Dunyanin En Yasanabilir Besinci Sehri: Auckland ( Yeni Zelanda )

Dunyanin En Yasanabilir Besinci Sehri: Auckland ( Yeni Zelanda )


Auckland, Yeni Zelanda’nin ticari merkezi. 4.2 milyonluk ulkenin 1.2 milyonu burada oturuyor. 2006’den beri dunyanin en yasanilir besinci sehriler (
http://www.citymayors.com/features/quality_survey.html ).

Sehir
etkileyici bir cografyaya sahip. Volkanik yapisindan dolayi sehir
tepelik, bir iniyor, bir cikiyor. Adanin dar bir yerinde kuruldugu icin
hem bati hem dogu kismindaki denize kiyisi var, her iki kiyida da buyuk
limani var. Yelkenle dolasmak Aucklandlilarin sevdigi ugraslardan.
Amerika kupasinin etaplarindan biri buradan hareket ediyor, marinada
kupaya katilan ulkeler icin daimi yer hazirlanmis. Auckland’in takma
adi “yelkenler sehri”, denizcilikleri hakkinda daha fazla bir sey
soylemeye gerek var mi?

Sehrin
kalbi vapur terminalinden baslayan Queen caddesi civarinda atiyor. Ana
alisveris caddesi burasi, yan caddelerde de kucuk butikler var. Queen
caddesinin basindan sola donup iki dakika yurursek Viaduct limanina
geliriz, burasi geceleri son derece hareketli. Bircok bar, lokanta ve
eglence yeri deniz kenarina siralanmis. Ancak burasi biraz tuzlu.
Cebimin tansiyonu var, az tuzlu bir yer isterim derseniz o da var:
Viaduct Quay’den karaya dogru onbes dakika kadar yuruyerek Ponsonby
bolgesine geliyoruz, yine bir cok lokanta, bar var. Fiyatlar daha
makul. Ponsonby caddesinden devam ederek Queen Street’i kesiyoruz,
arada irili ufakli Turk restoranlari gorunuyor. Ilginc bir sekilde
Araplar bircok Turk restorani acmislar. Arap yemegi dendiginde satis
yapmiyor herhalde. Otoyol uzerinden gecip yurumeye devam ettigimizde
artik yoruldum demeye hakkiniz var, kac saatten beri yuruyoruz. Sehrin
en buyuk parki Dominion’da biraz soluklanalim. Kapali, tropik yaz
bahcesi ve Auckland muzesi gorulmeye deger. Muzenin kafesinde birseyler
ictikten sonra ( Yeni Zelandalilar iyi kahve yapiyor, aferin) Parnell
caddesine giriyoruz. Parnell’de ufak butikler, antika saticilari, sanat
galerileri, bircok lokanta ve kafe var. Madem ki Ingiliz gecmisi olan
bir yerdeyiz, balik ve patates mecbur yenecek. Yendi. Yuruyuse devam.
Parnell’de devam ediyoruz deniz kenarina Gumruk caddesine geliyoruz,
burasi Queen’le ileride birlesiyor. Auckland’da tam bir daire cizdik,
bes alti saat taban teptik, dinlenmek hakkimiz. Yoldaki insanlari
seyretmek icin skycity sinemasi onundeki kafe tam bicilmis kaftan.
Auckland film festivali yeni baslamis, kuyruk var. Sokaga cikinca
sehrin en yuksek binasi Sky kulesi karsimizda. Adrenalin pesindeyseniz
bu kuleden asagi atlayabilir ya da yaklasik 200 metre yukarida acik
havada korkuluk olmadan yuruyebilirsiniz ( guvenlik ipi bagli, yoksa
kac kisinin son yuruyusu olurdu acaba?).

Queen caddesi vapur
iskelesinden korfezin karsisina ya da korfezdeki adalara sik sik vapur
var. Bizde vapur keyfi yapalim mi? Devonport’a varmak sadece 15 dakika
suruyor. Aucklandlilar haftasonlari Devonport’ta gelip dolasmayi
seviyor. Iskele civarindaki magazalar ve yeme-icme yerleri keyifli
yerler. Ilk Mairo yerlesimleri bu mahallenin yerinde imis, daha sonra
Ingiliz yonetimi sirasinda Devonport’taki iki volkanik tepe sehrin
savunulmasi icin kullanilmis. Her iki tepede sehrin tam karsidan guzel
manzarasini gormek icin ideal yerler. Hava kararmaya basladi, geri
donme zamanidir. Bugun bayagi bir dolastik, yarin dinlenmeli, ertesi
gun Avustralya’nin gobegine iniyoruz. Alice Springs’te gorusmek uzere.

5 yorum

  • poetrey dedi ki:

    En çok gitmek istediğim ve hatta yaşamak istediğim ülke.
    Paylaştığın için çok teşekkür ederim.

  • MIYU dedi ki:

    evet benim de çok gitmek istediğim ama şimdilik sadece hayal olan bir ülke, teşekkürler

  • justinian dedi ki:

    Ne kadar güzel bir yermiş burası böyle! Panoramik fotoğraflar muhteşem. İnsan hemen gidip görebilmek istiyor. Arapların, Türk restoranı açması olayına ben de İspanya’da rastladım. İspanya’da zincir restoran haline gelmiş bir dönercide menüdeki herşey Türk usulü olmasına rağmen, tek bir Türk çalışmıyordu. Şaşırtıcı..

  • çitlembik dedi ki:

    Anlattıklarınıza bakılırsa çok keyifli bir yere benziyor …

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Birkaç akşamdır Okyanusya ve Güney Amerika yazılarını okuyorum. Bu yorumum hepsine gitsin. Merak ettiğim ise şudur: Sevgili Kedim’in dediği gibi, gezmek ciddi finans-sağlık-zaman-enerji gerektiriyor. Peki senin formülün nedir? Tüm bu organizasyonu ve uzak coğrafyaları keşfetmeyi sen nasıl başarabiliyorsun Başar?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*