FİDEL’İN KÜBA’SI

FİDEL’İN KÜBA’SINDA ON GÜN Küba adası Kuzey Karayipler de Karayip Denizi , Meksika Körfezi ve Atlantik Okyanusu’nun kesiştiği yerde bulunur. Sosyalist planlı ekonominin aktif olduğu bir halk devletidir.Karayipler in en kalabalık ülkesidir.dili İspanyolca olup para birimi Kuk ‘tur. İklimi yağmur zamanı ve kurak zamanı diye ayrılır. Hiç kış yoktur hatta mevsimler yoktur. Yağmur zamanı bol yağmurun kasırgaların olduğu dönemdir. Kurak zamanı ise ısının oldukça yüksek olduğu turistlerin en çok ziyaret ettiği mevsimdir. Halk Beyzalar ve zencilerden oluşur. Mutlu olmasını bilen bir halka sahiptir. Kısaca aklımda kaldığınca verdiğim bilgilerden sonra uzun zamandır gitmeyi istediğim Küba gezisine eşim ve 2 arkadaşım ile gitmeye karar verdik. 20 Ekim sabahı büyük bir heyecanla yolculuğumuz başladı. Çok keyif alacağımıza inandığım tatilimize böylece başlamış olduk. Oldukça bilgili olan rehberimiz ve 46 yolcusu ile önce Madrit’e 4 saat gibi bir sürede ulaştık daha sonra ise 7 saatlik heyecanlı bir bekleyişten sonra nihayet uçağımıza bindik 10 saat süren gece yolculuğunun ardından Küba’nın Jose Martin havaalanına indik. Pasaport işlemlerinden sonra bizi bekleyen Çin malı Yutong marka çok lüks olmayan ama oranın şartlarına göre oldukça lüks olan otobüsümüzle 1930 yılında inşa edilmiş olan ülkenin en güzel oteli olan Nacional otele yerleşiyoruz. Otelimiz oldukça güzel ama özelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş şık mimarisi ile bizi karşılayıp hoş geldiniz kokteyli olarak ünlü içecekleri Mojito ile bizi karşılıyor. Mojito ron ve nane yaprakları ile süslenmiş içerken çok hoş tadı olan ama içtikten sonra çabuk uyku getiren bir milli içecek.Geceyi otelimizde geçirdikten sonra sabah güzel bir kahvaltının ardından güzel Küba’nın güzel şehri Havana’yı gezmeye başlıyoruz. İspanyol mimarisinin etkileyici örneklerine sahip 50’li yılların Amerikan arabalarının sıkça görüldüğü , Barok tarzı muhteşem binaları ile ünlü sokakları Unesco’nun koruması altında olan sokaklarında gezmeye başlıyoruz. İlk durağımız Efsanevi Lider Castro’nun saatler süren nutuklarını attığı devrim meydanını gezmeye başlıyoruz. Burada gizli kahraman Jose Martin’nin görkemli anıtından da bahsetmeden geçemeyeceğim. Gece geçtiğimiz zaman çok daha güzel göründüğüne şahit olduğumuz Maliye binası üzerindeki Che figürünü ve Fidel Castro figürünü görmekten keyif alıyoruz. Büyük devrimci Che aslında Arjantinli bir doktor ama Küba’ya gelip devrime katılmış olan bir kahraman . Esas adı Ernesto Guevara fakat Castro daha sonradan ona Che adını veriyor. Resimlerimizi çektikten sonra devrim öncesi Amerikan etkisini gösteren Washington ‘daki Capitol’den esinlenerek yapılmış El Capitolo katedral meydanını görüyor ve burada 50 ‘li yılların Amerikan arabalrı ile resimler çekiyoruz. Gezimize devam ederken Malecon sahil şeridine varıyoruz burada Amerikalıların konuşmalar yaptığı veya kendilerine ait görselleri astıkları binanın önüne geldiğimizde 130 adet bayrak direği ile karşılaşıyoruz bu bayrak direklerine Küba’lılar Amerikalılara ait bir şey görmek istemediklerinde