Buenos Aires – Bir Tango Alır mısınız?


Dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan Buenos Aires’e az da olsa Patagonia ( http://www.kendingez.com/PageDetail.aspx?PageID=2448 ) yazımda değinmiştim. Ancak geri dönüp yazıyı okuduğumda bu güzel şehre biraz haksızlık etmişim gibi geldi. Geniş sokakları, 500 yıllık binaları, enfes yemekleri ve sevecen insanlarıyla sizi bir anda sarmalayan bu şehri birkaç cümleyle geçiştirmek yakışmazdı.


Bu şehirde bir ruh var bir romans var. Bu da biraz tangodan olsa gerek. Şehrin sokaklarında tangonun  varlığı her an kendini hissettiriyor. Bir sokak arasında ya da meydanda aniden karşınıza dans eden bir çiftin çıkması sürpriz değil aslında. Burada tango güncel yaşamın ruhuna işlemiş.


Şehrin en kalbur üstü semti Recoleta benim diyen Avrupa şehirleriyle yarışabilir güzellikte bir mimariye sahip.   19 yüzyıl tarzı binalar arasına sıkışmış irili ufaklı cafe ve restoranların dışında lüks alışverişin kalbi de burada atıyor. Ama bana kalırsa Recoleta’nın en can alıcı yeri mezarlığı.







Bu sessiz mekan bildik mezarlara göre çok farklı. Mezarlık olduğunu bilmeseniz lüks bir semtteki sıra evler  diye düşünebilirsiniz. Oldukça varlıklı kişilerin  son istirahat yeri burası. Yan yana sıralanmış çok gösterişli 2 – 3 katlı yapılar içine gömülüyor ölenler. Mezarlığın en önemli misafirleri Eva ve Juan Peron’un da yattığı Duarte ailesi. Mezarlık Buenos Aires’in turistler tarafından en çok ziyaret edilen yerlerinden biriymiş. Mezarlığa girip biraz da kalabalığı takip edince, önünde hala Eva Peron için konulmuş taze çiçeklerin olduğu Duarte’lerin aile mezarlığına geliyorsunuz.




 


Arjantin’in dünyaca meşhur iki figüründen biri Eva Peron diğeri ise Maradona.  Bunu daha havaalanında arkadaşım Orhan’ın gecikmiş olan uçağını beklerken öğrendim. Üç saatlik bekleyiş esnasında karış karış gezdiğim havaalanı mağazalarının hemen hepsinde satışta olan 10 numaralı Maradona formaları  hala en çok tercih edilen futbolcu forması.  Yolda yürürken bir çok kişinin üstünde bu formayı görmek mümkün.


 


Kongre Sarayı 


Caruso, Callas ve Pavarotti gibi sanatçıların sedalarının da çınladığı Teatro Colon

Uçağı beklerken öğrendiğim bir başka şey de fiyat etiketlerinin üzerindeki dolar işaretinin aslında Arjantin pesetası olduğu. Karnımı doyurmak için girdiğim bir büfede ısmarladığım her şeyin menüdeki fiyatları dolar işaretiyle yazılmıştı ve o haliyle de oldukça pahalıydı. Havaalanı fiyatlarıdır diye düşündüğüm bu fiyatların karşılığında yediğim onca şey için birkaç dolar ödediğimde anladım o dolar işaretinin Amerikan doları olmadığını ve Arjantin pesetası için de aynı işaret kullanıldığını ve oldukça da sevinmiştim.


 


Şehirde çok sayıda park alanı var. Bunlarda en önemlilerinden biri de şehrin merkezi olarak kabul edilen Plaza Del Mayo. Burası 25 Mayıs 1810’da  Arjantin’in bağımsızlığını ilan ettiği  ve aynı zamanda cunta döneminde kaybolan 30,000 kişinin annelerinin her Perşembe toplandığı meydan. Meydanın çok güzel yapılarla çevrili ama başkanlık sarayı da olan Casa Rosada ayrı bir güzel. Bir zamanlar Eva Peron’un, balkonundan yüzbinlere seslendiği görkemli yapının içinde bir de müze var. Meydanın etrafında diğer görkemli yapılardan bazıları ise sömürge döneminden kalan ender yapılardan biri olan valilik binası  Cabildo ve neoklasik tarzdaki Katedral Metropolitana. Bağımsızlık anısına meydanda bir de piramit şeklinde bir  obelisk  var.



