BİLİN BAKALIM NEREYE GİTTİM ?

Cumartesi günü yeğenim Sibel’le kahvaltı yapmak üzere buluştuk ve çok güzel zaman geçirdik. Ayrılma vakti geldiğinde ben Müze açıksa gideceğim dedim. Bende gelir ve 2 X da J   olurum dedi. Bulunduğumuz yerden müzeye, yokuş aşağı inerek İzmir’in eski mahallesi olan Damlacık’ tan geçtik. Bu mahalleyi de fotoğraflarla paylaşacağım. Müze Konak Meydanının bitimi  ile Varyant yokuşunun  eteklerinde. Varyant; Tepelerde olan Eşrefpaşa semti ile deniz seviyesinde olan Konak meydanını birbirine bağlayan yol. Müzenin bir yanından arabalar Varyant’ı tırmanmakta, diğer yanından ise inmekte. İşte müze, bu tepenin eteklerinde. Müzeyi görünce bir anne, yavrusunu eteklerinin altına almış da koruyor gibi duygu  uyandı,  içimde.


İzmir’in geçmişte ismini << Smyrna >>olarak bilinen bir Amazon kraliçesinden aldığı söylenmekte. Ege’nin incisi olan İzmir 8500 yıllık geçmişe sahip .Böyle geçmişi olan bir şehrin de müzesi muhteşem olmalı  diye düşünüyorum. İzmir, Hititlerden İyonlara, Lidyalılardan Perslere, Helenlerden Romalılara ve Bizanslılardan Osmanlılara kadar birçok uygarlığa tanıklık etmiş. Evet müzenin önündeyim. Bahçede Sibel’le beni Roma Dönemi bir lahit ve o döneme ait büyük bir heykel karşıladı. Ağaçlarla sarılı olan, müze binasına girerken, ilk olarak  Arkeolojik Müzeden başlanıyor dediler.Bahçe de iki müze varmış. Arkeolojik ve Etnografya müzesi. Bunu yeni öğreniyorum…


Hadi başlıyalım!!!!


 One minute please!!! :))


Müzenin bir tarihçesi var.


Öğrenip öyle başlıyalım gezmeye…


İlk Müzemiz  1924 yılında Basmane semtinde terk edilmiş olan Ayavukla Kilisesinde kurulmuş fakat eserlerin toplanması, müzenin düzenlenmesi derken üç yıl sonra açılmış. Yani 1927 de.


1951 yılında ise müze Kültürpark’ ta bulunan, müze haline dönüştürülen Milli Eğitim Pavyonuna taşınmış. Zamanla burası da yetersiz olmaya başlamış. Kolay değil 8500 yıllık geçmiş. Yukarıda bahsettiğim gibi Konak meydanının bitimi, Varyant’ın başlangıcında Bahribaba Parkında 5000 metrekare alan üzerine kurulmuş, gezeceğimiz, yeni müze… Üç katlı, müze. Uzun uzun müze içini yazıp tarih anlatmak istemiyorum.


 Ayrıca sahip olduğum dijital fotoğraf makinesi ve  iç mekan aydınlatması uyuşmadı J kavga ettiler bende çekim yapmakta zorlandım. Yani ! çokta kötü değiller  :((… Özür…


 Damlacık mahalle gezimiz;




   

   Damlacık camii

 

 

Mah.çocukları elektrik direği tabelasında ders yapmışlar.Soru zor.
Cevap doğrumu sizce?.

 



 



Aliağa Camisi Asklepios atlı roma dönemi tapınağının temelleri üzerine inşa edildiği tahmin edilmekte ise de 1662 de inşaatına başlanmış Gedizli Aliağa tarafından1673 yılında tamamlanmış..Bahçesinde küçükce mezarlık bulunmakta(Bilgi camii girişinden)



Müzenin yan karşısında eski millet hastanesi 



Ve Arkeoloji Müzemiz…

 
Gezelim Bakalım
 
                                         Müze Bahçesi
 
  Lahit (roma dönemi  )                                  
 
Girişi


Taş  eserler salonu(Heykeller-Büstler-Heykel başı portreler)
 

 
Adak Kalkanı
   
                                                                   
   
 
 
 

 

 

Seramik eserler salonu
 


 
 
 


 



Bronz eserler

 






Cam eserler
 

 


Hazine Odası
 

 

                                                        




Sıra Etnografya Müzemiz; Yorulmadıysanız başlıyalım….


