ESTONYA : İŞGALLER ÜLKESİ

İŞGALLER ÜLKESİ : ESTONYA


 


 


 


Urallar’dan  Baltık’lara  Estonca’dan Türkçe’ye


 


Urallar ötesinden geldiğine inanılan Estonya’lıların Türkçe ve Türkiye ile yakınlığı nedeniyle


23 Ocak 1924 yılında yeni Türkiye Cumhuriyeti tarafından bağımsızlığı tanınmış,18. Büyükelçiliği başkent Talin’de 1935 yılında açılmış. 1940’da  Rusya’nın işgaline uğramış ve işgalin 1991 yılında bitişine kadar kesilen ilişkiler, 1992 yılında atanan Büyükelçimiz ile tekrar başlamış.Bu uzun işgal döneminde Rusya’nın ilhakını tanımayan 8 ülkeden biri de Türkiye olmuş.


 


     
Başkent Tallinn’e,  Fillandiya başkenti Helsinkiden iki saat süren feribot yolculuğu ile ulaştım.Ülke nüfusunun üçte birinin(400 bin) yaşadığı bu küçük doğu Avrupa başkenti Noel’in yaklaştığı bu günlerde karlı havasına rağmen sıcak ve ışıkları ile karşıladı bizleri.


Feribotta pek çok Finli alışveriş için günübirlik bir ziyaret amacıyla Estonya’ya geldi. Bu şekilde gelenler yanında, Batlık turu yapan(Danimarka-İsveç-Norveç-Fillandiya-Almanya) büyük yolcu gemilerinin hergün  Talin’e uğramaları şehrin ve ülkenin ekonomisi için en az Finlilerin yaptığı doğrudan yatırımlar kadar katkı sağlamakta.


    Kuzeydoğu Avrupa’nın mimari açıdan en iyi korunmuş eski şehrinde ki pek çok yapı, Bin yıl başında ki (1000 ) orijinal haliyle günümüze kadar gelmiş.Bir film platosunu içinde dolaşırmışcasına özenli sokak ve tarihi binaları geçmişe yapılan  yolculuk gibi  bir duygu ile sarmaladı.


     Raekoja Alanı ve Çevresi :


    11. yüzyıldan beri şehrin yaşam merkezi olmaya devam eden meydanında(Town Hall Square),Gotik tarzda yapılmış Şehir Toplantı Binası, Kasaba Konseyi Enstitüsü(Raeapteek-1422 yılından beri Eczane olarak hizmet vermekte) , Pühavaimu(14. yüzyıldan kalma Gotik Kutsal Ruh Kilisesi),şu an Şehir Müzesi olarak hizmet veren Ortaçağ’dan kalma Tüccar evlerinden Linnamuuseum,St Nicholas Kilisesi ve Dominican Manastırı; hepsi bu küçük meydan ve civarında.



 

   
Toompea :


    1380 yılından kalma Kale Kapısı ile girilen bu tepenin altındaki kale içinde halen kullanılan Rus Ortodoks Alexander Nevsky Cathedral’i bulunmakta.Kalenin  5 burcu Estonya’nın geleneksel güç merkezi olduğunu gururla göstermekte. Bu kale ve burçlar içinde özenle korunan binalardan bazıları okul,sanat galerisi, 1219 yılından kalma Luther Kilisesi Toomkirik, 18. yüzyılda Roman Evi şimdiyse Estonya Sanat Müzesi binası ve turistik eşya mağazalar gibi amaçlarla kullanılmakta.Estonya’da ve diğer doğu ve kuzey Avrupa ülkelerinde de mutlaka göreceğimiz bir müze ile burada da karşılaşıyorum : İşgal Müzesi.



