Balkanlarda Araç Kiralayarak Gezi

Merhabalar,

2 çift olarak yaptığımız Balkanlar turunu anlatmaya başlamadan önce araç kiralayacak kişilere tavsiyem aracı kiraladığınız yerde full sigorta yaptırınız ve kesinlikle navigasyonda kiralayınız. Biz toplamda 4 şehir(Makedonya,Arnavutluk,Karadağ,Kosova),çift şöför,full sigorta ve navigasyon toplamda 4 buçuk gün için 250-300 Euro civarında bir para ödedik.Ama gerçekten değdi.Çünkü Balkan ülkelerinde otobüs sistemi çok gelişmediği için bizim için araç kiralama daha mantıklı oldu. Ayrıca mazot çok uygun olması avantajdı.

İstanbul-Belgrad

  1. Gün

Sabah saat 10:30 gibi Belgrad Nikola Tesla Havalimanına iniş yaptık. Daha uçaktan inip körüğün sonuna geldiğimizde polis kontrolü ile karşılaştık.Pasaportlara baktılar.Eşimle benim daha öncesinden Shengen vizemiz olduğu için hiçbir soru sormadan direk pasaport kontrol noktasına gönderdiler. Arkadaşlarımızın ise ilk yurtdışı seyahati olduğu için pasaportları pırıl pırıldıJ Ve polis neden geldiniz, nerede kalacaksınız, kaç gün kalacaksınız gibi boş sorular sordu ve herhangi bir sıkıntı yaşamadan yolculuğumuza devam ettik. Belgrad’a ilk kez geldiğimiz ve taksi yada otobüsle uğraşmamak açısından gelmeden önce otelle transfer konusunda(18 Euro’ya) anlaşmıştık. Havaalanından direk kalacağımız dublex apartımıza geçtik. Apartın adı Central Park Apartments 2 gece ücreti 4 kişi için toplamda 108 Euro’ydu.Ve gayet temiz, güvenilir ve merkezi bir yerdeydi(Kalemegdan, Knez Mihailova’ya yürüme mesafesinde). Aparta yerleşir yerleşmez direk kendimizi Belgrad sokaklarına saldık.Karnımız acıktığı için yemek yiyecek bir yer aramaya başladık.Cumhuriyet  meydanının hemen yanında  Boutique  diye cafe restaurant yemek  yedik.Fiyatlar istanbul da Mado tarzı bir cafe’yle hemen hemen aynı.Ardından Knez Mihailova caddesinde dolaştık.Bu cadde istiklal caddesinin biraz daha küçüğü ve sakini ama konsept olarak yine aynı.Daha sonra ise cadde üzerinde Coffe factory diye bir cafe de kahve molası verdik.Fiyatlar çok uygundu.Oradan çıkıp Kalemegdan’ı dolaşmaya gittik orada işkence müzesini gezdik.Akşam ise manufaktura adlı mekanda yemek yiyip yorgun olduğumuz için de aparta geçip dinelnip yarına dinç kalkmak istedik. Ve geceyi sonlandırdık.

        2.Gün

Sabah kalkıp Knez Mihaliova üzerinde Villa Del Gusto adlı mekanda kahvaltı ettik.Yunan omleti, peynir tabağı tavsiye edilir.Ardından Kalemegdan’ın içerisindeki hayvanat bahçesine gittik.(400din/kişi) Hayvanat bahçesi büyük ve hemen hemen bütün hayvanlar mevcut.Güzel bir yer tavsiye edebilirim.Oradan çıkıp 2 nolu tramvay ile otogara gitip Üskübe otobüs bileti aldık.(2750din) Oradan Hram Svetog Save Katedrali’ne gittik.Tadilat olduğu için iç kısmı çok iç açıcı değildi ama dış görünümü gayet güzeldi.Oradan 31 no’lu otobüsle Cumhuriyet Meydanına gittik.Ardından Skadarlija caddesine geçtik.Burası Nevizade tarzı biryer.Her yer restaurant dolu.Biz Sesir Moj adlı mekana gittik. Mekan gayet hoş ve çalışanlar çok ilgili.Ayrıca yemekleri muhteşemdi.Kesinlikle gitmenizi tavsiye ediyorum.Biz karışık ızgara söyledik.Ve 1 karışık ızgarayla 1 çift gerçekten çok rahat doyar.Porsiyonları çok fazla bence abartmayınJAlkol ve yemek fiyatları çok uygun.Ayrıca canlı müzik yapıyorlar Türk olduğunuzu anlayınca hemen Nikah Masası’nı çalmaya başlıyorlarJOradan çıktıktan sonra Central Bar(cocteyl Bar) adlı mekana gittik.Kokteyleri gayet başarılıydı.Saat 24:00 sıralarında Mr.Stefan Braun adlı gece klubüne gittik.Gerçekten de övüldüğü kadar güzel bir mekan.Zaten Belgrad geceleri herkesin dilinde oraya gittiğinizde abarltılmadığını fark edeceksiniz.

