Ermenistan

Erivan, Ermenistan


 

































Erivan, Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e minibüs ile 5 saat uzaklıkta. Tiflis’ten Ermenistan sınırına kadar olan yol 1 saat kadar ve genelde düz ve bakımlı. Ermenistan tarafına geçer geçmez dağlık kısım başlıyor ve Erivan’a varana kadar sürüyor. Ermenistan vizesi sınırda 8 dolar karşılığı beklemeden alınıyor, siz başvuru formunu doldururken Türkçe konuşan gümrük memuru vizenizi hazırlamış oluyor bile.Ermenistan-Türkiye sınırı kapalı olduğu için Erivan’a karadan gitmenin yolu Gürcistan ya da İran üzerinden geçmekte. Ermenistan’a geçer geçmez Kars-Gürcistan-Ermenistan rotasını takip eden onlarca Türk tırı ile karşılaşıyoruz: şoförümüz kelle koltuk sollamalarla hızlı bir şekilde yol alıyor, arada da küfredip duruyor.

Erivan’a varıp hostele eşyalarımı bırakıyorum. Sizinle şehri dolaşmaya en yüksek yere çıkarak başlayalım: kısaca “anıt” denilen Sovyetler birliği ile ilişkilerin 50. yılında yapılmış olan geniş park / anıt / gezi alanına gidiyoruz. Opera binasından anıta çıkan yolda ilk önce Cafesijan müzesinin bir parçası olan heykel parkından geçiyor. Sonrada “Kaskat” denen bahçe-merdiven-müze karışımı yoldan en tepeye varıyor. Yukarı çıkmak dura kalka 20-30 dakikamı alıyor.

































Tepeye varınca Erivan’ın tüm mahalleri rahatça seçiliyor. Hafif kafanızı  sağa çevirip bakarsanız da Ağrı dağı tüm heybetiyle karşımızda. Erivan’dan Iğdır sınır açık olsa 45 dakika sürer ancak.


















Erivan 1918’e kadar nufüsü 20,000’i ancak bulan bir yermiş. Daha sonra büyüyerek nufüsü bir milyonu az geçmiş. Şehir pek turistik bir şehir değil ama bir iki günlük gezecek yer var. Şehri gezmeye ilk başlayabileceğiniz yerlerden biri Cumhuriyet meydanı, geniş meydanın köşelerinde devlet binaları sıralanmış. Ortadaki havuzda güneş batınca müzik ve fıskiyelerden fışkıran sularlar gösteri yapılıyor. Meraklısı çok.


Meydanın kuzeyine doğru yürüyüp oradan yeni geliştirilmekte olan Hyusisyan yaya caddesine giriyoruz. Burası şehrin pahalı markalar için planlanan bölgesi ama henüz tamamlanmamış. Ermenistan’ın nüfusu 3 milyon ama yurtdışında 8 milyon kadar Ermeni’nin yaşadığı düşünülüyor. Bağımsızlıktan sonra yurtdışında yaşayan Ermeniler ( diaspora) ülkeye yatırım yapmaya başlamışlar ve ülke bir ara çok hızlı büyümüş. Son finansal krizde ise para akımı durmuş, ekonomi çökmüş, bir çok Ermenistan vatandaşı yurtdışında iş aramak zorunda kalmış.



Caddenin sonunda Opera binası ve çevresinde onlarca kafe var. Özellikle geceleri kafeler şaşırtıcı derecede kalabalık. Ekonomik kriz ya da para olmaması Erivan’lıları her gece dışarı çıkmaktan henüz alıkoyamıyor.


Kafelerde tek bir şey ısmarladıktan sonra garsonlar size ilişmiyor. Fazla bir şey ısmarlamadan uzun süre oturulabilirsiniz. Opera parkının yanındaki Mashtot ve Abovyan caddeleri de geceleri kafe trafiğinden nasibini fazlasıyla alan mekanlar. Gece dışarı çıkınca özellikle kadınların fazlalığı dikkat çekici. Ülke nufüsü yaklaşık üç milyon iki yüz bin, bunun yaklaşık iki milyon yüz bini kadın. Yani bir erkeğe iki kadın düşüyor. Bunun nedeniyse bozulan ekonomi nedeniyle erkeklerin yurtdışındaki işlere gitmeleri.


