Edinburgh / Highlands ve Nessie

İlk kez 6. yüzyılda bir keşişin , Aziz Columba'nın yorgun gözlerine göründü Nessie . Loch Ness'in siyah sularının arasından boynunu uzatıp keşişe gülümsediğinde insanoğlu ile ilk temasını gerçekleştirmişti . Bu küçük başlı , uzun boyunlu , hörgüçlü canavar yıllar içinde unutuldu gitti . Ta ki 1934 yılında bir jinekolog , Dr. Robert Kenneth Wilson'a fotoğraf çektirene kadar . Fotoğrafın Daily Mail'de yayınlanması ile tekrar ünlendi Nessie . Gerçi yıllar sonra fotoğrafın bir kandırmaca olduğu ispatlanacak , doktor da bu gerçeği itiraf edecekti ama artık ok yaydan çıkmıştı . Aralıklı olarak birileri Nessie'yi gördüklerini anlatıp duruyorlardı . Loch Ness canavarı olarak başlayan kariyeri , bir turistik obje haline dönüşüp Nessie olarak devam etti ve halen de ediyor .

Aslında bu konuda ciddi araştırmalar da yapılmış . Günümüze kadar yaşamını sürdürmüş bir dinozorla ( plesiosaurus ) karşı karşıya olduğumuzu düşünenler bile olmuş . 1930 lu yıllardan günümüze kadar 9 büyük araştırma var . Dinleme cihazları , dalgıçlar , sonar taramaları , gözlemler …. Görüntülenen canavarlar bazen bir ağaç kütüğü çıkmış , bazen gölün dibinden çıkan gaz kabarcıkları . Onlarca belgesel yapılmış . Ancak Nessie'den tık yok . Ama ilk resminden 71 yıl sonra , başka bir doktor , Kalkedonlu arkutbay bölgeyi araştırmaya karar verene kadar .

Nessie'ye ulaşmak öyle kolay değil . Edinburgh'tan uzun bir yolculuğu göze alıp Fort Augustus'a gitmeniz gerekiyor . Ama yol boyunca fazla sıkıldığımızı söyleyemeyeceğim . Hayalini kurduğumuz İskoçya manzaraları , Highlands karşımızdaydı . Zaman zaman durup nehirlerin , dağların fotoğraflarını çektik .

Dağların en ünlüleri üç kızkardeşler ismi verilmiş aşağıda göreceğiniz 3 tane dağ-tepe karışımı yükselti ; dağcık diyelim . Zaten İskoçya'da dağların yükseklikleri öyle çok fazla değil . En yüksek olan Ben Nevis – İskoçlar göllere loch dedikleri gibi dağlara da ben diyorlar – sadece 1344 metre . Dağları fotoğraflarken etrafımızda kilometrelerce uzanan keçiyolundan bozma yürüyüş yollarını ve yürüyen her yaştan insanı da gözlemliyoruz . Bu dağlarda , coğrafi yapılarından dolayı kaya tırmanışları da yapılıyormuş .

Fort Augustus'a geldiğinizde , iğne gibi uzanan bir vadi set gölü olan Loch Ness'in güney ucuna ulaştınız demektir . Gölü gezdiren tekneler buradan kalkıyorlar . Burası Caledonian Kanalı'nın sonlandığı yer aynı zamanda . Gölün kuzey ucundan Ness Nehri ile İnverness üzerinden denize açılıyor bu su yolu .

Loch Ness 56.4 kilometrekarelik yüzölçümü ile İskoçya'nın 2. büyük gölü . Aynı zamanda oldukça derin bir göl . En derin yeri 230 metre olan gölün Britanya adasının en fazla tatlı su hacmine sahip gölü olduğu söyleniyor .

Tekne gezisi 1 saat kadar sürüyor . Ağır İskoç aksanı ile İngilizce konuşarak bilgi veriyorlar anlayabilene gezi boyunca . Canavarı beslemenin yasak olduğunu da ekliyorlar arada . Siyaha yakın kahverengi suda giderken gözlerimiz Nessie'yi arıyor kafasını bir uzatsın diye .

Teknede gölün dibini gösteren sonarlar var . İsterseniz buradan gölün derinliğini ve dibindeki jeolojik şekilleri izleyebiliyorsunuz .

