Cumbria Goller Bolgesi – Ingiltere

 


Benim icin Ingiltere gezileri her zaman keyifli olmustur. Hele de Londra sarmalindan kurtulup Britanya`nin diger bolgelerini de gorunce bu adanin kesfedilmeyi bekleyen cok buyuk bir potansiyeli oldugunu hissediyorsunuz.


Goller bolgesine gitme fikri de boyle ortaya cikti. Daha once gittigimiz yerlerin tadi damagimizda kaldigindan Ingiltere`nin daha kirsalini gormeyi merak eder olmustuk.


Goller bolgesi ya da Cumbria`ya Manchester Havaalani daha yakin olmasina ragmen biz yine de sevgili arkadaslarimiz Gail ve Ilhami`yi gormek icin Londra`ya ucuyoruz. Iki gun Londra`da evlerinde kaldiktan sonra Gail`in surprizi olan Silverstone`daki Formula 1 yarisini izlemek uzere annesinin yasadigi Towcester`a gidiyoruz. Towcester Silverstone`a 2 – 3 km uzaklikta ufak bir kasaba ve yaris gunu trafik oldukca yogun oldugundan kalinabilecek en uygun yer burasi.


 


 Ertesi gun yuruyerek yarisa gidip keyifli bir yaris gununden sonra civar publardan birinde birlikte son aksam yemegimizi yiyoruz. Yarin onlari Milton Keynes`deki tren istasyonuna birakip biz yolumuza devam edecegiz.


Ertesi sabah arkadaslarimizi biraktiktan sonra yola koyuluyoruz. Yol molalarla yaklasik 5 saat kadar suruyor. Yol boyunca hava bazen acik bazen yagmurlu. Temmuzun ortasinda da olsaniz burada yagmur her zaman kuvvetli bir olasilik. Neredeyse Windermere`e kadar otoyoldan gidiliyor. Aksama dogru otelimize variyoruz.  Daha onceleri ev olarak kullanilan bu bina sahipleri iki kiz kardes tarafindan B&B tarzi bir otele donusturulmus guzel bir yapi.

Odamiz ise oldukca genis ve en onemlisi dusu ve tuvaleti oda icinde. Aracimizi otelin park yerine birakip gole dogru bir kesif yuruyusu yapiyoruz. Otelden gole kadar olan mesafe fazla uzun degil. Yol boyunca karsilikli cok guzel yapilarin yanindan gecerek gol kenarina geliyoruz.


Gumusi renkte ince uzun bir gol. Sahilde gordugumuz Turist Ofisinden yoreyle ilgili bir kitap alip icinde belirtilen turlardan bazilarini vaktimiz yettigince yapmaya karar veriyoruz.



Yore goller  ve nehirlerle dolu oldugundan etraf oldukca ormanlik. Bu nedenle yuruyus yapmak icin cok hos orman ici patikalar var. Cogu harika derelerin ve selalelerin arasindan geciyor. Buralara gelmek icin araba sart. Arabayla yuruyus patikalarinin basladigi yere kadar gelip park edebileceginiz yerler var. Altyapi gayet duzgun hazirlanmis. Ancak havaya yapacak bir sey yok. Maalesef temmuz ortasinda bile yagisli.Kaldigimiz bes gun boyunca bir yarim gun haric hava hep kapaliydi. Yagmurluklarimizi giyip camura bata cika buralarda elimizden geldigince birkac yuruyus turu yaptik.

 
Yesillikler arasinda yururken bu tur manzaralar hep karsimiza cikti.


Bolgede ufak tefek onlarca kasaba ya da sehir var. Gol kenarlarina kurulmus bu sirin kasabalarda ilginc yapilara da rastliyoruz. Ambleside`daki kopru uzerine insa edilmis ev gibi.

Burasi su anda hediyelik esya satan bir dukkan. Windermere, Keswick ve Ullswater golleri mutlaka gorulmeli. Bu gollerde bot turlari almak da mumkun.
 



Cogu golde gol kenarindaki sehirler arasinda tarifeli vapur seferleri de var. Ayrica istenirse dusuk beygirli bir kayik kiralayip kendiniz de gezebilirsiniz. Buralarda bir zamanlar yaygin sekilde madencilik de yapilmis. Bu madenlerden bazilari turistik amacli gezilebiliyor. Senem cesaret edemedi ama ben giydim tulumlari ve birisine girdim. 


Cleator diye bir kasabada eski bir komur madeni olan bu yerden ciktiktan sonra 10 –15 dklik bir mesafede Ingilizlerin meshur sapka markasi Kangol`un fabrikasini goruyoruz.  Kendimize fabrika satis magazasindan birer cift eldiven ve birer de sapka alarak alisveris ihtiyacimiza da cevap veriyoruz.


Gittigimiz her sehirde veya kasabada tarihi bir kalinti veya yapi mutlaka var. Buralari Iskocya sinirinda oldugundan sinir bolgelerde  bir suru kale mevcut.




 
Ayrica Roma Imparatorlugunun sinirlari buraya kadar dayaniyor.Iskocya sinirinda bulunan Carlisle kentine yakin bir yerde      MO 120`li yillarda yapilmis olan Hadrian Duvari var. Yine ayni kentteki kale de gorulmeye deger. Bunun yaninda 11 ve 12 yy`dan kalma kiliseler var. Cogunun bahcesindeki mezar taslari nereyse yorenin rengi olan yesile donmus durumda.





Cumbria`nin batisina dogru gidildiginde okyanus kiyisina geliyorsunuz. Buralari cogunlukla ufak ufak yazlari yogun olan bolgeler. Bazi yerlerde kumsal plajlar ver. Deniz koyu ve soguk ayrica dalgali. Yuzenler ve sorf yapanlar var ama hepsi de tam tesekkullu. Usumemek icin dalgic kiyafeti gibi giysiler var uzerlerinde.



Senem bir sonraki rotayi calisirken

Burada 5 tam gun boyunca hic s
ıkılmadan cok keyifli vakit gecirdik. Bol bol geleneksel ingiliz yemegi olan fish and chips yedik. Ayrica bazi restoranlarda av eti yiyebileceginiz yerler de var. Yore ormanlik oldugu icin avcilik ve av eti restoranlari da yaygin.  Ozellikle yaban domuzu avi cok yaygin. Wild Boar diye Windermere ve Ambleside arasinda cok guzel bir av lokantasi var. Av eti sevenlere tavsiye edilir.


Manchester`dan THY`nin tarifeli seferiyle bu seyahatimize daha noktayi koyuyoruz.


 


Not:: Cektigim resimler tarayicidan elde edildiginden cozunurluk biraz dusuk.

5 yorum

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    bu keyifli yazi icin tesekkurler, fotolar da dusuk cozunurluk olmasina ragmen faydali olmus, sevgiler.

  • MIYU dedi ki:

    çok güzel bir yazı, ellerinize sağlık! Keyifle okudum

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Yemyeşil bir yazı. Ve itiraf edeyim, yeşil benim sevdiğim renktir!

  • BÜLTER dedi ki:

    bayılıyorum şu britanya yazılarınıza….

  • NEŞE dedi ki:

    Hadrianus duvarını görmeyi çok isterdim..Roma imparatorluğunun sınırları beynimin kapasitesini zorluyacak genişlikte…İtiraf etmek gerekirse İngiltere nin bu bölgesi konusunda epeyice bilgisizim..Teşekkürler Oymakaş !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*