Gecikmiş Bir Yazı ve OKURA AÇIK SON SÖZ

27 Şubat Sabahı heyecan içindeyim. Değerli arkadaşlarımla olacağım. İlk önce Sevgili Oğuz’ la buluşacağım. Hava soğuk ama soğuk hava mutluluğumu bozamaz. İnanıyorum J sıcacık geçecek günüm. Bu gün Cengiz bey’ in çizdiği rota üzerinde yürüyerek gezeceğiz. Oğuz ile körfeze nazır çam ağaçlarının arasında yürüme mesafesinde Konak bağlantılı ilk adı da İzmir Öğretmen Evi olan, daha sonra adı değiştirilerek Hasan Sağlam Öğretmen Evinde buluştuk. Oğuz’ cum erkenci, bende dakik. Biraz laflıyoruz diyemem çünkü genelde ben anlattım, sabırla dinleyen Oğuz oldu. Çaylar, kahveler içildi. Sıra Sevgili Cengiz Bey ve Buğra ile buluşma vakti. Eskiden bayram şenliklerinin yapıldığı ve adını da buradan alan Bayramyeri’ nde Cengiz bey ve Buğra’ yı bizi bekler buluyoruz. Ayaküstü hasret giderdik. Önce Bayramyeri’ nde kurulan Eşrefpaşa pazarının benim için ayrı bir yeri var, paylaşmak isterim. 8-9 yaşların da idim, ilk konfeksiyon pantolonuma bu Pazardan sahip olmuştum. Mavi, yan dikişleri biyeli, beli lastikli. Anılara gitmişken, ikinci anım Tepecik Pazarından ilk plastik oyuncak bebeğimin alındığı pazar. O bebek alınana kadar annemin ve büyük ablamın yaptığı bebeklerle oynamıştım. Neyse! Buluştuğumuz noktadan, yokuş aşağı inildiğinde Konak bağlantılı Varyant yolu var. Cengiz Bey; Saat Kulesinin 1954-55 yıllarında belediye başkanlığı yapmış, Dr. Selahattin Akçicek tarafından yaptırıldığını ve karşısında eskiden son derece kötü durumda olan Hal Binasının onarılarak şimdinin Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi yapıldığını söylüyor. Eşrefpaşa semti hakkında konuşarak yürüyoruz. Benim aklım Eşrefpaşa ismine takıldı. Eşrefpaşa isminin “ Şair Eşref ” ten geldiğini sanmaktayım. Bilgimin doğruluğunu anlamak için biraz araştırmam lazım. SONUÇ YANILMIŞIM. 1907 de vefat eden Eşref Paşa, Suriye Vali Muavinliği görevinden emekli olduktan sonra İzmir’ e yerleşmiş. Dönemin valisi Kamil Paşa’ da Ekim 1895 de “İzmir Belediye Meclisi” ne vekâleten Eşref Paşa’ yı Reis olarak atar. Ancak Reis, Mart 1896 seçimlerinde birinci sıradan belediye meclisine girer. İzmir’ in gelişimine büyük katkı sağlayan, yardım sever, aydın olan Reis yol yapımına çok önem verirmiş. Açtığı yollardan biri de İzmir’ in en uzun caddelerinden biri olan Yağhanelerden başlayıp, İki çeşmelik’ e kadar uzanan ve Reis’ in adını taşıyan  Eşrefpaşa Caddesi. Semt ve yaptırdığı cami de Reis’ in adını taşımakta. Mahalle Gezimizin bana faydası, belli oluyor. J Kültür Merkezinin ilerisinden sağa dönerek eski adı Değirmendağı olan Güngören Mahalle gezimizin başlama noktasında üç dostumun fotoğrafını çekiyorum. Meyilli sokaklarda yaşanmış ve yaşanan hayatların izlerine bakarak  taş bina olan Akarcalı Cami’ ine geldik.  Sevgili,  Cengiz Bey Cami ile ilgili çocukluk anılarını bir solukta anlatırken. Sokak arasında kalmış tarih kokan bu Cami’ nin imamı bizleri yalnız bırakmayarak, ilgileniyor. Ancak Cuma namazı vaktinin gelmesi, bir köşede cenaze’ nin olması ziyaretimizi kısa tutmamız gerektiğini hatırlatıyor bizlere. Cengiz bey anılar gemisinde kaptan biz yanında tayfa misali 1959 yılında doğduğu  evi, çocukluğunu,  12 Eylül dönemi yanlış ihbar sonucu aranan evlerini gösterip, göğsüne dayanan silahın soğuk namlusunu hissederek ve hiç unutamadığı  komşularını sevgiyle  anarak  95 in kahvesine hemen geldik. Neden? 