Casa Rosada Rengini Boğa Kanından Aldığı Söyleniyor (Internet)


Plaza Del Mayo’da güvercinleri besleyenler arka planda Cabildo


Pazar günü yolunuz Buenos Aires’e düşerse bizim yaptığımız gibi Plaza Del Mayo’yu gezip daha sonra da San Telmo’ya Plaza Dorrego’ya doğru yürümeniz. 15 – 20 dakikalık bir yürüyüşten sonra kendinizi sadece Pazar günleri kurulan büyük bir antik bit pazarında buluyorsunuz. Semte Buenos Aires’in en eski semtlerinden biri ve her pazar yollar trafiğe kapatılarak  burası bir panayır yerine dönüyor. Eski tablolardan, fotoğraflardan çocuk oyuncaklarına kadar insanlar topladıkları irili ufaklı eskilerini buralarda satıyor. Civardaki kafeler ise durup biraz dinlenmek bir bira ya da kahve içmek için ideal. Bütün bir günü sıkılmadan geçirebilir eğer bavulunuzda yer varsa çok uygun fiyata bir sürü şey de alabilirsiniz. Ben eve götürdüğüm bütün hediyeliklerimi bu pazardan almıştım.


 


Buenos Aires aynı zamanda bir yeme içme cenneti. Hele bir de kırmızı et ve yanında da şarap seviyorsanız burası tam aradığınız yer. Arjantin mutfağında et en önemli yeri tutuyor. Bir çarmıha geçirilmiş büyük bir parça et kor haline gelmiş bir ateşte yavaşça pişirilerek servis ediliyor. Parillada  denilen bu et oldukça yumuşak ve lezzetli. İstenildiğinde limon ve sarımsakla  yapılan bir sosla da yiyebilirsiniz. Bizim lüks ya da pahalı olarak adlandırabileceğimiz restoranlarda da çok hesaplı rakamlara, içkisiyle ve tatlısıyla, oldukça mükellef yemekler yiyebiliyorsunuz. Ben Buenos Aires’te kaldığım süre zarfında etten başka bir şey yemediğim için başka tarz bir restoran var mı diye pek bakmadım. Şehirde bolca restoran var. Bunlardan bazılarında tango gösterileri de yapılıyor. Ancak şehrin güney dokları onarılıp turizme açılınca buralarda da çok sayıda şık restoran, bar ve gece kulüpleri gibi mekanlar açılmış.


Otelimiz şehrin yayalara ayrılmış çok sayıda alışveriş merkezi ve dükkanların olduğu   yayalara ayrılmış Florida caddesine çok yakın. Özellikle deri mamulleri satan çok sayıda mağaza var. Bu kadar et tüketilen bir ülkede dericilik sektörünün gelişmiş olması doğal tabi.


 


Buenos Aires’i ziyaret edenlerin en dikkatini çeken yerlerden bir de dünyanın en geniş caddesi olan Avenida 9 Julio. Caddenin bir istikametinin genişliği bile bizim Barbaros Bulvarı’nın tamamından daha geniş. Orta yerinde bir yerde ise bir park içerisinde yüksekçe bir  obelisk caddenin süsü haline gelmiş. Ayrıca Rivadavia caddesi de dünyanın en uzun caddesiymiş.



9 Temmuz Caddesi 6 ana 3 de yan şeritten oluşuyor
 


Şehrin en güzel yerlerinden biri de La Boca semtinin ufak bir parçası olan  Caminito. Burası 1800’lü yılların ortalarında çoğunluğu Cenovadan’dan göç eden İtalyanlar tarafından kurulmuş. Şehrin ilk yerleşim bölgesi. O dönemde Arjantin’e inanılmaz sayıda göçmen akın etmiş. Malzeme sıkıntısı çeken İtalyanlar da doklarda buldukları eski gemi artığı malzemelerle yapmışlar bu gecekondu evleri ve yine artan gemi boyalarıyla boyamışlar. Daha sonra 1950’li yıllarda da Quinquela Martin  adlı bir mimar ve mimar arkadaşları bu sokağı düzenleyerek burayı dünyanın ilk dış mekan müzesi haline getirmişler. Gittiğimiz gün nehir kenarındaki yürüyüş alanında çeşitli ülkelerden yiyeceklerin tanıtıldığı bir de fuar var. Körün istediği bir göz…


 


Caminito : Ne yazık ki caddenin renkleri çıkmamış bu fotoda.