 

       3.Gün

Sabah kahvaltı için Nzak Pitanja(?) diye tarihi bir restauranta gittik. Kahvaltısı güzel ama Villa Del Gusto kadar değildi.Oradan çıktıktan sonra otomobil müzesine gittik.Yeri biraz karışık sora sora zar zor bulduk.Zengin birinin yapmış olduğu tarihi bir müze.Eski yıllardan çok fazla çeşit araba bulunuyor. Oradan çıktıktan sonra Nikola Tesla Müzesi’ne gittik. Orada yapılan deneylere katılmanızı tavsiye ediyorum. Ardından meşhur 2 nolu Tramvay ile şehir turu yaptık(Toplu taşıma tamamen ücretsizJ). Oradan çıktıktan sonra tekrardan Sesir Moj’da akşam yemeği yedik. Ve ardından otogara 2 nolu tramvayla gittik.Burada bir anımızı anlatmak istiyorum.Saat gece 10 civarında Kalemegdanın önünden tramvaya bindik.Bayan bir şöförü vardı.Elimizde tabi valizlerde var.Yolun yarısında kadın bir şeylere sinirlendi ve bizimle birlikte bütün yolcuları tramvaydan indirdi.Biz tabi elimizde valizler şaşırıp kaldık.Ardından kadının yanına gittik ve neden bizi indirdiğini ve otogara nasıl gideceğimizi sorduk. İngilizce bilmediği için Sırpça bir şeyler söyledi ama biz anlamadık buda hadi binin der gibisinden bir hareket yapıp bizi tramvaya bindirdi ve güzergahı olmamasına rağmen bizi otogarın içine kadar kadar tramvayla bıraktı sağolsunJ.Otogara geldikten sonra saat 23:15 Niş Turizm otobüsü ile Üskübe yolculuğumuz başladı.Otobüsler 1990 yılından kalma ve koltuk numarası diye bir kavram olmayan isteyen istediği koltuğa oturabilen dandik bir otobüstü.

Belgrad-Makedonya-Ohrid

          4.Gün

Yolculuğumuz pek rahat geçmese de otobüs çok dolu olmadığı için yata yata  Üsküp otogara geldik.Ardından araç kiralamak için havaalanına gitmemiz gerekiyordu.Otogardan Vardar Turizmin otobüsleri var kişi başı 175 din.(20 din 1 TL).Ama onunda saatleri olduğu için beklemek istemedik ve taksiciyle pazarlık yaparak 800 dinara anlaştık. Havaalanında daha önceden rezervasyon yaptığımız sixth oto kiralamadan aracımızı aldık(Kesinlikle Navigasyonda Kiralayınız) ve Makedonyayı dönüşümüzde 1 gece burada kalıp gezeceğimiz için direk Bitola’ya gittik ve Atamızı yad ettik. Kesinlikle Makedonya’ya yolunuz düşerse gidin ve o anı yaşayın. Duygulanmamak mümkün değil.Şuan rahat ve özgür yaşamamızın temellerinin orada atıldığını bilmek bile o anda insanı mutlu ediyor.Ardından Ohrid’e geçtik.Ohrid UNESCO dünya mirasları listesine eklenmiş bir yer. Gerçekten mükemmel bir yer. İstanbulda yaşadığın bir yıllık  siniri, stresi orada bir gün içerinde atmaman mümkün değil.Şirince’ye gidenler bilir köyün iç kısımları ve yolları aynı orası ama gölün olması orayı bambaşa biryer yapıyor.Gece burada Villa Ohrid diye göl manzaralı bir evde kaldık(35 Euro/gece 4 kişi fiyatı).

 

Ohrid-Arnavutluk-Budva(Karadağ)

            5.Gün

Ohridden(Depar-Laç-Lezhe üzerinden) Arnavutluk üzerinden Budva’ya gitmek için yola çıktık. Öncelikle bu yolu gece kullanmanızı kesinlikle tavsiye etmem.Berbat bir yolu var.Çok keskin virajlar, uçurumlar ve bol çukurlu berbat bir yolu var.Genelde hız ortalamamız 30-40 km’yi geçmedi Laç şehrine kadar.Bu yollarda genellikle köyle mevcut ve insanları hiç iyi görünmüyordu apaçi tipli insanlar çok fazlaydı pek bayan görmedik zaten.Yolculuğumuz böyle devam ederken tek güzel şey keçi eti oldu.Yol üzerinde bir dağ restaurantı bulduk ve keçi eti yedik.Kesinlikle yemeden dönmeyin çok leziz bir etti.Yolculuk devam ederken tam kötü yol bitti asfalt çift şeritli yola çıktık hızlanacağız derken hop polis durdurdu. İngilizce bilmediği için tam anlaşamasakta radara yakalandığımızı anlatmaya çalışıyordu ben ise anlamamazlıktan geliyordum.En sonunda oda dayanamadı ehliyet ruhsatı alıp diğer arkadaşının yanına gidip geri geldi ve ceza yazmadan ehliyet ve ruhsatı bana verip Türkçe olarak yavaş yavaş gidin dedi ve cezadan kurtulduk J Ardından Karadağ sınırından geçip Budva’ya geldik ve Arnavutluktan sonra Cennete düştük gibi oldu.Ardından kiraladığımız aparta gittik. Apartmenst Budva Center(Marina +381 63 723 6277 watsapp no).Ev sahipleri çok cana yakın insanlar ve bizi çok iyi karşıladılar. Odaya yerleştikten sonra onlardan bilgi almak için yanlarına gittik ve bize onların meşhur içkisi Rakija(bildiğin rakı ama sek bardağında yavaş yavaş içiliyor sert bir içki direk sek atmayın içinizi fena yakarJ) ikram ettiler.Ardından Marina’nın  eşi Markovic bizi Budvada ufak bir şehir turu yaptırdı ve yemek yiyebileceğimiz gezebileceğimiz yerleri gösterdi ve kendi aparta geçti.Bizim ise tek amacımız yemek yiyip eve geçip dinlenmekti.Porto restauranta gittik. Sahilde güzel bir yer ama biraz pahalı 4 kişi 84 Euro hesap ödedik.

