G. Afrika: Doğa ve Medeniyetin Buluşma Noktası

Heyecan verici bir seyahatti. Kruger’de safari macerasının ardından, zenci ve beyazların ayrı mahallelerde yaşadığı dünyanın en tehlikeli şehri sayılabilecek Johannesburg’u; yapaylığın ve ihtişamın merkezi Sun City’i görmek ilginç bir deneyim oldu.

Güney Afrika Cumhuriyeti, “Afrika” denilince akla gelen pek çok şeyden ziyade bir Batı Avrupa ülkesine benziyor. Oldukça gelişmiş kentleri, endüstrisi, turizm potansiyeli ile bulunduğu kıta ve bölgede özel bir yeri var. Bunda ülkenin uzun yıllar bir koloni olmasının ve Avrupa devletlerinin ülkedeki yatırımlarının payı büyük tabii ki.

Güney Afrika’nın bu en büyük ve gelişmiş şehrinde görülecek öyle çok şey var ki… Müzeleri, binaları, ama daha önemlisi kozmopolit kültürü ve hızlı yaşamı ile büyüleyici bir yer olan Johannesburg… Elmas, platin, altın ve kömür yatakları sayesinde güney Afrika’nın en büyük endüstri merkezi haline gelmiş şehir turistik açıdan oldukça iddialı.



Güney Afrika’nın güney batısında bulunan Cape Town, Masa Dağı’nın eteklerinde doğal güzelliklerle iç içe kurulmuş bir şehir. Cape Town’da bulunan Table Mountain (Masa Dağı) adı gibi bir yeryüzü şekli, dağın zirvesi dümdüz olduğundan en çok turist çeken yerlerden birisi. Cape Town’da bulunan ve daha önceleri büyük bir çiftlik olarak kullanılan Kirstenbosch parkında yüzlerce ağaç türüne rastlamak mümkün. Hollanda ve İngiliz mimarisinin hâkim olduğu Cape Town’da güzel Güney Afrika’nın değişik lezzetlerini tatma fırsatını kaçırmadım.  


Sun City,
Johannesburg’a iki saat uzaklıkta… Otel, sinema, binicilik kulüpleri ve eğlence merkezleriyle Güney Afrika’nın Las Vegas’ı… Sun City’de her şey düşünülmüş, denizin olmadığı şehre deniz ve yapay dalga getirilmiş. Yapay şelaleler, yapay dev fil heykelleri, yapay insan yüzleriyle işlenmiş kayalıklar, yapay sahiller…


Madikwe Safari Parkı ise Johannesburg’a  birkaç saat uzaklıkta ve Güney Afrika’nın neredeyse tüm filleri burada. Kruger  Safari Parkı ise Güney Afrika’nın en eski ve vahşi yaşamın korunduğu safari parkı ve turistik safari bölgesi. 20000 km2’lik bu alanda arabayla gezerken, belgesellerde gördüğünüz tüm Afrika hayvanlarıyla karşılaşmanız an meselesi. Hayvanlar gece avlandığı için safariye ne kadar erken çıkılırsa o kadar çok hayvan görme şansınız var. Çoğunu gördük, ancak Güney Afrika’ya yolunuz düşerse siz de benim gibi göremediklerimiz için üzülebilirsiniz…

Bayi gezileri için önemli detaylardan biri, gidilen noktada iyi hizmet alabilmek… Güney Afrika bu bakımdan da özel bir yer. Renkli seçenekler sunan, farklı bir deneyim yaşamaya olanak tanıyan üstelik vize sorunu yaşatmayan Güney Afrika’yı görün deriz.

4 yorum

  • Fetile dedi ki:

    şu sıralar en çok gitmek istediğim yerdir; teşekkürler, çok güzel bir yazı olmuş.

  • TALYA dedi ki:

    Mart ayı içinde yapmayı planladığım bu gezi için farklı-ipucu olacak bilgiler aradım ama…sizinle aynı fikirdeyim gezilecek bir yer.Turizm Fuarında edindiğim bir Türkçe broşürde gezilecek yerler listesinin 14. sırasına yükseldiği yazıyor.2010 yılında Futbol Şampiyonası yapılacağı da belirtiliyor.Teşekkürler.Daha detaylı olmasını arzulardım.

  • enise dedi ki:

    Sevgili Velit bey güzel paylaşımınız için teşekkürler..

  • Zeynep dedi ki:

    farklı bir deneyim yaşamak için kesinlikle gidilip görülmesi gerektiğini düşünüyorum…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*