 

  
Estonya’nın yanında Letonya ve Litvanya’da  Alman-İsveç ve son olarak 1945-1991 yıllarında ki Rus işgali yaşanmış, çok acılar çekilmiş. 1988 yılında Bağımsızlık özlemi kuzeydeki Talin’den başlayıp Letonya’dan geçip en güneydeki Litvanya’nın  başkentine Villunas’a ulaşan, 5 milyon insanın elele tutuşarak oluşturduğu(3 ülkenin toplam nufüsu 7,5 milyon) Özgürlük zinciri dünyaya seslerini duyurmalarına ve O dönemdeki  Sovyet Başkanı Gorbaçov’a kadar ulaştı.Ve 1991 yılında bağımsızlıklarına ulaşırlar.Bu yaşananları genç nesillere anlatabilmenin yolu olarakta guruplar halinde bu müzeleri öğretmenleri eşliğinde gezmelerine ziyaretim sırasında da rasladım. 1994 yılında Avrupa Topluluğu’na ertesi yıl 1995 yılında da NATO’ya  üye olarak bağımsızlıklarını kaybetmemek, geçmiş günlere dönmemek  için ellerinden gelen her şeyi yapmış küçük,şirin bir Batlık ülkesidir Estonya.


 


 

 

 


      Aşağı Mahalle


   15.yüzyıldan kalma Ortaçağ tüccar evleri ve birkaç müzenin yanında şehrin sınırını belirleyen bir nişan yeri gibi duran Olaf Kilisesi ve eski şehre 124 metre yükseklikten kuşbakışı sağlayan 13. yüzyıldan kalma kulesi de buradadır, ki bu kule 13. yüzyılda dünyanın en yüksek kulesi ünvanını taşımaktaymış 159 metre yüksekliği ile.Yangınlar sonucunda tahrip olup yeniden inşası ile bugünkü yüksekliği ile günümüze ulaşmış.Esaret günlerinin korkutucu binası da buradadır;  KGB merkezi.



 

  
Estonya’ya Türkiye’den ulaşmak şimdilik Helsinki veya Letonya başkenti Riga yoluyla mümkün.Helsinki’den 2 saatlik zevkli bir feribot yolculuğu ya da Riga’dan 3-4 saatlik rahat bir otobüs yolculuğu ile ulaşım çok kolay.


 


Şeref PINARCI


serefpinarci@hotmail.com

11 yorum

  • cnr_mtnt dedi ki:

    çok güzel fotoğraflar çekmişsiniz.. estonyanın böyle bir yer olduğunu düşlememiştim hiç.. teşekkürler ellerinize sağlık..

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    biraz ansiklopedik olsa da bu gerekli bilgiler icin tesekkurler, ayrica fotograflar gercekten bir harika, ellerinize sağlık.

  • MIYU dedi ki:

    kısa ve öz bir yazı , ama fotoğraflarınız çok güzel, ellerinize sağlık!

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Sevgili Şeref Hocam; Abidin Bey bir koldan. siz diğer koldan kuzeyin soğuk rüzgarlarını getiriyorsunuz bizlere. Benim gibi “dünyanın kuzeyinde bir yerleri” fazlasıyla merak edenler için çok da iyi yapıyorsunuz. Durmayın, esmeye devam edin!

  • rome_o dedi ki:

    çok güzel bir anlatım olmuş.. fotoğraflarınızdan kuzeyin soğuk iklimini hisettim 🙂 avrupa topluluğuna bu kadar hızlı dahil olmalırıda ilginç

  • enise dedi ki:

    Anlatımınızı zaten çok beğeniyorum ama fotoğraflarınız da ayrı ayrı dile gelmiş teşekkürler.

  • abt_smyrna dedi ki:

    Keşfetmek lazım…

  • m2hyt dedi ki:

    Estonya ne güzelmiş meğer, elinize sağlık…

  • TALYA dedi ki:

    Hepinize paylaşımınızdan dolayı teşekkür ederim.

  • hburcu dedi ki:

    Tarihlerini unutturmamak için ögrencilerine müze gezileri düzenlenmesi olayı çok güzel. Paylaştığınız için teşekkürler. Ellerinize sağlık.

  • seyyah81 dedi ki:

    Tallin ile Helsinki arasında sadece 2 saatlik feribot yolculuğu olması yarın başlayacak olan Baltıkar seyahatime bir rota daha eklememe sebep oldu. Yazı ve fotoğraflar çok hoş tebrikler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*