Endonezya Günlükleri

Endonezya’nın Padang şehrine indiğim ilk gün aslında çok da şaşırtıcı olmayan bir şekilde kültür şokuyla başladı, bir AIESEC projesinin parçası olarak gittiğim için kalacak yerim hazır, proje arkadaşlarım belli idi ve beni karşıladıktan sonra bir tanışma yemeği ayarlamışlardı sağolsunlar. İşte benim hatam yemekte en azından bir adet çatal beklemek idi, Endonezya’da insanlar yemekleri elleri ile (sağ el) yiyorlar ve restoranlarda çatal bulmak her zaman mümkün olmuyor. Brezilyalı Thiago insanı 1 aydır orada projenin bir parçası olduğundan mütevellit alışmış bu duruma, ben totalde 6 hafta kalıcam ama alışmaya pek de gönüllü değilim açıkçası.



İlk günde dikkatimi özellikle çeken şeylerden biri de şehirler arası otobüsler ve şehir içi dolmuşlar çok “crazy” tasarımlara sahip olması. Dolmuşların yerel dilde ismi “angkot”, en önemli iki özelliği şoförlerinin de tasarımları kadar “crazy” kullanmaları angkotları ve içlerinde yüksek seste rock müzik çalması. Endonezyalı’ların popüler müzik anşayışı rock müzik, çok güzel şarkıları var.





Ücretsiz şehir haritamı almak için gittiğim Turist Merkezi’ne kaydımı da yaptırıyorum.



Aşağıdaki meyvenin adı Endonezce’de “Duku” (böyle spell edildiğinden emin değilim), Tayvan’daki bir meyveye çok benziyor, özellikle görüntüsü. Çekirdek yer gibi başlayınca bitirebilene aşk olsun, her yerde tezgahlarda satılıyor, ben alıyorum yarım kilo kendime ama otlakçılar beni rahat bırakmıyor 🙂



Durian diye bir meyve var, çok pis kokuyor, Tayvan’da çok ısrar ettiler ye diye ama kokusu midemi bulandırıyor. Singapur’da bu meyve ile belediye otobüsü ve metroya binmek yasak, Endonezya’da da çok fazla tüketiliyor. Değişik yapmışlar bu sefer, avokado ile karıştırıp dondurmasını üretmişler, üzerine de çikolata sosu, görüntüsüne aldanıp bir kaşık almayı kabul ettim, etmez olaydım. Neredeyse kusuyordum.
p.s. ocak ayındayız ve havanın ne kadar sıcak olduğunu t-shirtümün ıslaklığından çıkartabilirsiniz.



Endonezya’da muzdan birçok şey yapılıyor, ülkelerin mutfakları zaten ekonomik kaygılarla mecburen ne çok üretiliyorsa onu çok kullanırlar malum. Muz cipsi (tuzlu, sıcak), muz ızgara vesaire. Aşağıdaki komik(!) resim de muz böreği.



Biraz da katıldığımız projeden bahsedeyim, 2009 yılının sonlarında Batı Suamtra’da çok büyük bir deprem sonrası Mentawai Adası’nda evlerini, okullarını, ailelerini kaybetmiş ve Padang’da yetimhaneye yetiştirilen çocuklarla ilgilenmek idi. Onlarla oyunlar oynamak, İngilizce öğretmek ya da ne yapmak istiyorsanız herhangi bir şey, emin olun onlarla geçirdiğiniz her dakika onları mutlu etmeye yetiyor. Hepsi futbolu çok seviyor, türkiye’denim deyince türk futbolcuların isimlerini saymaya başlıyorlar, Emre, Hasan Şaş, Hakan Şükür, Tuncay Şanlı, Nihat Kahveci. Bu kadar seviyorlar futbolu ama top almaya paraları yetmiyor, ben bir top hediye ettim yetimhaneye ve plajda sık sık birlikte maç yaptık. Duygusu anlatılamaz tecrübeler bunlar.
Deprem sonrası aşağıdaki resimdeki manzarayı şehrin her yerinde görüyorsunuz 🙁



Yetimhane’de yaşları 5 ila 16 arasında değişen çocuklara bildiğim kadarıyla Zeybek öğetirken:





Padang’da yaşayan insanların büyük çoğunluğunun etnik yapısı anaerkil Minangkabau kabilesinden gelmekte, Minang kendi lehçelerinde “zafer kazanan”, kabau da “bufalo” demek. İsmin çok tatlı bir hikayesi var, bunu bir sonraki yazımda açıklayacağım. Şimdilik 2 adet geleneksel Minangkabau çatı yapısı “Bagonjonk” fotoğrafı, bufalo boynuzlarını simgelemekte.





Favori yiyeceklerimden muz ızgara ve yanında hindistan cevizi sütü



Evet, Djarum Black’in Endonezya sigarası olduğunu bilenler el kaldırsın. Paketi 1 dolar. Ki şunu da belirtmek isterim, Djarum’dan daha güzel karanfilli sigaraları da mevcut.





Kişisel gezi blogum: gorkemturkay.blogspot.com
Görkem Türkay
戈霽凱








3 yorum

  • umutaktas dedi ki:

    hem gezi hem proje ve sosyal sorumluluk hepsi bir arada çok güzel olmuş.

  • Zeynep dedi ki:

    farklı farklı zevklere hitap edebilecek birçok özelliği bulabileceğiniz bir ülke, kimilerine göre plaj ve denizleri,kimilerine göre farklı bir din, farklı bir inanç dolayısıyla yaşanan farklı hayatları görmek keşfetmek ellerinize sağlık

  • NEŞE dedi ki:

    Müslümanlığın değişik bir şekilde yaşanması ilginç,ayrıca çok yabancı olduğumuz yemek kültürleri de dikkat çekiyor.Sivil toplum örgütleri ile ne kadar faydalı bir projede yer almışsınız,sizi kutlarım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*