Farklı silahlarla baştan çıkaran şehir Viyana
















Yemen Valisi Özdemir Paşa 450 yıl önce imparatorluğun başkenti İstanbul’a kahverengi çekirdekler yollamış. ‘Kahve Yemen’den gelir’ atasözü de bu vesileyle Türkçe’deki yerini almış. Başarısızlıkla sonuçlanan II. Kuşatma’dan sonra Viyana kapılarından dönmek zorunda kalan Türkler, yanlarında götürdükleri bu çekirdekleri çuvallarıyla beraber geride bırakmışlar.
Esir düşen askerler de Avusturyalılar’a yepyeni bir lezzetin kapılarını aralamışlar. Klasik müziğin beşiği olan Viyana’nın sokaklarında kırmızı tramvaylar gelin gibi süzülmekte. Bir haziran sabahı, Viyanalılar her zamanki sakin yaşamlarına devam ederken, Türkler sayesinde günlük yaşamlarına giren kahvenin tadını güneşin eşliğinde çıkarıyorlar… Yeni yerleri keşfetmeye meraklı mısınız? Klasik müziğin beşiği Viyana, bekliyor.


Gelin siz de Central, Demel, Oberlaa veya Landtmann gibi klasik bir Viyana kahvesinde kahvaltıyla başlayın güne. Melange’nıza krosanı andıran ve Osmanlı’nın hilali biçiminde yapılan Kipferl veya yuvarlak Semmel ekmeğiyle, reçel eşlik etsin. İmparator ilk kahveyi yapıp satma iznini, savaşta Osmanlı orduları arasına sızıp büyük yararlılık gösteren Kolshitzky isimli tüccara vermiş. Viyana’nın ilk kahvesi 1684’te açılmış, 1700’lerin başında sayıları dörde, 1900’lerde 600’e ulaşmış.


Kafeler, kahvehaneler, gerçek birer kıraathane (okuma evi). Sohbet ediliyor, fikir alışverişinde bulunuluyor, bolca gazete ve dergi okunuyor. Bu kafelerin sıkı müdavimlerinden Stefan Zweig bu kültürü şöyle özetlemiş: ‘Viyana kahvehaneleri eşi benzeri olmayan özel enstitülerdir, demokrasi kulüpleridir, yenilikler için öğrenim görme ve aydınlanma yerleridir.’


Viyana Avrupa’nın en düzenli, rafine ve kompakt şehirlerinden biri. Yaşam çok kolay. Opera binasının önünden (Eski şehri bir halka gibi saran) ring’in üzerinde devamlı dönüp duran 1 numaralı tramvaya binin. Yaklaşık 20 dakika içinde şehrin en önemli binalarını göreceksiniz. İlk olarak sağınızda, içinde Mozart heykeli bulunan Burg Parkı ve Efes müzesine de ev sahipliği yapan Hofburg Sarayı kalacak. Solda ise sırayla Sanat ve Doğa Tarihi Müzeleri, Müzeler Bölgesi, Parlamento, Belediye Sarayı (Rathaus), Viyana Üniversitesi ve Votiv Kilise eşlik edecek bu görsel yolculuğa.


Schwedenplatz’a geldiğinizde solunuzda Tuna’nın kanallarından biri kalacak. Burada inip yukarıya Stephansdom’a yürüyün. Şehrin en görkemli katedraline vardığınızda artık tam merkezde ve en hareketli cadde olan Karntner’in üzerindesiniz. Hemen devamındaki Graben ve Kohlmarkt’la beraber Karntner adeta şehrin vitrini. Sadece yaya trafiğine açık bu bölgede hayatın tüm renklerine şahitlik edin. Sonra Mozart Kugeln denilen çikolataları mideye indirip Julius Meinl adındaki şık markete bir göz atın.


İMPARATORLAR MEKANI


Öğle vakti karnınız acıkırsa Viyana’nın en meşhur yemeği olan schnitzel’i, patates salatası (Kartoffel Salad) eşliğinde Figlmüller’de yeyin. Porsiyonlar tabaktan taşacak kadar büyük. Tercihiniz hafif bir şeylerse Nordsee’de fastfood deniz ürünlerini tadın ya da sokakta satılan ve şehrin spesiyalitelerinden biri olan Wurst’u (Sosis) deneyin.


