Eski “Kenyatta Günü”, oldu yeni “Kahramanlar Günü”


Her yıl 20 Ekim’de Kenya “Kenyatta Day / Kenyatta Günü” adıyla
1963 yılında kazandığı bağımsızlığı kutluyordu. Kenya’ya yerleştiğimiz 2008
senesi ve onu takip eden sene 20 Ekim’de Kenya’yı bağımsızlığına kavuşturan
önder ve ilk devlet başkanı Jomo Kenyatta’nın adı verilmiş “Kenyatta Day”i bizde
çevremizdeki ulusal parklarda “big Five”ın peşinde koşturarak kutlamıştık. Geçen seneden
itibaren “Kenyatta Day” “Heroes Day / Kahramanlar
Günü
” olarak değiştirildi.

Nedenini pek merak ettim ve bugün
müzik okulundaki eşe dosta bu değişikliğin nedenini sordum. Hocalardan bir
tanesi hışımla bağımsızlık hareketleri sırasında Kenyatta’nın yanlız olmadığını,
yandaşlarının da bu emel uğrunda çarpıştıklarını söyledi. Haklıydı. Hükümetin bu
kararını da hayli makul karşıladım. Böylesi zorlu bir zafer tek başına
kazanılamazdı. Bu durumda diğer kahramanlar da
unutulmamalıydı.

Internette yaptığım ufak çaplı bir araştırmada dünyadaki
birçok ülkede kahramanların unutulmadığını gördüm. Hangileriydi bu ülkeler? Cape
Verde Adası, Barbados Adası, İngiltere, Angola, Endonezya, Mozambik, Namibya,
Filipinler, Romanya, Zimbave, Zambia, Jamaika ve iki senedir de Kenya’da senenin
bir günü “Kahramanlar Günü” adı altında resmi tatil olarak
kutlanıyor.

Kendi geçmişimize bir göz atarsak eğer; 19 Mayıs ulusumuzun
geleceği için bayrağı devralacak genç nesillere 19 Mayıs Gençlik ve Spor
Bayramı
olarak, 23 Nisan ise abilerini, ablalarını örnek alıp aynı
yolda ilerleyecek miniklere 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk
Bayramı
olarak armağan. 29 Ekim ise tüm Türk halkına Cumhuriyet
Bayramı
adıyla sunulmuş. Ata’mız ve onunla savaş veren kahramanlar ön
plana çıkmadan başarılarını ileri nesillere hediye etmişler.

Jomo
Kenyatta iki cümlede Afrika’nın sömürgeleştirimesini net bir şekilde ne güzel
gözler önüne sermiş.

Batılılar geldiklerinde ellerinde incil, bizim
elimizde topraklarımız vardı.
Bize gözlerimizi kapayarak dua etmeyi
öğrettiler.
Gözümüzü açtığımızda, bizim elimizde incil, onların elinde
topraklarımız vardı.”

Kenya’nın kurucu Devlet Başkanı Jomo
Kenyatta’nın hayatına kısaca bir göz atalım (1894 – 22 August
1978)

