Dream of Amsterdam-I

Herkese Selam,

İlk uzun soluklu gezi yazım baya heyecanlıyım açıkçası,çok konusabilirim  🙂 Hepimizin bu dünyada bir rolü var sevdikleri ,sevmedikleri ama aranızda en çok seyahat etmeyi seven gördüğü ve hissettiğini paylaşan bundan keyif alanları ayrı bir seviyorum.Seyahat etmek aslında ilk çağlardan beri belli kazanımları ele etmek için yapılmış.Belki de en önemlisi  öğrenme  tutkusudur.Çok okuyan mı çok gezen mi sorusuna da cevabım hep kaliteli gezen olmuştur.O zaman artık gelelim Amsterdam rüyasına !

12. yüzyılda Amstel Nehri çevresinde bir balıkçı köyü olarak kurulan Amsterdam, Hollanda’nın başkenti ve aynı zamanda Avrupa’nın en ünlü şehirlerinden,belki binlerce fotoğrafı olan ve liseden beri hayalin kurduğum Amsterdamın meşhur kanallarına yansımış mistik Amsterdam evleri karşınızda.Evet duygusalım bu resmi çekerken hissettiklerimi sanırım yazıya dökemeyeceğim.

Şehirde yer alan 1500’den fazla köprü, Amsterdam’ın “Kuzeyin Venedik’i” olarak adlandırılmasını sağlamış ,gerçekten kanallar mühendislik harikasıyes.Tabi bu şehirden ayrılmadan olmazsa olmaz diyerek şehrin birçok noktasından kalkan tekne turlarına katılmanız lazım.Kanal turu; hem şehrin genel yapısı hem de tarihçesinin anlatıldığı harika bir gezi olacaktır deneyimle garantilidir.

 

 

 

 

 
 
 
 
 
 
 
Yeme-içme kültürü zengin bir ülkeden gelince benim gibi Amsterdama geldiğinizde ne yiyeceğiz şimdi derdine düşebilirsiniz.Fakat  strese gerek yok bu şehrin patatesleri bir harika dostum 😉 Genel olarak şehir halkıda oldukça çok tüketiyor patates fakat ben hiç obez insan görmedim.Sanırım bisiklet kullanımının bu kadar yaygın olmasının sonucu . Bisikletin  bu kadar yaygınlaşabilmesinin de bir hikayesi var elbet; İkinci dünya savaşıyla ekonomi büyüyor ve halk zenginleşiyor.Halkın zenginleşmesi ile araba alımı artıyor ve zamanla özellikle 70'li yıllardan sonraa artık şehirde park yeri bulmak bile imkansız hala geliyor ki evler yıkılılp otomobiller için park alanı yapılmaya başlanıyor.Çok tanıdık geliyor dediğinizi duyar gibiyim ? 🙂
 
1950 yılında trafik kazalarında bine yakın kişi hayatını kaybediyor,1972 yılında ise bu sayı 3 bin kişiye yaklaşıyor.1973 yılında hayatını kaybedenlerin büyük bölümü çocuk. Sokakta oynayan çocuklar da bu ölen çocukların arasında.Stop de Kindermood (Çocuk Ölümlerini Durdurun) hareketi başlıyor öncesinde.Daha sonra 1973 yılında Hollanda petrol krizine giriyor. 3 milyon araca sahip Hollanda’da halk benzin bulamaz hale geliyor. Hükümet kemer sıkma politikası gereğince halkın araç kullanımını azaltma yolunda önlemler alıyor.Kasım 1973’ten 0cak 1974’e kadar pazar günleri trafiğe çıkmak yasaklanıyor. Halk Pazar günleri mecburen bisiklet gibi araçlara yönelme yoluna gidiyor.Bugün Hollanda bir bisiklet ülkesi. Amsterdam, Utrecht, Gröningen ve Zwolle şehirleri tamamen bisiklet öncelikli. Hollanda’da şu an şehir merkezleri dışında 6 bin kilometre bisiklet yolu var.Bu değişimin aynısının ülkemizde yaşanabilmesi en büyük dileğim.
 
 
              
 
Devamı gelecek….
 
Sevgiyle Kalın
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

2 yorum

  • gezmen dedi ki:

    Bahar, aramıza hoş geldin. İlk yszı gerçekten çok güzel olmuş. Tadı damağımızda kaldı. Devamını bekliyoruz.

  • enisnuhoglu dedi ki:

    bahar hanım hosgeldınız (binrota)kendingez oldu,gezgin toplulugumuz büyüyor.Yazınız harika devamını bekliyoruz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*