Öğleden sonra imparatorların mekanına yolculuk var. Metronun U4 hattıyla Habsburg’ların görkemli sarayı Schönbrunn’a gidin. 8,5 Euro verip İmperial turu yapın. Arka bahçesinde yürüyüp, tepedeki Gloriette’ye çıkın. Manzara tam krallara layık. Avrupa’nın en eski hayvanat bahçesi de Schönbrunn sarayında bulunuyor.


Viyana’ya gidip konser dinlememek Eyfel Kulesi’ni görmeden dönülen Paris seyahatine benzer. Şehrin ciğerleri gibi olan Stadtpark’ın hemen yanında yer alan Wiener Kursalon’da özellikle valsin babası sayılan Johann Strauss’un eserlerinden oluşan bir repertuvarla klasik müzik dinleyip kulaklarınızın pasını silebilirsiniz.


Geç bir yemek yiyecekseniz tercihiniz Fabios olsun. Yemekler çok güzel ama asıl amaç görmek ve görünmek. Tüm Viyana sosyetesi burada, aklınızda olsun. Yemek için diğer iyi bir alternatif de Motto. Gece hayatına meraklıysanız, Take Five ve Sky Bar’ı deneyin. Viyana’da ikinci bir gününüz varsa sanata zaman ayırın. 1683’te Türkleri yenen Savoy’lu Prens Eugene için yazlık ikametgah olarak yapılan Belvedere Sarayı’na merkezden D tramvayıyla gidebilirsiniz. Eski Ahit kahramanı Judith’in tablosu önünde büyüleneceksiniz.


SANATSAL BELEDİYE


Belvedere Sarayı’ndan sonra Rathaus’a (Belediye Binası) gidin. ‘Gezi yazısında bir belediye binasından bahsedecek kadar kayda değer ne var?’ diyebilirsiniz. Sözkonusu belediye binası Viyana’da olunca, o da farklılıktan nasibini alıyor. Yaz akşamları o görkemli binanın ön cephesinde, kocaman bir alanda geniş bir perde ve sahne önünde birbirinden muhteşem gösteriler, konserler var. Banklar yetersiz kaldığında ağaç dipleri ve çimenler, en güzel salonların loca keyfini aratmıyor. Bu salonun kubbesi de muhteşem. Lacivert bir gökyüzü ve binlerce yıldız. Noel zamanı ise şehrin en hareketli yeri belediyenin önünde kurulan pazar.


Belediye Sarayı’nın karşısında yer alan Burg Theater’ın içindeki Vestibül restoran şık ambiyansı ve lezzetli yemekleriyle hem öğle, hem de akşam yemekleri için ideal bir seçim. Yemek sonrasını bir Fiaker (Fayton) turuyla renklendirebilirsiniz. Stephansdom’un yanında bekleyen faytonculara 65 Euro verip 35 dakikada şehrin önemli yerlerini görebilirsiniz. Viyana bölgelere ayrılmış bir şehir. Merkez 1. bölge kabul ediliyor ve şehir toplam 23 bölgeden oluşuyor. Öğleden sonra 3. Viyana’ya gidebilirsiniz. Hundertwasser isimli ünlü mimarın yaptığı 52 evden oluşan bina ilginç dış cephesi ve rengarenk seramikleriyle ziyaretçileri şaşırtan bir yer.


KOKTEYL VİYANALI


Akşam yemeği için gidebileceğiniz ve şehrin 19. bölgesinde bulunan Heuriger restoranların özelliği Avusturya’ya özgü mezeler eşliğinde kendi üzüm bağlarında yapılan şarapları misafirlerine ikram etmeleri. Fondaki akordeondan yayılan müzik de ayrı bir lezzet katıyor yemeğinize. Grinzing denilen bu bölgeye Schottentor durağından bineceğiniz 38 numaralı tramvayla gidebilirsiniz. Grinzing en popüler yer. Ancak benim gibi turistik değil de yerel tatlar taraftarıysanız ve üniversite yıllarınızdan ikisi bu güzel şehirde geçmişse tercihiniz, Neustift am Walde olsun.


