ARJANTİN – AŞIKLARIN & FUTBOLUN BAŞKENTİ

BUENOS AIRES


 


Aşıkların Başkenti :  Tango – Futbol – Gece Yaşamı


 


Bir yıl öncesinden başladığım İspanyolca kursunun yanında Tango dersi de almıştım.Buenos Aires’li bir bayan ile bu dansı yapmak hayaliyle.



 


 


  Arjantin’e Ushuaia dan(güneyden) girdim , sonrasında Atlas Okyanusu kıyısında ki Puerto Madryn’de birkaç gün  konaklamadan sonra  devam edip,hava yoluyla ve uçaktaki B.Aires takımın Boca Juniors futbolcuları ile birlikte (dünkü karşılaşmalarında P.Madryn’i 4-0 yenmişler ve alanda taraftarlarının yoğun ilgisi ile uğurlandılar )başkente ulaştım.


 


  
Arjantin Dünyanın 8.büyük ülkesi kapladığı alan ile.Türkiye’nin 3,5 katı büyüklüğünde.Şili,Bolivya,Paraguay,Uruguay,Brezilya ve Atlas Okyanusu ile çevrili.23 eyalet ve 1 federal bölgeye ayrılmış 40 milyon nufuslu Federal bir Cumhuriyettir.1816 yılında bağımsızlığını İspanya’ya karşı ilan etmiş, dünyada 30’dan fazla ülkede konuşulan İspanyolca resmi ve sokak dilidir.


   Bir göçmen başkenti de olan Buenos Aires, gelen her yabancıya kucak açan sıcak sımsıcak bir şehirdir.İtalyan ağırlıklı Avrupanın pek çok ülkesi yanında,Çin’den Kore’ye kadar pek çok ülke göçmeni ile “Turko”diye adlandırılan bütün Ortadoğu’lu göçmenleri bir arada yaşar görmek mümkün.Belki de sokaklarında gece ve gündüz  bu kadar rahat-güvenli ve yalnızlık hissetmeden dolaşmak bu yüzden doğal.





   
Dünyanın neresinde beş doların altında büftek yiyebilir,dört dolara Tango şovu izleyebilir,1 dolara bira içebilir,6 dolara temiz bir odada konaklayabilir,sabahlara kadar süren partilere katılabilir,çok ucuza deri ceket alabilir,şehrin merkezindeki güzel parklardan birinde sereserpe uzanıp çevresindeki Avrupa stili binalarını inceleyebilir; diye anlatıyor Buenos Aires’i Lonly Planet rehber kitabı.





   
Merkezdeki Hostelime yerleştikten sonra kendimi Peron sonrası 1976-1983 yılları arasında Kirli Savaş adıyla anılan askeri diktatörlük döneminde katledilip-yok edilen çocuklarını(30 bin) o korkunun eğemen olduğu dönemde hayatlarını hiçe(çocuklarına elbette)sayan annelerin  sessiz çığlıklarının kamuoyu oluşturması için toplandıkları Plaza de Mayo meydanına attım.Çocuklarını kaybeden Annelere sessizce bir selam yolladım.Meydanda ki bağımsızlık taşı yanında bir fotoğraf çektirdim.Meydan çevresinde Metropoliten Katedrali,Mayıs Piramidi,Cabildo Enstitüsü,Gobierno Evi , Koloni döneminden kalan Banka binaları ve şirin parkı bulunmakta.





    
Plaza de Mayo meydanından Mayıs Bulvarına yaya yoluna geçerek Bulvar Tiyatrosu, Mimarisi ile dikkat çeken Şili ve Castelar Otel binaları,alımlı Tortoni Cafe,Kültür Evi’nin yanında sayısız kafe,hediyelik eşya ve kitap-müzik mağazaları arasından sokağa yayılan  Tango ezgileri ile vitrinlerde Orhan Pamuk’un kitaplarını görmek sessiz bir keyif ve gururla doldurdurmakta içimi.


 
  
  
Mayıs Bulvarı sonunda Eva Duarte Peron’un da olduğu Roceleta’da ünlüler mezarlığına ulaştım.Her biri bir Şapel büyüklüğünde ki mezarlar heykeller-masklar-işlemeli mermer işçilikleri ile göz kamaştırmakta. Zengin Faniler dünyasına bu açık hava müzesinde saygılarımı sunup şehrin renkli kalabalığına karıştım.


