Aslanlar Şehri Singapur

Singapur ‘Lion City’, yani ‘Aslan Şehir’. Malayca ‘Singa’ aslan, ‘pura’ ise şehir anlamına geliyor.


Şehre bu ismi verdiği söylenen Prens Sang Nila Utama, büyük bir fırtınaya maruz kalır. Suya tacını atmasıyla fırtına durulur ve gemisiyle en yakın görünen adaya ulaşır. Adada ilk gördüğü hayvan aslan olduğu için bu adaya ‘Aslan Şehir’ anlamına gelen Singapur adını verir.


Singapur Güneydoğu Asya’da Endonezya ve Malezya arasında küçük bir ada devleti.

On saatlik uçak yolculuğundan sonra yemyeşil, insanın içine huzur veren bu büyülü topraklara ulaşıyorsunuz. Singapur bizden vize istemeyen nadir ülkelerden biri. Sıcakkanlı ve yabancıya alışık insanların ülkesi Singapur’un havası her mevsim sıcak 25-30 derece. Fakat sağnak yağmurlardan dolayı yaz ayları düşük sezon kabul edildiği için yer bulmak daha kolay ve alışverişler daha hesaplı.

Bulunduğu bölgede içilebilir suyunun bol ve limanının kuzey rüzgârlarına kapalı olması nedeniyle tarihi boyunca çeşitli devletler tarafın işgal edilmiş ve yönetilmiş. Halkının %77’si Çin asıllı, % 6’ı Hintli ve %5’i Malezyalıdır.

Singapur’da bir sokak arayla geleneksel Çin tapınağından camiye, kiliseden Hindu tapınağına, inanılmaz güzellikteki yapılara rastlamak mümkün. Çevre kirliliğine neden olduğu için sakız çiğnemenin bile yasak edildiği ülkede, sigara içilebilen yerler ayrı. Gerçekten Singapur çok tertipli, çok düzenli ve çok temiz. Yerlere çöp atmanın, tükürmenin, metroda yeme içmenin caydırıcı cezaları bulunmakta. Havaalanının içi tamamen halı döşeli. Her yerde sizi yönlendirici levhalar var ve insanlar çok saygılı. Singapur’da ulaşım oldukça kolay. Ülkede trafik de oldukça düzenli. Metro ve otobüs gibi toplu taşıma araçlarına her an ve her yerden ulaşma imkanı var. Gezmek isteyeceğiniz hemen hemen her yere gidecek araç bulabilirsiniz. Taksi kullanımı oldukça yaygın, ancak taksiler için belirlenen özel taksi duraklarında beklemek gerekiyor. Türkiye’deki gibi elimizi sallayıp taksi durduramıyorsunuz yani. Taksiler ‘peak hour’ denilen 07.00-09.30 ve 17.00-20.00 saatleri arasında %35 daha pahalı.

Yemeklerine gelince, Singapur’un Laksa Noodle (Hindistan cevizi sütünden yapılan bir çeşit makarna) ve Chilli Crab (Acı soslu yengeç)’i meşhur. Özellikle Asya Mutfağı’na ait yemekler, değişik soslarla yapılan noodle (makarna) ve tropikal meyve suları burada rahatlıkla bulunan yemekler.

Görülmeye değer pekçok yeri var…

Singapurda alışveriş dediğimizde neredeyse akla ilk gelen yer Orchard Road, Orkide Caddesi. Bir cadde olmanın çok ötesinde, adeta markaların buluşma noktası. Bu tek yönlü cadde Orchard Hotel’den başlayıp, Güneydoğu yönüne uzanarak Handy Road sapağına kadar devam ediyor. Cafe, restoran, dev alışveriş merkezleri ve lüks otellerle süslü. Bir anda lüks markaların bir AVM içinde kurulan podyumda defilesi ile karşılaşabilirsiniz. Özellikle marka ürünler, giyim eşyaları ve ayakkabılar, Avrupa’ya oranla daha ucuz. Taklit ürün olmasa da, zaman zaman dikkatli olmak gerekiyor.

