DUBLİN – DuBLiN – Dublin – dublin – DUBLİN!


Trinity College

Bambaşka bir yer burası, bambaşka bir şehir; burada aşkı bulacaksınız , edebiyata tam anlamıyla doyacaksınız diye başlayamayacağım Dublin’i anlatmaya… Çünkü bu belki de başka yüzlerce hatta binlerce şehire haksızlık olurdu ya da sizde Dublin ile ilgili yanlış izlenimler oluşturabilirdi. Bence Dublin kendi alanında eşsiz ama özel ilgi ve beğeni alanlarına hitap edenler için ayrıca görkemli ve unutulmaz küçük bir ada-şehri. Fakat aynı zamanda da içinde Ortaçağı , popüler günümüz Avrupasını , 80 lerin yaşamını aynı anda barındırabilecek kadar da büyük ve hala da büyümekte.
Sizlere Dublin’e bir an önce gitmenizi ve kendi kültürlerini tamamen bozulmadan koruyabildikleri bu son zamanlarında Dublinlileri yakından tanımanızı tavsiye ederim. Özellikle orada yaşamaktansa bir turist olarak gidip onlarla büyülenmek daha da ilginç ve heyecan verici olacaktır. Çünkü Dublin’in her bir köşesi kendi alanının dışından gelen her türlü yeniliği ilgiyle beklemekte ve merak etmektedir ; o yüzden şehir sizi büyülerken siz de şehire yeni bir tat , yeni bir nefes katmış olacaksınız. Bu küçük şehir sizi kocaman ve unutulmaz bir macera yaratacaktır. Kendine has müzikleri , bitmeyen doğal güzellikleri , durmak bilmeyen kültürel faaliyetleri ve tabi ki meşhur İrlanda biralarıyla sıkılmanıza imkan yok =) Özellikle edebiyatla ilgilenenlerin çok da iyi bildikleri gibi , dünyaya kazandırdıkları bütün o eşsiz İrlandalı yazarlarıyla gurur duymaktalar ve bu gururun nedenlerini size olabildiğince geniş bir şekilde açıklayacak her türlü sergi müze ve galeriye sahipler. Ayrıca bu yazarlardan bazılarının hayatları boyunca yaşadıkları evleri , gittikleri caféleri , eserlerinin ilham kaynaklarını Dublin’in o benzersiz renklerle donatılmış kapılarıyla örtülü sokaklarında keşfedebilmeniz de mümkün. 

 



Oscar Wilde

Maceranızın kısa ya da uzun olması önemli değil , önemli olan ne istediğini bilerek bu şehirde dolaşmanız ; yoksa kolaylıkla ara sokaklarda keşfettiğiniz bir pub da sizi bırakmayan neşeli İrlandalılar ile dans ederken saatin çok geç olduğunu fark edebilirsiniz =) Öncelikle yapmanız gereken dünyanın en ünlü ve görkemli üniversitelerinden biri olan Trinity College e uğramanız ve içinde bulunan The Book of Kells i görmeniz – emin olun pişman olmayacaksınız! Dublinliler etkinlik haberlerini tanıtmada pek başarılı değiller , o yüzden orada bulunduğunuz süre boyunca internetten ya da gittiğiniz küçük cafélerden edinebileceğiniz etkinlik bültenlerini takip etmelisiniz. Özellikle şehrin içinde bulunan doğal parklarda ya da şatolarda düzenlenen konser ve diğer etkinlikler hava güzel olduğu sürece sizi büyüleyecektir.

 

 


 Phoenix Park

 

 

St.Stephen’s Green Park

 

Ayrıca Dublin de dahil olmak üzere İrlanda’nın en büyük festivali olan St.Patrick’s Day e denk gelirse tatiliniz , çok şanslısınız çünkü bu demek oluyor ki , iki gün boyunca sürecek olan sınırsız bir eğlenceye davetlisiniz =) Sokağa çıktığınızda İrlanda bayrağının renkleri olan yeşil turuncu ve beyazdan başka bir renk göremeyeceğinizi garanti ediyorum.

 

 


 St.Patrick’s Day

Dublin’e gelmişken İrlanda’yı da biraz daha yakından tanımalıyım gibi bir hisse kapılırsanız , hemen bu hissin peşinden koşun – çünkü Dublin size asla bir tipik İrlanda şehir profilini yansıtamayacaktır , özellikle bu son yıllarda geçirdiği büyük değişimlerle büyük modern Avrupa başkentlerinden biri hale geldikten sonra! O yüzden vaktiniz varsa mutlaka güney veya kuzey turlarına katılıp gerçek İrlanda havasını tadın , karşısında ayakta duramayacağınız rüzgarlarla tanışın , Guinness ile kahvaltı eden İrlandalılarla karşılaşın , hayatınızda yiyebileceğiniz en güzel elmalı turtayı deneyin ve zengin bir geçmişe sahip olan küçük şehirlerde kral ve kraliçelerin sizleri büyülemek için yaptırdıkları şato ve botanik bahçelerini gezin.