95 diyoruz.  O yıllarda faytonculuk yapan Mehmet bey’ in fayton plakası 95 imiş. İzmir’ de ticari arabalar çoğalıp, faytona rağbet azalınca açtığı kahveye kendisiyle bütünleşen 95 ismini vermiş. Dinlediğimiz bu mini hikayenin bitişiyle, yola devam ediyoruz. Düzenleme adına, yeşilliği yok edilmiş, beton yığınlarının arasında eskinin İngiliz bahçesiyle alakası olmayan sözde bir park ile karşılaşıyoruz. Parkın eski halini üzüntü ve özlemle anlatan Cengiz Bey suratımızın asılmasına neden oluyor. Yokuş aşağı inerek Karataş Hastanesine geldik. Salgın hastalıkların artmasıyla Yahudilerin yoğun yaşadığı bu semtte 1827 yılında bir evin Hastane ye dönüştürülmesiyle açılmış. zaman içinde yetersiz kalınca bina ilavesiyle genişletilmiş. Yahudi Hastanesi olarakta bilinen hastane halen her kesime hizmet vermekte. İzmir Kız Lisesi;  İzmir Valisi Rahmi(Aslan) bey zamanında inşasına Muallim Mektebi olarak başlanmış ancak tamamlanmamış. 1919-1922 yıllarında Yunanlı’ lar tarafından Ionia Üniversitesi kurmak amacıyla tamamlanmış. 1923 yılından itibaren Erkek Muallim Mektebi, 1936 sonrası İzmir Kız Lisesi olarak faaliyet göstermiş. Karşısında İksev. Eskinin Belçika Tramvay Şirketi Binası bir ara ESHOT’ a ait  Sayaç Atölyeleri olarak ta kullanılan bugünkü İksev (İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı) ilerisinde inşasına Türkocağı olarak başlanıp sonradan  Halkevi olan Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi binalarını gördükten sonra, Tarihi Hoşgör Hamamının yanındaki merdivenleri tırmanarak sokağın hemen başındaki Cumhuriyet Eğitim Müzesi önüden geçerek Mithat paşa’ya açılan Dario Moreno  sokağına geldik. Hatırlarsanız sokak ve bu sokakta yer alan Asansör sizlere yabancı değil. Çok değil  30 Kasım’ da Binrota İzmir buluşmasında Sevgili Melis’le geldiğimiz yer. Bu kez bizim anılarımız canlanıyor. Sokak Adını; 1921 İzmir doğumlu, İzmir hayranı Yahudi Yetimhanesinde büyümesine rağmen, kendini yetiştirerek müzikte başarılı olan her fırsatta ben Türküm diyen Dario Moreno’ dan almış. Dario 1968 de İstanbul’da öldüğünde vasiyeti İzmir’e gömülmek. Ancak annesi bu vasiyetini yerine getirmemiş. Dario’ yu saygıyla andıktan sonra Asansöre binerek terasa çıkıyoruz. Asansör, Musevilerin yoğun yaşadığı  Halil Rıfat Paşa semti ile Mithat Paşa semti arasında 50 mt gibi yükseklik olduğundan iki semt arasında irtibatın kolay olması amacı ile dönem zenginlerinden Musevi Nesim Levi tarafından yaptırılmış. Tuğlaları, Marsilya’dan getirtilerek, inşaatın tamamlanması ve hizmete açılması 1907 yılında gerçekleşmiş. Uzun yıllar Nesim Levi’ ye ait olan asansör, 1983 yılında Ayla Ökmen tarafından İzmir belediyesine verilmiş. Asansör, bölgede yaşayanları her gün 155 basamak inip – çıkmaktan kurtarmış. Şimdiyse, İzmir’ in albenili mekânlarından biri.  Terası cafe – restoran olarak kullanılmakta. Güzel bir seyir kulesi olan Asansörde biraz soluk aldıktan sonra. Mutlu bir şekilde, tarihi Asansörle aşağı inerek, ayrılma noktasında tekrar bir araya gelme dileğiyle ….


