Arnavutluk, Durres ve Tiran İzlenimleri

2004
yılının Ağustos ayında arnavut bir arkadaşımla on dopdolu gün
geçirdiğim Arnavutluk bu gezi yazımın konusu. Elbette günlerimin bu
denli dolu geçmesinin temel nedeni arkadaşımın ve ailesinin bana karşı
gösterdikleri içten davranışları idi. Arnavutluk türk vatandaşlarından
vize istemiyor, ben de bu bilgiye güvenerek konsolosluğa uğramadan
gittim Arnavutluk’a. İstanbul – Tiran yaklaşık 1.5 saat sürüyor. Tiran
havaalanı teknolojiden çok uzak. Ama havaalanında beni çok daha büyük
bir sorun bekliyordu. Pasaport kontrolünde polis beni giriş belgem
olmaması nedeni ile durdurdu. Yanımda arkadaşım olduğu için o benim
yerime polisle anlaşıyordu. Türk vatandaşları Arnavutluk’a gelmeden
önce konsolosluktan doğum yerlerini ve Arnavutluk’a gitmelerinde bir
sakınca olmadığını gösteren bir belge almalı imiş. Bunun nedeni de
İtalya’ya kaçak yollardan geçmek isteyen insanları engellemek.
Arkadaşımın bana Arnavutluk sınırları içinde bulunduğum sürece kefil
olması ile kontrolden geçebildim. Böylece 40 derece sıcaklıkta 2 saat
bekleyerek Arnavutluk macerama kötü bir şekilde başladım.


Havaalanı
çıkışında arkadaşımın matematik profesörü babası ile doktor abisi
arabaları ile bizi bekliyordu. Havalanındaki gergin anlar sonrası başım
çok kötü ağrıyordu ve ben bir an önce dinlenmek istiyordum. Ama bu baş
ağrısının nedeninin Arnavutluk’un sıcak ve çok nemli havası olduğunu
daha sonra anlayacaktım. Kaldığım on günün dokuz gününde başım çok
şiddetli ağrıdı. Tiran’dan arkadaşımın ve ailesinin şehri olan Durres’e
yaklaşık 45 dakikalık bir araba yolculuğu sonrasında ulaştım. İlk önce
evlerine giderek bir süre dinlendik, sonra da ailesinin bizim için
tuttukları deniz kenarındaki bir otel odasına yerleştik.


Tiran
izlenimlerimi sonraya bırakarak Durres’ten başlayalım. Durres Adriyatik
Denizi kıyısında İtalya’nın Bari şehri karşısında M.Ö. 627 yılında
kurulan antik bir şehir. Durres ve Arnavutluk tarih boyunca yunan,
roma, bizans, bulgar, venedik, osmanlı, sırp, italya,
avusturya-macaristan ve alman istilalarına uğramış; kral Zog zamanında
krallıkla, italyan ve alman istilalarında faşizmle, Enver Hoca
zamanında komünizmle yönetilmiş bir şehir. 1990’dan beri ise vahşi
kapitalizmin en yoğun yaşandığı şehirlerden biri. 1999 Kosova
Savaşı’nda yüzbinden fazla kosovalıya ev sahipliği yapan Durres aynı
zamanda Arnavutluk’un Batı Avrupa’ya açılan kapısı durumunda. Bari’ye
gün boyunca gidip gelen dev feribotları her an görebilirsiniz.


Durres
sahilleri özellikle Tiran’da yaşayanlar için çok popüler.
Kilometrecelerce uzanan Durres sahilleri her an için dopdolu.
Kosovalılar bu kalabalığın çoğunluğunu oluşturuyor. Durres’de ilk göze
çarpan şey çok yoğun ve çarpık bir yapılaşmanın olduğu. Hemen her yerde
inşaat var, bu yüzden şehir oldukça gürültülü. Ben şehrin bu kesimini
denizi dışında fazla sevemedim. Ama eski Durres olarak bilinen kısmı
dar sokakları, bizlere benzeyen insanları ile oldukça şirin.


Durres’te
ve diğer arnavut şehirlerinde her 100-150 metrede bir görebileceğiniz
yuvarlak taş yapılar var. Bunker olarak bilinen bu yapıların içlerinde
arnavut askerler komünizm zamanında vatanlarını emperyalistlere karşı
korurlar idi. Şimdi çoğu yıkık dökük.


Arnavutluk’ta
çok yoğun bir şekilde İtalya etkisi var. Bunu her yerde görüyorsunuz.
Evlerde italyan kanalları izleniyor, hemen herkes italyanca biliyor.
İnsanlar ya okumak için ya da okulu bitirdikten sonra çalışmak için
İtalya’ya gidiyorlar. Bu arada üniversiteyi bitirip de Arnavutluk’ta
kalmış genç bulabilmek nerdeyse imkansız. Gençler ülkeden kaçmak için
her yolu deniyorlar. Elbette bunun ana nedeni ülkedeki yoğun işsizlik.