Akşama doğru otel dönüşünde Boca Juniors’un stadının önünden tam da maç dağılımı sırasında geçiyoruz. Rakiplerini 2-0 yenmişler. Gruplar halinde ve marşlar söyleyerek coşkulu bir şekilde sarı  lacivert formalarıyla yürüyorlar. 


 


Cadde geliyor bir an aklıma. Maç gününde formalarıyla turlayan Fenerbahçeliler. Hüzünleniyorum biraz da. Yarın oğlumun doğum günü.


 


 


 

12 yorum

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Öncelikle belirtmeden geçemeyeceğim: “… Recoleta’nın en can alıcı yeri mezarlığı.” Her anlamıyla çok vurucu bir cümle… // B.Aires’e dair bu harika seyahat yazısı için ufkunuza sağlık Arman Baba!

  • oymakas dedi ki:

    Sevgili Oğuz, ayrıntıları çok iyi yakalıyorsun.

  • Honeyseller dedi ki:

    Buenos Airesin el kitabı olmuş.Çok teşekkürler Arman Bey.Ben de mezarlığı soracam.Öyle sadece bir sokak mı öyle yani küçük bir aile mezarlığı gibi yoksa daha mı büyük?

  • tütü dedi ki:

    Perşembe anneleri meydanı,Evita’nın mezarı ,Boca Junior’sları,sürpriz yapan paralarıyla güzel bir Buenos Aires turu yaptık,çok teşekkürler oymakas…

  • BÜLTER dedi ki:

    güney amerika ve buenos aires bana hep biraz hüzünlü, biraz romantik, biraz sosyalist, bolca da eğlenceli gelmiştir. Gidip görmediğim için, g.amerikada yaşayan bir abimiz bana”güney amerikalılar sahtekar insanlardır, hiç bir zaman güvenilmezlerdir” dediğinden aklımda hep tehlikeli yer imajı kaldı. yazınızda aksi yönde bir işaret yok, bu iyi haber.

  • mctumer dedi ki:

    Gerçekten de bazı yazılar bazen acemilikten bazen o günün şartlarından dolayı kısa tutuluyor ve bu yazı içinde bazı yerler hakkettikleri önemi göremiyorlar. Örneğin benim italya ve ispanya yazılarım öyle oldu. Bu yazıları hastane bültenimiz için yazmıştım ve ayrılan sayfa sınırlıydı. Geçtiğimiz günlerde tekrar okuduğumda bazı yerleri yeniden ele alma ve hakkını verme ihtiyacı duydum.
    Güzel bir Buones Aires gezisi yaptık sayenizde elinize sağlık

  • ayşegül- dedi ki:

    Güney Amerika bence sıcakkanlılığı ve duygusal yaşam tarzıyla, o kadar uzaklarda bile bize yakın gelecek bir coğrafya. Buenos Aires rehberi çok faydalı bilgilerle dolu gerçekten. teşekkürler.

  • enise dedi ki:

    Sevgili Arman bey imzanızı taşıyan yazıları okurken kendimi bazen yazının içinde buluyorum. Bu da bana iyi geliyor.Teşekkürler…. ( Elbette ,beni yazının içine çeken birkaç imza daha var. :))) )

  • rome_o dedi ki:

    sevgili arman buenos airese latin amerikanın parisi derler ..fotoğraflardan gerçektende öyle görünüyor.. geniş bulvarlar ve ihtişamlı büyük binalar .. bu arada mezarlık gerçekten etkileyici ..ben havanada kolomb mezarlığına gitmiştim oda bu mezarlık gibi muthiş heykeller ve güzel bahçeler ve sokaklardan oluşuyordu .herhalde latinlerin özelliği bu çünkü .paristeki perre lachiase mezarlığı bu kadar ihtişamlı değildi ..yazın gene harika olmuş

  • oymakas dedi ki:

    Mezarlık oldukça büyük. Bir çok sokak ve bazı yerlerde meydanımsı alanlar da var.

  • hburcu dedi ki:

    Her yönden doyurucu güzel bir yazı olmuş. Bu 9 Temmuz caddesinden Türkiye deki her büyük şehre birkaç tane lazım. Elelrinize sağlık. Teşekkürler paylaşım için.

  • nky dedi ki:

    Siteye yeni üye olduğum için yazıya şimdi yorum yazabiliyorum. Güvenlik konusunda bir not düşmek istedim. Rehberimiz, La Boca semtinin güvenli olmadığına dair bizi özellikle uyarmıştı. Nitekim, biz semti gezerken bir tur otobüsünün kaptanının çantası çalındı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*