GOREE ADASI

 


GOREE ADASI


 


Senegal Cumhuriyeti, Senegal Nehri’nin güneyinde, Batı Afrika’da yer alan bir ülkedir. Dakar, Senegal Cumhuriyeti’nin başkentidir.


 


Dakar’da bulunan Goree Adası, 1700’li yıllarda, kölelik zamanında Amerika’ya gidecek olan kölelerin gemilere bindirilmesi için kullanılan bir kara parçasıydı. Adanın dar sokaklarında gezerek ilginç kolonyel mimariye rastlayabilir, Köleler Evi Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Adaya ulaşım Dakar’dan yolcu motorlarıyla, feribotlarla sağlanıyor, yarım saatte adaya ulaşılıyor.





 


1558’de adayı Portekizlilerden alan Hollandalılar, adaya iyi liman anlamına gelen Goree Reede adını takmışlar. Stratejik açıdan önemi büyük olan bu ada, Avrupalılar tarafndan defalarca el değiştirmiş.


 


Köleler Evi, 1776’da inşa edilmiş. asırlar boyunca burada köleler insanlık dışı muamelelere tabi tutulmuş, insanlar hijyenin dahi olmadığı böyle bir ortamda hunharca eziyet görmüş. Köle tüccarları yüzyıllarca bu adayı dağıtım merkezi olarak kullanmışlar. Bu bölgeye, bu evde olanlardan dolayı daha sonra Utanç Adası adı verilmiş.


 


Adada günümüzde yaklaşık 2 bin civarında insan yaşıyor. Küçük bir camisi, büyükçe bir kilisesi var. Malta bayrağı olan bu kilisede Pazar ayininden sonra dans edip oynayan Afrikalılara rastlamanız mümkün. Müziğin sesi adanın her yerine yayılıyor.






 


Adada araba yok. Sokakların çoğu kumlarla kaplı… Küçük ara sokaklar, sakinlik ve görsel atmosfer açısından sizi içine çekecektir. Taş duvarlı evlerin pencerelerinden sarkan çiçekler adeta hoşgeldiniz der gibidir. Ada, UNESCO tarafından koruma projesi kapsamına alınarak dünya mirası listesine girmiştir.


 


Adanın tepesine doğru yapacağınız yürüyüşte, Afrika’daki birçok kabile tarafından kutsal kabul edilen baobab ağaçlarını görebilirsiniz. Küçük Prens kitabında da geçen bu değişik ağaçlar, görülmeye değer… Tepeden Dakar’ın görüntüsü ve arkanızda göreceğiniz Atlantik’in sonsuzluğu muhteşemdir.



Feribotla geri dönmeden önce, plaja ve iskeleye yakın olan tarihi bir binada yemek molası vermenizi öneririz. “Hostellerie du Chevalier de Boufflers” isimli bu bina, 1785’de Senegal valisi olan Jean Stanislas de Boufflers’in, St. Louis’ten ayrıldıktan sonra taşındığı binadır. Şimdilerde ise küçük bir otel olmuş. Burada güzel deniz ürünleri yemeniz mümkün.




Bu adada göreceğiniz tek müze, tarihi utançları gösteren köleler evi değil, burada bir de kadın müzesi var. Afrika Görsel İşitsel İletişim Birliği (CCA), müzelerin uygarlıklara ışık tutan nesnelerin insanlara ulaşması açısından en önemli köprülerden biri olduğunu düşünerek ve Senegal’in kültrel mirasını doğru ve iyi bir şekilde anlatabilme ihtiyacından yola çıkarak, kadın haklarını koruması açısından dünya kültüründe önemli bir yeri olan Henriette Bathily’nin adına bir Kadın Müzesi kurmaya karar verdiler. Afrika’da bu müze, türünün tek örneği. 1777’de inşa edilmiş olan bina, müze olarak açılışını 17 Haziran 1994’te yaptı.






Müze, beş sergi alanından oluşuyor ve burada Senegal kadınının politik, kültürel ve dini hayatlarını gösteren objeler sergileniyor. Müzenin içinde ayrıca görsel-işitsel bir oda, bir butik, bahçeli bir cafe ve Senegalli kadınların gelerek müzede çalıştıkları ve ziyaretçilere bilgiler verdikleri bir alan daha mevcut.  E.C.A adı verilen bu alanda kadınlara özel okuryazarlık, el işi bilgileri, sağlık bilgileri gibi eğitimler de veriliyor. Yakın gelecekte burada bir bilgi belge kütüphanesi de oluşturarak, müzeyi bir araştırma merkezi haline getirme hedefleri var.  Bu kültürel organizasyon projesi, kadınlara gelir de sağlayan bir sosyo ekonomik ajans olma hedefinde ilerliyor.


 

5 yorum

  • tweety dedi ki:

    bu güzel ve faydalı bilgiler için binrota’ya teşekkürler.

  • poetrey dedi ki:

    Ben burayı pek sevdim,

  • simonbolivar dedi ki:

    Senegal…
    Az önce Jules Verne’nin “Balonla Beş Hafta” kitabını bitirdim.3 maceraperest’in balonla Afrika içlerine yaptığı muhteşem seyahati anlatıyor ve Afrika coğrafyasını tanımamıza katkı sunuyor.Ümit Burnun’dan başlayan seyahat Senegal’de sona ermekteydi.

  • mseyte dedi ki:

    belki inanmıcaksınız ama ben senegalde yaşıyorum ve her ay en az 2 defa bu adaya gidiyorum gelen ziyaretçilere rehberlik etmek için.. ama çoook ta zevk veren bi yer değil 2 veya 3 . gidişlerinizden sonra duyrulur 🙂

  • NEŞE dedi ki:

    Böyle bir adada insan bir Türkle karşılaşınca çok şaşırır herhalde…Dünya çok küçük…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*