Çeşm-i Cihan Amasra

“Lala, Lala!

Çeşm-i Cihan bu mu ola?” (1)



Fatih Sultan Mehmet’in Ceneviz yönetimindeki Amastrist’i fethi, bizim İnebolu’dan Amasra’ya gelişimiz kadar zor olmamıştır herhalde.  Çakraz’dan sonrasında Amasra’yı tepeden gören manzara karşısında bir anda yorgunluğumuzu anlamış ama her güzelliğin bir bedeli olacağını dile getirmiştik. Zorlu günün son saatlerinde gelebildik Amasra’ya, ama gün batımına kadar inemedik şehrin içine. Çünkü seyir terasında ömür bitmez. Hele ki gün batımı manzarasını görüyorsanız bir sigara tüttüresiniz geliyor.



Amasra, Bartın’ın sahil kesiminde kalan şirin bir ilçemiz. Görünüşü ve yaşantısı itibari ile Karadeniz’in Bodrum’u, Marmaris’i ünvanını layıkıyla taşıyor.  İskender’in baldızı, İran Kraliçesi  Amastrist’in ismini verdiği bu sahil kasabasında, tarihini izlerini ve aynı zamanda deniz, güneş, kum üçlüsünü bir arada görebiliyorsunuz.

Amasra’da bir çok otel ve pansiyon var. Eğer haftasonu gelmiyorsanız, rezervasyonsuz da yer bulabilirsiniz. Ancak rezervasyon yaptırılmasını öneririm. Çünkü Amasra’nın güzel manzarasını izleyebileceğiniz bir yerde konaklamak mutlaka ki çok keyifli olacaktır. Nitekim bizde Büyük Liman’a bakan bir yerde konakladık. Bize verilen teras katı, körfezin her yerine hakimdi.Merkeze yürüyerek 5 dakikada ulaşabildiğiniz gibi, terasta oturup her şeye hakim olabilirsiniz de.

Çıkıp biraz turlamak isterseniz yemek için mutlaka balık restaurantları tercih edin. Yediğiniz her ne balığı olursa olsun, tahmin ettiğinizden daha ucuz bir hesap gelecektir. Amasra’nın en meşhur yemeği tahmin edildiği gibi balık değil Amasra Salatası… Şaşırmayın… Biz şaşırmıştık bunu duyduğumuzda ancak gerçekten meşhur olacak kadar havalı bir salata. İçerisinde 35-40 çeşit malzemenin bulunduğu çok süslü, lezzetli bir salata. Balıklarla birlikte çok güzel bir tat bırakıyor ağızda. Denemelisiniz.



Amasra yapısı itibari ile dolaşması çok kolay bir kasaba, gezilebilecek bir çok tarihi mekan bulunuyor. Cenova Şatosu, Kemere Köprüsü, Kale bunların başlıcaları. Ancak en fazla dikkat ettiğiniz şey, kente ve körfeze hakim kalenin içerisinde evlerin olması. Diğer şehirlerde alıştığınız gibi değil. Kalenin surlarından geçtiğinizde, içeride başka bir mahalleye devam ediyorsunuz. Araçlar girebiliyor, sokaklar ve dubleks evler var. İçiniz üzülüyor ama maalesef var. 

Kalenin haricinde Sormagir mahallesi ile Boztepe-Zindan Mahallesinini birbirine bağlayan köprü Kemere Köprüsü görülmesi gereken mekanlardan birisidir. Roma zamanından kalma bir köprü olduğu belirtiliyor.  

 Kemere Köprüsü (2)

Kente adını veren Amastrist için yaptırılan direkli kaya küçük limanda görülmesi gereken bir başka yerdir. Küçük Liman mevkiindeki bu kaya üzerinde Amastrist’in denize girebilmesi için oyulmuş kayaları görebilirsiniz.

Gecenin geç saatlerine kadar açık olan Çekiciler Çarşısı, dar sokakları, ahşap hediyelik eşyaları ve kalabalıklığı ile Ege sahillerinden farksız bir çarşı olarak göze çarpıyor. Her türlü ihtiyacınızı giderebileceğiniz kadar çok çeşitli ürün yelpazesine sahip renkli bir çarşı.

