Budapeşte : 1 – PEŞTE – Geçmişten Günümüze – Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne

Budapeşte :


Geçmişten  Günümüze      Osmanlı’dan Türkiye  Cumhuriyeti’ne

1. PEŞTE       Tuna’nın Batı Yakası

 




    Yontmataş çağına kadar giden yerleşim, Tuna nehrinin daralan bu kısmında ilk defa Romalılar MS 100 yılında Aquincum adında  bir şehir kurmuşlar. 5.yüzyıldan sonra Gotlar, Lombardlar  ve 13. yüzyıla kadar da Avarlar egemen olmuşlar. Şehir Moğol istilası nedeniyle şimdiki Buda bölgesine taşınır. Arpad’ları sırasıyla Angevinler, Jagiellolar ve 1541 yılında Kanuni Sultan Süleyman ile 150 yıllık Osmanlı hükümranlığı sürer. 1686’da Habsburglar’a geçen hakimiyet 1867 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na dönüşür ve Buda ile Peşte birleşerek Budapeşte şehri oluşur. I. Dünya savaşı monarşinin sonu olur. Toprakları paylaşılır. 1945 te Rus birlikleri işgal eder. Macarlar  Komün  rejimi benimsemez,  1956 yılındaki halk ayaklanması  Sovyet tankları ile bastırılır ama ok çuvala sığmaz  artık, Sovyet rejiminin krizleri   ortaya çıkmaya devam edecektir. 1990 yılında demokratik seçimler ile orta sınıfın-muhalefetin zaferi ile sonuçlanır.


    Avrupa başkentlerin birinde Osmanlı’nın izini sürmek heyecanlı ve keyifli bir serüvendi.. Osmanlı yapılarının tamamına yakını Habsburglar tarafından yıkılmış.Kalan kimi izler mezarlık, türbe, hamam ve kimi kiliselerin içinde bırakılan mihraplar ve Ulusal Müze de sergilenen Osmanlı’dan kalan kimi eşyalarla sınırlı maalesef.


        Budapeşte 6 temel bölgeye ayrılmış elimdeki Dorling Kindersley rehber kitabımda. Bu kitap güzel bir çeviriyle Dost Yayınınca Görsel Gezi Rehberleri adıyla kitapçılarda bulunmakta.



    

 


 


1 – PEŞTE MERKEZ


Büyük Sinegog:


Avrupa’nın en büyük  Sinegog ’u unvanını taşıyan bu bina 1854 yılı tarihli ve Viyana’lı mimar Ludwig Förster imzalı ve Bizans Mağribi uslubundadır. 3000 kişilik kapasiteye sahip Sinegog’un  giriş kapısı üstünde Musa’dan İbranice bir alıntı yazıt ve bahçesinde 600 bin Yahudinin öldürülmesi anısına yapılmış Salkım Söğüt anıtı ilgi çekicidir.


 
                                             Büyük Sinegog
İç Kent Kilisesi :


14. yüzyılda yapılmış bu Kilise Peşte’nin en eski binası olması yanında Osmanlılarca camiye dönüştürülen diğer kiliselerden farklı olarak yeniden ele geçirilince kiliseye çevrilmesine rağmen, o dönemde yapılmış Kıbleyi gösteren Osmanlı Mihrabı yerinde bırakılmış.Vaiz Kürsüsü, Fresk ve Gotik Şapel ayrıca görülmeye değer diğer temel parçalardır.


      Budapeşte’nin Beyoğlu’su  Vaci sokağı 19. yüzyıldan beri gezintinin,alışverişin, buluşmaların merkezi olmuş. Vaci sokağında yürürken hoş süslemeleriyle Klotil Sarayı,Peterffy Sarayı,Servit Kilisesi, bir zamanlar Türk Bankası olarakta kullanılan 1906 yılılndan kalma zarif bina,Yeni Tiyatro,Üniversite Kilisesi,Franz Liszt Müzik akademisi gibi pek çok ilginç mimari yapı karşılayacak… 



 
 


PARLAMENTO CİVARI


Macar fethinin 1000 yılı 1896’ da kentin gelişimi hızlanmış, Peşte’nin sınırını belirleyen ortaçağ surları aşılmış. Aziz Istvan Bazilikası,Parlamento ve Macar Bilimler Akademisi gibi görkemli yapılar bu dönemde yapılmış.


Aziz Istvan Bazilikası:


Yunan haç biçiminde, Neo-Klasik uslupla 1867 yılında bitirilmiş, ilk hiristiyan kralı Istvan’a adanmış bu kilisede Ana Altar, Gyula Benczur’un tablosu ve Kral Istvan’ın elinin


mumyasının bulunduğu Kutsal Sağ El Şapeli özel ilginizi beklemekte.