Erivan yaz aylarında oldukça sıcak ama en azından nemli değil. Öğle saatlerinde güneşten kaçabildiğiniz sürece şehrin caddelerinde ve parklarında yürüyüp çevrenizi gözlemleyerek iyi vakit geçirebilirsiniz.


Sevan, Noratus, Geghard ve çevresi, Ermenistan



























Erivan çevresinde ziyaret edilebilecek turistik yerler biraz dağınık ve sık ulaşım imkanı yok. Minibüs duraklarında beklemek yerine Ermenistan’ın belli başlı turistik eserlerine uğrayan bir günlük bir tur seçtim ve sabah çıktık yola.


Sevan ( Türkçe anlamı “Van gibi”) gölü Erivan’a yaklaşık bir saat uzaklıkta. Göl 1900 metre yükseklikte yer aldığı için Erivan’a göre oldukça serin ve rüzgarlı.

Sovyetler Birliği zamanında gölün suları sulama projelerinde kullanılmış ve derinliği 20 metre kadar düşmüş. Bağımsızlık sonrası alınan tedbirlerle göldeki su eski seviyesine yükselmeye başlamış. Son on senede su 8 metre kadar yükselince göl kenarındaki bir kısımı yazlık, otel ve lokanta su altında kalmış.
 
Sevan gölü kenarındaki Sevanavank manastırı 9.yy’da inşa edilmiş. Su seviyesi düşmeden önce bir adaymış, şu anda karaya bağlı bir yarımada. Manastır Sovyetler Birliği zamanında depo olarak kullanılmış, bağımsızlık sonrası yenilenip ziyarete açılmış. Ermeniler din olarak Hıristiyanlığı seçen ilk devletin kurucuları ( 4.yy ). Din Sovyetler Birliği zamanında bastırılmış ama bağımsızlıkla birlikte eski önemli konumuna dönmüş.





Üzerinde dini motifler ve haç bulunan süslemelerle oyulmuş tarihi taşlara “kaçkar” adı veriliyor. Kaçkarlar Ermenistan’da en çok rastlanan eski eserlerden. Ülkede en eski ve en güzel kaçkarlara rastlanan yer Noratus mezarlığı. 


























Noratus mezarlığındaki kaçkarların bir kısmı ülke Moğol istilası altındayken olanları anlatıyor ve çekik gözlü insanları resmetmeleri nedeniyle kolayca ayırdediliyorlar.

Noratus’tan sonraki durağımız Geghard manastırı. Geghard manastırı ilk olarak 4.yy da kurulmuş, onlarca değişim geçirmiş ve bugünkü haline ulaşmış.Manastırın bir kısmı kayaya oyulmuş. Kaya içindeki kısmından çıkan bir pınar var. Bu pınarın sularının şifalı olduğuna inanılıyor. Ziyaretçiler ellerini yüzlerini bu suyla yıkayıp yanlarında getirdikleri şişelere doldurup eve götürüyorlar. Kilisenin bahçesindeki bir ağaca ise çaput bağlayıp dilekte bulunuyorlar. Bu da yetmedi mi? Adak adıyorlar. Adağı yapan kişi dileğinin gerçekleşmesi için koyun ya da tavuk kesiyor, hayvanın kanı iki kaşın arasına parmakla sürülüyor ( haç şeklinde). Daha sonra adağın eti yedi kişi arasında dağıtılıyor, adak sahibinin ve ailesinin yemesi yasak. Tanıdık mı geldi? Badılcan, basturma, lahmajoon ya da dolma ısmarlarken de aynı hisse mi kapıldınız? Ya da Erivan sokaklarında Mahzun Kırmızıgül dinleyen arabalar bangır bangır geçerken mi? Kafede Hadise çalarken mi? Küskün komşumuz coğrafi olarak iki adım yanımızda ama düşünce olarak dünyanın öte yanında kadar uzak. Bunları başka bir yazıya bırakarak manastıra devam edelim.



































Geghard manastırı, Birleşmiş Milletler’ce dünya mirası listesine alınmış.Yakınında dereye girecek yerler var. Haftasonu mangal yapmak isteyen Erivanlılarla doluyormuş.