Ama önce;


Binanın tarihçesini öğrenelim. 19 .y.y sonlarında Neoklasik tarzda meyilli bir teras üzerine  inşa edilmiş. Bina 1831 yılında vebalılara mahsus St. Roch Hastanesiymiş, 1845 yılında Fransızlar tarafından onarıldığını ve sonrada fakir ailelerin bakımına tahsis edilen bir kurum olduğunu öğreniyoruz. Daha sonra Hıfsızsaha Müessesesi ve Sağlık Müdürlüğü Hizmet Binası olarak kullanılmış. 2 Aralık 1987 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’ na Etnografya Müzesi olması için devredilmiş..1985-1987 yıllarında da restore edilerek,  müze olarak kullanılmaya başlanmış…


Gezelim mi ???


Hadi o zaman…..


Giriş                                                           Ev kızı
 
Kızımız                                                    Çeyiz yapıyor

 
                                              Kızımızın çeyizleri
            


 
 Gelin yatağı                                            Düğün gecesi namazı


 Eee !Oğlumuz oldu                                 Sünnetimiz var

 
                                              Dönem eşyaları

  

Cam sanatı                                                Heybeci
 

Baskıcı
 
Toprak işleri                                             Şerbetci
   
Efemiz                                          El sanatları


 
Aslında  güzelim                                       Veda



                                                                                                                             
  
Bilgiler müzeden..

16 yorum

  • yaprak dedi ki:

    Umarım İzmir ile ilgili yazılarınız devam eder, elinize sağlık.

  • oymakas dedi ki:

    Elerine sağlık Enise Hnm. Gerçi biraz yorucu oldu ama değmiş doğrusu. Sayende biz İzmirli olmayanlar da bu müzelerin varlığını öğrenmiş olduk.

  • Honeyseller dedi ki:

    Bu sabah çok erken vakitlerde senin yazını gördüm.Ve merak ettim gerçekten Enise abla nereye gitmiş diye.Okudum ve öğrendim.Elektrik direği tabelasındaki matematik sınavı çok hoş.Tıpkı yazın gibi.Ama kendin hakkındaki tespitlerin biraz eksik gibi geliyor bana.Sen hem fotoğrafta hem aslında güzelsin …..

  • MIYU dedi ki:

    ne iyi etmişsin de müzeyi gezmeye karar vermişsin, sayende biz de mahalle aralarından ilerleyerek seninle gezmiş olduk. Ellerine sağlık!

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Ablacım, dün gece sohbet odasına yazdıklarımdan aklımda kalanları, buraya da aktarıyorum. Kalıcı olsun diye… // Dediğim gibi son derece keyifli bir gezi ve yazı. Başlığın mükemmel. Fotoğraflar güzel. Metin ise tıpkı senin gibi; hayat dolu, enerjik ve olduğu gibi… Ufkuna sağlık Ablacım! // Bir sorum var: Yeğenin Sibel’in dile getirdiği “2 X da J” ne anlama gelir?
    Bir de ekleme: 2004 yılında Kültürpark Tarih ve Sanat Müzesi açıldıktan sonra İzmir Arkeoloji’nin en büyük hazineleri bu yeni müzeye taşınmıştır. Bence en kısa zamanda (eğer görmediysen) gidip görmelisin. Ya da bir hafta sonu hep beraber gezeriz!

  • abidindemir dedi ki:

    ELLERİNİZE SAĞLIK. ÇOK KEYİFLİ BİR YAZI OLMUŞ…

  • enise dedi ki:

    Sevgili Arkadaşlar az sonra evden 2-3 günlüğüne ayrılıyorum..Bu saate kadar yazımı okuyup da,güzel duygularını benimle paylaşan arkadaşlara teşekkür ederim.Oğuz’cum 2 X nın anlamı (Sibel ;1-C.tesi benimle olduğu için 2-Müzeye götürdüğümden iki kez mutlu oldum dedi)Önerine açığım yeterki bana gezme olsun..:)))

  • mctumer dedi ki:

    Sevgili Enise Hanım, uzun bir uğraştan sonra yazı ile buluştuk. Aslında bu program bizim “İzmir Mahalle gezileri ” projemizde vardı http://www.binrota.com/Article.aspx?ArticleID=419 sen elini çabuk tutup bize feyk atmışsın. Bir iki ilave bilgi ve düzeltme. 1.> Damlacık, şu an parka çevrilmiş toprak sahası ve futbol kulübünden çıkan TAÇSIZ KRAL Rahmetli METİN OKTAY ile özdeşleşmiştir.. 2. > Şu an arkeolji müzesi olarak kullanılan bina İzmirliler tarafından ” PİÇHANE” diye bilinir. Eski levantenler zamanında yetim ve kimsesizler yurduymuş. 3.> Eski adıyla Millet Hastanesi bugün araştırma Hastanesi olarak değil, bir bölümü Kadın Hastalıkları Hastanesi ve Doğum Evi olarak, bir kısmı Diş ve Ağız Hastalıkları hastanesi olarak hizmet vermektedir.

  • tütü dedi ki:

    İzmir hakkında teorik bilgilerim artıyor,umarım bu yaz pratiğini de yaparım. Pagos’un etekleri,İkiçeşmelik,Dondurmacı Yokuşu,Tilkilik,Namazgah’tan sonra Damlacık Mahallesi de listeye eklendi…Etnoğrafya Müzesindeki aynalı yatak başlığından teyzemlerde vardı(Bellekte kalan bir çocukluk fotoğrafı)..İzmir’de bu kısa tur için, teşekkürler sevgili enise

  • abt_smyrna dedi ki:

    Enise Abla ellerine sağlık bende 2 X 1 J yi anlamamıştım. Neyse ki öğrendim. Arkeoloji ve Etnografya müzelerine yıllar önce gitmiştim. Bomboştu. Sanırım yine aynı durumda?

  • m2hyt dedi ki:

    çok güzel bir yazı olmuş sıkılmadan keyifle okudum elinize sağlık…

  • ZİKO dedi ki:

    1987 kışında kasvetli bir günde gezmiştim arkeoloji müzesini.Tüm ışıkları kapalıydı ve bekçi sadece benim gezdiğim bölümün ışıklarını açıp ardımdan hemen kapatıyordu.Müze ziyaretimin ardından merakla birer ikişer hafta arayla önce Bergamayı ardından da Efes ve Sard’ı gezmiştim.Tesadüfen aynı dönemde İzmir kitap pazarında Halikarnas Balıkçısının kitapları ile de tanıştım.Bursada yetiştiğimden olsa gerek Anadoluyu Osmanlıdan ibaret sayardım o güne dek.Ama Bornova otobüsünü ( 62 ya da 262 miydi )kaçırarak tesadüfen girdiğim bu müze ve sonrasında Anadolu hakkında tüm görüşlerim değişmişti. Enise Hanım çoktan unuttuğum bu müzeyi hatırlattığınız için çok çok teşekkürler.Yazınız da harika…

  • enise dedi ki:

    Sevgili Tülay ve Hayat,Sevgili Buğra ve Zikri . Değerli arkadaşlarım güzel duygularınızı paylaşıp yazıma ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim.

  • enise dedi ki:

    Sevgili Cengiz Bey 27 Şubat buluşmasında bu yorumlarınızı okumadığımı söylemiştim.Bu gün okuyabildim.Buluşmamızda “feyk” i anlatmasaydınız gönül koyardım.:))) 1-Gezi prg.dan haberim yoktu.2-Bilgiler için teşekkür3-hastane fotoğrafının üstünde Diş ve Ağız Hast.yazmasına rağmen ben yanlış aktarmışım .Özür.Hatırlattığınız için teşekkür…

  • BÜLTER dedi ki:

    bilgi dolu bol görüntülü güzelyazı olmuş. zaman harcamışsınız, emek vermişsiniz elinize sağlık. hastalıklar galiba tüm dünyaya güzel binalar ve hastaneler kazandırmış. bir örneği de burada var.

  • Alinda dedi ki:

    Ancak okuyabildiğim bu yazın da diğer yazıların gibi çok samimi ve güzel olmuş Enise Ablacığım.Bir anne yavrusunu eteklerinin altına almış da koruyor benzetmesi çok hoşuma gitti. Ellerine sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*