Tam artık bugün göremeyeceğiz canavarımızı derken çektiğim fotoğraflardan birinde bir karaltı görünüyor . Bakarmısınız teknenin camından ? Bir görünüp bir kayboluveriyor .

Loch Ness'i gezip Nessie ile tanıştıktan sonra karnınız iyice acıkacak . Tekneden inen insanlarla birlikte -gene bol miktarda çekik gözlü arkadaşlar var- sınırlı sayıda lokantada yer bulabilmek güçleşecek . Burada hayat kurtaracak sırrı veriyorum : Aşağıdaki resimde , teknelerin kalktığı yerin karşı kıyısında , kırmızı şemsiyeleri görülen yeri Adana'lı bir vatandaşımız işletiyor . Ve İskoçya'da yediğim en güzel fish & chips'i yapıyor . Tatlılar kahveler ikram , tıka basa doyuruyor . Sohbeti de hoş . Yer sorunu olmaz , hallediveriyorlar abilerine .

Karnımızı doyurduktan sonra otobüsle dönerken yapılacak en iyi şeyi yapıyoruz : Şekerleme . Zaman zaman durduğumuz köylerde tertemiz havayı soluyarak açıyoruz kendimizi ve hala koyun koyun kokan , yünden yapılmış giysilerin satıldığı küçük köy dükkanlarını geziyoruz .

İskoçlar doğaları ile çok övünüyorlar . Özellikle su kaynakları ile . Viskilerinin bu temiz su kaynaklarını kullandıkları için güzel olduğunu , aynı şartları sağlasanız bile su farklı olursa güzel viski yapamayacağınızı söylüyorlar . Dublin'deki Guinness bira fabrikasını gezerken İrlandalılar da bu bira için aynı şeyi , suyun önemini vurguluyorlardı . İrlanda da başka bir yeşil cennet , bir gün konuşuruz .

Evet , eğer yolunuz bir şekilde İskoçya'ya , Edinburgh'a düşerse dostlar ; mutlaka bu gezinizi taçlandırın ve Highlands'i görün derim . Nasıl mı ? Turla giderseniz size ekstra tur olarak sunacaklardır , katılın . Kendiniz giderseniz her gün Edinburgh'tan turların düzenlendiğini göreceksiniz , birine katılıverin .

Sağlıcakla kalın …

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

5 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Sevgili doktor,fotolar çok şey anlatıyor…Yeşillikler,sular arasında bir efsane nasıl para kazandırıyor bu uzak diyara biz de öğrenmiş olduk..Şehirlerin kraliçesi İstanbul umuzu böyle efsanelerle nasıl anlatırız diye çok düşündüm yazınızı okuyunca..Yüzlerce efsane ,yüzlerce güzel yapı var yanıbaşımızda..Teşekkürler bu güzel geziye bizi de götürdüğünüz için..

  • arkutbay dedi ki:

    Neşe Hocam , sanırım sitede bir siz bir de ben kaldık ; kimseden ses seda çıkmıyor . Sizin de Puglia yazılarınızı çok merak ediyorum , Mayıs ayında bir programımız var bölgeye . Yorumunuz ve katkılarınız için çok teşekkür ederim .

  • edelweiss dedi ki:

    Sevgili Arkutbay çok güzel bir yazı olmuş, emeğinize sağlık. Edinburgh gezimizi Londra da bir nikaha katılma telaşı ile kısa tutmuştuk. Üç günlük Highlands turu üçüncü beş yıllık kalkınma planlarımız içinde:)) Ne zaman kısmet olur bilemem. Puglia planınıza çok sevindim. Eylül ayında araba kiralayarak altı gün gezdiğimiz bölge bana göre gerçek İtalya. Şimdiden keyifli geziler diliyorum.

  • enisnuhoglu dedi ki:

    diğer sunuculrda yorum kısmı acık degıl.sımdı mozilla da buldum.Yazıları okuyup begenıyorum ama ıletısıme gecemedım…

  • arkutbay dedi ki:

    Secgili edelweiss , dilerim en kısa zamanda görürsünüz bu bölgeyi . Çok güzel ve keyifli yerler . Puglia öncesinde kısa bir Bologna merkezli bir turumuz olacak , sizin yazınızdan oldukça yararlandım , teşekkürler // Enis arkadaşım , teşekkür ederim takiplerin için. Sanırım mozilla dışındaki sunucularda bir problem var erişimde . Hüsnü halledecektir . Sevgiler .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*