Gerçek Viyanalı Avusturyalı değil, daha çok bir kokteyldir. Anneannenin Macar, babaannenin Polonyalı, dedenin Rumen olduğu bir melezdir. Buna çok fazla şaşırmamak lazım. Ne de olsa Avrupa’nın büyük bir kısmında 600 yıl kadar hüküm sürmüş çok uluslu görkemli Habsburg İmparatorluğu’nun çocukları onlar. Viyana’da birçok başkentin aksine nüfus azalıyor. 1900’lerde iki milyonu aşan nüfus bugünlerde 1.6 milyona inmiş durumda. Anne başına 1.3 çocuk düşüyor. Bir işgüzar bunu ‘Viyanalılar çocuk bakmaktansa artık köpek bakmayı tercih ediyorlar’ şeklinde açıklıyor. Gerçekten de köpekler her yerde ve baş tacı durumundalar.


Viyana, cezbedici, baş döndürücü, baştan çıkarıcı bir şehir. Ve bu baştan çıkarıcılık o kadar farklı cepheden ve o kadar farklı silahlarla vuruyor ki, birinden kaçsanız bile diğerine mutlaka yakalanıyorsunuz, benden tavsiye kurban olmaktan çekinmeyin, memnun kalacaksınız!


NEREDE KALINIR


Hotel Europa Tam merkezde. Kafesi de çok popüler. www.austria-trend.at Radisson SAS Palais Hotel Ringin üzerinde, 1872 yılında yapılmış iki sarayın başarılı restorasyonu. www.radissonsas.com Intercontinental Wien Odaları küçük olmakla beraber güzel bir beş yıldızlı. www.vienna.intercontinental.com Oteller hakkında ayrıntılı bilgi için www.select-tours.com


NEREDE YENİR


Figlmüller 11,50 Euro’ya schnitzel yiyip 1,80 Euro’ya bira içebilirsiniz. www.figlmueller.at Vestibül Öğle yemeği için Mittagsmenu dedikleri 14,50 Euro’luk özel bir fiyatları var. www.vestibuel.at Altes Presshaus Grinzing’deki en eski Heuriger. www.altes-presshaus.com Zum Schwarzen Kameel 1618 yılından beri aynı yerde. www.kameel.at


Fabios www.fabios.at Kervansaray Bir Viyana klasiği. Türk yemekleri ve deniz ürünleri deneyebilirsiniz. www.hummerbar.at Palmenhaus Hofburg Sarayı’nın içindeki serada palmiyelerin altında yemek. www.palmenhaus.at


 

Siz de “Bilgi paylaştıkça güzeldir” diye düşünenlerdenseniz, bilgi güncellemelerine katkıda bulunmak için lütfen
tonguc@saffetemretonguc.com
a e-mail gönderin.

4 yorum

  • travellinggirl dedi ki:

    kesinlikle bilgi paylaştıkça güzeldir. hem doyurucu hem de gidenler için rehber olacak bir yazı olmuş bu, elinize sağlık.

  • justinian dedi ki:

    Çok bilgilendirici, yönlendirici ve içeriği dopdolu bir yazı. Tecrübelerinizi paylaştığınız için teşekkürler.

  • gezzgiinn dedi ki:

    saffet emre tonguç beyin gezi yazılarını hürriyet seyahat ekin de de okuyorum ama bu viyana yazısı müthiş olmuş ellerine gözlerine saglık emre bey.teşekkürler

  • NEŞE dedi ki:

    Gezi yazısı dediğin böyle olur,bilgilendiriyor,zevk veriyor ama adı geçen otellerde kalınırsa da ceplerde para kalmıyor.Bu oteller gerçekten pahalı ,internette iyi bir araştırma ile uygun yerler bulunuyor..Grinzig de “Altes Presshaus” harika,Neustift Am Walde de ise “Schreiber Haus”gerçekten güzel yemekler sunuyor.

justinian için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*