Esrarlı Şehir: Prag!

Gazella olarak bir bahar döneminde gittik Prag’a. THY’nın ve Çek Hava Yollarının direk uçuşları mevcut.

Prag, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti ve en büyük şehri. Avrupa’nın ortasında konumlanıyor.

Prag savaş görmüş bir şehir olmasına rağmen güzelliğinden birşey kaybetmemiş. Aslında bunun sebebi savaş sırasında Nazilere ve Ruslara teslim olmuş olduklarından bombalanmamış bir şehir olması…

Vltava Nehri şehri ikiye ayırıyor: eski şehir ve yeni şehir.

Ortada ise meşhur Charles Köprüsü var. Yukarıda kale aşağıda ise turistlerin uğrak yeri olan meydan var. Astroloji saatinin de yer aldığı bu meydanda hem pazar kuruluyor hem de etraf cafelerle dolu.

Prag kışın çok çok soğuk yazın da oldukça sıcak bir şehir. Soğuktan dolayı ısıtma sistemleri çok gelişmiş. Kapalı mekanlar inanılmaz sıcak.

Prag’dan hediyelik eşya alacaksanız, cam malzemelere bakmalısınız. Bir de, aslında tüm orta Avrupa’da varolan kuklalar…  Charles Köprüsü’nün çevresindeki kukla dükkanlarına bakabilirsiniz.

Prag’da gece hayatı çok renkli. Özellikle haftasonları her yer dolu. İnsanları eğlenceyi çok seviyorlar. Barlar 12’den sonra doluyor ve sabaha kadar açık kalıyor. Çok içki tükettiklerini de söylememiz lazım.

Prag’ın yakınlarında gidilip görülmesi gereken yerlerin başında Karlovy Vary geliyor. İngilizcesi Carlsbad olan yani Kral Charles’ın Banyosu anlamına gelen Karlovy Vary şehri, Prag’a iki saat uzaklıkta ve Bohemya bölgesinde bulunuyor. Burası kaplıcalarıyla ünlü bir turizm kenti. İçinde spa’lar bulunan şehri Mustafa Kemal Atatürk de ziyaret etmiş ve kaldığı evin kapısında adının yazdığı bir plaket yer alıyor.

Karlovy Vary’nin ortasından bir su pınarı geçiyor ve sıcak su akıyor, buharları görebiliyorsunuz. Burası yazın bir çiçek bahçesi yazınsa sıcak su güzelliği haline geliyor. Karlovy Vary aynı zamanda porselenleriyle ünlü…

Prag’a döndüğümüzde Konopiste Şatosunu geziyoruz.  Daha sonra da Kemikli Kilise adı verilen ilginç yapıyı… İçi gerçek insan kemiklerinden yapılmış bir bina bu. Orta çağda kara vebanın baş gösterdiği zamanlarda yapılmış. Shwartzenberg dükü tarafından yerel bir ahşap oymacısı kilisenin içini yaklaşık 40,000 set insan kemiği ile dekore etmesi için tutulmuş. Günümüzde bu kilise tüm dünyanın en olağandışı kiliselerinden biri.

Prag’a 60 km mesafede bulunan Yahudi Toplama Kampı Teresin‘e gidiyoruz. Kampın giriş kapısının üzerinde Almanca “Arbeit Macht Frei” yazıyor. ( Çalışmak özgürleştirir) Çevrede yahudi mezarlığı ve ölen yahudilerin anısına anıtlar var. Burası 1940 yılında Nazi işgali sonrası bir hapishaneye dönmüş. 32 bin mahkum buraya getirilmiş ve yaklaşık 8000 insan burada ölmüş.  İçerisi ise yaşanan vahşeti anlamaya yetecek görüntüde.. 100 kişilik daracık hücreler, tek kişilik penceresiz hücreler, gaz odaları… Görülmeye değer…

Prag’da Ortaçağ Geceleri çok meşhur. Bu gecelerde Ortaçağa uygun dekore edilmiş mekanlarda elle yenen yemekler getiriyorlar, çigan müziği çalıyor, türlü gösteriler izleniyor. Ortaçağ kıyafetleri giymiş kostümlü insanlar yerel halk dansları yapıyor, şövalyeler dövüş yapıyor, birbirlerine mızrak atıyorlar, bir erkek ve bir kadın şarkı söyleyerek, çığlık atarak dans ediyor.. İlginç gösteriler görmek mümkün.

Prag’ın yemekleri bize yakın, özellikle çorbaları çok güzel ve damak zevkimize uygun ama yemek öncesi istediğinizde sizi doyuracak kadar çok getirebiliyorlar. Bira seviyorsanız çok çeşitli biralar bulabileceksiniz Prag’da. En çok içilen içkilerden biri. Bir başka meşhur içecek ise Becherovka. Kranfilli ve sert bir içki. Halk likör niyetine içiyor ama içimi zor bir içki olduğunu söyleyebiliriz.

Kışın gidecekseniz havanın çok kuru olacağına hazırlıklı olarak gitmenizde yarar var. Yanınıza mutlaka krem alın.

Prag, tarihiyle, esrarlı yapılarıyla görülmeye değer bir şehir…


3 yorum

  • travellinggirl dedi ki:

    gitmeye kadar verecek biri için faydalı bilgiler olmuş teşekkür ederiz.

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Hani, tur şirketlerinin klasik tanıtım programları vardır; tura katılanlara A4 kağıtlara çıkış alıp verirler. Pek derine inmeyen, zaten derine inmesi de beklenmeyen, yüzeysel bilgilerle doludur bu kağıtlar. Üzülerek söyleyeyim, bu yazı da biraz öyle olmuş. Anladığım kadarıyla zaten “bir tur şirketi”nin elinden çıkmış.
    Bu arada Carlsbad, Karlovy Vary’nin İngiliz dilindeki değil, Almanca’daki karşılığıdır.

  • çitlembik dedi ki:

    Konopiste Şatosu ve Kemikli Kilise’nin gezilmesi gerekli yerler olduğunu bu yazıdan öğrendim ve notlarım arasına ekledim. Teşekkürler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*