siyah bayrak asarak görüntüye engel oluyorlar aynı zamanda amerika’lılar konuşma yapıyorlarsa çok yüksek ses açarak müzik yayını yaparak kendilerince onları protesto ediyorlar ….Küba’lıların akşamları sahil şeridindeki duvarlara oturup çekirdek çitlediklerini gelen geçeni seyrederek eğlendiklerini öğreniyoruz. Gezimize Ernest Hemingway’in her zaman gittiği barlar sokağında soluklanıp kahvelerimizi içiyoruz. Yemek farklılığını çok fazla görmediğimiz Küba’da lezzetli tavuk ve pilavdan oluşan yemeğimizi yedikten sonra Küba’nın gerçek Ron unun yapıldığı ünlü Havana Club Ron ‘a giderek ron yapımını görüyoruz ve alış veriş yapıyoruz. Küba’da bizi en çok duygulandıranda Küba’nın en önemli caddelerinden birinde Castro tarafından yapılmış olan Atatürk Büstü oldu . Castro Atatürk’ü överek onun çok büyük bir devrimci olduğunu belirtmiş onun yaptıklarını kendisinin yapamayacağını söylemiştir. Bizler Atamızı orada görmekten çok mutlu olduk çok güzel bir büst yapılmış kaidesindede hem İspanyolca hemde Türkçe olarak YURTTA SULH CİHANDA SULH sözleri yer almaktadır…. Bu gurur yaşadıktan sonra Küba’nın en büyük el sanatları çarşını gezerek çeşitli süs eşyaları ve eşsiz güzellikte tablolar satın alıp onları onaylatıyoruz. Küba sokaklarında gezerken bir çok yerli sanatçının dans ettiğini çok güzel hareketli Latin müzikleri yaptığını görüyor bizlerde onlara katılıyoruz . Yerer kıyafetler giymiş olan bayanlarla para karşılığında resimler çektiriyoruz. Ailelerin çocuklarını çok küçükken müzik ve resim yapmaya teşfik ettiğini öğreniyoruz .Çünkü bu onların geçim kaynağı oluyor yapılan resimleri satıyorlar ve ailelerine katkıda buluyorlar . burada kimse sadece kendi ailesinden meshul değil mutlaka kendi ihtiyaçları ile birlikte birilerine de bakmak zorundalar yani kimse yalnız değil ….Ben onalar Ağustos Böceği adını taktım aynen öyle sürekli müzik yapıp dans ediyorlar. Gezimize 50’li yılların nostaljik Amerikan arabaları ve Amerikan müzikleri eşliğinde şehir turu ile devam ediyoruz. Calle Obispo caddelerinde yürüyüş yapıp alış veriş yapıyoruz . Aslında alınacak pek bir şey yok ama yinede almadan geçemiyoruz…. Akşam rehberimizin hazırladığı ünlü Küba’lı grup Compay Segundo ile çalmış olan Küba’lı sanatçıların ritm ve salsa dansları eşliğinde Plazage Vieja ‘daki otanik restorantta lezzetli istakozlarımızı yerken canlı küba müziğine doyuyoruz.Küba2da tavuk en çok tüketilen besin maddesi ama bizimde olduğu gibi sunu değil doğal olarak yetişmiş tavuklardan yemek yapılıyor. Çok fazla pilav ve beyaz lahanadan salata yapılıyor. Bizede olan tatlı kabaktan rende yapıp çiğ olarak yeniyor. Şimdi birde çok önemli bir gelenekten bahsetmek istiyorum bizde nasıl erkek çocukların sünneti önemli ise ordada kızların genç kızlığa ilk adımı olarak görülen 15 yaş törenleri yapılıyor. Bu törenler için kız babaları kızları doğduktan sonra yıllarca para biriktiriyor ;doğum gününe bir hafta kala kız için çok şık elbiseler kiralıyor .sütüdyoda ona resimler çektirtip albüm yaptırıyor ama bu resimler oldukça seksi olup eve gelen her kese gösteriliyor. Ama bu törenler kesinlikle