CHİANG MAİ (KÜLTÜR BAŞKENTİ), Zürafa Kadınlar

 


28 Ocak’ta Bangkok Suvarnabhumi havaalanına
biraz erken geldik. Aslında uçağımız 16.30’da kalkacak ama biz Kamboçya’ya
nasıl ulaşabiliriz diye araştırdık.Biraz aman aldı. Buradan sabahları erken saatte otobüs kalkıyormuş.
Ucuz ama yol hem uzun sürüyor hem de otobüs bir hayli fazla yere uğruyormuş. Bu
durumda bir taksi ile gitmeye karar verdik. Dönüşte soracağız.


Bangkok Suvarnabhumi Havaalanı iç hatlar


Bu arada arkadaşımızı bekledik.O da Afrika’dan geldi. Bangkok’ta buluşmak… Saatleri iyi ayarlamışız. Buluşunca
uçağımıza bindik. Taylandlıdan çok turistler uçağı doldurdu.Bangkok Chiang Mai
arası bir saat on beş dakika sürüyor.

Chiang Mai 

Aşağıda şehir görüldüğünde Katmandu’yu hatırladım.
Dağların arasında hoş bir görüntüsü var. Şehir Tayland’ın kuzeyinde yer alıyor. Ping Nehri kıyısında. Kültürel
zenginliğe sahip. Dağlarında çok sayıda ayrı kültürlerde halk yaşıyor. Ayrıca
değerli seramik atölyelerine de sahip.



Biz indiğimizde hava kararmıştı. Havaalanı
orkidelerle (canlı) bezenmiş. Tayland’ın her yerinde olduğu gibi.Fotoğraf çekmeniz için yerler yapmışlar.

CENTERA Duangtawan  Otel

Daha önceden yer
ayırttığımız CENTERA Duangtawan
Otelden transfer için gelen bey çok güler yüzlü ve efendi. Sorunca polis
olduğunu söylüyor. Resmi elbiseleri de arabada asılı. Bangkok’ta bu taksilerden
çok rahatsız olduğumuzdan ertesi gün tur için beyle anlaşıyoruz. Ve de çok
memnun kalıyoruz. Otel pek güzel. Ama çalışanlar çok da ilgili değiller.
Sanıyorum burası bir iş oteli. Çinli işadamlarını görüyoruz. Hava çok sıcak.

KHAOMAO-KHAOFANG RESTORAN


Akşam yemeği için bizi almasını ve KHAOMAO-KHAOFANG
restorana götürmesini söylüyoruz. Kızımın daha önceden yaptığı
araştırmalara göre bu restoran güzelmiş. Bence güzelin de ötesinde. Tai
mutfağının nefis tadları. Yirmi yıllık bir restoran. Doğanın içinde. Su kenarında.
İçerdeki tüm dekorasyon doğaya uygun.

 

Belki bunu yazmam biraz tuhaf olacak ama söz
etmeden geçemeyeceğim. Tuvaletlerden bile ağaçlar çıkıyor. Tam bir doğa dostu restoran.
Deniz ürünlerinden tadıyor ve Chang Bira
(Tayland Birası) içiyoruz. Bu bira büyük şişelerde ve leziz bir bira. Tıka basa yiyoruz ve kişi başı sadece 15 Tl ödüyoruz.
İnanılır gibi değil. Yalnız bu restoran saat 10.00’dan sonra sipariş almıyor.
Biraz erken gitmeli. Chiang Mai merkezinden yarım saat kırk beş dakika mesafede.
Bıraksalar tüm gece kalabiliriz.

  

Gece Pazarı

Ama bir yandan da meşhur Gece Pazarı’na yetişmek istiyoruz. Otelimize yakın. Yürüyerek gidiyoruz.
Ne arasanız var. Özellikle ağaç eşyalar son derece ucuz. Türkiye’de Mudo Mağazaları’nda gördüğümüz tüm
mutfak eşyaları burada dörtte bir fiyatına. Ağaç işçiliği inanılmaz. Her taraf
ışıl ışıl. Pazarlık da yapıyorsunuz. Çok hoşumuza gitti. Hatta Bangkok’ta bile böyle
bir gece pazarı yok. Pazar kapanmasa otele de dönmeye niyetli değiliz. Ertesi
sabah erken kalkacağız. Bir saatlik yolumuz var.


