Cornwall

2003 yılının ağustos ayında.Londra’da yaşayan arkadaşlarımız Gail ve İlhami’lerle yaptığımız  Devon  seyahati üzerinden iki yıl geçmiş ve gruba iki de çocuk eklenmiş. Eşimin hamileliğinin 7. ayında yaptığımız bu seyahatin tadı damağımızda kalmıştı. Dia olarak çektiğim resimleri bir ara dijital hale getirirsem bu seyahati de anlatmak istiyorum. Özellikle Bath şehri,  Stonehenge ve Exeter Katedrali görmeye değer yerler.


Cornwall İngiltere’nin en güneybatı bölgesi. İnce uzun bir yarımada. Önceleri sadece balıkçı köyleri olan bu yerler zamanla turistik bir önem kazanmış. Biz Looe diye bir şehre gideceğiz. Burada Gail’in annesinin bir arkadaşının yazlık evinde kalacağız. Ufak bir kira bedeliyle ev bütün bir hafta boyunca bize ait. Artık toplamda 7 kişi olduğumuz için tek bir araçla gidemiyoruz. Bu nedenle biz trenle gidiyoruz. Heathrow’da buluşup bavullarımızı İlhami’lere verdikten sonra biz Londra’ya gidiyoruz. Onlar da Cornwall’a.


Bir gece Londra’da Bayswater’da kaldıktan sonra ertesi gün Paddington tren istasyonundan Plymouth’a gideceğiz. İlhami bizi oradan arabayla kalacağımız yere götürecek.


Londra Temmuz ayının sonu olmasına karşın kıştan bir günü aratmayacak derecede soğuk ve yağışlı. Hyde Park maceramız dördümüzün iç çamaşırına kadar ıslanmasıyla son buluyor. En iyisi sıcak bir cafede oturmak. Ertesi gün yaklaşık 3 – 3.5 saatlik bir tren yolculuğundan sonra Plymouth’dayiz. İlhami bizi karşılıyor. Plymouth şehrinin sokaklarından çıkıp Looe’ya doğru yol alıyoruz. Yaklaşık yarım saat sonra evdeyiz.


Evimiz harika. Şehre tepeden bakan bir konumda ağaçlar arasında iki katlı bir ev. Alt katta Oturma ve yemek odaları ve mutfak var. Üst katta ise 3 adet büyük yatak odası. Hepimiz için bol bol yer var.   Evin arka tarafında ise kocaman bir bahçe.





Yerleştikten sonra hep birlikte şehre iniyoruz.


Cornwall ve Devon bölgesi hayvancılık bakımından gelişmiş bölgeler bu nedenle süt ürünleri çok yaygın. Özellikle her yerde Cornish Cream Tea içilen cafeler var. Bu, çayın yanında verilen bir scone ile kaymak ve reçelin ismi. Hem doyurucu hem de lezzetli. Seyahatimiz boyunca sıkça yedik.


Looe şehri ortasından geçen dere nedeniyle ikiye ayrılmış. Dere doğal bir liman görevi görüyor. Küçük tekneler ve kayıklar için ideal. Ancak bu bölgede med cezir yoğun olduğundan kayıklar, sular çekildiğinde  dere yatağında kalabiliyorlar. Akşamdan tekneyi suya çıkarmak gerek.


Burası dar sokakları ve sempatik evleriyle büyükçe bir balıkçı kasabası. Deniz kenarında ise daha genişçe bir limanı var. Şehirde hala balıkçılık yaygın. Ama deniz mahsulü yemek isterseniz bir tek fish and chips tarzı lokantalar var.




Cornwall’da gezdiğimiz diğer yer ise Polpero. Burası hem daha ufak hem de çok daha sevimli. Şehre arabayla girilmiyor. Zaten bazı yerler o kadar dar ki kalabalıkta yürümek bile zor olabiliyor. Hele bizim gibi iki çocuk arabasıyla dolaşan aileler için pek kolay değil. Şehir sağlı sollu küçük evlerle dolu. Bazıları pansiyon olarak da hizmet veriyor. Küçük su kanalları ve üzerindeki köprüler şehre ayrı bir hava vermiş. Otoparktan şehre kadar on dakikalık mesafeyi yürümek istemezseniz atlı dolmuşlar sizi şehrin merkezine kadar götürüp getiriyor. Dönüşte biz de dolmuşa bindik.


Aynı kıyıda son olarak gezdiğimiz yer Fowey. Burası geniş bir nehrin ağzına kurulmuş  büyükçe bir şehir. Şehirde daha ihtişamlı yapılar var. Ama tarz olarak burası da Looe gibi. Burada kayık kiralayıp nehrin içlerine kadar girdik.







Cornwall’da son durağımız Newquay. Burası Bristol Körfezi kıyısında. Kuzeyde olmasına karşın havası daha ılıman. Cornwall’ın en ünlü plajları burada. Ancak deniz yine de bizi çekmiyor. Akdeniz’in maviliği ve berraklığı yok buralarda. Koyu bir deniz. Ürkütücü biraz da. Ben bir tek ayaklarımı soktum.






Gezdiğimiz yerlerde ilginç kıyı oluşumlarına rastladık. Bazen testere dişi gibi sivri kayalıklarla dolu kıyılar, bazen dik uçurumlar bazen de alabildiğince kumluk kıyılar. Ayrıca dalmayı sevenler ve sörf yapanlar için  bu kıyılar ideal.


Kıta Avrupasından daha değişik bir kültür ve  doğa  isteyenler için güzel bir yer Cornwall.

10 yorum

  • mctumer dedi ki:

    kısa metin bol fotoğraf. Fotoğraflar öyle güzel ki sözcüklere gerek kalmamış. Bayıldım. Elinize sağlık

  • MIYU dedi ki:

    çok çok güzel, sadece harika fotoğraflar için bile tam puanlık bir gezi yazısı olmuş. Teşekkürler

  • ozumk dedi ki:

    Fotoğraflar çok huzur verici ve çok güzel…Paylaşım için teşekkür ederiz…

  • oymakas dedi ki:

    Hepinize tesekkurler. Bence de bu tur yerleri fotograflar daha guzel anlatiyor.

  • rome_o dedi ki:

    hiç adını bile duymadığım bu yerlerin detaylı ve bol fotoğraflı yazılarını okumak çok hoşuma gidiyor…

  • Kedim dedi ki:

    Bilmedigim diyarlara gitmek. Daha ne olsun ki; bu bile yeter. Tesekkur ederim.

  • OyaÖzgen dedi ki:

    Bu güzel yazı ve harika fotoğraflar için teşekkürler.

  • nimsev dedi ki:

    Hrika bir yer nefis fotgraflar cok güzel gitmek istedigim yerler araına hatta en başa ekledim Cornwall’ı… Paylaşım icin tesekkurlerr

  • BÜLTER dedi ki:

    britanya yazıları hep böyle güzel oluyor.sizinki de apyarı bir hava içinde. nefis resimler, akıcı yazı…ah bir de vizesi biraz daha kolay olsaydı britanyalıların.

  • cherkesh dedi ki:

    Cornwall = Eden Project ! Yillar önce ziyaret etme fırsatı bulduğum bu insan yapımı dev tropikal fanusları yazınızda tekrar görmek isterdim. Yine de güzel bir yazı olmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*