Amasra’da gece hayatı da oldukça renkli, canlı müzik yapan barlardan, diskolara, türkü evlerinden, lunaparka her türlü mekan mevcut. Bu kasabada ismi Fatih ve Amastrist kadar çok geçen Barış Akarsu her gittiğiniz mekanda sizi izliyormuş gibi. Rahmetli, Amasra’nın çok sevdiği, ölümüyle yasa boğduğu bir sanatçı. Ama gözünün arkada kalmadığı bir gerçek, ardından onlarca Barış geliyor. Canlı müzik yapan mekanlarda ve sahillerde yanan ateşlerin çevresinde bunu rahatlıkla görebiliyorsunuz.

Amasra’da deniz keyfi yapmak için bir çok seçeneğiniz mevcut. Aracınız varsa Bozköy, Çakraz ve diğer civar plajlara rahatlıkla 15-20 dakika içerisinde ulaşabilirsiniz. Araç yoksa büyük plajda da istediğiniz gibi denizin, kumun ve güneşin tadını çıkartabilirsiniz. Büyük plajda, şezlong ve şemsiye için para ödüyorsunuz ama oldukça da rahat ediyorsunuz. Karadeniz’in deliliği Amasra’da sökmüyor. Yapılmış olan büyük dalgakıran büyük plajda sakin bir deniz imkanı sağlıyor.

Civarda yer alan Bozkoy, denize girmek için en uygun koy ve sahil olarak öneriliyor. Karadeniz’in gerçek yüzüyle karşılaşamayacağınız ve tesisleri sizin rahat bir şekilde deniz keyfi yapmanız için yapılmış.

Çakraz ise küçük Amasra olma yolunda hızla ilerliyor. Pansiyon ve oteller küçük köyün güzel koyunu süslemiş.



Aslında Amasra ile ilgili anlatılacak çok şey var ama yeter…

Hepsini yazarsak olmaz. Gidip yerinde görün…

Bu cennet ilçeyi mutlaka hayatınız boyunca bir kez görün. Gerisi size kalmış. Defalarca gitmek isteybilirsiniz.

(1) Fatih Sultan Mehmet’in, Amasra’yı ilk gördüğünde Lalasına söylediği söz.
(2) Kaynak: Amasra.net

9 yorum

  • mugeyidogan dedi ki:

    Amasra’ nın methini çok duydum, dediğiniz gibi gitmek yerinde görmek gerek…

  • pamukprens dedi ki:

    umarım bir gün gidip görmek ve tekrar tekrar gitmeyi istemek için fırsatım olur.

  • september dedi ki:

    Fatih Sultan Mehmet İstanbul’ u fethettikten sonra, adını Kraliçe Amastris’ ten alan Amasra’ yı da fethetmek ister. Bartın’ da ordusuyla karargah kurar ve yanına aldığı askerlerle beraber Amasra’ ya doğru yola çıkar. Amasra’ yı tepeden gören “Bakacak” mevkiinde durarak yanındaki lalasına “Lala,Çeşm-i Cihan bu mu ola? (Dünyanın gözbebeği burası mı?)” demekten kendini alamaz. O günden beri bu söz Amasra ile özdeşleşmiştir.

  • rome_o dedi ki:

    amasra’ya ulaştk . daha evvelki yazında da bahsetiğim gibi bir arkadaşım taze anıların ve senin yazıların gezi listeme buraları ekletti

  • hburcu dedi ki:

    İnşallah görmek nasip olur. Ayrıca salata çok şık görünüyor. Ellerinize sağlık. Paylaştığınız için teşekkürler.

  • cordelius dedi ki:

    Yorumlarınız için teşekkür ederim. Gerçektende görülmesi gereken yurdum köşelerinden birisi Amasra. Gittiğinize değecektir.

  • Zeynep dedi ki:

    deniz ile karanın çocuğudur Amasra…bu güzel yazın sayesinde bizde gezmiş kadar olduk

  • safakarham dedi ki:

    Ben de 5 -6 sene önce gitmiştim. Aklımda Bartın dan Amasra’ya girerken yoldaki antik yer, muhteşem manzarası, lezzetli mezgiti ve salatası, tekneyle açılıp temiz ve serin denizinde yüzerken yakınımızdan yunusların geçmesi kalmış. Görülmesi gereken bir yer. Siz de oldukça güzel anlatmış ve de fotoğraflamışsınız. Elinize sağlık.

  • mugeyidogan dedi ki:

    23 nisan antakya yerine amasra’ ya gitmeye niyetlendik. araştırmalarım sonucu şunu farkettim; otellerin çoğu profesyonel değil ne yazık ki. Amasra turizminin gelişmesi bu şartlarda zor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*