turistik bir tören değil her genç kıza yapılan tören . parası olan baba bir yer kiralayarak kızına bu töreni yapıyor mutlaka otellerin bahçesinde resimler çektiriliyor. Tören sırasında kız hiç danas etmiyor ilerleyen saatlerde kız daha rahat bir kıyafet giyerek her kesle dans ediyor ve eller üstünde gezdiriliyor genç kızın o hafta her isteği yerine getiriliyor 15 yaş töreni yapılan kız artık erkek arkadaş sahibi olabiliyor. Bizde otelimizde törene hazırlanan bir genç kızla karşılaşıyor ve onunla resim çektiriyoruz. Bu kadar yazılandan sonra bir efsaneyi çürütmeye sıra geldi puro fabrikasını gezmek . Kesinlikle resim çekilmiyor ve oldukça ilkel şartlarda purolar sarılıyor hiçbir parçası ziyan edilmiyor hatta damarların dan da tütün kolonyası imal ediliyor. Öyle söylendiği gigi genç kızlar bacaklarında puro sarıyorlar diye kesinlikle öyle bir şey olmadığını hayal kırıklığı içinde görüyoruz . Purolarımızı satın alarak ordan ayrılıyoruz .yanlız dikkat edilmesi gereken bir hususta bazı purıların yurt dışına çıkarken fazla alınaması çanta başına sadece iki kutu puro alınabiliyor ama küçük kutulardan alınabiliyor birde sokaktan puro almamak gerekiyor sahte olma ihtimali oldukça yüksek oluyor. Daha sonrada bir tütün çiftliği ziyaret edip orada ev yapımı purolardan satın alıp tütünün işlenmesi hakkında bilgiler alıyoruz.. Akşam olduğunda bizi oldukça lüks bir mekanda muhteşem Tropicana Show bekliyor mükemmel bir gösteri izliyoruz … Küba sağlık bakımından mükemmel bir yer sayılmaz ama bir çok ünlü buraya tedaviye gelmiş ama ne kadar iyileşmiş bilemiyoruz .Dikkat çeken bir başka hususta bebek ölümlerinin hiç olmaması .Doktor çok var ama internet çok kötü ve pahallı olduğndan kendileri yeterince yetiştiremeyip geliştiremiyorlar. Kitapta sınırlı tabiî ki.. Eğer Küba’dan deniz yolu ile kaçabilen olurda Amerika sahillerine ayak basarsa otomatik olarak Amerikan vatandaşı olmaya hak kazanıyor. Ülkede ambargo olduğu için pek çok şey bulunmuyor örneğin cam yok üretimi de yok camınız kırılırsa veya yeni yapılan binalara aleminyum dan panjurlar yapıyorlar …İlaçlar ise hep doğal yolla bitkilerden yapılıyor … Dört günlük dolu dolu Havana gezimizden sonra Cienfuegos a doğru yola çıkıyoruz.Yolda para gösteren insanlar görüyoruz bununda anlamı yolculuk için para verebilirim .Aracınızda yanlız olursanız ceza ödemek zorundasınız araçlarada yanlız seyahat etmek yasak onun için para gösterenleri almak daha çok işlerine geliyor.yine yolda duran polisleri görüyoruz buda gözle radar yani gözü ne kadar süratli gittiğinizi tespit edip ileride çevirilip ceza yiyorsunuz. At arabalarından oturma yerleri yapılmış dolmuş olarak kullanılıyor aynı şekilde kamyonetlerde oturma yerleri yapılarak dolmuş olarak kullanılıyor. Yolumuzun üzerinde bulunana ülkenin tek yırtıcı hayvanı olan 4 metre boyundaki timsahların yaşadığı timsah çiftliğine uğrayıp timsahları yemliyoruz bazı arkadaşlarımız orda timsah etini de yiyerek deniyorlar. Daha sonra 1819 yılında Fransız yerleşimcileri tarafından kurulan 2005 yılında Unesco tarafından korumaya alınmış olan Clenfuegos şehrini