümkün.



             
           
Bana anlatılan, Aydıncık’ta en fazla içki içilen yer bu İnce Kum’muş. Çoğunlukla da akşamları içerlermiş burda.

            

Kulaklarınızda dalgaların şıpırtısı, çam havasını ciğerlerinize çekerken de içilir hani. Her zaman gamdan kederden içilecek değil ya, bazen böyle yerlerde zevten de içilir.

             



           
Denize gireceğiniz ikinci yer ise ilçenin batı tarafındaki Soğuk Su kumsalı. Oranın denizi de güzel ve sığdır. Bir koy olduğu için oraya fazla dalga da girmez hem. Ama bir kusuru var; üst tarafında büyük bir tatlı su kaynağı olduğu için deniz soğuktur. Yaz ortası bile tiril tiril titretir insanı.



             

             

           
Aydıncık’ı iyice seyredip, çevreyi görmekten yeterince haz alabilmeniz için önereceğim bir yer daha var size: Taş Masa. Taş Masa, Aydıncık’ın üst tarafında yüksekçe bir kayanın başı.
              

         Aydıncık’ın her yanını, kumsalları ve karşıdaki adaları kuşbakışı görürsünüz ordan. Ve denizin mavisinin, kıyıların yeşilliğinin, kumsalların beyazlığının sağladığı uyuma hayran kalırsınız.


             
             
           
Demen o ki, bir gün yolunuz Antalya’dan Mersin’e doğru olursa, (veya Mersin’den Antalya’ya) Aydıncık’ta kısa süre de olsa durup orayı gezmeyi unutmayın. Belleğinizde uzun zaman yer edecek bir yer Aydıncık.


                                                          

             

             

Mustafa SAĞLAM

                                                   

11 yorum

  • mctumer dedi ki:

    Sevgili mustafa sağlam, güzel yazın ve fotoğrafların için teşekkürler. Türkiyem’de görmediğim hat olarak mrsin antalya arası kalmıştı. özellikle gazipaşa civarını merak ediyordum. görülecekler listeme aydıncık ta ekledi. sevgiyle kalın

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Aydıncık’ın güzellikleri bir yana, özenli anlatımınızı ve devrik cümlelerinizi çok beğendim.

  • tütü dedi ki:

    Anlattığınız yerler de,fotoğraflar da,yazılarınız da birbirinden güzel ,Klikya rehberim oldunuz.Tabureli, hele hele Elaoiussa-Sebaste Mersin rotamın ilk durakları olacak.Sarıkeçili Yörükleri bir belgeselde izlemiştim,kışlıklarını da öğrenmiş oldum.Paylaşımlarınız için teşekkürler…

  • rome_o dedi ki:

    yazında fotoğraflarında güzelmiş

  • abt_smyrna dedi ki:

    Doğası pek bozulmamış bu şirin ilçe için yazdıklarınızdan dolayı teşekkür ederim.

  • nimsev dedi ki:

    Anlatım ve resimler bu yaz gidelecek yerlerin en basına yerleştirdi Aydıncıgı tesekkurler…

  • BÜLTER dedi ki:

    ne güzel yerler bulmuşsunuz, bu mersin civarında cevher var. fotoğraflarınız da çok güzelmiş çaba sarfetmişsiniz. elinize sağlık

  • bosfor dedi ki:

    Bu kadar iyi anlattığınız Aydıncığı muhakkak göreceğim ve sizi hatırlayacağım Mustafa bey zaten bizans tan kalma mozaikler yeterince ilgimi çekti, teşekkürler.

  • qmarqw dedi ki:

    Merhaba arkdaşlar bu siteyi yapan ve bizim küçük ilçemiz olan site sahibine teşekkür ederim.Gerek resimlerle gerekse yazısıyla muhteşem bir ikili oluşturmuş :)) Yazıda da belirtildiği gibi aydıncık çok güzel bir şehir gelmenizi yaz sıcağinda denizin keyfini çıkarmanızı fabrika girmemiş temiz doğasıyla sizi bekliyorum ii günler dilerim :)))

  • moyiss dedi ki:

    nasıl bir maviliktir bu böyle, illa ki güney mi mavi bu kadar merak eder dururum hep… kumunu -anlaşılan sedir adası gibi- kayasını masmavi suyunu o kadar merak ettim ki aydıncık’ın… hani böyle çooook çooook çoook yorulmuş olsam, çekip gideyim de robinson misali bir hayat süreyim artık diyecek olursam gidilesi,yerleşilesi bir yer benim için. ama eminim ben onu diyene kadar orayı benden önce keşfeder otel işletmecileri, yazlık ev düşkünleri, betona binaya tapanlar,doğaldan korkarak yaşayanlar…

  • Meral Nur dedi ki:

    Kardeşim bizde gitmeyi düşünüyoruz bayramdan sonra nasıl bir yer diye merak ediyordum.Çok güzel anlatmışşın şirin bir yer inşallah memnun kalırız.Teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*