DOĞDUĞUM VE BÜYÜDÜĞÜM KENT YEŞİL BURSA….

Türkiye’nin 5.büyük kenti olan Bursa, Marmara Denizi’nin güney doğu ucunda, Uludağ’ın kuzey batı eteklerinde yer alır.

Bursa, Marmara Bölgesi’nin Güney Marmara bölümünde Uludağ’ın Kuzeybatı yamaçlarında kurulmuştur.Kuzeyinde Marmara Denizi ve Yalova, Kuzeydoğuda Kocaeli ve Sakarya, Doğuda Bilecik, Güneyde Kütahya ve Balıkesir illeri ile çevrilidir.Şehrimiz Uludağ’ın yamaları boyunca kurulmuş ve gelişmiştir.Savunmaya uygun olması nedeniyle yamaçlardaki kayalıklarda ilk yerleşimini almıştır.

Kent Bizanslılar’dan alındıktan sonra özellikle Osmanlı Başkenti olarak büyük bayındırlık çalışmalarına sahne olmuştur.

Bursa özellikle 1940’lardan sonra ovaya doğru genişlemiştir. Birinci derece deprem kuşağı üzerinde bulunan ilimiz 1855 ve 1905 depremlerinden büyük zarar görmüştür.

Bursa, Osmanlı başkenti olduktan sonra hızla gelişmiş ve Ortadoğu ülkelerinden Anadolu’yu aşarak gelen yollar bu merkeze doğru yönelmiştir. Bunun sonucunda kent 15.yy’da dünyanın başlıca ticaret, sanayi ve kültür şehirlerinden biri haline gelmiştir. Bazı kaynaklara göre nüfusu o dönemde 100.000’i geçtiği belirtilmektedir.

İlde en büyük yükselti 2543m ile Uludağ’dır.

Bursa’mız sınırları içinde iki önemli göl bulunmaktadır. Bunlardan biri Marmara Bölgesinin en büyük gölü olan İznik Gölü ve bir diğeri de Ulubat gölüdür. İlimizin en önemli akarsuyu Susurluk Çayının bir kolu olan Nilüfer Çayı dır. Uludağ’ın güney yamaçlarından doğan ve gene Uludağ’dan kaynaklanan birçok küçük dere ile beslenen Nilüfer Çayı Bursa Ovasını sular. Bursa ilimiz sınırları içinde birçok büyük ve verimli ova vardır. Bunlardan en önemlisi Bursa Ovası dır. Verimli topraklarıyla Yenişehir, İnegöl, Karacabey, Orhangazi ve İznik ovaları da bitkisel üretimin yoğunlaştığı yerlerdendir.

Doğal zenginlikleri, yeşil dokusu, şifalı suları, yaz ve kış turizmi imkanlarının yanı sıra, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin mekansal ve mimari özelliklerini de günümüze kadar taşıyan Bursa, benzerlerine az rastlanır bir kültür ve tarih mirasına sahiptir.

27 arkeolojik, 1 doğal, 3 kentsel SİT alanına sahip olan, 2042 adet korunması gereken anısal, dinsel, kültürel ve sivil yapıyı barındıran kentimiz, yeşil dokusu, pınar suları ve şifalı kaplıcaları ile yıllar boyu ” YEŞİL BURSA ” olarak anılmış ve islam kültürünü yaşatan uhrevi yapısıyla günümüzde olduğu gibi geçmişte de bir çok gezginin ve tarihçinin akınına uğramıştır.

Şehrin eteklerinde kurulduğu Uludağ (Olympos Dağı), tarihteki ilk Hıristiyan keşişlerin inzivaya çekildikleri yerleşim yerlerinden biridir ve aynı zamanda Türkiye’nin en büyük kış ve doğa sporları merkezidir. Bursa’nın ilçelerinden biri olan İznik ise bugün Vatikan ve Kudüs’ten sonra en önemli Hıristiyanlık merkezi olarak kabul edilmektedir.

İLÇELER: Osmangazi, Yıldırım, Nilüfer, Gürsu, Gemlik, Kestel, Mudanya, İznik, Orhangazi, Karacabey, Mustafa Kemal Paşa, İnegöl, Yenişehir, Keles, Orhaneli, Büyükorhan, Harmancık.

İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Uludağ Milli Parkı, Çekirge, Armutlu, Oylat, Gemlik Kaplıcaları,Armutlu, Kumla, Kurşunlu Plajları, Prusa Kenti Surları, Nikaia (İznik), Miletopolis (Karacabey), Mirlea (Mudanya), Kirmastı (Mustafa Kemal Paşa), Atranos (Orhaneli), Neopolis (Yenişehir) Eskiçağ Kentleri, Ayasofya, Koimesis, Hagios Kiliseleri, Nikaia Nekropolü, Sarayı ve Hipogeumu, Orhan Camisi ve Külliyesi, Yıldırım, Yeşil, Hüdevendigar, Muradiye, Koca Sinan Paşa, İshak Paşa Külliyeleri, Bursa ve Karacabey Ulucamileri, Yıldırım Bedesteni, Bursa Arkeoloji, Bursa Atatürk, Bursa Türk İslam Eserleri, Mudanya Mütareke, İznik Müzeleri.

