grand canyon’a tepeden bir bakış


Vakit dar. Eni topu 4 günümüz var Las Vegas’ta. Ama Grand Canyon’da şurası. Gitmemek olmaz.

Grand Canyon’a gitmek için çeşitli seçenekler var: Günübirlik ya da konaklamalı otobüs turları, küçük uçaklar, helikopter turları vb. Bir taşla iki kuş vursak dedik. Milli olmak için biz helikopteri seçtik. Biraz urktum önce bu fikirden; insan nasıl hisseder ki helikopterde? Korkar mıyım, midem bulanır mı?


Aman…

Ne olacaksa olur. Korkunun ecele faydası yok.


Helikopter pistine gidene kadar 1 saat kara yolculuğu yapıyoruz. Minibüs’te önümde oturan Alman çiftin dudakları bir saniye bile ayrılmadı birbirlerinden. “Olayın hidayete ermesine 5 dk kaldı, 3 dk kaldı” diye sayıyorum içimden. İnsanın gözünün kaymaması mümkün değil. Bir nefes alın yahu, bir manzaraya bakın. Tanrım, çıldıracağım. Bizim ülkede olsa, çoktan yaşlı bir teyze indirmişti çantasını kafalarına. Canım ülkem. Benim de esnekliğim bir yere kadarmış. Muhafazakarlıksa, muhafazakarım. Rahatsız oldum canım. Aaaa…

Toplam 4 yolcu alan helikopterimizde yol arkadaşlarımız bunlar olursa yandık derken, neyse talih yüzümüze güldü. İki amca bizim helikoptere düştü. Amcalardan biri öne pilotun yanına ; diğeri de biraz bizim cevvalliğimiz, biraz da kendi nezaketi yüzünden en düdük yere oturdu(Amca, bizi affet ama taa Türkiye’den geldik. O kadar da para verdik. Kötü yere oturacak kadar iyi biri değilim ben). Öndeki amca süper güleç yüzlü. Bizim yanımızdaki, kötü yere oturan ise pek bir cool. Hiç yüz vermiyor.


Tur sonrası dönüş yolunda sevimli amcayla muhabbet sırasında öğrendim ki, bizimkiler fast food zincirlerinden Wendy’s’in patronları (Amcam, bin pişmanım seni kötü yere oturtuğum için. Ver elini öpeyim. Barışalım. Bir tutsaydın elimden. Olmaz mı?)

Helikoptere binmek sandığım gibi hiç kötü hissettirmedi. Anlamıyorsun bile yerden kalktığını. Uçaktan farkı çok yavaş hareket edebiliyor ve yüzeye oldukça yakın uçabiliyor (Uçak turu alsaydık, muhtemelen vadide bu kadar derinlere inemeyecektik. İsabet olmuş).

Grand Canyon gerçekten çarpıcı. Tepeden gördüm ama aşağıda da olmak istedim. Bir sonraki hedefim tekrar geldiğimde yerli köylerinde kalmak ve at safari yapmak. Bu güzellikleri yakından görmek, toprağına basa basa yaşamak lazım.




13 Mart, 2006



vegas’ta yaşanan, vegas’ta kalır




Kasim, 2005


“3 günden fazla kalınmaz, sıkılırsınız” diyenlerin aksine Las Vegas’ta rahat 1 hafta kalınır diyorum ben. Biz 4 gün kalabildik, ayrılırken hala yapamadığımız pek çok şey kalmıştı.





Abla Pansiyon sağolsun, geceden Las Vegas dergileri/ broşürleri üzerinde çalışmalara başlayıp, ertesi günün dakika dakika tum programını çıkardı. Her otelde ayrı bir atraksiyon. Koş babam koş. Nerede hangi free show varsa hepsini gördük. Ayrıca geceleri çeşitli show’lara gittik: American Pop Stars, American Storm (enteresen bir deneyimdi) ve Cirque du Soleil’den Mystere.

Las Vegas’ta yapılabilecekler:
– Kumar malum; Oynanabilir, izlenebilir, otellerde verilen ücretsiz kurslara katılarak yol yordam öğrenilebilir. Sadece 6 dolarlık kumar oynayarak hem kazanmanın, hem de kaybetmenin acısını yaşadım:)
– Oteller gezilebilir; Kimilerine konsept oteller fazla suni gelse de, özellikle İtalyan otelleri mimari zerafet açısından ciddi bir görgü veriyor bence.
– Show’lar izlenebilir; Sadece Cirque du Soleil’in 4 ayrı show’u gösterimdeydi benim orada bulunduğum süreçte. Verilen her kuruşa değer buldum izlediğim show’larını.
– Evlenilebilir; İster çiçek çocuk, ister rock’çı olarak yurdum düğün derneklerinden ayrı bir ambians yaşanabilir. Ben zengin ve sarhoş bir adamı denk getiremedim. Ayrıca çok kasmama rağmen ani gelişmiş bir düğünü de izleyemedim. Fazla mı Amerikan filmi seyretmişim acaba?
– Las Vegas’a yakın bölgelere düzenlenen günlük turlara katılınabilir; Grand Canyon, at safari, Los Angeles vb.
– Hemen her metrekarede sigara-içki içilebilir; Amerika’nın kurtarılmış bölgesi.





Cennet değil tabii ki Vegas. Ama iyi ki gittim diyorum. Fırsatı olanlara öneririm. Gezmenin kötüsü olmaz. Zengin şehirlerini gezmek de başka bir vizyon katar.

http://ozlem-pansiyon.blogspot.com

4 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Yazınız her zamanki gibi yine çok hoş…Hem eğlendim,hem bilgilendim.Helikopter turlarının pahalı bir iş olduğunu duymuştuk ama galiba verilen paraya değmiş.Tabii bu arada Alman kumrulara da çok güldüm !

  • butun_2882 dedi ki:

    Eğlenceli gezi yazısı okumak da ayrı bir keyifli…Çok eğlendim… Teşekkürler =))

  • mugeyidogan dedi ki:

    Özlem hanım, her yazınıza tebessüm ettiriyorsunuz, tebrikler

  • maliho dedi ki:

    Grand Canyon’da resim çekmeyi unuttunuz mu, yazınıza eklememişsiniz de? 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*