BOZDAĞ’IN BİR DİĞER YÜZÜ

BOZDAĞ’ın DİĞER BİR YÜZÜ

Haftasonu havanın da güzel olmasını fırsat bilip daha öncede gittiğim ve sizinle paylaştığım Sevgili Nur – Hasan ALTUNER’in LA VİLLA pansyonuna misafir olduk. Bu kez Birgi’de ve Ödemiş’te oyalanmadan Bozdağ’a çıktık. Sevgili Hasan ve Nur ile merhabalaşıp, yol yorgunluğunu birer kahve ile attıktan sonra güneş dönmeden Kayak merkezinin yolunu tuttuk. Geçen gelişimizin aksine bu kez yol açıktı. Kayak Merkezine kadar rahat bir şekilde ulaştık. Aracımızı işletmenin otoparkına parkedip telesiyej ve teleski’nin ve kafeteryanın bulunduğu bölüme yürüdük ve bir masaya konuşlandık. Karda rengarenk kızaklarıyla kayan çocuklar neşe içindeydi. Biramızı yudumlarken acemi kayakçıları, usta snowbord’çuları keyifle izledik. Güneş bu arada zirvenin arkasına döndü ve güneşin kaybolması ile karın soğuk yüzü kendini gösterdi. Yün bereme rağmen kulaklarım ve burnumun ucu buz kesti. Biz de daha fazla kalmayıp pansiyonumuzun yolunu tuttuk.

    
Bozdağ kayak merkezi tesisleri






Bozdağ Zirve

Sabah daha herkes uyurken fotoğraf makinemi alıp yürüyüşe çıktım. Pansiyonun karşısındaki patikaya daldım. Sabah henüz erken bir saat olduğu için buzlar erimemişti. Benim ayaklarımız altında çıtır çıtır kırılıyorlar. Bu arada saka kuşlarının cıvıltısı ve alakargaların hoyrat çığlığı bana eşlik ediyordu. Bir an izlendiğimi hissettim. Durup sessizce çevreyi kolaçan ettiğimde biraz ilerdeki yaşlı kestane ağacının dibinde bir sincap çiftinin beni merakla izlediğini gördüm.O an, Yanıma teleobjektifimi almadığıma pişman oldum. Bir adım attığımda sincapların her biri kestane ağacının dalları arasında yok oldular. Ben de yürüyüşüme devam ettim. Dönüşte karşıdan gelen bir koyun sürüsü yolumu kesti. Yeni yavrular sağa sola kaçıştı. Ben çağıldayarak akan dereyi fotoğraflarken eşim kahvaltıya çağırdı.



    


Sabah yürüyüş parkurum

Sabah sohbetiyle birlikte mükellef bir kahvaltı yaptık. Kahvaltı sonrası çocuklar ve diğer misafirlerle birlikte sevgili Hasan ALTUNER’in rehberliğinde daha zorlu bir yürüyüşe çıktık. Pansiyonun arkasından kestane ağaçları arasındaki patikadan yukarı zirveye doğru tırmandık. Bu arada çevreyi izliyor, değişik doğal oluşumları ve yosun çeşitlerini fotoğraflıyor, yürümesi bile zahmetli bu coğrafyada köylülerin yıllarca önce yaptıkları taş duvarların üzerinde soluklanıyorduk.



   



    


Daha uzun ve zorlu ikinci yürüyüş parkurum ve Mermeroluk’tan Bozdağ Köyü

Bir süre sonra karşımıza üst dalları budanmış ve gençleştirmeye tabii tutulmuş 700 – 800 yıllık bir kestane ağacı çıktı. Hep birlikte elele tutuştuğumuzda bile yarısın ancak çevreleyebildik.


700 – 800 yıllık kestane ağacı
Karlı vadilerde ilerledik, kuşburnu çalılarının öönünde durup kuşburnu yedik,  minik çağlayanlar oluşturan derelerden tertemiz dağ sularından yudumladık.
Kah yürüdük kah soluklandık yaklaşık bir buçuk saatlik bir yürüyüşten sonra Mermeroluk’a indik.

Pansiyonumuza dönüp sıcak bir neskafeyle kendimizi ödüllendirdik.

Bize hep huzurlu bir dinlence ortamı sağlayan Bozdağ’ın alternatif bir yüzünü görmüş olduk.

