Bangkok ve Pattaya da rengarenk bir yolculuk

Şubat 2009 THY saat 07:40 uçağı ile grupla Bangkok’a uçtum ve akşam saatlerin de Bangkok’a vardığım da ilk aklıma gelen otele varıp dinlenmekti.İyice dinlendikten ve güzel bir kahvaltıdan sonra Bangkok şehir turuna hepimiz hazırdık.İlk gezimizin durağı olarak yatan buda tapınağına gitmek oldu tapınağa vardığımızda ilk dikkatimi çeken tapınağın kapısıda bir sürü satıcının sizi karşılıyor olmasıydı.Bu tapınağın en büyük özelliği Bangkok’un en eski ve en büyük tapınağı olmasıymış.Tapınağa girerken ayakkabılarımızı çıkarıp o şekilde içeriye girdirildi. İçeride altın kaplamalı bir buda heykeli sizi karşılıyor.Gerçekten muhteşem bir heykel inceledikçe çevresini dolaşdıkça daha da iyi anlıyorsunuz.Tabi çok ilginç bir şey içeriye girer girmez çok güzel bir metal tını sesi duyuyorsunuz.İlk başta anlamadım  rehberin anlatdıklarından sonra anladık ki buda heykelinin arkasındaki bölümde bulunan sıralı çanaklara sıra ile minik metal para ata ata ilerlediğiniz de çok güzel bir ses oluşuyor.Son çanakta ise dilek tutuyorsunuz ve dileğinizi gerçekleşiceğine inanıyorsunuz.Ben de bir dilek diledim umarım gerçekleşir.




Altın Buda Tapınağına gitmeyi de çok isterdik ama tadilat nedeniyle mümkün olmadı ama rehberimiz altın buda’nın hikayesini kısaca anlattı. Savaş zamanında Tayland’lılar bu heykelin, düşmanlar tarafından bulunmaması için heykeli kille ve çamurla sıvamışlar sonra bu şekilde kimsenin ilgisini çekmemiş ve tesadüfen tabakanın temizlendikçe yıllarca aranan efsane altın buda heykelinin olduğu anlaşılmış ve şuan bulunduğu tapınağa getirilmiş.Hikayesini öğrendiğim de bir kez daha çok merak uyandırdı ben de ama malesef göremedik. Ama dediğim gibi görmeyi çok isterdim. Tapınak turundan sonra hepimizde gördüğümüz yerlerin etkisinde kalmış bir şekildeydik. Tabi bu turun verdiğin bir acıkma hissi ile hep beraber yemek yemek için ayrıldık. Bangkok mutfağında genel de acı, ekşi, tatlı, baharatlı yiyeceklerle, deniz ürünleri, egzotik meyveler, sayısız sos ve çeşni çeşitleri mutfaklarının vazgeçilmezlerimiş. Özellikle


Bangkok’ta yemek yenilecek bir yer bulmak hiç sorun değil akşam üzerleri kaldırımlar üzerinde kurulan açıkhava restaurantlar varken aç kalmak imkansız




Güzel bir yemekten sonra grupla beraber otele geçtik ve günün verdiği yorgunluğu atabilmek için odalarımıza çıktık. Tabi biraz dinlenmek ve sonra hep beraber Bangkok gecelerini de görmek için belli bir saatten sonra dışarı çıktık. Bangkok’ta gece hayatı eğlence gün boyu sabaha kadar sürmekte sanki hiç yorulmayan, uyumayan kent denebilir. Bangkok’da çok kalmadık ama kesinlikle gidilmesi ve görülmesi gereken yerlerden bir yer bence ertesi gün Pataya’ya geçmek için yola koyulduk.Pataya’daki ilk turumuz sürat teknesi ile Mercan adasına yaptık. Burda doğaya hiç zarar verilmeden basit ve sade bir şekil de bir kaç tesis yapılmış. Denizin ve kumsalın güzelliğini anlatamam o kadar büyük bir ada değil ama Pataya’nın en mehşur adalarındanmış. Jet ski ve tekneler olmasa insan kendini ıssız bir ada da hissedebilirsin. Kendi kendime aynen şunu söyledim bembeyaz kumlar turkuaz rengi deniz evet ya işte bu dedim. Akşam tekrar dan otele döndüğümüz de aklım hala Mercan adasındaydı.İyice bir dinlendikten sonra grupla beraber eğlenceli ve sohbet dolu bir yemek yedik. Ertesi gün fil kasabasına gitmek üzere yola çıktık çok ilginç bir yer fillerin günlük yaşamları, eğitimleri ve yaptıkları ustalıklar, beslenme ve çalışmalarını izleme fırsatımız oldu.Serbest zaman da mümkün oldukça Pataya’nın sokaklarını gezmeye ve alışveriş yapmaya çalıştık.




Sayılı gün çabuk geçermiş derler ya benim de gezim çabuk bitti tabi ama Pataya ve Bangkok da gezdiğim ve gördüğüm yerlerin hepsine hayran kaldım diyebilirim.


 




Not:
Bu benim ilk yazım olduğu için mümkün oldukça dikkatli ve güzel bir anlatımla yazmaya çalıştım. Tabi benim en büyük eksikliğim fotoğraf makinemin olmaması
                                                                                  

3 yorum

  • Zeynep dedi ki:

    güzel bir yazı olmuş eline sağlık

  • Honeyseller dedi ki:

    Bembeyaz kum turkuaz rengi deniz.Teşekkürler süleyman makinen olmasada çok şey anlattın

  • safakarham dedi ki:

    Elinize sağlık. Eşimle gitmek istediğimiz yerden biri. 11 aylık kızımız var. Sizce çocukla gidilecek bir yer mi yoksa birkaç yıl beklememizi mi önerirsiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*