Son söz yazıyı okuyan herkese açık…


 




Varyant



Dostlarım




Tarihi evler

  

 Güngören Mah.



Akarcalı Cami



Duvar yazısı


   
İçi                                                 İçi




İmam, Cengiz bey’i bırakmıyor





Seyirdeler



95 in kahvesi



Park



Yahudi Hast.


 

Cengiz bey bilgilendiriyor   




Hastane yanı



Kız Lisesi







   





Seyir Kulesi (Asansör)



Asansör Alttan




Kuleden sol Manzara




Sağ Manzara



İzmir’li ler















Kaynak; Cengiz bey yazısı ve İnternet
.

Saat Kulesi Fotoğrafı çekmemişim özür.

12 yorum

  • mctumer dedi ki:

    işin iyisi altı ayda çıkarmış. neyse ispanya ve portekizden sonra yurdumuza döndük. elinize sağlık sevgili enise hanım

  • EYLÜLADA dedi ki:

    “tekrar bir araya gelme dileğiyle ….” > İşte yarın yine görüşüyoruz Ablacım!

  • Alinda dedi ki:

    Keşke bizde orada olsaydık. 60’lı senelerde annemle babam asansörde oturuyorlarmış. En son İzmir gezimizde bu evi görmek için gitmiştik.Sonra doğduğum yer olan Karşıyaka.İzmir senin kaleminle ayrı bir güzel Enise Abla.Teşekkürler.

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    ama son söz diyince ben yanlış anladım ve korktum enise ablacımm?? ne güzel gene kıskandım bu gezinizi. izmire taşınayım diye elinizden geleni yapıyorsunuz, bana ordan bir ev bir de is/okul ayarlarsanız geliyorum eheh :)) sevgiler.

  • abt_smyrna dedi ki:

    Bensiz bir araya geleceksiniz. Valla çatlıyorum yattığım yerde. Beklediğimize değmiş yazın eline sağlık Enise Ebla.

  • oymakas dedi ki:

    Arkadaşlar Mayıs ayını iple çeker oldum. Görüşmek ümidiyle.

  • ayşegül- dedi ki:

    bilmukabele ablacığım, görüşmek dileğiyle.

  • Honeyseller dedi ki:

    Ablacığım İspanyadan yeni bir yazı beklerken izmire döndük.İzmirli dostlarınla nice buluşmalara ve yazılara.Kalemine sağlık ablacığım

  • enise dedi ki:

    Sevgili Cengiz bey sizin gibi ustaların,yazılarının yanında yazmak kolaymı? Ah.Ah/Sevgilli Melis Ev -İş arama bana katlanırsan berabar yaşarız.Okul işinden anlamam onu bir bilene sorarız.Yeterki gel.Sevgili Buğracım Yanımızda değildin ama yüreğimizdeydin,seni sürekli andık/Sevgili Arman bey ve Sevgili Ayşegül Mayıs ayını iple çekiyorum.Bütün arkadaşlara teşekkürler…

  • BÜLTER dedi ki:

    daha önce okumuş yorum yazamamıştım.mayıs ayında görüşmek üzere enise abla.

  • fakioglu dedi ki:

    Enise Abla sen anlatırken aynı yollardan geçmek istedim ben de… Ancak o zaman oturacak taşlar yerine :)) Verdiğin bilgiler için teşekkürler..

  • maeve dedi ki:

    cengiz beyin yazdığı değirmendağı tatar mahallesi yazsısını daha yeni okudum . Çocukluğum benimde o mahalleler de geçti. Çocukluğum da yaşadıklarım, hemen hemen ayni kişileri tanımak ve hatıralara sahip olmak çocukluğumuzun seyyar satıcıları – şambalici unutmuş – tekrardan hafızama düştü . O zamanlardaki huzur, akrabalar komşular, sokakta bütün gün koşturmaca oyun saklanbaç ip atlamaca daha pek çok şey çok güzeldi. Beni o günlere döndürdünüz teşekkür ederim ellerinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*