BİR PİZZACININ PEŞİNDE GÜNEY İTALYA; BÖLÜM 1

BİR PİZZACININ PEŞİNDEN: NAPOLİ, POMPEİ

BÖLÜM 1

 

KendinGez
felsefesini uyguladığımızdan bu yana seçtiğimiz rotaların çoğunun bir başlangıç
öyküsü var. 17 Şubatta başlayıp 23 Şubatta biten gezimiz Napoli, Pompei,
Sorrento, Positano ve Amalfi için de öyle.

Önce
Napoli’den başlayalım isterseniz.

Bugünden
yaklaşık bir buçuk yıl kadar önce eşim televizyonda zaplarken; kanalın birinde
pizza tarifi veren bizim ünlü şeflerimizden Batuhan PIATTI’nin programına denk
geliyor ve o kanalda kalıyor. Batuhan şef programın bir bölümünde Napoli’deki
meşhur pizzacı Pizzeria Da Michelle’den bahsediyor. Programın bitiminden donra
merak eden eşim Tanrı Google’a soruyor Da Michelle’yi. O da tüm bilgi, belge ve
videoları döküyor eşimin önüne. Ve eşim için bir hedef oluyor Napoli’ye gidip
Da Michelle’de pizza yemek.

 

Ben
de geçtiğimiz Nisan ayında Tire Diyaliz Merkezinde çalıştığım bir gün dersimiz
çalışıp 6 gece 7 günlük bir program çıkarıyorum. Tabii programı yaparken sadece
Pizzacıyı değil Güney İtalya’nın en gözde tatil bölgeleri olan Pompei,
Sorrento, Positano ve Amalfi’yi de dahil ediyorum, yani bir taşla altı kuş.:)
İş kalıyor uygun uçak bileti ve kampanya beklemeye, çok da beklemiyoruz. Mayıs
ayının başında Pegasus kampanya yapıyor ve biz anında biletleri kapatıyoruz. (
1 kişi İzmir / Roma / İzmir: 385.00 TL ) Arkasından konaklamayı programlamamız
gerekiyor; gidiş gönüş Roma’dan olacağı için İndiğimiz gün ve döneceğimiz gün
ve Pompei gezisi sonrası Roma da konaklamamız gerekiyor, diğer üç gün için de
Sorrento’yu merkez üs seçiyoruz. Ve ardından booking. com. dan
rezervasyonlarımızı yaptırıyoruz. ( Roma için 3* merkezi şehir oteli kahvaltı +
şehir vergisi dahil kişi başı 40 €, Sorrento için kahvaltı dahil kişi başı 27 €
)

17
Şubat 2014 ten 10 gün önce herşey tamam. Şimdi ayrıntılı program yapma zamanı.
İstanbul’a skype ile bağlanıp Canburakla birlikte tren saatlerine kadar detaylı
bir çalışma yapıyoruz. Tüm bineceğimiz tren seferleri, bilet fiyatları,
müzelerin giriş ücretleri, Capri için Feribot seferleri bile detaylı bir şekilde
programlandı. 🙂

 

!7
Şubat günü saat 08.05 te İzmir ADB’den kalkıp İstanbul SAW aktarmalı İtalya
saatiyle 14.00 da Roma’ya iniyoruz. Otelin gönderdiği taksi ile doğrudan
otelimize geçip yerleşiyoruz. Otelimiz şehir merkezinde Platza Venice, Platza
Novano ve Aşk Çeşmesi üçgeninin ortasında. Önce Roma Termini’ye gidip Roma –
Pompei, Pompei –  Napoli – Roma tren
biletlerimizi alıyoruz. ( Roma – Pompei: 13 €, Pompei – Napoli: 2,5 €, Napoli –
Roma: 11.80  €/kişi ) Sabah trenimiz
07.49 dönüş trenimiz 16.48 de. Bunlar Regional diye tanımlanan trenler ve
ucuzlar.

 

***Önemli Not:  Roma’dan
kalkan tren saat 10.00 da Napoli Centrale / Garibaldi istasyonuna varıyor,
buradan  10 dakika sonra kalkacak Salerno
trenine aktarma yapmanız gerekiyor.

Sabah
kahvaltı sonrası taksi ile Roma Termini’ye geçiyoruz ve Perondaki trenimize
yerleşiyoruz. Bizim tren Napoli’ye 5 dakika rötarlı geldi ve biz koşa koşa Salerno
treninin 9 nolu peronuna geldiğimizde tren yoktu. Öğrendik ki Salerno hattında
problem olduğu için tren iptal olmuş. Allah’tan ki olmuş. Daha sonra
öğreniyoruz ki bu treninin duracağı Pompei istasyonu ile bizim inmemiz gereken
Pompei Scavi istasyonu farklı istasyonlarmış. Bizi bir kat alttaki
Circumvezüviana hattına yönlendiriyorlar. Bu trenİtalia’dan farklı yerel bir banliyö
treni. Kişi başı 2.40 tan yeniden biletlerimizi alıp trene biniyoruz. Tren
tıklım tıklım dolu, ayaktayız,ve ter kokuyor, sanırım yazın korkunç oluyordur.
30 dakikalık bir yolculuktan sonra Pompei Scavia’da iniyoruz ve Pompei’nin
Porta Marina kapısından giriş yapıyoruz. (Pompei girişi 11 €/kişi )