 
   
 
Sırada La Boca ; Boca  Juniors takımının ve futbol merakı olmayan benim bile bilgim içinde olan Maradona’nın da doğduğu, P.Madryn’den B.Aires’e birlikte uçtuğumuz bu takımın doğduğu yerdeyim.Renkli evlerin ve balkonlarında komik heykellerin olduğu,Fanaticos(fanatikler) isimli futbol eşyalarının satıldığı mağazalar,sokaklarında gelen turistlere canlı müzik yapan müzisyenler,kısa Tango dansı yapmak ve fotoğraf çekmeniz karşılığında küçük bir para ödenmesini isteyen renkli  kişiliklere dönüşmüş işçi mahallesinde oturan emekçiler.Havanın kararmasından sonra ve ara sokaklarda dolaşılmaması tavsiye edilen bu yer ne kadar da İstanbul’un Sulukule ve Tarlabaşı’nı anımsatıyor.





    
La Boca’dan sonra kiraladığımız bisikletlerle yakınındaki Göller bölgesine sürdük pansiyondaki arkadaşlarımla.Şehrin yanı başında 2 ayrı göl ve birinin içindeki botanik bahçesinin içinde kaybolarak bisikletle dolaşmak ve şehre ulaşmak.Daha  gezecek ve yaşanacak öyle çok şeyler var ki B.Aires’te.


 


 


Şeref PINARCI


 


serefpinarci@hotmail.com

13 yorum

  • mctumer dedi ki:

    paylaşım için teşekkürler. umarım albüm linkinde fotoğraflarıda görebiliriz

  • TALYA dedi ki:

    Ben teekkür ederim.Bilgisayarım izin vermiyor fotoğrafları yüklememe umarım hallderim.

  • volarefederico dedi ki:

    Fotoğrafları bekliyoruz..Hola muy bien.

  • volarefederico dedi ki:

    Hola.Fotoğrafları bekliyorum.Muy bien.

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    harika bir yazı, keyifle okudum, ayrıca orhan pamuk kitaplarını görmek beni de mutlu etti. peki buenos aires’li bir bayanla dansettiniz mi? 🙂

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Son derece renkli kareler. Özellikle La Boca’nın renkleri muhteşem… İspanyolcam olmadığı için soruyorum; Orhan Pamuk’un kitaplarından biri İstanbul. Peki diğeri hangisi?

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    sevgili oğuz, benim de ispanyolcam yok ama tahminim o “kara kitap”, negro kara ya oradan bir tahmin :))

    kara kitap da en sevdiğim orhan pamuk kitabı…

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Galiba doğru tahmin Melis… Çünkü “libro” da İngilizce’deki kütüphane anlamındaki library’i çağrıştırıyor.

  • TALYA dedi ki:

    Hepinize teşekkürler canlı ilgilerinize.Evet bu dansı yapmaya kısa da olsa fırsat buldum.Bu komik anın fotoğrafını bir ara koyacağım sayfaya.
    Kitaplar konusunda; hemen hepsi vardı vitrinlerde.Evet Kara Kitap.
    Libro: Kitap – Negro:Siyah -Nieve:Kar vs..Güney Amerika’ya gitmeyi düşünenlere hiç değilse 2 aylık bir kurs almalarını tavsiye ederim.Hem yardımcı oluyor hemde kurulan diyaloglarda sevimli-sıcak ilişkilere aracılık ediyor.
    Geze kalın..

  • justinian dedi ki:

    Bu güzel yazı için sizi tebrik ederim. Bende Güney Amerika’yı, özellikle Brezilya, Arjantin ve Meksika’yı gezmeyi çok istiyorum. Umarım en kısa zamanda fırsat bulurum. Bu arada tango inanılmaz çekici bir dans. Fotoğraftan görünce bile insanın kanını kaynatmaya yetiyor; kaldı ki bir tango şovunu, beşiği olarak kabul edilen kentte izlemek ne kadar güzel olurdu. Fotoğraflarda biraz tahribat olmuş sanırım. Fotoğraf boyutlarını ayarlamak için image resizer diye microsoft patentli çok güzel bir program var onu tavsiye ederim size… Elinize sağlık.

  • rome_o dedi ki:

    fotoğraflar ve yazın harika ..latin amerikayı görmem gerek

  • TOMUR dedi ki:

    Fotoğrafların ve yazın diğerleri kadar harika…

  • hburcu dedi ki:

    Tebrikler. Yine güzel bir gezi yazısı olmuş. Farklı milletlere mensup insanların birarada uyum içinde olması güzel. Ellerinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*