GENÇ KAŞİFLER BREZİLYA’DA

Yaşları 12 ile 14 arası değişen 5 çocuk… Türk Hava Yolları’nın Atatürk Uluslar arası Havalimanı’ndan Brezilya Sao Paulo’ya 13 saatlik uçuşunun ardından biraz yorgun ama heyecanlı gözüküyorlar. Onlar, İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi’nin genç kaşifleri. Yusuf, Ezgi, Hakan, Muaz ellerinde birer vahşi doğa kitabı ve eminim ki her gördüklerini hafızalarına kaydediyorlar. İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi ve Doğa Koleji işbirliğiyle düzenlenen Türk Hava Yolları’nın da destek verdiği Genç Kaşifler Programının, Kaşifleri Şubat ayı için Amazon Ormanları’nı seçmişler. Sao Paulo’dan Manaus’a uçarken biraz sohbet ediyoruz çocuklarla, tabi onları uçağın camlarından dışarıyı izlemekten alıkoyabilirsek.

İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi gençlere ve çocuklara doğru ve güvenilir bilgiyi vermeyi ve bilimi sevdirmeyi amaçlayan ticari olmayan bir kurum diyor Hakan. Geçen yıl yaz okullarından Nörobilim bölümü’nden seçilmiş Genç Bilim İnsanı Yetiştirme Projesi’ne. Doğa Kolejli ve doğa tutkunu olan Hakan amazonlara gelmeden önce çok ciddi anlamda araştırmalar yapmış. Dünya’nın Akciğerleri sayılan Amazon ormanlarının yüzde 60’ının 2030 yılına kadar küresel ısınmadan dolayı yok olacağından söz ediyordu. Korkuyoruz. . . Manaus’a varıyoruz.

Amazonas eyaletinin merkezi, Rio negro’nun kıyısında ırmağın Amazon’a kavuştu yer. 1800’lü yıllarda 6 bin nüfuslu Manaus, kauçuk toplama sayesinde hızla gelişmiş. Geçirdiğimiz üç gün boyunca; Çocukların en çok sevdiği gece çıkılan pirana avıydı. Maymunları elle beslemenin verdiği mutluluğu da unutmamak gerekir tabi. Amazon ormanlarında uzun bir yürüyüşe çıkıyoruz, çoraplar dizlere kadar pantolonun dışına çıkmış, vahşi doğada fotoğrafçılık avındayız. Gördüğümüz her bitkiyi her canlıyı avlıyoruz, fotoğraf makinelerimizle… Derken yürüyüş sonunda tekrar kanolarımıza binmek üzere kıyıya iniyoruz. Çok büyük bir ağaç görüyoruz bu ağacın gövdesine vurduğunuzda muhteşem bir sesle ormanda yankı yapıyor. Çocuklarla küçük bir oyun oynuyoruz, dünyaya mesaj verelim diyoruz Ezgi, “Dünya Barışı İçin” diye vuruyor ağaca… Yankılanıyor, ve vahşi doğanın sahipleri de karşılık veriyor sesimize… Amazonlar muhteşem… Rio Negro’nun rengi; çay rengi gibi. Ağaç köklerinin suya salınmasından kaynaklanıyormuş, üzerinde gezdiğimiz nehrin asıl sahipleri timsahlar ve piranalar.

Bu güzel nehirde yüzmek için bir adaya doğru ilerliyoruz karabulutlarla birlikte. Beyaz kum ve çay renkli nehir görülmeye değer. Derken yağmur başlıyor, kanolar batıyor bizler şaşkın, çocuklar heyecanlı… Çok uzun saatler beklerken çocuklar Coşkun Aral ve Çocuk Üniversitesi Müdürü Doç.Dr. Gökhan Karabulut ile koyu bir sohbete dalmışlar. Ve ertesi gün karnaval’ın diğer adı (ya da Rio’nun diğer adı karnaval) Rio De Jenario’ya varıyoruz. “River of January”… Şehrin isminin tam yazılışı: São Sebastião do Rio de Janeiro (“Saint Sebastian of the January River”) şeklindedir. São Paulo’dan sonra, Brezilya’nın ikinci büyük şehri. Ve o muhteşem Corcovado Tepesi… Corcovado “kambur” anlamına geliyor. Tüm şehre hakim geniş bir manzara sunuyor bizlere. Copacabana ve Ipanema Plajı, Leblon, Marcana Stadyumu, büyük gölet Lagoa Rodrigo ayaklarınızın altında. Kıvrılarak yukarı çıkıyoruz bir trenle, tren yolculuğu sırasında sağımızda kalan manzara büyüleyici. Ve işte Reedemer Heykelindeyiz, ve Yusuf diyor ki “Bu heykel 2007 yılında dünya harikaları arasına girmiş, ve o kollarını açışı Brezilya’nın sıcak halkını simgeliyor” Her gün sabah 9 akşam 6 saatleri arasında ziyarete açık olan bu heykel tüm konuklarını sevgiyle kucaklıyor. Çocuklarla yaptığımız söyleşilerde aldığımız yanıtlar, bakış açıları bizi büyülüyor. Ve sonra da bu mükemmel projenin mimarlarından dinlemek istiyoruz Genç Kaşifleri.

İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Müdürü Doç.Dr. Gökhan Karabulut anlatıyor Çocuk Üniversitesi’ni…. Çocuk Üniversitesi ciddi uğraşlar, emekler, araştırmalar sonrasında dünyadaki örnekleri yerinde incelenerek elde edilen donelerin ardından kuruluyor. İki kurum var arkasında ÇOCUK ÜNİVERSİTESİ’nin…. İstanbul Üniversitesi ve yerinde öğrenme felsefesi taşıyan kurum Doğa Koleji. Amaçları; Nobel Ödülü alabilecek potansiyelli öğrencileri bulmak. Burada, yaz Okulları, kış okulları ve hafta sonu workshopları bilim temalı geziler düzenleniyor. En yoğun program dönemi yaz okulları, 40’tan fazla branşla büyük bir kitleye hitap ediyor. Adli Tıp, Yaratıcı Yazarlık, Astronomi ve Uzay Bilimleri, Genetik, Genomik, Nörobilim, Nükleer Fizik ve dahası. 3 haftalık eğitimin ücreti ise yıllardır 850,00TL. Programın kalite standardı gözetilerek her bölüme sadece 24 öğrenci alınıyor. Bursluluk imkanı sağlayan İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Türkiye’nin her yerinden öğrenci kabul ediyor. Yaz okullarına katılan öğrenciler, Genç Bilim İnsanı Yetiştirme Programına seçilmek için birer adaylar. Her bölümden yalnızca bir çocuk seçiliyor ve seçim kurulunun aile ve çocuk ile yaptığı mülakat sonrasında Genç Bilim İnsanı Yetiştirme Programı’na dahil ediliyor. Uzun yılları alıyor çocukların eğitimleri. Zaman zaman da, yerinde öğrenme felsefesiyle yurt dışına gidiyorlar. Belma Gürler belmag@istanbul.edu.tr

4 yorum

Zeynep için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*