Durreste
görebileceğiniz belli başlı yerler antik tiyatro, kral Zog’un kalesi,
arnavutlar için çok önemli olan İskender Bey’in heykelinin olduğu şehir
meydanı.


Durres’te
ulaşım eski otobüslerle sağlanıyor. Ulaşım ucuz ama arnavut şöförler
hiçbir kural tanımaksızın çok kötü araba kullanıyorlar. Yemekler ise
çok çeşitli; balkan yemekleri bizim yemeklere benziyor, bunun yanında
Durres’te çok fazla pizzacı var. Bir pizzacıya girdiğinizde önünüze
gelen menüdeki yüzden fazla çeşitteki pizzalardan hangisini
seçeceğinize karar veremiyorsunuz. Tarihi kalede veya iskelede bira
içmenin keyfi ise bambaşka.


Tiran
Durres’e göre daha düzenli ve modern bir şehir. Durres’de olduğu gibi
çarpık yapılaşma yok, şehrin mimarisi oldukça güzel. Tiran’da
insanların ekonomik durumlarının daha iyi olduğu hemen anlaşılıyor.

Bu
arada 1990 sonrasında insanların Arnavut’luğun dört bir yanından iş
bulmak amacı ile Tiran’a geldiğini hatırlatayım. Şehrin nüfüsü 15 yılda
üçyüzbinden bir milyona kadar çıkmış. Tiran’da bulunan üniversiteler
nedeniyle şehirde çok sayıda genç var. Özellikle geceleri cafe ve
barlar gençler ile dolup taşıyor.


Tiran’da
görülebilecek yerler genelde şehrin ana meydanı da olan İskender Bey
meydanı civarında. Ethem Bey Camisi, Saat Kulesi, komünist dönemde
hükümet binası olarak kullanılan binalar, Ulusal Müze, eskiden Enver
Hoca müzesi olan şimdiki Piramid görülmesi gereken diğer yerlerden
bazıları.

10 yorum

  • Özlem1001 dedi ki:

    Arnavutluk hakkında pek bir şey bilmediğim için senin makaleni oldukca ilginç buldum. Bir arkadaş ile beraber olabildiğinden ayrıca daha da ilginç şeyler yaşamıştırsın ve görmüştürsün oralarda. Hakikaten Arnavutluk kültür ve lisan yönünden beni şimdi çok meraklandırdı…ve” Kral Zog ” ne kadar etkileyici bir isim, değil mi?

  • cagritem dedi ki:

    teşekkür ederim özlem hanım.. arnavutluk görülmesi gereken ilginç bir ülke.. vize de yokken değerlendirilebilir..

  • nikbin dedi ki:

    Merhaba,
    Kurban Bayramı için Arnavutluk seyahati planlarken yazınız ilişti gözüme..Tiran-Durres ve Berat ı gezmeyi planlıyouz.Belirttiğiniz konsolosluk belgesi hala alınan bir belge mi acaba? İlk yurtdışı gezim olcağaından deneyim topluyorum 🙂
    Yazınız gayet doyurucu olmuş..:)

  • çitlembik dedi ki:

    İtalya’nın izlerinin bu kadar bariz görülmesine şaşırdım. Yeni bir şey öğrenmiş oldum. Teşekkürler…

  • BÜLTER dedi ki:

    arnavutluk u sayenizde kısmen tanımış olduk. teşekkürler.

  • abidindemir dedi ki:

    Severek okudum yazınızı. Êlinize sağlık

  • abt_smyrna dedi ki:

    Geç farkedilmiş bir yazı. Ellerinze sağlık.

  • cagritem dedi ki:

    tüm gezi arkadaşlarıma teşekkür ediyorum yorumları için..

  • sulgul dedi ki:

    sayın yazar ; ben EYÜP Mustafa Kemal İÖO.Müdürü Süleyman KOÇAK Okulumuz Arnavutluk – DURRES ‘ de Kushtrmi i Lirise okulu ile kardeş okul olduk . Durres hakkında biraz daha bilgi verebilir misiniz?

  • NEŞE dedi ki:

    Bizim TEM otoyolunu Makedonya üzerinden Arnavutluğun Durres limanına bağlayacak bir proje üzerinde çalışılıyor,bittiği zaman İstanbul dan Durres e kolayca karayolu ile ulaşılacak ve o bölgeler turizm açısından çok gelişecek…

Özlem1001 için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*