Bir Uzakdoğu Macerası: TAYLAND


Gazella olarak Ağustos başında Tayland’ın en önemli iki şehrine gittik: Bangkok ve Pataya.


 


THY ile Bangkok’a 10 saatte aktarmasız olarak uçuşlar var, bu gerçekten güzel bir avantaj.


 


Bangkok’ta nüfus İstanbul kadar. İstanbul’la bir başka ortak özellik de trafik oluyor böylelikle.  Şehirde kırmızı ışıkta bekleme rekoru kırılmış: tam 24 dakika!


 


Fakat bu keşmekeşe rağmen kesinlikle korna sesi duymuyorsunuz. Bir kavga gürültü de söz konusu olmuyor. Neden mi? Kesinlikle Budizm’in etkisi… Sakinlik!


 


Tayland erkekleri, tıpkı askerlik gibi üç ay rahip hayatı yaşamak zorundalar.


 


Rahiplerin hayatı çok ilginç, günde bir öğün yemek yiyorlar, o yemeği de onlara halk veriyor. Bunun dışında tüm günleri ağaç altında meditasyon yaparak geçiyor rahiplerin…


 


Şehirde kötü bir koku hakim. Kenti ikiye bölen Chao Praya nehri’nin ise çamur rengi olduğunu görüyoruz. Nehrin kenarı evlerle dolu ve insanlar ihtiyaçları olan her şey için suyu bu pis nehirden alıyorlar. Çamaşır, bulaşık, banyo… Fakat nehir boyunca konuşlanan evler değişik görüntüler veriyor, gerçekten görmeli…


 


Burası yemek yemek için hiç uygun bir yer değil. Halk kuruyemiş yer gibi böcek yiyor. Allahtan turisti bol bir yer de, Mc Donald’s gibi lokantalarda yemek bulmak mümkün. Bir de sevenler için sushi’ciler var yaygın olarak.


 


Tayland’da en ilgi çekici bölgeler tapınak bölgeleri. 1700’lerde yapılmış olan Kraliyet Sarayı büyüleyici güzellikte. Buddha’ya adanmış tapınaklardan Altın Buddha tapınağı tam 5.5 ton ağırlğında. Uyuyan Buddha tapınağı ise 50 m. uzunluğunda ve 15 m yüksekliğinde… Gerçekten ilgi çekici ve görmeye değer…


 


Oldukça turistik bir mekan olan Patbong’a gidiyoruz akşam. Burası Gece Çarşısı olarak geçiyor. Çin ve Tayland elişi ürünleri, taklit markaları bulabileceğiniz bir alışveriş mekanı. Burada mutlaka pazarlık yapmalısınız. İlk söylenen fiyatın yarısından bile ucuza kadar düşebiliyor fiyatlar böylelikle…


 


Bangkok’un en ilgi çekici alanlarından biri de Yüzen Çarşı. Bangkok’un 1.5 saat dışında kalan alana kanallardan geçerek sürat tekneleriyle gidiliyor. Yüzen Çarşı nehrin üstünde yer alıyor ve 12’ye kadar açık. Eskiden halk pazarı gibi olan mekan artık turistik amaçlı kullanılıyor. Buraya ulaşmak için nehirlerden geçmek ilginç ve yaşanası bir deneyim..


 


Pataya’da ise gündüz Pataya adaları gezilebilir. Eskiden Mercan Adası olan adaya zemininde cam olan teknelerle gidilip mercanlar görülebiliyordu fakat turist akını sonucu artık adada mercan kalmamış. Pataya’nın içinden denize girilmiyor ama Mercan adasından girilebiliyor.


 


Pataya’ya yakın bir bölgede yer alan dünyanın en büyük timsah çiftliğine gidiyoruz. Burada göller silme timsahla dolu. Kesilmiş tavukları timsahlara attırıyorlar. Timsah şovlar yapılıyor. Kaplanlar, ayılar mevcut, onlarla fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Yavru ayıları besleyebiliyorsunuz. Fillere binebiliyorsunuz.


 


 


Pataya, dünyada seks turizminin en yaygın olduğu yer. Vietnam savaşı sırasında Amerikalıların burada kurduğu üse gelen halk, yokluk yılları olduğundan seks ticaretini başlatıyorlar ve bu günümüze kadar geliyor. Budizm inancında yer alan hizmet etmek mantığı burada iyice farklı bir boyuta gelmiş ve aileler 15 yaşından itibaren genç kızları bu iş için gönderiyorlar.


 


Walking Street denilen barlar sokağı, yüzlerce barın dizildiği bir sokak. Striptiz barlar, gay barlar, her türlü bar mevcut. Bu sokak otellere yürüme mesafesinde, ulaşım rahat. Buraları Türkler çoktan keşfetmiş olacak ki, barlarda Türkçe şarkılar duymak mümkün.


 


Pataya’da çok fazla transseksüel var. Hatta bir laf var, Pataya’nın transseksüelleri, en güzel kadınları diyorlar çünkü gerçekten de hem ayırt edilemeyecek kadar “kadın” oluyorlar, hem de boyları Tai kadınlarından çok daha uzun. Yani burada uzun boylu ve güzel bir kadın görürseniz bilin ki o bir transseksüel…


 


Tayland’da otellerin kalitesi de gerçekten yüksek. Tayland öyle bir yer ki, sıkılmaya pek imkan tanımıyor. 4 değil, 14 gün bile kalınabilir duygusu veriyor insana….



www.gazella.com 


 


 


 

2 yorum

  • GezginMelek dedi ki:

    Çok güzel bir yer, gezilmesi gereken bir yer… Gidip görmek isterim.

  • DEEP73 dedi ki:

    BENDE GORMEYİ İSTERİM AMA BU KADAR SAAT UCAMKA BENİ BİRAZ KORKUTUYOR AMA CEVREMDE GİDEN ARKADAŞLARIMIN ANLATIMLARI MUTLAKA GÖRÜLMESİ GEREKEN BİR YER DİYE BENİ DÜNDÜĞRÜYOR YAZI İÇİN TEŞEKKÜRLER..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*