 


Powerscourt Botanic Gardens



Gündüzleri sokaklarda göreceğiniz koşuşturmalardan ve trafikten de anlayacağınız gibi Dublinliler işlerine çok düşkünler ve çok çalışıyorlar ; fakat bu onların eğlenmeyi bilmedikleri anlamına gelmiyor. Dublin’de çoğu pub gündüz saatlerinden itibaren açık bu yüzden eğer yapacak daha iyi bir işiniz yoksa eğlenmeye sabahtan başlayabilirsiniz ; canlı müzik eşliğinde yemekler , gün batımı eşliğinde içki servisi , festival tanıtımları , sokak sergileri arasında günün nasıl bittiğini anlayamayacaksınız bile. Ayrıca geceleri farklı müzik zevklerine göre düzenlenmiş gece kulüpleri de bulmanız mümkün , özellikle “Gaiety Theatre and Late Night Club” dört farklı katında her akşam dört farklı eğlence (aklınıza gelebilecek her türlü müzik türüne göre geceler düzenliyorlar ; rockin retro, chicago blues, indie energy, funk, disco and 80s, northen soul/motown, jazz, r&b and hip-hop gibi…) sunarak turistlerin bayağı ilgisini çekmekte , eğer ilginizi çekeceğini düşündüğünüz bir konsept yakalarsanız mutlaka deneyin. Ayrıca sokaklarda dağıtılan bedava günlük gazeteleri ve cafe ya da kitapçılarda bulabileceğiniz event guide ları her gün mutlaka edinin. Size alternatif Dublin eğlencelerini bulmanızda inanılmaz yardımcı olacaklardır.

Gerçekten de yapmak istediğiniz anda yapabileceğiniz o kadar çok şey ile dolu ki bu şehir ; havasına laf edecek zamanı bulabileceğinizi sanmıyorum. Dublin’in çok yağışlı ve yılın çoğu günü kapalı bir havası olduğunu kabul ediyorum fakat özellikle mayıs ve haziran aylarının güneşli havalarının keyfini sıcak çimlerle kaplı parklarda, açık hava konser ve gece sinemalarında tüm Dublinlilerle birlikte çıkartabilirsiniz.

Tüm kuzey ülkelerinde karşılaşacağınız türden pahalı bir yaşam düzeni kurmuş olan Dublin de çok uygun fiyata tatil yapmanız pek mümkün olmasa da , öğrenci ya da macera sever bir gezi-kolik olarak gittiğinizde çok da uygun fiyatlarla unutulmaz Dublin günleri yaşayabilirsiniz. Cumartesi günleri kurulan sabah pazarını ve çevresinde ki sokak sanatçılarına uğramayı da sakın unutmayın. Aslında bu büyüleyici , kasvetli ve bir o kadar da rengarenk olan bu şehri birkaç paragrafta anlatmak mümkün değil ; o yüzden en kısa zamanda bir İrlanda turuna katılmanızı ve bu tura Dublin den başlamanızı sizlere şiddetle öneriyorum! Kim bilir  belki gerçekten de burada aşkı bulur , sanata tamamen doyar ve asla geri dönmek istemeyeceğiniz bir şehirde kendinize kiralık ev bakarken bile bulabilirsiniz…


 

 

 

12 yorum

  • rome_o dedi ki:

    bu detayli ve güzel dublin yazın için teşekkürler . gitmem gereken bir yer daha oldu

  • camkenari dedi ki:

    hakkında bilgi topladığım şehirlerden biriydi dublin, yazını görünce çok mutlu oldum..eline sağlık =)

  • Libraryliving dedi ki:

    teşekkürler =D

  • MIYU dedi ki:

    çok çok güzel, başka ne denir ki; şehir güzel,anlatım güzel , resimler güzel.
    Harika!Teşekkürler

  • travellinggirl dedi ki:

    yıllardır gitmek istediğim ama bir türlü program yapamadığım şehir, iyice heveslendim, teşekkürler…

  • rome_o dedi ki:

    oscar wilde ın forotğrafı çok ilginç

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Yorum yok. Çünkü 10 puan!

  • Kedim dedi ki:

    Yazin i okudum ve fotograflarina bakdim. Cok guzeldi. Sevgiler.

  • POYRAZADA dedi ki:

    Dublin !! James Joyce ! Dublinliler ! Nedense kanım kaynar beim İrlanda deyince, gitmek lazım, yola çıkmak lazım.
    ahu

  • sunurhan dedi ki:

    irlandalı insanları biz türklere hep yakın bulurum.Sizin yazınız ve fotoğraflarınız da bunu destekliyor.Özellikle şiiri,edebiyatı sevenlerin gitmesi gerek.bir de yeşili ve neşeyi.

  • mctumer dedi ki:

    bu güzel yazıyı da kaçırmışım. neyse ki geçte olsa okudum. elinize ve ojektifinize sağlık

  • Mayorka dedi ki:

    Daha önce bir kez gitme fırsatım olmuştu İrlanda’ya ama gezememiştim 🙁 Ekim’de yine gideceğim bir aksilik olmazsa… Ve bu kez gezmeyi hedefliyorum Dublin’i… Ben de Oscar Wilde’ın heykelinin yanında bir fotoğraf çekip, arp sanatçılarını dinleyip, Guinness’in tadına bakacağım…Belki sizle de tecrübelerimi paylaşırım…Yazılar çok fikir verdi… Siteye yeni üye oldum ama çok beğendim…Herkese teşekkürler!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*