DÜNYANIN GÖZBEBEĞİ (ÇEŞM-İ CİHAN) NERESİ SİZCE?

   Karda Kışta Karadeniz diye planlamıştım yazının başlığını. Yeni bir yılın başladığı günlerde burada olmaktı istediğim. Ama olmadı. Kısmet şubat ayınaymış. Hafif puslu ancak soğuk değil hava. 

   Çağ açıp çağ kapadığı büyük fetihten 6 yıl kadar sonra Fatih, hareket eder burayı fethetmek üzere. Bartın’ın Orduyeri mahallesinde karargâh kurar. Bu sırada yanına aldığı bir grup askerle yola çıkar buraya doğru. Tam tepede Bakacak’ta durup aşağıya baktığında yanındaki lalasına “Lala, Lala! Çeşm-i Cihan bura mı ola (dünyanın gözbebeği burası mı)?” demekten alamaz kendini. O günden sonra çeşm-i cihan dendiğinde Amasra, Amasra dendiğinde çeşm-i cihan tanımlaması gelir hatırlara.

   Amasra bugün 74 plakalı ilimiz Bartın’a bağlı küçücük ama bir o kadar da şirin bir ilçemizdir.
Kuruluşu MÖ 12.yüzyıla kadar kadar uzar Sesamos adı ile. İranlı Prenses Amastrist, Büyük İskender’in baldızı olarak önce Karadeniz Ereğlisi’ne (Herakliu) gelin gelmiş;  kocası ölünce oğullarıyla geçinemeyerek Sesamos’a çekilmiştir.  Amasra’nın yeniden kurulması ve kent halini alması Amastrist zamanında olmuştur. Prenses Amastrist, burayı 14 yıl bağımsız bir şehir devleti olarak yaşatmayı başarmış MÖ 286’da bir cinayete kurban gitmiştir. Yıllar yılları kovalamış, zaman akıp geçmiş hızla. Kimler gelmiş, kimler geçmiş. Burası Amastrist’e ithafen Amasra olarak anılmaya başlamıştır.

   Zaman tünelinde yaptığımız yolculuğu hızlandıralım. Tekrar 1459’lu yıllara dönelim. Ve merak edenler için söyleyeylim. Kale komutanına kan dökülmeden , kalenin teslimini istediğini ileten bir heyet yollamış Fatih. İstanbul fatihi ile savaşmayı göze alamayan kale komutanı da, anahtarları teslim etmiştir Türklere.
İşte o gün bugün Türktür Amasra.  

   Yılan gibi eğri büğrü yollarda  kıvrıla kıvrıla ilerlerken belki de Fatih’in lalasına meşhur sorusunu yönellttiği noktada durarak bakıyorsunuz aşağıya doğru.





   Tarihteki adları bugüne taşıyan restaurantlar, hotellerin, cafelerin levhalarını görüyorsunuz ilkin. Gidip geliyorsunuz tarih içinde. Amastrist Hotel, Sesamos Cafe…

   Sözü fotoğraflara bırakarak çekileyim bir süreliğine aradan.




























Sahilden kaleye doğru çıkıp oradan seyredelim mi şimdi de denizin doyumsuz manzarasını.
























 











 




   Ve Amasra’ya gelince Çekiciler Çarşısı’na uğramadan dönmemelisiniz. Haydi buyrun Çekiciler’e.




   Dikkatlice okur musunuz aşağıda yazılanları?



   Durun bakalım nereye hemen öyle?



 





   Bartın’ın vazgeçilmezlerinden telkırmanın en güzel örnekleri Çekicilerde.




   Çekiciler Çarşısı esnafı termik santrale hayır diyor haklı olarak.





   Amasra olur da, madencisiz olur mu hiç? Heykeli bile var.





   Ve Amasra dendiğinde “kalbimizdesin” denilen bir sanatçı:







   Fatih’in sözüyle birlikte anılan kentte bu adı taşıyan bir restaurant.





   Konuksever belediye sıcacık bir hoşgeldiniz diyor. Biz dönüyorduk. Ama olsun. Hoşbulduk.





   Ve yaşayan Barış:





   Trafik terörüne Barış’la birlikte dur diyoruz. Başka Barışlar kurban olmasın diye.





   Tabii ki Amasra da okuyor tüm Türkiye gibi.





   Bir kez de akşamın ışıklarında bakalım dönmeden Amasra’ya.





   Ve sonsözden önce kocaman bir teşekkür Kesim ailesine konukseverliklerinden, içtenliklerinden, sıcaklıklarından dolayı.

   Yazın ayrı güzel, kışın ayrı güzel Amasra. Bence ölmeden önce görmeniz gereken 101 yerden birisi Amasra olmalı derim.


19 yorum

  • hburcu dedi ki:

    Bol fotoğraflı ve çok keyifli bir yazı olmuş. Küçük tahtada yazanlarda çok güzelmiş=) Ellerinize sağlık teşekkürler.

  • enise dedi ki:

    Paylaşımın için teşekkürler…

  • süleyman dedi ki:

    birbirinden güzel fotoğraflarla yazınla çok güzel anlatmışsın

  • Zeynep dedi ki:

    güzel fotoğraflarınız ve yazınız için teşekkürler

  • ayşegül- dedi ki:

    Safranbolu gezimizde birgün gitmiştik Amasra’ya, o köprüye bayılmıştım. Bir de
    ne balık vardı, ne bolluktu ve ne lezzet… aklımda kalmış. Resimler harika.