Ocak 2009
Yazı ve Fotoğraflar:
Dr.M.Cengiz TÜMER

16 yorum

  • haymatlos dedi ki:

    yazınız yol gösterici… fotograflarınızda da polarize filtre ile çektiğiniz kar fotografının renklerini çok beğendim ama yine de bu tarz fotograflarda fotografa bir yaşam öğesi eklemek faydalı olacaktır. Örneğin üzerine kontrast renkte (kırmızı, koyu kahverengi) bir mont giymiş karların üzerinde yürüyen bir insan figürü fotografta daha şık durabilirdi. zira bu tarz öğeler haybetli oluşumlar (dağlar, kaya blokları, ağaçlar) ve yine heybetli mimari yapıların anlatımını daha güçlü kılar… Bu tarz fotograflar için geçtiğimiz yıllarda bir tırmanışta kaybettiğimiz Atlas Dergisi fotografçısı Uğur Uluocak’ın fotograflarına bakmanızı tavsiye ederim.

  • mctumer dedi ki:

    Üç dağ fotoğrafını da tele ile çektiğim için bunlara insan figürü kullanmam mümkün değildi. Diğer fotoğfalara baktığınızda – iki kestane ağacı fotoğrafı- bahsettiğiniz kıyaslama uygulamasını yaptığımı göreceksiniz. Yorumunuz için teşekkür ederim

  • enise dedi ki:

    Eeee hep gidiyorsunuz bide bizi götürün hocam.İzmir ‘deki Binrotalı arkadaşlarla birlikte Bozdağ’a gezi olabilir.Yazınız ve fotoğraflar çok güzel hocam elinize sağlık..

  • tütü dedi ki:

    Sabahın serinliğini duyumsadım,buz tutmuş dallara bayıldım….

  • ayşegül- dedi ki:

    karlar buzlar arasında sıcak bir rota… ayağınıza sağlık gezdiniz, kaleminize sağlık bize de anlattınız, tadı damağımızda kaldı.

  • BÜLTER dedi ki:

    hafatsonu gezisi taze taze yayınlanmış. bu devirde kar bulmak kolay değil. hele böylesi bir doğayı…

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Son derece naif bir yazı: Özenli bir anlatım, güzel kareler. Okurken üşüdüğümü hissettim. Diğer yandan taze çimen kokusu da geldi burnuma. Bir de kuş cıvıltıları ile sincapların ürkek bakışları…

  • abidindemir dedi ki:

    Her zamanki gibi keyfili, öğretici ve güzel karelerle süslenmiş bir yazı. Eline sağlık….

  • rome_o dedi ki:

    sevgili mc tümer izmire yakın bir kayak merkezinin olduğunu bilmiyordum .. yazıda güzel oluyordur burası belki burayada bir gezi düzenleriz ..

  • mctumer dedi ki:

    Sevgili Velit, burası Bozdağ ve Gölcük aslında Ödemiş ve Salihlinin yaytlasıdır. Benim çocukluğumda Ödemiş ve Salihlinin hali vakti iyi olanlarının yazlıkları buradaydı. Kışın pek kimse çıkmazdı, çıkamazdı. Kayak Merkezi yapıldıktan sonra kış tırizmi canlandı. Ben hafta asonu yaşadığım yoğunluğa şaştım. Pansiyonun penceresinin önünde neskafemi içerken üşenmedim saydım. 10 dakikada tam 53 araba, 2 büyük otobüs indi. Alternatif turizm için çok uygun. Yamaç paraşütü yapabilirsiniz. uygun tesisler yapıldığında Gölde kano ve kürek sporu yapabilirsiniz, dağ bisikleti için çok uygun, atlı sporlar için çok uygun. Ama maalesef İstanbul’a uzak…

  • gelmedi-rukiye dedi ki:

    Çok keyifli yezınız herzamanki gibi.İstanbul da karı özlediğimiz şu günlerde kar resimleri harika…

  • mcatullus dedi ki:

    Kış havasının somut bir şekilde yaşandığı güzel bir yazı olmuş, imrendim. Oralarda biliniyor mu bilmem ama acılıca bir arabaşı çorbası içseydiniz keşke. Elinize sağlık.

  • abt_smyrna dedi ki:

    Ablamlarda bu haftasonu Bozdağ’daydı. Çok eğlenceli dakikalar yaşamışlar. Anlata anlata bitiremedi. Elinize sağlık Cengiz Tümer Bey.

  • CAFEDEPARİS dedi ki:

    Sitede ilk okuduğum yazı sisin yazınız. İlk yazımın sizin yazınızı okuyunca yetersiz olduğumudüşündüm

  • hburcu dedi ki:

    Fotoğraflar çok güzel. Ellerinize sağlık Sevgili Mctümer.

  • asust dedi ki:

    Yazınız, fotoğraflar yine çok güzel. Siz yazmasaydınız böyle bir kayak merkezinin varlığından haberim olmayacaktı. Kırsalı anlatışınız her zaman mükemmel. Uzun zamandır siteye girmediğim için son yazınızdan okumaya başladım.Diğerlerini de okuyacağım tabi… YAZINIZ İÇİN 10 PUAN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*