     

    6.Gün

Budva’da sabah kalktıktan sonra Stari Gradı gezdik. Stari grad onların eskiden yaşadığı Old Town dedikleri tarihi bir yer.2500 yıllık bir yer olan stari grad’ın dar sokakları, orta çağdan kalma duvarları ve kuleleri ile  labirent görünümü sunmaktadır. Adriyatik denizine kıyısı olan bir yer Budva ve Mart ayı olmasına rağmen denize girenler vardı. Fakat yaz aylarında burasının çok kalabalık olduğu ve çok ünlü plajlarının olduğunu söylediler. Daha sonra ise ünlü dans eden kız heykeline geldik ve herkes gibi fotoğrafımızı çekildikJ Bu heykele dokunmanın uğur getirdiği söyleniyor da pek de bir etkisini gördüğüm söylenmezJNormalde bir gece kalacaktık fakat burasını çok beğendiğimiz için Üsküp rezervasyonunu iptal ettirip burada bir gece daha kalmaya karar verdik.

Budva-Kotor-Prizren-Üsküp

         7.Gün

Sabah kalktıktan sonra sahilde bir tur atıp kahvaltı ettik ve aracımıza binip Budva’ya yakın mesafede ki Kotor’a gittik.K otor da Ohrid gibi UNESCO dünya mirasları listesindedir.Ve şehri simgeleyen dağa doğru yönelen surlar ve şehrin en üst noktasında bir kale var.Ve sağlığınız el veriyorsa mutlaka bu kaleye çıkmanızı tavsiye ediyorum.Evet çok yorucu oluyor ama zirveye ulaştığınızda gerçekten değdiğini göreceksiniz. Şehri tepeden zilemek tarihi körfezin ayaklarınızın altında olduğunu görmek mükemmel bir his.Böyle bir manzarayla gerçekten kolay kolay karşılaşamıyorsunuz.Kaleden inişi çıkışı kadar zor değil.Kotor’u da gezdikten sonra pansiyona geçip eşyalarımızı hazırlayıp tekrardan yola koyuluyoruz.Yolun kötü olduğunu düşünerek saat 20:00 gibi yola çıktık.Bu sefer farklı bir güzergahtan gidiyoruz.Bu seferki güzergahımız : Bar-Shkoder-Prizren-Üsküp.Bu yol çok güzel ve duble otoban gibi bir yol biraz tenha ama gayet güzel bir yol.20:00 gibi budvadan yola çıkıp saat 24:30  gibi prizrene geldik. Kosovaya gelmişken kardeş Ülkemize uğramadan yola devam etmek istemedik.Ve o saatte açık bulduğumuz bir pastaneye girdik.Çay,poğaça tarzı bir şeyler sipariş ettik.Ve sanki Türkiye de gibi Türkçe sipariş verdik ve uzun bir aradan sonra Vatanımıza gelmiş gibi hissettik.Ardından tekrar aynı yola dönmek isterken Navigasyon şaşırdı ve bizi saçma sapan bir yola soktu çok tenha ve tehlikeli bir yoldu.Biraz ilerledikten sonra geri dönmeye karar verdik.Ve zar zor eski yola döndük.Saat 02:00 gibi Kosova sınırından geçip Makedonya topraklarına girdik.Ve geç vakit olduğu için sınırdan geçer geçmez direk sınır kapısında kenarıya çekip sabah 07:00’ye kadar bir güzel uyuduk.Ardından makedonya’yı gezdikten sonra Aracı teslim ettik ve uçağımıza binip eve döndük. 

2 yorum

  • enisnuhoglu dedi ki:

    yazınızı zevkle okudum,sizden ricam daha çok fotoğraflar eklemenz ve fotoğrafların altına neresi olduğunu yazmanız;)

  • biocihan dedi ki:

    Aynen, bu aralar biraz yoğunum ama 4-5 gün içerisinde güncelleyeceğim:)

enisnuhoglu için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*