  • mctumer dedi ki:

    Amasrayı ben de sevmiştim, kömür karası denizi – plajına- rağmen

  • abidindemir dedi ki:

    Ben fotoğraflar için eline sağlık diyorum.Yazın için yorum yapamayacağım zira yazını ısrarla aramama karşın göremedim. Tüm Binrotalılardan ricam yazınızın fotoğrafın süsü olduğu yazılar olmasın. Lütfen fotoğraf yazınızın süsü olsun.

  • ZİKO dedi ki:

    Geçen yaz gitmiştik Amasraya.Cıvıl cıvıldı.Fotoğraflarından anlıyorum ki kışında ayrı bir güzelmiş Amasra.Paylaştığınız için teşekkürler.

  • rome_o dedi ki:

    bol fotoğraflı güzel yazı olmuş.. amasranın tarihinide öğrendim sayende .. en çok ilgimi çeken bir fotoğrafında şehirin içerisinden geçen nehiri yakından çekmişsin ve su pırıl pırıl zor rastlanır böylesine ..

  • BÜLTER dedi ki:

    yazı çok güzel başlıyor…hatta tam “işte” diyorum “karadeniz yazılarını mükemmel yazacak yazar burada” kimbilir belki sayesinde hiç yapmadığım karadeniz gezisini yapacağız…..ancak sözü şimdilik fotoğraflara bırakıyor.”Sözü fotoğraflara bırakarak çekileyim bir süreliğine aradan.” diyor ve gidiş o gidiş. misafiri evde unutup dışarı çıkıyor….ben harika karadeniz yazıları hazırlayacağınızı düşünüyorum. resimleriniz de çok güzel.

  • yaz_yağmuru dedi ki:

    Merhaba,
    Yazınızda tarihi eksiz anlatmışsınız. Bartın’lıların gururudur Amasra. Şirindir, manzarası enfestir. Burada gezi, tarih, alış-veriş iç içedir. Zaten siz de resimlerle pekiştirmişsiniz bunu…
    Lakin resimlerin altına bir kaç söz de ekleseydiniz keşke…

    Müsadenizle bir kaç sözde benden olsun;
    Balık izgara ve özel Bartın Salatası meşhurdur…

    Telkırma sanatı yok olmaya yüz tutmaktadır ve İl bazında yeniden yaygınlaştırılma çabalarına başlanmıştır…

    Efsane haline gelen köprüden geçerken, dilek tutanların hayli fazla olduğu ve bu sebeple, bir çok yaralanmaların meydana gelmektedir…

    🙂

    Güzel bir yazıydı.
    Sizin sayenizde bir kez daha anımsadık tarihi, gezdik ve mutlu olarak ayrıldık.

    Emeğinize sağlık.

  • leylek dedi ki:

    Dünyanın gözbebeğinde, gözbebeğimden değerli siz ve ailenizle geçirdiğimiz günü, (klasik olacak belki ama) ömrüm boyunca unutamayacağım…..Özel bir günde , özel insanlarla, özel bir yerde bulunmak, gezmek, eğlenmek gerçekten çok keyif vericiydi…O kocaman teşekkür asıl bizden sizlere!… Kabul buyurun lütfen..

  • alize dedi ki:

    balıkçı tekneleri ve martı fotoğraflarınızı çok beğendim.Karadeniz ‘de olduğumuzu hissettiriyor.Fotoğraf arasından sonra dönmenizi beklerken kaybolmuşunuz…..

  • vildan dedi ki:

    çok şirinmiş gerçekten umarım gitme sansım olur…eline sağlık..bende böyle bir yer duymuştum..bosnada mı ne bir yer varmış..bir çeşmesi varmış bu çeşmeden bir kere su içen dünyanın neresinde olursa olsun bir kere daha burdan su içmek için geri dönermiş benim için burası neresi oğrenirmisin….

  • mazes dedi ki:

    harikaaaa ilk once amasraya gidecegim diger yerler sonraya kalsinn sizi kiskaniyorum inanin

  • sultanege dedi ki:

    Harika fotoğraflarla süslenmiş çok güzel bir gezi yasızı olmuş.Elinize, gözünüze ve yüreğinize sağlık. Paylaşımınız için teşekkürler..

  • definya dedi ki:

    fotoğraflara bayıldım.teşekkürler

  • pnrbulut dedi ki:

    Eski bir yazı ama okumuşken eklemeden edemeyeceğim eğer Amasra’ya yolunuz düşerse çarsı meydanındaki ‘Canlı Balık’ lokantasında balık ve 41 çeşit yeşillikten oluşan muhteşem salatadan yemeden sakın dönmeyin, zira güzel manzaralar, serin sular, keyifli geziler unutuluyor ama o salatanın tadı asla…:)

  • DEEP73 dedi ki:

    amasrayı ne guzel anlatmısınız bende amasrayı cok begenmıstım ..resimler tamamlamıs yazınızı gercekten tesekkurlerr..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*