BEYPAZARI

İnözü Vadisinde yapılacak günübirlik doğa yürüyüşünü ve yürüyüşün sonunda da Beypazarı’nda iki saat geçirileceğini duyuran e-postayı okur okumaz kaydımı yaptırdım. Sonbahar yapraklarının kırmızı, yeşil, sarı tonlarıyla oluşturduğu renk cümbüşünün içinde yürüdükten sonra yaprak sarması ve baklava yiyerek ödüllendirecektim kendimi.



            
 


    



           Yürüyüş keyifli başladı ama ne yazık ki tatsız bir olayla bölündü. Doğa yürüyüşüne ilk kez katılan bir hanım, tehlikeli parkura odaklanmak yerine, önünde ve arkasında yürüyenlerle sohbet etmeye çalışıyordu. Vadide dik bir yamacı tırmanıyorduk, tırmandığımız yer hem dikti hem de toprak dokusu gevşekti, sürekli kayıyorduk, taşlar düşüyordu aşağıya. Yanlış rotada olduğumuzu fark edince de geri dönme kararı alındı. Geldiğimiz yoldan geri dönecektik. Birisi kestirme olsun diye dik yamaçtan aşağı doğru inmeye başladı. Bu hanım da o arkadaşın peşinden giderken ayağı kaydı, nasıl olduğunu anlamadan düştü ve kolu kırıldı. Bu tür yürüyüşlerde kendi başına hareket etmemeye, gruptan ayrılmamaya özen gösterilmeli. İlk kez katılıyorsanız ve gerekli donanıma sahip değilseniz -özellikle iyi bir trekking botuna- dikkati ve konsantrasyonu bozan gereksiz konuşmalardan, hareketlerden kaçınmak gerekiyor.



             


 


GELELİM BEYPAZARI’NA


 


Yazdan kalma bir Pazar gününde, Beypazarı sokakları cıvıl cıvıldı. Çocukken boynumuza kolye gibi taktığımız sonra da afiyetle birer birer yediğimiz alıçlar ve pamuk helva satıcıları sayesinde çocukluğuma geri döndüm. Zaten ilçe o gün adeta çocuk bahçesi gibiydi.



             




              


Sadece küçük parmağımdan bile daha ince olan yaprak sarmasını yemek için bile Beypazarı’na gidilir bana sorarsınız. 80 kat hamurdan yapılan baklavasını da unutmamak gerek.


 


 


            “Çılgın kalabalıktan uzaklaşıp” arka sokaklara daldığımda, kapı önünde sohbet eden iki hanıma kulak misafiri oldum. Yaşlı olanı genç olanına kalabalıktan yakınıyordu, bu kadar insanın neden Beypazarı’na akın ettiklerine anlam veremiyordu. Yanlarına gittim, oradan buradan biraz lafladıktan sonra yaşlı olan teyze neden fotoğraf çektiğimi sordu. “Arkadaşlarıma göstermek için” dedim, “Hmmm” dedi. Anlam veremediği her halinden belliydi.



              




            
            
            Dönüş saati yaklaşıyordu. Otobüsümüzün olduğu yere doğru aceleyle yürürken, küçük bir ayakkabıcı dükkanının önünden geçtiğimi fark ettim. İçeri girdim. Yaşlı bir ayakkabı ustasıyla karşı karşıyaydım. Fotoğraf çekmek için izin istedim. “Sen de çek bakalım” dedi. “Herkes beni çekmek istiyor zaten”. Gerçekten de daracık dükkanının duvarlarında, kimi gazete kupürleri ve amcanın çeşitli fotoğrafları mevcuttu. Hoşsohbet ve güleryüzlü amcam, 80 yaşında olduğunu, Beypazarı’nın eskiden İpek Yolu üzerinde olduğunu anlatırken “çay söyleyeyim içer misin?” diye sordu. Bu güleryüzlü, hoşsohbet, konuksever ayakkabı ustasıyla sohbet etmek keyifli olurdu ama, otobüsü kaçırmaktan korktum ve “bir dahaki sefere amcacım” diyerek çıktım dükkandan. Bir yandan fotoğraf çekip bir yandan amcamın anlattıklarını dinlerken dükkana genç bir adam girdi. O da sorular sormaya başladı. Amcam, genç adamın benim arkadaşım olduğunu sandı, “yengeye mi geldin” diye sordu. Şaşıran genç adam “yok, ben öylesine girdim dükkana” dedi. Adamın sorduğu soruları, kulakları ağır işiten amcam duymakta zorlanınca genç adam da “neyse hadi allahaısmarladık” deyip çıktı dükkandan.