Geghard’ı dolaşırken etrafımız birden aynı tişörtü giyen 100 kadar gençle doluyor. Rehberimi Marina açıklıyor ” bu gelenler ‘eve gel’ kampanyasından. Ermenistan hükümeti her sene başka ülkelerde yaşayan Ermeni gençlerini 2 haftalığına Ermenistan’a davet ediyor. Bu iki haftada ülkeyi gezdiriyor, dini ve tarihi eğitim veriyor ve sonra ileride Ermenistan’a geri göç etmelerini öğütlüyor”.  Ekonomi bu haldeyken işe yarar mı?




































Geghard’dan sonra Ermenistan’ın virajlı yollarından Erivan’a geri dönmemiz akşam yemeği vaktini buluyor. 


Tsitsernakaberd ve Soykırım Müzesi , Ermenistan


Erivan’ın merkezine arabayla 5 dakika mesafede Ermenice “Tsitsernakaberd ( Serçelerin Kalesi) ” adı soykırım anıtı ve yanında da müzesi var. Anıt, 1968 yılında açılmış. Anıt iki kısım, ortada yanan bir ateşi çevreleyen 12 sütun var ki bunlar kaybedilen 12 ili simgeliyor: Doğu Anadolu bölgemize Ermenistan’ın verdiği isim “Batı Ermenistan”. Az ilerideki 44 metrelik uzun sutün ise Ermenilerin yeniden doğuşunu simgeliyor.
























Soykırım müzesi ise aynı alanda 1995 yılında kurulmuş. Üç bölüme ayrılmış. İlk bölümde 1915 öncesi Anadolu’daki Ermeni yerleşim yerlerini ve günlük yaşamdan kesitleri anlatan fotoğraflar ve bilgiler var.




Müzenin ikinci kısmı soykırımın anlatımına ayrılmış.

Soykırımla ilgili çıkan 191’ten bu yana çıkan önemli haber, fotoğraf, kitap ve belgeler bu kısımda sergileniyor.

 

 Sanatçıların soykırımla ilgili yapıtları da burada sergilenmiş.






Müzeyi gezip, heykellere ve kitaplara bakınca diyorsunuz ki aramızdaki sorunları çözümü hiçbir şekilde mümkün değil. Ama Erivan’da sıradan insanlarla konuşunca öyle olmadığını anlıyorsunuz.

Erivan çevresinde yaptığım tur sırasında rehberlerle ( ki biri siyasal bilgiler mezunuydu ve diaspora üzerine çalışmış ve Türkiye’yi çok yakından takip ediyor), hostelde ve sokakta konuştuğum insanların öncelikleri farklı.
Sıradan bir Ermenistan vatandaşı ise bir numaralı sorun Karabağ. Sonra ekonomi ve bunun doğurduğu dış göç. Bunlardan sonra da soykırımın tanınması geliyor.

Ermenistan nufüsünun 3 milyon ama yurtdışında yaşayan Ermenilerin sayısının 8 milyonu buluyor. Çoğu 1915 sonrası göç etmek zorunda kalan diaspora üyeleri için soykırımın tanınması bir kimlik meselesi olmuş. Ermeni göçmenlerin sık olduğu Los Angeles, Arjantin, Lübnan gibi yerlerde asimile olmamak ve Ermeni kimliklerini kaybetmemek ve anayurtları ile bağlarını koparmamak için soykırımın tanınmasına tutkuyla sarılmışlar. Ama bu tutkunun komşumuz Ermenistan vatandaşları tarafından aynı istekle devam ettirildiğini söylemek zor. Bir bakıma Ermenistan’da yaşayanlar diaspora tarafından zorlanıyorlar.

Ermenistan Ermenileri ilk önce Karabağ sorunun çözülmesini istiyorlar oysa bu diasporanın önceliği değil. Ülkedeki erkek nüfusunun yarı yarıya azalmasınıa yol açan ekonomik krizde önemli bir gündem maddesi. Türkiye sınırının açılması umutla bekleniyor, çünkü sınır kapısının açılmamasının Ermenistan’a maliyeti büyük.