ve muhteşem Tomas Terry tiyatrosunu geziyoruz ve Trinidad’a doğru yola çıkıyoruz.Biz orda olduğum zaman başlamış olan kasırga bizi çok etkilemesede otelimize yağan yağmur ve sert esen rüzgardan dolayı oldukça tecrübeli şöförümüz sayesinde ulaşıyoruz .aslında karanlığa kalmamamız gerkiyordu zira hava kararınca turst taşımak yasak çünkü ülkede sokak lambası bulunmuyor çok önemli caddeler dışında.. Otelimiz Trinidad Del Mare sıcak yaz tatilleri için inşa edilmiş bazı odalarında suyu akmayan bazı odalarında elektriği olmayan gerçek bir Küba oteli .. Sabah kahvaltımızın ardından Trinidad’ın küçük taş sokaklarında yürüşümüzü yapıyor giderken yanımıza almış olduğumuz sabun,kalem, ruj, krem gibi eşyalarımızı onlara dağıtıyoruz ve çok mutlu olduklarını görüyoruz özellikle genç kızları sabun ve ruju çok severek aldıklarını okul çocukarınında kalemlerimizi almak için yarıştıklarını görüyor onları mutlu etmekten büyük keyif alıyoruz. Hatta uçaktan bazı arkadaşlar battaniye aldı onları bile dağıttılar .Ve geldik Che ‘yi efsaneleştiren Santa Calara şehrine commdante Che Guevara tarafından ele geçirilen ve Batista ordularının neredeyse her cephesini taşıyan zırhlı tren müze parkını görüyoruz ;Che Guevara ‘nın mozalesini görüp El Che ‘nin çivi yazısı ile yazılmış olan anıtını resimleyip yolumuza devam ediyoruz. Artık son şehrimiz olan Valedro ya gelip Melia Varadero otele yerleşiyoruz .Otelimiz muhteşem bir sahile sahip sahilde bizde olduğu gibi mini pazarlar kuruluyor ufak alış verişler yapıyor ve en önemlisi bayanları ))) Artık buradagençleştirdiğine inandığımız Alice kremlerinden alıyoruz hepimiz serbestiz son iki günümüzü bol bol Amerikan arabaları ile otomobil uçar gider misali rüzgar ve güneşe karşı şlehir turları yapıyoruz. Ünlü Dupont Ailesinin Restourant ve cafe olarak kullanılan evinde mükemmel bir saksofon eşliğinde muhteşem manzasını seyredip lezzetli Pinacolada ‘larımızı yudumluyoruz. Pinacolado Süt ,Hindistan cevizi sütü ron ile yapılan ananas ile süslenen mükemmel bir soğuk içecek .. Buradan Alpacino’nun evini gezmek için gidiyoruz orasıda cafe olarak kullanılıyor ama fırtınadan ve yağmurdan su basmış olduğunu görüp sadece resimliyoruz. Turların olmazsa olmazı bayanların en sevdiği bölüm alış veriş içinde burada Grand bazzarı buluyoruz oradan çeşitli tablolar takılar alıyor yine şık Amerikan arabalarımızla geziyoruz . Artık demir almak günü geliyor ve biz çok güzel anılar ve mükemmel bir tatil yapmış olmanın verdiği mutlulukla uzun dönüş yolumuza başlıyoruz .Unutmadan gelirken hava alanındanda Black Coral almadan uçağa binmiyoruz . Tavsiyem şudur kesinlikle gezginlerin gidip görmesi gereken bir ülke . Gidin görün ve bu güzelliği mutlaka yaşayın…..

2 yorum

  • merakles dedi ki:

    Yazıları biraz büyütüp, biraz da fotoğraf eklerseniz sevinirim.

  • NEŞE dedi ki:

    Nevin hanım,zevkle okudum,teşekkürler..Araçlarda tek kişi seyahat yasağına bayıldım,darısı başımıza.Otelinizin adını her gidenden duyduk,herkes çok beğenmiş…Otomobillerdeki klasik güzellik de bir başka doğrusu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*