             


  Beypazarı’nda gezecek çok yer var. İlçeyi kuşbakışı görme olanağı sağlayan Hıdırlık Tepesi, Beypazarı gezisinin ilk durağı olabilir. İmaret meydanı ilçenin yeni ve gözde mekanıymış. Roma-Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalan tarihi eserlerin sergilendiği Beypazarı Tarih ve Kültür Müzesi; seminer ve çeşitli organizasyonlar için kullanılan, siyah beyaz Beypazarı fotoğraflarının sergilendiği “Halk Evi” ; Osmanlı dönemi mimarisini yansıtan ve ” Yaşayan Müze” olarak ziyarete açılan, ebru, ıhlamur baskısı gibi kültürümüze özgü sanatları uygulamalı olarak deneme olanağı sunan “Abbaszade Konağı” ; Suluhan Kervansarayı; Beypazarı kent Tarihi Müzesi; Beypazarı Kaymakamlığı Halk Eğitim Merkezi’ ndeki dokuma, kilim, kök boya, biçki dikiş, el nakış, el sanatları ve gümüş atölyeleri; restore edilen tarihi konakların, yöresel ürünlerin satıldığı standların kurulduğu Alaattin Sokak; gümüş mağazaları; Beypazarı kurusu fırınların yanı sıra çeşitli türbeler, kümbetler de gezinize mistik bir hava katabilir.

10 yorum

  • mugeyidogan dedi ki:

    büyük şehirlerde yaşayanlara Beypazarı gibi köyler değişik geliyor haliyle, ama oranın halkı da “ne özelliği var, neyini gelip görüyolar buraların?” diye düşünüyorlar . Teyzelerin şaşkınlığı bundan olsa gerek.

  • NEŞE dedi ki:

    Güzel bir gezi ..Fotolarınız da güzel.Biz büyük şehirlerde yaşayanların bu sonsuz gezme-görme isteği ve bizde olmayanı veya yitip gideni belgeleme arzusu olmasa nasıl meşhur olurdu bu minik kasabalar,nasıl yüzlerce kişi bu işten ekmek yerdi?

  • rome_o dedi ki:

    sonbahar fotoğrafını bayıldım .

  • MIYU dedi ki:

    çok keyifli bir gezi olduğu belli (yaşanan talihsiz kazaya rağmen) çok da hoş bir dille aktarmışsınız, fotoğraflara diyecek tek bir sözüm olamaz, enfes!!

  • aysek dedi ki:

    çok teşekkürler…

  • Zeynep dedi ki:

    Sonbahar yapraklarının renk cümbüşü için de yürüyüş yapmak çok keyifli olduğuna eminim imrenmedim dersem yalan olur ama atlattığınız küçük kaza içinde çok üzüldün bu güzel paylaşım ve fotoğraflar için ellerinize sağlık

  • bora arasan dedi ki:

    En üstteki fotoğraf muhteşem.

    Yazıya birşey demiyorum, okudukça okuyası geliyor insanın. Beypazarını özlettiniz gene bana.

    Elinize sağlık

  • aysek dedi ki:

    teşekkürler bora arasan… 🙂

  • maliho dedi ki:

    Çok güzel bir gezi yazısı. Fotoğraflarda güzel çıkmış!:)
    İpe dizilmiş alıç beni de çocukluğuma götürdü. İlk okulda, okul çıkışı alır (25 krş) boynumuza asar tek tek yerdik. Fotoğraftaki alıçlara bakınca ağzımın sulandı.

  • aysek dedi ki:

    leblebi tozu ve keçiboynuzu da vardı Maliho 😉

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*