NÜFUS VE EKONOMİ

Nüfusun büyük bir bölümü merkez etrafındaki yerleşim alanlarında yaşamaktadır. Yapılan şehir planları ile kent doğu ve batı aksında gelişmesi planlanarak, merkezdeki nüfusun yeni gelişme bölgelerine çekilmesi amaçlanmıştır. Yapılan tüm planlama çalışmalarında kuzeyde bulunan ve çok verimli topraklara sahip olan Bursa ovasının korunması planlanmış ve bu alanlara yerleşme önerilmemiştir. Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde halen 671 bin kişilik boş konut alanı bulunmaktadır.
Genç nüfus yapısının eğitiminden işe kadar çok çeşitli talepler getirmekle birlikte dinamizmde kazandırdığı Bursa’da ortalama hane halkı büyüklüğü 1994 yılı verilerine göre 461.550 dir.1990 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre Bursa’da 12 ve daha yukarı yaştaki çalışan nüfus içinde her iki kişiden birisi ücretlidir. Fert başına düşen banka mevduatı açısından Bursa’nın ülke genelindeki yeri altıncılık, trafiğe çıkan araç sayısı açısından ise dördüncülüktür.

Ekim 1996 tarihi itibariyla kent genelinde nüfus 2 milyon 416 bin 193 iken, kent merkezinde 1 milyon 211 bin 688’dir.

Türk Ekonomisinin en gelişmiş sektörü olan otomotiv, makina, tekstil ve gıda sanayi sektörleri nde söz sahibi olan Bursa, ülke çapında genel bütçe giderlerinin gelirlerine oranları açısından Kocaeli ve İstanbul’un ardından 3. sırada gelmektedir. 1962 yılında kurulmuş bulunan Organize Sanayi Bölgesi ile daha sonra oluşan Demirtaş; Organize Sanayi Bölgesi ve özellikle İzmir ve Ankara yollarının çevresi Bursa’da sanayileşmenin yolu olduğu yerler olarak görülmektedir.

Sözünü ettiğimiz bu yerlerin dışında; Mudanya, Gemlik, Orhangazi, İnegöl, Kemalpaşa ve Karacabey ilçelerinde de farklı yoğunluklarda sanayileşme gözlenmektedir. Yakın bir gelecekte yeni ve kapasiteli limanlar ile hava alanlarının inşa edilmesi, demir yolu bağlantısı ve serbest bir bölgenin kurulması gibi projeler gerçekleştiğinde kentin dünya ekonomisi ile bağlantıları daha da kuvvetlenecek ve turizm hareketlerinde yoğunlaşma gözlenecektir. Bursa’da tarım-endüstri ilişkisi yoğun bir ilişkidir ve il endüstrisinin önemli bir bölümünü yine ilde üretilen tarım ürünlerini işlemektedir. Bursa’nın dış satımında sanayi ürünleri %50-60, tarım ürünleri %30-40 ve madencilik ürünleri ise %10 pay tutmaktadır. Bursa, Türkiye’de toplam binek otomobil üretiminin %94’ünün, toplam minibüs üretiminin ise %26’sının karşılamaktadır.

BURSA’NIN TARİHÇESİ

M.Ö. 3, Yüzyılda Bithynialılar ve Prusias’lılar tarafından kurulan kentin ilk adı Prusa idi.Şehir merkezine yakın ilk yerleşimin kesin bulguları M.Ö. 2700-2500 yıllarına tarihlenmektedir.M.Ö. 1200 yıllarında Trakya’dan bu bölgeye Ibkit saldırılarından kaçan Traklar, Thinler ve Bitinler yerleşmişlerdir.
Bu nedenle yazılı kaynaklarda bölgenin adı Bitinya olarak geçer. 1326 yılında Orhan Bey tarafından Türklerin eline geçen ilimiz Osmanlı İmparotorluğuna başkentlik yapmıştır.
Bursa’da Roma ve Bizans Dönemlerinden günümüze ulaşabilmiş yapı yoktur. Eski kenti çevreleyen surların ilk olarak Bithynialılarca yapıldığı, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde ise onarılarak kullanıldığı düşünülmektedir.

Bursa, Osmanlı İmparatorluğunun ilk 200 yıllık döneminde diğer kentlere göre büyük gelişmeler göstermiş, bir çok mimari yapı ile süslenmiş, devrinin tanınmış medreseleri ile bilim aleminin merkezi olmuş, canlı bir ticaret şehridir. I.Murad zamanından başlayan Hüdavendigar Külliyesi, I. Beyazıd’ın yaptırdığı Yıldırım Külliyesi, I.Mehmed (Çelebi) döneminde başlayıp II. Murad zamanında tamamlanan Yeşil Külliyesi Bursa’nın mekansal gelişimini etkileyen ve bugünde ayakta duran büyük komplekslerdir.

Cumhuriyet dönemiyle birlikte planlama çalışmalarına başlanan şehirde, 1960’lı yıllardan itibaren sanayinin önemi artmış, kentin nüfus ve kentsel gelişimi hızlı bir değişime uğramıştır. Coğrafi konumu, tarımsal, ticari ve sanayi potansiyelinin yüksek oluşu kentin çekiciliğini her dönem korumasını sağlamaktadır.

Kent çarpıcı güzellikte ve alabildiğine cömert bir doğa parçasına yerleşmiş olması nedeniyle hızlı bir kentleşme sürecine girerek 1960’lı yıllardan itibaren tarih, kültür ve doğa değerlerinin aşınması tehlikesi ile yüz yüze gelmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*