Kenya’nın en büyük kabilesi Kikuyulardan olan Kenyatta, 10 yaşında
öksüz kalır ve İskoç misyonerlerin himayesinde yetişir. O zaman ki adıyla Kamua
Ngengi’nin çocukluğu, bu misyonerlerin yanında geçer. Hıristiyanlaştırılan (bir
nevi devşirilen) Kamua Ngengi’ye papazlar Johnstone adını verirler. Biraz
büyüyünce Nairobi Su İşleri’nde memur olan Johnstone 1922’de Kikuyu Merkez
Birliği’ne (KAC) katılır ve Genel Sekreter olur. Birlik, onu 1929’da
Kenyalıların haklarını savunsun diye Londra’ya gönderir. Johnstone orada uzun
yıllar kalır. Londra Üniversitesi’ne girer ve ünlü Antropoloji Profesörü
Milanovaski’nin en gözde öğrencisi olur. Profesörün desteğiyle Kikuyu
kabilesinin tarihini inceleyen bir eser yazar. “Kenya Dağına
Bakarken
” adlı bu kitap, bir Afrikalı tarafından yazılmış ilk ciddi
incelemedir. Rusya’da iki yıl kalıp Moskova Üniversitesi’nde antropoloji okur.
1945’de Manchaster’de toplanan Pan-Afrika Federasyonu Kongresi’ni yönetir.
1944’de kurulmuş olan Kenya Afrika Birliği’ne katılır. Örgütü
kısa zamanda geliştirir ve çalışmalara hız verir. Kenyatta’nın Afrikalılar
üzerinde büyüleyici gücü vardır, sözlerine yasa gözüyle bakılır. Kenya Afrika
Birliği için çizdiği siyah, kırmızı, yeşil renkli bayrak herkesin elinde
dolaşmaya başlar. Siyah; Afrika halkını, yeşil; yurdu, kırmızı; kurtuluş için
dökülen ve dökülecek kanı temsil eder. İngilizler o sırada başlayan Mau-Mau
Ayaklanması’nda Kenyatta’yı sorumlu tutarlar ve 1952’de Kenyatta’yı tutuklarlar.
Bu ayaklanma Afrika’da beyazlara karşı açılan ilk ulusçu ayaklanmadır. Kenyatta,
Mau-Mau’ların başında ülkesini emperyalistlerin boyunduruğundan kurtarıp
bağımsızlığa kavuşturmaya çalışmaktadır. Duruşması Kenya’nın ıssız ve gizli bir
bölgesinde yapılır. Sonunda yedi yıl hapis, bir yıl da sürgün cezasına
çarptırılır. O cezaevindeyken Kenya’nın ulusal bağımsızlık eylemi zafere ulaşır.
1963’de ülkede sömürge yönetimi son bularak, Kenya
Cumhuriyeti
kurulur. Cezaevinden 61 yaşında salıverilen özgürlük
savaşçısı Jomo Kenyatta, önce Başbakanlığa sonra da Kenya Devlet Başkanlığı’na
getirilir.

MUTLU SON…


Kahramanlar Günü Perşembe’ye denk gelir de biz gezginler düşmez
miyiz yollara? Perşembe gününe Cuma’yı katık yapıp şöyle 4 günlüğüne Kenya’nın
kıyı şehri Malindi’ye doğru uzanma niyetindeyiz. Hele bir de yeterli rüzgar olur
kitesurf yapılabilirse deymeyin keyfimize….

7 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Evet Figen seni Binrota nın Afrika daki temsilcisi,muhabir i,büyükelçisi,tayin ettik,sen olmasan biz bu kadar Afrika bilgisini kimden alırız ????

  • FigenLetaconnoux dedi ki:

    Sevgili Neşe hanım öncelikle çok teşekkürler beni bu ünvanlara layık gördüğünüz için. Bu durumda işim zorlaştı. Daha çok çaılşmama, daha çok üretmem gerekiyor :-). Selamlar Nairobi’den…

  • enisnuhoglu dedi ki:

    Neşe hanım a katılıyoruz:)

  • Zeynep dedi ki:

    neşe hanımın fikrine sonuna kadar katılıyorum…

  • aysek dedi ki:

    Figen Hanım, Afrika Büyükelçimiz, muhabirimiz, Kenyatta’nın cümleleri ne kadar etkileyici. Olanı biteni iki cümlede ne de güzel, çarpıcı anlatıvermiş. Kahramanlar unutulmaz. Unutturulmaya çalışılsa da, hele Atatürk gibi bir kahraman hiç unutulmaz.

  • FigenLetaconnoux dedi ki:

    Asek’cim, ben Afrika Fahri elçiyim 🙂 Angola’ya yerleştiğimiz yıllarda blog yazmaya başlamıştım. O dönemde başı sıkışan Angola’daki Türkler beni buluyordu. Hatta bir seferinde Luanda açıklarından geçen Türk bandıralı bir geminin kaptanı rahatsızlanmıştı. Şirketinin İstanbul ofisinden bir hanım beni bulmuştu blogun sayesinde. Hastaneye yönlendirmiştim kaptanı. Nesyse sıtma değildi. İyileşti de yoluna devam etti. Bu arada dediğin gibi KAHRAMANLAR unutulmaz. He ATATÜRK hep kalbimizde…..

  • FigenLetaconnoux dedi ki:

    Asek’cim, ben Afrika Fahri elçiyim 🙂 Angola’ya yerleştiğimiz yıllarda blog yazmaya başlamıştım. O dönemde başı sıkışan Angola’daki Türkler beni buluyordu. Hatta bir seferinde Luanda açıklarından geçen Türk bandıralı bir geminin kaptanı rahatsızlanmıştı. Şirketinin İstanbul ofisinden bir hanım beni bulmuştu blogun sayesinde. Hastaneye yönlendirmiştim kaptanı. Nesyse sıtma değildi. İyileşti de yoluna devam etti. Bu arada dediğin gibi KAHRAMANLAR unutulmaz. He ATATÜRK hep kalbimizde…..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*