Sabah kahvaltısı oldukça çeşitliydi.
Aslında Asya ülkelerinde süt ve süt ürünleri pek yenmiyorlar. Peynir yok. Ancak
böyle otellerde bir çeşit bulmak mümkün. Nerde bizim Pazar kahvaltıları. Ekmek
yenmediğinden yalnızca tost ekmeğini turistler için bulunduruyorlar. Buralara
seyahat ediyorsanız ve peynire düşkünseniz mutlaka yanınızda getirin.

Köyün Girişi

Okul







Baan Tong Luang –ECO Köye doğru yol alıyoruz. Tayland Hükümeti
çeşitli dağ köylerinde yaşayan kavimlerin yaşamlarını törelerini göstermek
amacıyla 2005 yılında doğada böyle
bir köy kuruyor. Bu köyde kavimlerin evleri yaşamları gösteriliyor. Buradaki
kavimler kendi ürünlerini satıyorlar. Bunları devlet destekliyor. Tayland
turizmine büyük katkı sağlıyorlar. Giriş 500 Bat. Satılan malların gelirleri
onlara kalıyor. Çocukların okuduğu bir okul ve kilise var. Anlaşılan Hıristiyanlar
tarafından da destekleniyorlar.













 

Bu bana olmadı ama yine de denemiş oldum.




Dizlerine de aynı halkalaran takıyorlar



Kendilerinin imal ettiği ok ile deneme yaptım ama hedefi tutturdum mu? Tabiki hayır..



Tabi en ilginç olanları
boyunlarına taktıkları halkalar ile Karen
kabilesinin bir alt kolu olan
Padaung
kabilesi kadınları. Boyunlarına taktıkları halkalar nedeniyle
dünyada Zürafa Kadınlar olarak
tanınıyorlar. Aslında bu kabilelerin yaşamları dağlarda oldukça zormuş. Fazla
bir gelirleri de yokmuş. Bu şekilde para kazanabiliyorlarmış. Bir de kooperatif
kurmuşlar. İlgimi çeken çok çocuk olması. Ayrıca kadınların süsleri de çok
değişik. Fotoğraf çekmek istediğinizde herkes poz veriyor. Sonra da mutlaka bir
şeyler alıyorsunuz. Denilene göre bu halkalar bayan büyüdükçe ilave oluyormuş. Gerçekten
de boyunları uzun. Ve bu halkalar ağır. Bunları çıkaramıyorlarmış. Eğer
çıkarırlarsa boyunları kırılırmış.



 LAHU SHİ BALA kadınları da
kulaklarına küçük gümüş borular takmışlar. Bu kadınların işi zor. Süslenmek
amacıyla bayağı işkence çekiyorlar. Ama onlar hallerinden memnunlar. İnsanoğlu
bir şeye inanmaya görsün, önünde hiçbir engel tanımıyor.


KAYAW kadınları kulaklarını aşağıya çeken iri küpeleriyle ilginç.
Renkli boncuklardan kolyeleriyle pek süslüler.


Bol bol fotoğraf çekiyoruz. Burası
başka bir dünya. Aslında keşke tüm bu kavimleri kendi köylerinde ziyaret edebilseydik. Burada vitrinde gibiler. Rahatsızlık duyduk. 
Chiang Mai ‘ye çok daha fazla zaman ayırmalı. O kadar çok görülecek yer var ki…


Yazıma devam edeceğim.


5 yorum

  • arkutbay dedi ki:

    Bese Hocam , tam güzel şallarınızdan iklim nedeniyle mahrum kaldık diye düşünürken kolyenizle bizi şaşırttınız , çok yakışmış . Ayrıca lokantayı da çok sevdim . Ellerinize sağlık , teşekkürler .

  • enisnuhoglu dedi ki:

    çok güzel gezmissiniz ve bize aktarmıssınız sağolun.

  • besteerbak dedi ki:

    Teşekkürler.Devamında Kamboçya seyahatim var.Güzel anılar.Sizlerle paylaşacağım.

  • NEŞE dedi ki:

    Siz de kabileye kabul edilmiş durumdasınız,boyundaki metal boyunlukla….Fotolar bize çok şey anlatıyor,Tuvalet muhteşem,Benim gördüğüm en güzel tuvalet Venedik te kanala karşı penceresi olandı….Fiyatlar da güzel,iyice tadını çıkartmışsınız ….Devamını bekliyorum..Teşekkürler…

  • besteerbak dedi ki:

    O kadar güleryüzlü insanlar ki bizleri aralarına alıverdiler.Medeniyet uzaklaştıkça insanların davranışları daha içten…Teşekkürler Neşe.Sevgiler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*