Parlamento :



 

Neo-Gotik tarzda yapılmış ülkenin en büyük binası, Londra Parlemento binası esas alınarak 1902 yılında bitirilmiştir. 268 m.uzunluğunda ve 691 salondan oluşan Tuna kenarındaki bu görkemli yapı, biletli ziyaret edilebilen bir müze işlevide görmekte meclis görüşmelerinin yanında.


Gresham Sarayı,Orta Avrupa Üniversitesi,Drechsler Sarayı, Tarım Bakanlığı,Etneoğrafya Müzesi, Devlet Operası,Operet Tiyatrosu ,Macar Bilimler Akademisi gibi önemli ve görkemli binaların hepsi bu bölgededir. Yürürken geçeceğiniz sokakların kesiştiği Özgürlük Meydanı,Roosvelt Meydanı’nda karşılaşacağınız ilginç heykeller yorgunluğunuzu unutturup size şehri keşfetmeye teşvik etmeye devam edecek.


  


 

 

VAROSLIGET CİVARI


Kent Parkı, bir zamanlar bataklık ve sarayın avlanma bölgesiymiş. Maria Theresa döneminde yeşillendirilip park bölgesine dönüştürülmüş. Günümüzde Hayvanat Bahçesi ve Lunaparkın yanında Binyıl Anıtı, Güzel Sanatlar Müzesi,Sanat Sarayı,Franz Liszt Müzesi, Vajdahunyad Kalesi,Jak Şapeli ve en ünlü heykelleri Adsızlar da buradadır.



 

Vajdahunyad Kalesi:


Masallardan fırlamış görünümlü bir yapıdır. Gölün kenarında, ağaçların arasında birbirine bağlı Pavyonlar Gotik,Rönesans,Barok ve Romanesk uslüptadır. Macaristandaki 20 den fazla önemli binanın özellikleri binanın çeşitli bölümlerinde ayrı ayrı kullanılmış.



 

Güzel Sanatlar Müzesi:


Müzede Mısır,Yunan,Roma dönemleri dışında, Modern sanata ayrılmış bölümde Alman-Hollanda-İspanyol-Fransız-İtalyan pavyonlarında sergilenen değerli tablolar…Paul Cezanne,Henri de Toulouse,Pablo Picasso,Jacob van Ruisdael,Goya’nın yanında Raffaello,Leonardo da Vinci gibi ustaların eserleri de göz kamaştırmakta.


    Bu görsel şölen yorgunluğunuzu 1910’lardan kalma Neo-Barok, Avrupa’nın en büyük kaplıca tesisinde Szechenyi’de çıkarabilirsiniz benim gibi. Nefis  işlemeler ve heykellerle bezeli termal havuzları,buhar banyoları,şok havuzları ve açık havuzlarında gevşerken Budapeşte’de gördüğünüz güzellikler gözünüzün önünden geçecektir.

      Not: Buda bölgesini gelecek yazıda yayınlayacağım.

 

 
                                              Adsızlar Heykeli


ŞEREF PINARCI

serefpinarci@hotmail.com

12 yorum

  • BEERCAN dedi ki:

    Fotoğraflar çok etkileyici ama 150 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalmış bir ülkede izlerin bu kadar az olması beni şaşırttı.Yine de çok güzel ve tarihi bir şehir anlatımınızda çok bilgilendirici elinize sağlık çok güzel olmuş.

  • Zeynep dedi ki:

    150 yıl boyunca Osmanlı hakimiyetinde bulunmasına rağmen izlerin az olması üzücü ama güzel ve bilgi dolu bir yazı olmuş fotoğraflar ise her biri biribirinden güzeller paylaşımınız için teşekkürler

  • mctumer dedi ki:

    Güzel fotoğraflarla desteklenmiş, bilgilendirici rehber tadında bir yazı. elinize sağlık

  • abidindemir dedi ki:

    Elinize sağlık

  • rome_o dedi ki:

    aslında kasvetli bir şehir olan budapeşteyi çok güzel anlatmışsınız ..

  • enise dedi ki:

    Sayenizde anılara yolculuk yaptım.Yüreğinize sağlık…

  • abt_smyrna dedi ki:

    Fotoğraflarla beraber oldukça katkı sağladı. Teşekkürler.

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Bu da Buda Rehberi olmuş bir yazı; Peşte yakasını anlatsa da. Buda’da buluşalım Şeref Bey Üstadım! Ufkunuza sağlık…

  • TALYA dedi ki:

    Hepinizin ilgisine bir kez daha teşekkür ediyorum. Birazdan Buda bölgesini anlatan yazımı da sisteme aktararak şehri birleştiriyorum gözlemlerim ile.

  • cnr_mtnt dedi ki:

    yazı çok güzel fotoğraflar muhteşem.. sondaki iki fotoğrafta bulunan heykeller ilginçler çok hoşuma gittiler.. ellerinize sağlık..

  • şl dedi ki:

    Budapeşte fotoğraflarla parlıyor..elinize sağlık

  • hburcu dedi ki:

    Fotoğraflarla süslenmiş bilgi dolu bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık, paylaşım için teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*