 

23
Ağustos 79 yılında önce bir kaç gün kül üfleyen ardından şiddetli patlamalarla
lav ve kayalar yağdıran Vezüv 200.000 kişinin yaşadığı şehri bir anda yok
ediyor. İnsanlar lavlar, kayalar ve çoğunluklada kükürt dioksit gibi zehirli
gazlar sonucu boğularak ölüyor. Ardından tüm cesetleri ve şehri kalın bir kül
tabakası kaplıyor ve taşlaşıyor. 2000 yıl sonra Pompei keşfedilip kazılar
başladığında insanların en son halleri, ile taşlaşmış bedenleri hatta fırında
son pişirilen ekmek bulunuyor.

 

Pompei
çok geniş bir alana yayılmış. Harita olmadan dolaşmak zor. Girişten harita
alabilirsiniz. Şehir geniş ana caddeler 
ve dar sokaklarla ızgara şeklinde işlenmiş. Taş döşeli yolların her iki
yanında yüksek kaldırımlar var. Özellikle yolların kesiştiği kavşak
noktalarında ya da uzun caddelerin ortalarında bizim yaya geçidine benzeyen ama
yoldan kaldırım İşte bu yüzden yüksekliğinde taşlar var. Öğreniyoruz ki
Pompei’nin canlı olduğu dönemlerde evlerin atık suları ve kanalizasyonları
dışarı akarmış.  İşte bu yüzden insanlar
rahat yürüyebilsin ve karşıdan karşıya geçebilsin diye bu yapılanma hayata
geçirilmiş. Yerde döşeli taşların aralarında döşenmiş, serpiştirilmiş küçük
beyaz taşlar var. Bunlar da aytaşı denilen aydınlatmanın olmadığı sokaklarda ay
ışığı ile kedigözü gibi işlev gören taşlar.

 

Porta
Marina’dan giriş yapıp önce hafif bir tırmanışla Venüs Tapınağı ve Basilica’dan
geçip Forum alanına ulaşıyoruz. Forum alanından sola döndüğünüzde sol kolunuzda
kalan ve buluntuların sergilendiği Granai del Foro ve Mensa Ponderaria’da
taşlaşmış insan bedenlerini görebilirsiniz.. Sola devam ettiğinizde Terme del
Foro yani Forum hamamına ulaşırsınız. Bu arada bir çok ev ve aşevlerini de
görmeniz mümkün.  Lupanare/ Genelev ( 39
) ‘ye gelmeden iki büyük caddenin kesiştiği noktada Terme Scablane’yi( 40 )
göreceksiniz. Burası da bir hamam ve SPA merkezi. Bunun hemen yanından sağdaki
dar sokağa girdiğinizde 8 odalı genelevi göreceksiniz. Her odanın içinde
yüksekçe bir kerevet şeklinde taş yatak, her odanın kapısının üzerinde hangi
seks pozisyonunda hizmet verdiğini gösteren bir resim var.


Lupanare’den
çıkıp tekrar Teme Scablane’den aşağıya indiğimiz zaman Foro Triangulare ( Üçgen
Forum), Büyük amfi tiyatro, Isıde Tapınağı, Tiyatro Porticosu ve Odeon’un
bulunduğu bölgeye gelirsiniz.  Anfi
tiyatrodan çıkıp sola yukarı tırmandığınızda Terme Scablane’nin karşı
köşesindeki blokta  duvar sıvaları ve
duvar resimleri halen canlı bir şekilde duran bir kısmında restorasyon
çalışmalarının devam ettiği şehrin zenginlerine ait villalar ve ressamlar evi
sizi büyüleyecek.

 

Pompei
gezimizi , kuzeyden gelen öğrenci guruplarının askılı bluz, şortlar ve parmak
arası terliklerle dolaştığı oldukça sıcak bir şubat gününde tamamlıyoruz.
Girdiğimiz Porta Marina kapısını bulup tren istasyonun yanındaki kafede soğuk
bir bira molası veriyoruz.


NOT:
Buradaki hediyelik eşya satıcılarından bir şey almayın. İçinde DVD si bulunan
ve üzerinde 25 € etiketi bulunan Pompei kitabını pazarlıkla 15 € aldık diye
sevinirken aynı kitabı Sorrento’da 10 € ya gördük.:(

 

Kahve
molası sonrası Circumvezüviana ile Napoli Centrale sonra da 16.48 treni ile
Roma’ya dönüyoruz.

2 yorum

  • gezmen dedi ki:

    Uzun bir aradan sonra harika bir yazıyla dönüş yaptınız. Yazılarınızın devamını heyecanla bekliyoruz. Fotoğraflarda olsaydı tadından yenmezdi. Paylaşım için teşekkürler.

  • arkutbay dedi ki:

    Sizi tekrar aramızda görmek çok güzel sevgili meslektaşım. Ama gerçekten fotoğraflara da ihtiyaç var bu güzel yazıyı taçlandırmak için . Tekrar hoşgeldiniz , sevgiler .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*