Bölgede büyük bir satranç oynanıyor ve taşların yerini  Rusya isterse değiştiriyor. Sovyetler Birliği dağılınca Gürcistan’a bırakılan bölge içinde Gürcü olmayan Abhazya’nın bağımsızlığını destekleyen Rusya, daha sonra da Azerbaycan’ın yönetimine bıraktığı Ermeni nufüsünun çoğunlukta olduğu Karabağ konusunda da Ermenistan’ı desteklemiş. Yani Sovyetler Birliği dağılırken gelecek kuşaklara kriz bırakılması hesaplanarak sınırlar çizilmiş. Her iki ülkede de şimdi kriz var ve çözümü için Rusya devrede. Bölgedeki petrol kaynaklarını kontrol etmek isteyen Rusya’nın iki krizi çözmesi için ben bir sebep göremiyorum. Belki son zamanlarda iyice Rusya’nın dümen suyuna giren Azerbaycan yöneticileri doğruyu yapıyorlardır.

Erivan’da Türk olduğumu öğrenenlerden ( taksi şoförü, garson, satıcı, rehber, resepsiyonist, tezgahtar vb) herhangi ters bir laf işitmedim. Tarihle ilgili bir konuyu ben açmadıktan sonra da bana bir şey sorulmadı, söylenmedi. Haa sohbete başlayınca konu daha çetrefilli hale geliyor ama sohbet ettiğim yerlerde etrafıma bakınca bir sürü Türk malı görüyordum: Vestel TV, Vestel havalandırma, Airfel, Colin’s vb gibi Türk markaları Erivan’da tercih ediliyor. İki devletin kapalı tuttuğu kanalları ticaret çoktan açmış, Ermenistan halkı da önceliği kendine yarar sağlayanda bulmuş milletine bakmadan.

 Türkiye ile Ermenistan çok kötü bir boşanma geçirip kanlı bıçaklı olan çocuklu bir aileye benziyor. İki tarafında haklı gerekçeleri var, küskünler ve birbirleriyle konuşmak istemiyorlar ama geçmişleri ve ortak bağları bir şekilde onları birbirleriyle konuşmaya zorlayacak gibi duruyor. Bakalım ne zaman? 


Ermenistan’a nasıl gidilir, ne zaman gidilir, ne kadar harcanır?

Vize

  
Ermenistan Türklere vize uyguluyor, normal pasaportlara 8 dolar karşılığı Ermenistan Dram’ı (AMD) vererek vizenizi hiç beklemeden sınır kapısında alıyorsunuz. Yeşil pasaportu olanların ise önceden internetten ya da Tiflis’teki büyükelçilikten başvurmaları gerekiyor.


Uçak Bileti

Armavia havayollarının İstanbul-Erivan seferleri düzenli olarak yapılıyor.

Minibüs


Gürcistan’ın başkenti Tiflis’ten Erivan’a taksi, dolmuş, otobüs, minibus ve tren var. En rahatı yataklı gece treni. en hızlısı dolmuş ve taksi. Dört kişilik bir taksiyi paylaşırsanız kişi başı 40 GEL’e 4.5 saatte Tiflis’ten Erivan’a ulaşabilirsiniz. Aynı hatta minibüsler 30 GEL. Otobüsler eski ve yavaş olduğu için tavsiye edilmiyor. Tiflis’e İstanbul’dan Pegasus havayolları ucuza, THY daha pahalıya uçuyor.

Otobüs

İstanbul-Ankara-Trabzon-Erzurum’dan Erivan’a giden bir çok Türk otobüs firması var. Sınır kapalı olduğu için Gürcistan üzerinden geçiyorlar.

Ne zaman gitmeli?


Kış ayları soğuk ve buzdan dolayı tavsiye edilmiyor. 

Ne kadar harcarım?



Konaklama fiyatları İstanbul ayarında, yemekler ise yarısı. Erivan’daki Envoy Hostel ( www.envoyhostel.com )
düzgün ve temiz bir yer, gecelik 8000 AMD.

Nasıl gezmeli?

Erivan’da bir kaç gün harcadıktan sonra çevredeki turistik yerlere minibüsle ya da günlük turla gidebilirsiniz. Günlük turlar 8000 AMD ile 15000 AMD arası.






1 Yorum

  • mcyilmaz dedi ki:

    resimler ve bilgiler harika. türk olduğunu söylediğinde fazla bir tepki almamana şaşırdım doğrusu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*