Yaklaşık 5 bin mağazayı barındıran ünlü çok katlı alışveriş merkezleri arasında 313@Somerset, Forum, cadde üzerindeki otelin içinde yer alan Hilton Shopping Gallery, olağanüstü mimarisi ile Ion Orchard, yıllara meydan okuyan Lucky Plaza, Mandarin Gallery, Ngee Ann City, Orchard Central, Palais Renaissance, Paragon, Plaza Singapura, Shaw House, Tanglin Mall, The Centerpoint, The Heeren, Triple One Somerset, özel cam mimarisi ile Wheelock Place ve Wisma Atria ilk akla gelenler. Bu mağazaların bir bölümü içinde bağımsız butikleri barındırıyor. Bazıları da kat kat ayrılmış, parfüm, kozmetik, giyim, banyo mutfak eksesuarları, elektrik elektronik gibi bölümleri içeriyor. Elektronik alışverişlerinde ise, ülkeler arasındaki format uyumsuzluklarına, voltaj farklılıklarına, garanti türlerine ve sözü geçen ürünün gerçekten son teknoloji olup olmadığına da göz atılmalı.

Alışverişte bir durak da Little India, adı gibi adeta Küçük Hindistan. Günün ilk saatlerinden gün batımına kadar, Serangoon Road üzerinde baharat, kumaş, çiçek, takı ve gümüş mağazaları kapılarını açık tutuyor. Aralarda dolaşan falcılar da bu karışıklığa adeta renk katıyor. Little India bölgesine, adı ‘Mustafa’ olan bir alışveriş merkezi çıkıyor karşımıza. 24 saat açık olan bu merkez, elektronikten giysiye pek çok ürünü şehirde en ucuza bulabileceğiniz bir yer. Yakınlardaki diğer bir yer de Sim Lim Square ve Computer Centre. Kamera, bilgisayar, yazılım ve her türlü elektronik ürünün satıldığı 6 katlı bir saray.

Çin mahallesi, Çin kültürünü ve tarihini bir nebze olsun hissedebileğiniz bir bölge.Burada Thian Hoch Keng Tapınağını gezebilirsiniz. Hediyelik eşyalar ve Singapur hatıraları satın almak isterseniz en çok ve en uygun çeşidi bu bölgede bulacağınızdan emin olabilirsiniz. Ayrıca şifalı otlar, çin yağları ve çay çeşitlerini de buradan satın alabilirsiniz.

Şehrin yemek ve eğlence yerleri çoğunlukla Singapur nehrinin iki kenarında toplanmış; Clarke Quay ve Boat Quay olarak adlandırılan iki bölgede. Gerek uluslararası gerekse yerel nitelikte birçok restoran, kafe, bar yer alıyor.

                                
Singapur’un simgesel binalarından Victoria Tiyatrosu ve Konser Salonu binası durianın adında bir meyve biçiminde yapılmış. Ona böyle önem verilmesinin nedeni, durianın “cennet” kısmıyla ilgili olsa gerek. Çünkü o dikenli kabuğu sıyırıp açtığınızda ortaya çıkan meyve, bazı insanlara göre olağanüstü lezzetli. Kabuğun ardında mayhoş bir tatla karşılaşıveriyorsunuz. Ancak kokusundan kaynaklı metro ve kalabalık yerlerde tüketilmesi yasak bu meyvenin. Ayrıca 1964 yılında yapılmasına rağmen kısa sürede Singapur’un simgesi haline gelen, ağzından su fışkıran dev bir yarı aslan, yarı balık görünümündeki heykelin de bulunduğu marinadaki küçük Merlion Parkı, şehrin en çok turist çeken yeri denilebilir.
                    

Singapur’da büyüleyici diğer bir yer de Botanik Bahçesi ve özellikle de içindeki Milli Orkide Parkı. Bahçenin en yüksek tepesinde yer alan 3 hektarlık parkta yaklaşık 600 tür orkide sergileniyor. Bu orkide parkının en belirgin özelliği dört farklı renkte bölüme ayrılmış tasarım konseptidir. ‘Bahar’ bölümü parlak ve canlı altın, sarı ve krem renklerinden, ‘yaz’ bölümü iddiali kırmızı ve pembelerden, ‘sonbahar’ bölümü koyu renlerden, ‘kış’ bölümü ise beyaz ve pastel mavilerden oluşuyor. Bu renkler tabii ki özenle seçilmiş ağaçlar, çalılar, bitkiler ve orkidelerle sağlanmış. Singapurlular burayı ziyaret eden ülke devlet başkanları için orkide cinsi yaratmışlar, yarattıkları ve büyüttükleri bu tür orkidelerin altına da hangi devlet başkanı için yaratıldığı yazılı olan minik tabelalar asmışlar. Botanik Parkının egzotik atmosferi içinde gezerken, yeni evlenen çiftlerin çimler üzerinde fotoğraf çektirdiklerini görebilirsiniz.

           

Hayvanat bahçesi denildiğinde gözünüzün önünde beliren resmi hemen silin zihninizden ve hayvanların kafesler ardından değil doğal ortamlarında özgürce gezinmelerine, hatta beslenmelerine tanık olabileceğiniz, çocuklar için eğlenceli özel aktivitelerle dolu, amfitiyatrolarında hayvanlarla yapılan canlı şovları izleyebileceğiniz canlı ve rengarenk bir atmosfer hayal edin. Alternatifler; yaya olarak dolaşmak, traktör römorkları ile yavaş yavaş dolaşmak, fil gösterilerini izlemek, çocuk şovlarını izlemek, botlarla havuzda dolaşmak gibi. Biletlerle birlikte hayvanat bahçesinin resimli planı da verilmekte. Nerede hangi hayvanları göreceğinizi, gösterilerin hangi saatte nerede yapılacağını görüyor, ona göre gidiyorsunuz. Burası dünyanın ikinci büyük hayvanat bahçesi. Hayvanlar kafes içerisinde değil doğal yaşam ortamlarında yaşıyorlar. Kendi yaşam ortamlarından başka bölgeye geçmesini önlemek ve insanlara zarar vermesine fırsat vermemek için çeşitli engeller hazırlanmış. Ancak bunlar dar mekânlar değil. Örneğin; kuşların 100–150 m kadar uçabilmesi için geniş ağlar var. Bölge tropik iklimin tipik özelliğine sahip olduğu için, hem yağmur bol, hem de hava sıcak. Her tarafta tropik bitkiler var. Yukarıda dev ağaçlar, aşağıda sarmaşık türü ve kalın yapraklı bitkilerden oluşan ormanları görebilirsiniz.

                            

Birçok adaya sahip Singapur’un Asya kıtasının en güney noktası olan Sentosa Adası en önemlisi. Malay dilinde “sakinliğin adası” anlamına gelen Sentosa’da çeşitli aktiviteler size oldukça hoş zaman geçirtecektir. Sentosa Adası’na gitmek için Vivo City alışveriş merkezinin üstkatındaki teleferiği kullanıyorsunuz. Nefis bir manzara seyrediyor turistler bu geçişte. Sentosa Adası oldukça ilginç küçücük bir ada. Her taraf yemyeşil. Serbest dolaşan maymunlar, adayı dolaştıran tren (Monorail) var. Çok kısa bir tarihe sahip olunmasına karşın tarihlerini anlatan bir müze kurulmuş. Bütün bunlardan sonra lazerli su gösterisini, dünyadaki tek pembe yunus gösterisini izlemek de mümkün. Sentosa Adasında bulunan dev deniz akvaryumunda köpek balıklarından deniz atlarına kadar çesitli türden denizaltı canlılarını yürüyen bir yolla aralarındaymışcasına izleyebilirsiniz.

Bu büyülü ve etkileyici masal ülkesine iyi yolculuklar dilerim…

4 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Benim gibi sizin de Singapur u çok sevdiğiniz anlaşılıyor..Bu şehir ya çok seviliyor,ya da hiç,ortasını duymadım..Sevmeyenler fazla batılı ve kuralcı olduğunu söylüyor..Bence doğu içinde temiz ve modern bir batı ,hepsi birarada güzel bir kokteyl…Fotolarınız da çok güzel..Teşekkürler.

  • Zeynep dedi ki:

    göklere uzanan gökdelenleri gezilecek turist yerleri botanik bahçeleri ile sayenizde singarup turu yaptık çok teşekkürler

  • ibrahim temo dedi ki:

    Sayenizde, 1988 yılında gittiğim Sİngapur’u tekrar anımsadım. Aslında o günden bugüne hiçbirşey değişmemiş belki yeni alışveriş merkzeleri açılmış ama anlattığınız yerler benim anımsadıklarımla aynı. O dönemlerde Sentosa daki kelebekler çok ilginç gelmişti bana… Çok keyifli anlatmışsınız, teşekkürler…

  • ctezel dedi ki:

    Nese Hn, Singapur gercekten gorulmesi gerekir diye dusunuyorum.Her kultur icice, bir o kadar da saygili.

    Zeynep Hn, yorumunuz icin ben tesekkur ederim.

    Ibrahim Bey, ben dondukten sonra acilisi yapilan Universal Studio var aslinda benim de goremedigim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*